💔
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan istemiyorum
benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
dağıtır gecelerim sarışınlığını
uykularımı uyusan nasıl korkarsın
hiçbir dakikamı yaşayamazsın
aysel git başımdan ben sana göre değilim
benim için kirletme aydınlığını
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
Islığımı denesen hemen düşürürsün
gözlerim hızlandırır tenhalığını
yanlış şehirlere götürür trenlerim
ya ölmek ustalığını kazanırsın
ya korku biriktirmek yetisini
acılarım iyice bol gelir sana
sevincim bir türlü tutmaz sevincini
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
sevindiğim anda sen üzülürsün
sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş
uzak yalnızlık limanlarına
aykırı bir yolcuyum dünya geniş
büyük bir kulak çınlıyor içimdeki
çetrefil yolculuğum kesinleşmiş
sakın başka bir şey getirme aklına
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan seni seviyorum
Semihle yol boyu başka bir şey konuşmamıştık zaten barut fıçısı gibiydi bense gün boyu o kadar yorulmuştum ki valla hiç kavga edecek durumda değildim o yüzden hiç üstüne gitmemiştim.
Arabadan inerken teşekkür edip inmiştim.
Başım öyle feci ağrıyordu ki acil bir ağrı kesici atmam lazımdı.
Asansör tiz bir ses çıkararak durduğunda bir kaç saniye içinde aralanan kapıdan çıkıp bizim dairenin önün ilerledim.
Zile basıp kapının açılmasını bekledim.
Aylin kapıyı açtığında yerde gördüğüm ayakkabılarla bakışlarım Aylin'e döndü."Barış yine mi bizde?" Dedim bıkkın bir şekilde.
Ben cidden şu kapıya Barışlar giremez tabelası asacaktım.Bu çocuk niye sürekli bizdeydi asla anlamıyordum ve anlmayacaktımda.Tamam sevgilisiniz eyvallahta bu kadar da olmaz be herif bizim evde benden fazla duruyor.
"Asya duyacak şimdi ayıp olacak"Dedi Aylin kaş göz yaparak susmam için.
Ayakkabılarımı çıkarırken söylendim biraz."İyi iyi demedim bir şey ama baştan söylüyorum ağzına açarsa ağzının payını veririm"
"Ayyy Asya bazen beni çok yoruyorsun"
En ihtişamlısından göz devirdim bence yeterli bir cevaptı.
Kapıdan içeri girdiğim sırada Aylin'in kolumu tutmasıyla ona döndüm. "Semihle sevgili haberlerinizle ilgili bir açıklama bekliyorum hala"
"Gafimm şimdi değil. Bak vallaha çok yorgunum sonra"dedim yanağına sulu bir öpücük bırakıp salona yöneldim.
Uzatmadı o da sağolsun. Şimdilik bir şey demiyorum ama konusacağız temalı kısa bir iki cümle sonra salon girişine gelmiştik.
Salona girmemizle üçlü koltuğa yayılmış Barışın bakışları bize kaydı "Oo geldiniz mi?"dedi geniş geniş.
"Yok Barış asansördeyiz birazdan geliriz"Dedim hiç çekinmeden ters bir şekilde.
"Asya yine sataşma modundaysa kafa geri gelmiş demektir" dedi gevşek gevşek gülerek.
Şeytan diyor kofar kapasını ama herifte kafa yok ki.
"Keşke bir gün de seninkinin geldiğini görebilsek be Barış"Dedim karşısında ki koltuğa kurulurken.
"Tamamm yeter bu kadar atıştığınız" diye araya girdi Aylin.
Bir şey demeden telefonumu aldım elime.
Onlar kendi aralarında konuşurken instagrama girdim. Amaçsızca dolandım biraz tam uygulamadan çıkacakken ana ekrandaki küçük kalbin üzerinde bildirim olduğuna dair beliren noktayı görünce onun üzerine tıkladım.
@semihkilicsoy9 seni takip etmek istiyor.
Bildirimiyle nedensiz ufak bir tebessüm oluştu yüzümde.Onayladım isteğini. Duramadım engel olamadım kendime hesabına girdim. Karşılaştığımız gün attığı kaydırmalı postu aceleden görmemişim. Parmaklarımla ilk fotoğrafı yaklaştırıp inceledim biraz.
Yüzünde ciddi bir ifade vardı.
Başına gelecek belanın farkındaymış galiba.
Karşımdaki siluete ters bir bakış attım sadece çünkü bahsine ettiği bela bendim. Lakin sesimi çıkarmadım zira deli gömleği giymeye pek niyetim yok.
Aldırmadan fotoğrafı incelemeye devam ettim.
Saçlarına güneş vurunca parlamıştı zaten sarı saçları parıl parıl parlıyordu. Erimeme son üç saniye.
