İçeriğe geç

Yeterince İyi Değilsin

Bölüm 17 · 2 dk okuma

Yeterince İyi Değilsin

Bölüm 17

Şemsiye

Yağmur, okulun camlarına ritmik bir şekilde vuruyordu.

Ders biteli neredeyse yarım saat olmuştu. Koridorlar sabahki kalabalığın tam tersiydi. Sadece birkaç öğrenci kalmış, temizlik görevlileri sınıfları toplamaya başlamıştı.

Alia, matematik defterini sırasında unuttuğunu hatırlayınca istemeyerek geri döndü.

Sınıfın kapısını yavaşça açtı.

İçeride yalnız değildi.

Cam kenarındaki sırada bir çocuk oturuyordu. Önündeki kitabı okuyordu. Yağmurun sesiyle birlikte sayfaları ağır ağır çeviriyor, arada pencereden dışarı bakıyordu.

Kapının gıcırtısıyla başını kaldırdı.

Ela gözleri bir an Alia'ya takıldı.

Sonra içten, küçük bir gülümseme belirdi.

"Sanırım bir şey unuttun."

Sesinde alay yoktu.

Merak vardı.

Alia kısa bir an duraksadı.

"Defterimi..."

Çocuk ayağa kalktı.

En arka sıraya yürüdü, Alia'nın defterini aldı ve ona uzattı.

"Bu mu?"

Alia başını salladı.

"Evet... Teşekkür ederim."

"Rica ederim."

Defteri aldıktan sonra çıkmaya hazırlanıyordu ki çocuk tekrar konuştu.

"Bir şey söyleyebilir miyim?"

Alia durdu.

"Tabii."

"Günlerdir seni görüyorum."

Alia'nın kalbi sıkıştı.

İçinden hemen aynı düşünce geçti.

"Kesin kötü bir şey söyleyecek."

Çocuk hafifçe başını eğdi.

"Her gün herkesten sonra çıkıyorsun."

Alia cevap vermedi.

"Ve her gün tek başına yürüyorsun."

Sessizlik.

"Ben Ethan."

Elini uzatmadı.

Çünkü Alia'nın bundan rahatsız olabileceğini hissetmişti.

Sadece adını söyledi.

"Alia."

"Biliyorum."

Alia şaşkınlıkla baktı.

"Edebiyat öğretmeni yoklama alırken duymuştum."

Bir an sessizlik oldu.

Ethan gülümsedi.

"Bu arada... Güzel bir isim."

Alia ne diyeceğini bilemedi.

Uzun zamandır biri ona iltifat etmemişti.

Üstelik görünüşüyle ilgili değildi.

İsmiyle ilgiliydi.

Küçük bir ayrıntıydı belki.

Ama Alia'nın içinde beklenmedik bir sıcaklık bıraktı.

İkisi birlikte koridora çıktılar.

Merdivenlerden inerlerken birkaç öğrenci yanlarından geçti.

İçlerinden biri Alia'ya bakıp arkadaşına alçak sesle bir şey söyledi.

İkisi de güldü.

Alia'nın omuzları hemen gerildi.

Başını eğdi.

Tam hızlanacakken Ethan yavaşça konuştu.

"Hey."

Alia ona baktı.

"Boş ver."

"Sana gülüyorlar."

"Biliyorum."

Ethan başını iki yana salladı.

"Hayır."

Alia şaşkınlıkla baktı.

"İnsanlar bazen birilerine gülmeyi alışkanlık hâline getirir. Bu, güldükleri kişinin değerini göstermez."

Alia cevap veremedi.

Çünkü uzun zamandır biri ona bu kadar sakin, bu kadar yargısız konuşmamıştı.

Okulun kapısına geldiklerinde yağmur iyice hızlanmıştı.

Ethan çantasından büyük siyah bir şemsiye çıkardı.

"Gel."

"Olmaz."

"Neden?"

"Rahatsız etmek istemem."

Ethan hafifçe güldü.

"Şemsiyeler zaten iki kişi için yapılır."

Alia istemsizce gülümsedi.

Belki de günler sonra ilk kez.

Çok belli olmayan...

Sadece dudaklarının kenarında beliren küçücük bir gülümsemeydi.

Ama Ethan fark etti.

Ve bunu dile getirmedi.

Çünkü bazı gülümsemeler, fark edildiğini bilmeden büyürdü.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.