Alia odanın ortasında dizlerinin üstüne çöktüğünde ağlamak bir anda başlamadı.
Önce sadece nefesi bozuldu.
Sanki göğsüne görünmez bir ağırlık oturmuştu da her nefeste biraz daha aşağı bastırıyordu. Gözleri doldu ama ilk damla gelmedi. Gelmeyen şey daha acı vericiydi bazen. Çünkü insan ne olduğunu bilir ama kurtulamaz.
Sonra bir cümle daha geçti içinden.
"Ben böyle olmak istemiyorum."
Ve o cümleyle birlikte ağlama başladı.
Sessiz değildi.
Ama gösterişli de değildi.
Kontrolsüzdü.
Alia yüzünü ellerine kapattı. Parmakları soğuktu. Gözyaşları ellerinin arasından akıp bileklerine ulaşıyordu. Nefes almaya çalıştıkça daha çok boğuluyormuş gibi hissediyordu. Sanki vücudu bile ona karşı çalışıyordu.
Yere doğru eğildi.
Omuzları titredi.
Bir an kendine kızdı.
"Bunu bile düzgün yapamıyorsun."
Ve o düşünce geldiği an daha da kötüleşti.
Çünkü ağlarken bile kendini yargılamak… artık alışkanlık olmuştu.
Bir süre sonra sesler dışarıdan geliyormuş gibi uzaklaştı.
Annesinin sesi koridorda yankılandı.
"Alia? Neredesin?"
Alia cevap veremedi.
Boğazı kilitlenmişti.
Bir ses çıkarsa her şey daha gerçek olacaktı.
Kapı tıklatıldı.
"İyi misin?"
Alia hızla gözlerini sildi ama işe yaramadı. Yine de konuşmaya çalıştı.
"İyiyim."
Ama sesi kırıldı.
Kapı açılmadı.
Annesi kapının arkasında durdu.
"Ne oldu yine?"
Alia cevap vermedi.
Çünkü “yine” kelimesi bile suçluydu.
Sanki her şey onun sürekli aynı hatayı yapmasından ibaretti.
Odada yalnız kaldığında tekrar çöktü.
Bu kez ağlama daha yumuşaktı.
Daha içe dönük.
Sanki bağırmaktan vazgeçmişti.
Sadece akıyordu.
Bir noktada gözleri tavana kaydı.
Ve o an, ilk kez net bir düşünce geldi.
"Ben neden hep eksik hissediyorum?"
Cevap gelmedi.
Ama zihni yine cevap verdi.
"Çünkü öylesin."
Alia irkildi.
Sanki bu cümle onun değilmiş gibi.
Sanki biri ağzına zorla koymuş gibi.
Yatağın kenarına süründü.
Orada oturdu.
Gözleri şişmişti.
Nefesi düzensizdi.
Ama ağlama bitmemişti.
Sadece şekil değiştirmişti.
Daha sessiz.
Daha uzun.
Daha içten.
Ve o gece Alia ilk kez şunu fark etti:
Ağlamak rahatlatmıyordu.
Sadece biraz daha “devam edebilmesini” sağlıyordu.