Hele gözleri ahh o gözler ahhh ahh. Her zamanki gibi mükemmellerdi kirpikleri hafifçe gölgelemiş,güneş yüzünden hafifçe kısmışlardı.Ama o yeşillikler aşktan boğulmama yetiyordu.
Omuzları herzamanki gibi dik, bakışları hep ilerideydi.Kendinden emin ama ayakları yere sağlam basan bir hali vardı.
Diğer fotoğrafa geçtim.
Bu fotoğrafta Talhayla birlikte ilerliyorlardı. İkisininde yüzünde hafif birer gülümseme vardı.
Bunlar harbi harbi iyi anlaşıyorlardı belli ki.Fotografı incelerken kramponları dikkatimi çekti onlarda saçları gibi sarı sarıydı. istemsizce güldüm bu fotoğrafa da.
Beğendim fotoğrafı ve çıktım uygulamadan.Yapacak başka işimde olmadığı için kapattım telefonu ve yanıma bıraktım.
"Yemeğe prasa yapmıştım Asya sen seversin diye"Dedi Aylin o konuştuğu için ona döndüm ve uzaktan bir öpücük attım.Güldü bu hareketime.
Daha öğlen koca kase puding yedik yeter!
Dedi başımın benim ufaklık.
Şeytan diyor bağır çağır yık ortalığı ama yapmadım tabi tuttum kendimi. Sakinleşmek için derin bir nefes aldım.
Barış kusacak gibi baktı suratıma şeytan yine susmadı bu sefer yumruğu geçir suratına dedi ama bu sefer kendime zor hakim olmuştum.
"Ne var?"Dedim ters ters "Ne bakıyon öyle?"
"Prasa sevilir mi ya?Hayır prasa bir kere güzel bir şey olsa adı prasa olmazdı"
Zerre komik olmayan bu esprisine kendi kendine güldü bir süre bense tip bakışlarımı çekmedim suratından.
"Oysa Barış da güzel bir isim niye sana vermişler acaba"Dedim kısık ve ima dolu bir sesle.
"Efendim" dedi boş boş suratıma bakarak duymamıştı galiba umursamadım duysa anlayacaktı sanki. "Anlamadım"Dedi iç sesimi onaylar gibi.
"Şaşırmadım" dedim güzel bir göz devirme eşliğinde ve ayağa kalktım orta sehpanın üzerinde bulunan sürahiyi aldım elime ve camın önüne dizdiğim çiçekleri sulamaya gittim.
Bu sırada Barış da ayaklanmıştı.
"Aşkım ben bir tuvalete gideyim"Dedi ve tuvalete doğru gitti.
Herife o kaadr lag sokuyoruz bana mısın demiyor.
Gevşeklikte zirveye oynuyorsun be Barış.
"Ee hadi bizde mutfağa geçelim o zaman yemek daha soğumamıştır zaten direkt servis edebiliriz"diye seslendi arkamdan Aylin.
İşim bitmişti zaten sürahiyi tekrar aldığım yere bıraktıktan sonra Aylin'in yanına oturdum.
"Tokum ben.Siz yiyin."
"Asya sen yine yemek yemeyi geçiştirmiyorsun dimi"Derken sesinde bariz bir şüphe vardı.
"Hayır"Dedim anında.
"Emin misin?Dün gece tokum dedin yemedin sabah zaten karakola diye alel acele çıktın şimdi de yemiyorsun. Endişeleniyorum"Dedi içindekileri zerre tutmadan zaten öyleydi Aylin duygularını saklamazdı ne hissederse açık açık söylerdi.
Yanaklarını avuçlarımın arasına aldım ve sıktım hafifçe.
Hayır dedim başımın belasına benim sevenim var.Aylinim var.Gafimm var be Gafimm. Hey yavrum hey.
Avuçlarımın arasındaki yanaklarını geri bırakırken bu sefer kocam sulu sulu iki öpücük bıraktım yanaklarına sonra sıkı sıkı sarıldım.
"Yedim ben Semihlerle merak etme"Dedim mırıldanır gibi sonra geri çekildim.
Onun diğer derdi ortama giriş yaptı anında işaret parmağını bana doğrulttu ve ileri geri salladı "Semih olayını hala anlatmadın"
Hafifçe kıkırdarken kalktım koltuktan.
"Odamdayım.Şununla fazla oynaşmadan yolla gel yanıma anlatacağım" dedim göz kırparak
"Oynaşma falan tövbe tövbe duyanda bir şey yapıyoruz sanacak haa"Diye yükseldi ufaktan.
Zerre aldırmadım bu yükselmesine hatta bir güzel güldüm.odama doğru ilerlekrken yineledim "Odamdayım gerisini biliyorsun zaten"Diye bağırdım tuvaletin önünden geçerken Aylin koridorun başından sus ayıp olucak manasında kaş göz yaparken son derece umursamazca omuz çektim yeterli bir cevaptı zannımca.
Odama girip kapıyı kapattım ve yatağıma attım kendimi. Amaçsızca telefonu aldım elime ve biraz YouTube da gezdim canım sıkılnca çıkıp instagrama girdim.Ana ekrandaki minik kalbin üzerinde yine kırmızı bir nokta vardı ne olduğunu merak ettiğim için tıkladım üstüne gördüğüm manzara karşısında oldukça şaşırdım Semih hesabımdaki tüm fotoğrafları beğenmişti.Yine bütün fotoğraflara yorum olarak beyaz bir kalp bırakmıştı.
Saf saf ekrana gülümsedim bir süre sonra ekrana bildirim düştü. Semih mesaj atmıştı.
Hemen dm kısmına geçtim.
~💌~
Semih: iyi akşamlar
Semih:Nur yengemler numaranı istedi watsap grubuna ekleyeceklermiş seni.
Asya:İyi geceler
Asya:Tabi atayım hemen
Asya:05***
İnstagramdan çıktım.Zaten kısa bir süre sonra WhatsAppdan bildirim geldi.
*05*** sizi la casa de grup grubuna ekledi
Wattshap'a girdim ve grubun üzerine tıkladım.İlk önce herkesi kaydettim.
Sonra üst üste düşen mesajları okumaya başladım.
Ece:Ayy hadi Semih iki saat oldu
Ece:Altı üstü bir numara atacaksın
Semih: Nur yengeye attım yenge
Semih:Ekler şimdi
Semih:Eklemiş bile hatta
Asya:Selam😊
Nur: Hoşgeldin canımm💖
Ece:Hoşgeldin kuzucumm😘
Talha: Aleykümselam yenge
İrem:Gözümüz yollarda kaldı kız😁
Cenk:Haşgeldin abicim
Yakup Arda:Hoş geldin yenge
Emir:İyi akşamlar yege
Emirhan:Hoş geldin yenge.
Emirhan:Gerçi biz daha tanıştırılmadık ama ben kendimi taktik edeyim.
Emirhan:Emirhan ben. Sevgilinin en yakın arkadaşı oluyorum.
Talha:Neye göre kime göre Emirhancığım.
Emirhan:Talhacığım kalbini kırmak istemem ama bu herkes tarafından bilinen bir gerçek.
Talha: Emo komik olma kardeşim.
Emirhan:Tayocuğum mizahşör bir kişiliğim olduğu doğru ama bunlar gerçekler.
Necip:YETER LAN!
Necip:Defolun gidin Semih kavganızı kendi aranızda halledin. Grubu meşgul ediyorsunuz.
Necip:Hee bu arada Duru da hoşgelmiş diyor sana Asya.
Asya:Tanıştığımıza ben de memnun oldum Emirhan. Bu arada çok geçmiş olsun umarım en kısa sürede daha sağlam dönersin sahalara.
Asya: Bu arada Necip abi Duru'yu benim yerime bol bol öper misin?
Necip:Oda seni kocaman öpüyormuş
Emirhan:Tayo görüyor musun kardeşim? Semihim benden bahsetmiş yengeye.
Emirhan:Tayo niye görüldü atıyorsun kardeşim kalbim kırılıyor.
Asya:Emirhan senin sakatlandığını ben spor kanallarından biliyorum Semihle bir alakası yok.
Salih:AHSEUWİSKKAJSJSJAKAKSKDKSJJSJAJSJSJDJFUUFRUİAİAKSJSJAJAKKSKSK
Salih:Asya tüm samimiyetimle söylüyorum hoş geldin iyi ki geldin keyfimi de yerine getirdin
Talha:Bence de yenge bence de aisioakaksksjsjsjsjsjjsjsdhdhjdjd
Asya:☺️
Cenk:Ben konuyu değistirmiş gibi olacağım ama Duru mu?
Necip:Hee Duru
Nur:Canı sıkılmışta kocacığım gruptaki mesajları okuyuveriyor.
Talha:Bu nasıl bir aktivite lan?
Necip:Sen karışma lan!
Necip: Talha abi sen daha güzelini yap ilerde kızınla tabi İrem ablam seninlen barışırsa aakaksjajajsh (sesli mesaj)
Cenk:Yürü be Duru Aayajakajajaksjjssjd
Salih:Çok iyi bir akşam oluyorrr akskskmsmamamamjdhsjaiaiajdkfkj
Emirhan:Bak şimdi moralim nasıl yerine geldi.Afferin kız Duru. jsjakakakakakjsjsjedhrhrhfhdjdh
Ece:Siz yine mi kavga ettiniz?
İrem:Evet
Talha:Hayır
İrem:Evet
Talha:Hayır
Nur:Kesinlikle kavga etmişler de sebep ne?
İrem: Beyfendinin kıskançlık krizi tuttu yine.
Talha:Ben kıskanç değilim hayatım
Necip:Yav hee hee
Cenk:Aynen kardeşim hiç değilsin(!)
Ece:Talha ve kıskançlık aynı cümlede kullanamıyorum resmen(!)
Semih:Ne dedi yine?
Emirhan:Semih iki sattir burda birbirimizi yedik. Çabuk söyle hangimizi daha çok seviyorsun.
Semih:Ben genel olarak insan sevmiyorum Emirhan şahsi algılamayın.
Salih: Yemin ediyorum baya eğlendiğim bir gece oluyor ASJSHUSİAJAJAJSJSHDH
Emirhan:kalbimizin ebesi belleniyor abi komik mi?
Salih:off hem de nasıl komik biliyor musun? Uzun zamandır bu kadar kahkaha atmamıştım.
Emirhan:vur abi. Bir kere düştük ya sen de vur anasını satayım.
Emirhan:Canın sağolsun.
Emir:Tayfur abi?
Asya:ajsieowodkakakjdjdhf
Arda:ausiakkandjanamdmmaak
Salih:İDİDWKKDJJAKAKKAKDJDKSAK
Semih: Emir mal mısın kardeşim?
Necip:Bu takımın Qq seviyesi beni çok zoruluyor.
Ece:İrem sen boş ver bunları siz niye kavga ettiniz?
İrem: Gösterdiğim etek etek değilmiş
İrem:Giyersem hemfikir olduğumuz tek nokta et kısmı olurmuş
Talha:İrem hatırlatıp durma şu bez parçasını kan beynime sıçrıyor
İrem:Talha biraz daha konuşursan engeli basacağım haberin olsun
Talha:Of İrem off
İrem:Sus Talha sus!!!
Necip:Eee kesin kavga etmeyi sizin saçma sapan kavgalarınızı okuyamam kızıma.
Cenk:Nadir şekilde haklı
Necip:Cengooo
Cenk:Efendim kardeşim
Ece:Siz de iki dakika uğraşmayın birbirinizle.
Nur:Ece haklı
Nur:Yemin ediyorum Ardenle Duru gibisiniz ya.
Necip:Arden demişken Ece yenge Arden napıyoo? Kız dur atma onu Duruuu( sesli mesaj)
Cenk:AKAKSHAİAKKAJDJAKAJSJJSXHD
Talha:akskalamsksjs
Asya:AsnjaaksbhajsNsnz
İrem:Kskakamsnanananjadndb
Semih:kaeokakasjnansxhdhd
Salih:SAİRİKWMAHFHAJWNFJSKAKSJFJ
Ece:İyi yengeciğim ödev yapıyo sen napıyorsun(sesli mesaj)
Necip:Uyumaya gitti Ece
Necip: Ayrıca ne gülüyorsunuz komik bir şey mi var ortada?
Cenk:Ne?
Cenk: sen ciddi misin lan?
Cenk:Ohaa resmen bacak kadar çocuğumun adını duymayı kaldıramıyor herife bak
Cenk:Ulan ben seni birde bu çocuğun kirvesi yaptım be püüü💦
Necip:Cenk zaten senin yüzünden oluyor tüm bunlar sus şimdi kafamı bozma benim.
Cenk:Lan ben ne yapıyorum!?
Ece:Necip biraz sakin ol çocuk bunlar ya
Cenk:Everecem lan inat değil mi?
Cenk:Necoya inat Duru kuşu allı duvaklı gelin yapmazsam bana da Tosun paşa demesinler.
Necip:Ece bir şey yap sustur şunu yoksa ben çok ağır konuşacağım
Necip:Ayrıca ben de kimseye verilecek kız yok abicim hadi başka kapıya
Asya:Necip abi Duru'nun turşusunu kuracak galiba
Necip:Kurarım gerekirse onu bile yaparım
Necip:Ama kızımı kimseciklere vermem
Necip:Bilmem anlatabiliyor muyum?
Semih:Oldukça net
Emirhan:Abi bizim eve geçen annemin bir arkadaşı geldi kadın bir torunu vardı. Ama görsen nasıl akıllı uslu bir çocuk. Hani sanki büyümüşte küçülmüş gibi.
Necip: Emirhan senin bacak iyileşmiş heralde sen bir antrenmana gelsene yarın ama karşı takımda ol Emirhan tamam mı!?
Emirhan:Abi benim bacak daha iyileşmedi maalesef neyse benim bacak temelli kırılmasın en iyisi ben yatıyorum iyi geceler size.
Necip:Bence de Emirhan afferin sana.
Emirhan son görülme 00.15
Ece:Amaaan ben sizi kendi halinize bırakıyorum.
Ece:Neyse Asya kuzucum biz bugün alışverişe çıkacaktık ama bi üşendik
İrem:Bir üşendik
Nur:Ama nasıl üşendik
Talha:Sonuç olarak tüm gün bizle lak lak yaptılar
İrem:Hayırdır Talha rahatsız olmuşsun galiba
İrem:Öyleyse söyleseydin keşke rahatsızlık vermezdik size
İrem: Pardon yani vermezdim ben sana çünkü senden başka rahatsız olan yok galiba.
Talha:Yaa ben öyle mi dedim şimdi?
İrem:Ece siz bana sabah haber edersiniz ne yapacağımızı ben yatacağım hadi iyi geceler.
Talha:Yaa İrem bir dur
Talha:İrem bir dinler misin?
Talha:Aşkımm ben valla o anlamda demedim ya
Talha:Yaa meleğim, İremimm, sevgilim bir dinleeee
İrem son görüntülenme 00.17
Talha:Off off ben galiba kendimi asmaya gidiyorum
Semih:Salak salak konuşma
Semih:Git kızın gönlünü al
Talha:Yahu bir şey demedim kiiii
Asya:Elbise olayından sinirliydi ya zaten o yüzden bunu da yanlış anladı muhtemelen ama yine de konuşsanız iyi olur
Asya:Daha doğrusu bir özür dile bence
Ece:Aynen katılıyorum
Nur:Arttırıyorum
Nur:Kızın kıyafetlerine karışıp durma Talha sinir bozucu bir hareket valla ben İrem'in yerinde olsam iyi olay çıkartırdım kız yine çok bir şey demedi öp başına koy sonra git doğru düzgün özür dile.
Asya:Katılıyorum büyük eşşeklik etmişsin dua etde kız affetsin.
Ece:Aynen ben de katılıyorum
Talha:🫡🫡🫡
Talha son görüntülenme 00.19
Nur:Biz sabah alışverişe gidiyoruz o zaman
Ece:Aynen kuzucum sabah erken çıkalım daha hazırlanıcaz
Cenk:Alış veriş muhabbeti çıktıysa hadi bana eyvallah
Semih:Ben de kaçtım
Emirhan:İyi geceler
Salih:Gecemi renklendirdiniz valla Allah razı olsun🫡
Emir:Hadi görüşürüz
Arda:Ben de kaçtımm.
Necip:Şuan sana katılmayı pek istemezdim Cengo ama neyse
Semih,Cenk,Necip,Arda,Emir,Emirhan, Salih son görüntülenme 00.20
Asya:Kaçta çıkalım?
Nur:10 iyidir bence
Asya:Tamamdır
Ece:Tatlı rüyalar o zamannn
Asya:İyi gecelerrr
Nur:Öptüüümmm
WhatsApptan çıkıp Twitter'a girdim sabhatan beri akışı kontrol edememiştim biraz baksam fena olmayacaktı.
Sabahın erken saatlerinde atılmış twetler bir hayli sertti.
Özellikle başka takımların taraftarları Semih'in bu işi yaptığına hakikaten inanmışlar ve Semih'e baya saydırıyordular.
İlerleyen saatlerde atılan tweetler azalmış özellikle akşam üzeri Mimir Hanım'ın ve bir kaç avukatın da daha yaptığı açıklamalar ortamı biraz daha yumuşatmış gibiydi.
Ama yine de ortamın tekrar alev alması minicik bir kıvılcıma bağlı gibiydi.
Asıl tuhaf olan ortalığı öyle bir karıştırmışlardı ki herkes kim yapmış olabilir diye düşünüyordu kimse videoda dönenlerle ilgilenmiyor gibiydiler.
Gerçeğe nasıl bu kadar kör olabiliyorlardı aklım almıyordu. Oturup sakin kafayla düşünseler yarattıkları bu kaosun yine kendilerinden başka kimseye bir zararı olmadığını, üstelik ligi bu kadar kirletenlerin ekmeklerine yağ sürdüklerini göreceklerdi ama yok ısrarla birbirlerini dinlemiyorlardı herkes başka başka takımları suçluyordu.
Kapımın çalmasıyla telefonu elimden bıraktım.
Kapı açılınca Aylin elinde kocaman bir patlamış mısır kasesiyle ortama ihtişamlı bir giriş yaptı.
"Barış'ı gönderdim,mısırı patlattım yani ortam dedikoduya müsait gönder gelsin"dedi yatağa bağdaş kurarak otururken mısır kasesini de tam ortamıza bırakmıştı.
Uzuunnn bir gece bizi bekliyordu.Hayfi gazamız hayırlı olsun.
💚🖤
"Abla yeter valla benim bacaklarımda derman kalmadı"Diye sızlandım zira saatlerdir alışverişteydik ve ben heran yere yığılabilirdim.
Nur ablayla Ece abla kendilerine elbise seçebilmişlerdi. Ben kendime baktığım bir iki elbiseyi beğenmemiştim.İrem de gelmeyeceğim ben diyordu.Hala çok sinirliymiş Talha'ya.
Ama bana sorarsanız gelecektir çünkü Talha'ya kıskanç diye laf ediyor ama onun da Talha'nın tek başına öyle afilli bir mekana girmesine sıcak bakacağını pek sanmıyorum zira o ne kadar itiraz etsede tencere kapak gibiler yani şu kıskançlık konusunda kendisinin de Talhadan pek aşağı kalır yanı yok.
"Aynen katılıyorum Asya'ya şu ilerdeki kafeye oturalım yoksa ben şimdi bayılacağım"Dedi İrem kolunu omzuma atıp ilerdeki bir kafeyi gösterdi.
"Kızlar haklı Ece bence de ara verelim biraz hem soluklanmış oluruz"dedi Nur abla ve hep birlikte kafeye doğru ilerledik.
Kafeye girdik ve mekanın kenarındaki masalardan birine oturduk. Siparişlerimizi verdikten sonra siparişleri beklerken kendi aramızda konuşmaya başladık.
"Ee İrem sen simdi cidden gelmeyecek misin?"diye sordum
"Bilmiyorum ama hala çok sinirliyim" dedi saçlarını geri savururken.
"Haklısın valla ben olsam ben de çok sinir olurdum"dedi Nur abla.
Nur ablacığım ateşe körükle gitmesek mi acaba? Sadece bir fikir.
"Talha özür dilemedi mi hala?"diye sordu Ece abla.
İrem bu soruya oldukça makul bir cevap verdi"Açmadım ki telefonunu"
"Niye?"diye bu makul cevaba ondan daha çok makul bir soru yöneltti Ece abla.
"Sinirliyim çünkü"
"İremciğim yeni tanıştık belki sana ne diyeceksin ama sorunlarınızı konuşmadan çözemezsiniz.Bak seni anlıyorum sinirlisin çokta haklısın ama özür dilemesine bile müsade etmeden aranıza duvarlar örmek sadece ikinizi de yorar ve üzer. Ben gözlerinizde gördüm birbirinize olan sevginizi. Bence ikinize de yazık etmemelisin.Kız, bağır,çağır hatta burnundan getir ama bunu aranıza mesafe koyarak yapma çünkü fiziksel sınırlar aşılır ama ruhların arasına giren mesafe aşılamaz ve bunun kırgınlığı geçmez..."Dedim garsonun masaya bıraktığı içeceğimi önüme çekerken.
Terzi kendi söküğünü dikemezmiş diyen atalar çok haklıydı.
Herkese bol keseden ilişki tavsiyesi veren bana da bakın hele yedi yıldır bir gamzeli forveti unutamamıştık.
Amerikada ki büfelerde Semih'in konuk olduğu futbol dergisi olmadığı için "sokayım sizin okuyacağınız beyzbol dergilerine gidin futbol dergisi bulun biraz da" diye söven ve beyzol dergisini adamın önüne çarpıp çıkarken ne olduğunu anlamayan adamın arkasından şaşkın şaşkın baktığı aşırı akıllı arkadaş kimdi ya? Ben tanımıyorum.
İrem düşünceli bir halde uzaklara dalarken içeceğimden derin bir yudum aldım.
"Asya haklı İrem Talha'nın yaptığı eşşekliğe hepimiz kızdık ama yine de kendini affettimesi için bir şansı hakediyor"Dedi Ece abla
"Offf offf"Dedi sinirle saçlarını geri savururken. Telefonu aldı eline ve bir şeyler yaparken yüzündeki sinir ifadesi değnek değmiş gibi yok oldu.
"Noldu kız?"Diye sordu Nur abla
"Ne yapacağım ben bu deliyle acabaa"Dedi İrem ama sesinde zerre dert ya da endişe yoktu daha ziyade bir aşığın gülüşü vardı.
"Ne yapmış kız?"diye sordu Ece abla bir yandan İrem'in yanında oturduğu için başını telefon ekranına yaklaştırıyordu.
"Gösterdiğim eteği almış"dedi İrem fotoğrafı Ece ablaya gösterirken ama aynı saniyelerde Ece abla kahkahalarla gülmeye başlayınca Nur ablayla meraklı bakışlarımız İrem'e döndü.
"İyi işte ne güzel Ece neye gülüyor o zaman?0"
"Çünkü benim akıllı sevgilim eteği bana hediye olarak aldığı bir ayıya giydirmiş"
"Ney!?"Dedim kahkahayı basarken.
"Sen ciddi misin?" Dedi Nur ablada gülerken.
İrem elindeki telefonu bize çevirdi. Talhadan gelen bir fotoğrafı bu. Fotoğrafta ise Talha kucağında orta büyüklükte peluş bir ayı tutuyordu ve ayıya ciddi manada İreme aldığı eteği giydirmişti.Bir yandan da en tatlı gülümsemesi vardı suratında.
Dakikalarca buna güldük galiba.
İrem telefonu yeniden bize çevirdi"Bak altına da ne yazmış"
Nur abla sesli okudu "Eteğin boyu bu yine de giymek istiyorsan giy bir daha da ağzımı açarsam gel kafamı kır ama böyle yapma.Sen böyle sessiz kalınca benim içim sızlıyor,aradığımda senin sesin yerine elalemin kadınının aradığınız numaraya şuanda ulaşılamıyor sesini duymak içimi parçalıyor be İremimmmm sevgilimmmmmm.Bak ben büyük eşeklik yaptım kabul ediyorum hatta ne eşekliği kız ben bas baya ayılık yaptım ama şu tatlış, minnoş,mini etek giymiş ayının hatrına benim ayılığımı affedemez misin??😍🥰💖"
Kahkahalarımız derin bir tebessüme dönüşürken bakışlarım İrem'e kaydı.Kendisi erimek suretiyle katı halden sıvı hale geçmek üzereydi.
"Eee İrem hala gelmiyorum diyor musun?"Dedi Ece abla işveli bir gülüşle.
"Demiyorum tabiki hatta kalkın çabuk gidelim ben de elbise alacağım."
"Dur bi kahvemi bitireyim kalkalım" Dedi Nur abla
"Yaaa Nuuurrr hadii sonra içiver kahveni hadi hadi"dedi İrem masadan ayaklanırken.
Ey aşk sen nelere kadirsin be güzel kardeşim.Az önce öldüm bittim diyen kız enerji patlaması yaşıyor adeta.
Hepimiz İrem'in bu aşık hallerine hafifçe gülümseyerek ayaklandık ve hesabı ödeyip mekandan çıktık.
Elbise bakmak için yeni bir mağazaya girdik.İrem kabinde elbise denerken ben de kendime elbise bakmaya başladım. İlk başta çok hoşuma giden bir şey bulamadım ama elimi son attığım elbise... Yoktu böyle bir elbise... Zarafet vücut bulsa kesinlikle bu elbise olurdu. Ve eğer bir elbiseye aşık olunabiliyorsa ben kesinlikle şuan bir elbiseye aşık olmuştum... Gül lurusu renginde saten tiril tiril bir elbiseydi...
Elbiseyi kaptığım gibi hemen deneme kabinine koştum.
Giydikten sonra aynada kendimi süzdüm bu elbise harbi çok güzeldi yaa.
Bu elbiseyle mi aşık ediceksin kendine Semih'i?
"Sen bir sussana yaa" diye burnumdan soludum.
Diyelim ki Semih sana gerçekten aşık oldu hiç mi gururna dokunmayacak?
"Kapa çeneni"
Ben susunca ne olacak gerçekler değişecek mi? Semih'in seni yedi yıl önce sevmediği gerçeği değişecek mi mesela?
"İstediğin kadar konuş duymuyorum seni tamam mı?Umurumda bile değilsin"Dedim sinirle ve kabinden çıktım.
Kabinden çıktığımda İrem,Ece abla,Nur abla hepsinin gözü bana döndü.
"Ne?"Dedim tedirgince"Niye öyle bakıyorsunuz?Yakışmamış mı?"
"Saçmalama çok güzel olmuşsun" dedi Nur abla.
"Bir elbise bir insana ancak bu kadar yakışır"Dedi İrem kocaman bir tebessümle onun üzerinde de kırmızı bir elbise vardı.O da çok güzel olmuştu.
"Kız sen Semih'in aklını alıcaksın bu gidişle"dedi Ece abla gülerek ve yavaşça omzuma vurdu.
Yüzümün kızardığını hissediyordum. Yavaşça başımı öne eğdim. Arkadaşlar ben böyle iltifatlara alışık değilim yavaş gelin.
"Aaa utandı"Dedi Ece abla gülerek.
"Yok ya utanmadım niye utanayım"Dedim Ece ablaya bakarak.
At yalanı sevsinler inananı Namık Kemal.
"Belli yanaklara bak İrem'in elbisesiyle aynı ton"Dedi Nur abla bu dediğine hepimiz gülmüştük.
"Abla yaa"
"Kız sen bize niye abla diyip duruyorsun kendimi yaşlı gibi hissediyorum"Dedi Ece abla.
"Ne diyeyim?"diye sorduğumda çok makul bir seçenek sundu "Ece de"
"Üzgünüm ben kendimden iki yaş büyüklere bile abi abla demeyi babaannemden kıçıma terlik yiye yiye öğrendim şu saatten sonra benim tramvalarımı depreştirmeyin"Dedim gülerek onlarda gülmüştü.
"Kız goygoya vurma ben ciddiyim yaa beni orta yaş sendromuna mı sokacaksın?"
"Ece'ye katılıyorum Asyacığım bir şeycik olmaz babaannen gelirse onun yanında deyiverirsin ama normalde direkt ismimizle hitap et ya ben de kendimi tuhaf hissediyorum"Dedi Nur 🤨 ayy böyle de bir garip oldu bee ben kendi içimde bile kabullenemedim size nasıl diyeyim :))
"İyi peki madem siz nasıl istiyorsanız öyle olsun"Dedim ne diyeyim?
"Ee peki ben bu elbiseyi alayım mı şimdi?"Diye sordu İrem.
"İkiniz de hala burdamısınız?Gidin alın biran önce ikinizde kuğu gibi olmuşsunuz.Nazar olmadan çıkarın biran önce"
"Talha da beğenir mi sizce?"dedi İrem karşımızda duran boy aynasında kendi kendini süzerken.
"Şu kadar diyeyim. Dibi düşecek" dedim net bir şekilde.
Harbiden de öyleydi. Elbise İrem için dikilmişti sanki o kadar yakışmıştı.
"Hadi hadi bırak süzülmeyi biran önce ödeyelim şunların parasını da çıkalım daha hazırlanacağız"Dedi Nur
Ödemeleri yaptıktan sonra çıktık.Ve evlere dağıldık malum daha bir ton hazırlık yapılacaktık.Eve gelir gelmez hemen odama girdim ve saate baktım.
Saat daha üçtü yemek yedideydi benim ev makana uzak düştüğü için ben saat altı gibi evden çıkacaktım.O yüzden hemen kendimi duşa attım.
Duş aldıktan sonra hemen üstümü giyindim ve saçıma havlu dolayıp salona geçtim.Aylin'e yemek olduğunu haber verememiştim. Gece stadda olanlar ve sonrasında yaşananları anlatmaktan ona fırsat kalmamıştı sabahta ben çıkarken kendisi daha uyuduğu için ancak fırsat bulabilmiştim.
Salona geçtiğim de Aylin'i dizi izlerken buldum.Yanındaki boşluğa bıraktım kendimi.
"Aylin ben akşam yokum haberin olsun"dedim kafamdaki havluyu sağından solundan çekiştirip düzeltmeye çalışırken.
Diziyi durdurup bana döndü "Neden?"
"Akşam yemek varmış futbolcuların ve sevgililerinin eşlerinin falan davet edildiği ona gideceğim"
"Gidiceksin tek başına mı?"Diye sordu ima kokan bir gülümsemeyle.
"Ne demek istiyorsan açıkça desene sen"dedim boylu boyunca salağa yatarak.
"Asya sen bunun bir oyundan ibaret olduğuna emin misin?"
Sorgular şekilde baktım sadece. Evet bu bir oyundan ibaretti ama gerçek olmasını o kadar isterdim ki...
"Eve geldiğinde heyecanını farketmemek imkansızdı o yüzden soruyorum. Belli sen de var hala bir şeyler. Bir şansınız daha olmaz mı sence?"
Olsun isterdim hem de çok isterdim ama olmayacak olduğunun bilincindeydim.
"Saçmalama Aylin biz sadece lig için uğraşıyoruz"diyebildim yalan parayla satılmıyordu sonuçta dimi ama.
"Emin misin?"dedi bir kaşı şüpheyle havalanırken.
"Evet"dedim hiç düşünmeden.
Bu gidişle üç vakte kalmaz benim ağzım yamulacaktı ya hadi bakalım hayırlısı.
"İyi"dedi ama zerre inanmamıştı ee ciğerimi bilirdi o benim. Yer miydi anadolu çocuğu bu numaraları be? yemezdi tabi
Ama ne vardı sanki yeseydi. Haa ölür müydü yani yese boğazına mı takılırdı?Hayret bir şeydi.
"Amaan senin imalarınla uğraşamam gidiyorum ben hazırlanacağım.Haa bu arada rica ediyorum ben gelene kadar o dingili gönder geldiğimde görmek istemiyorum"
Barış hayret edilecek şekilde şuan biz de değildi ama çok geçmeden damlayacağından zerre şüphem yoktu.
"Asya senin bu çocukla ne derdin var Allah aşkına?"dedi Aylin yılmış bir bakış atarak.
Geçen ay kredi kartı ekstresinde pırlanta bir kolye görmüştüm mesela Aylinciğim. Ama bakıyorum da senin boynunda yok kolye falan. O kolyenin kime gittiğini bulduğum gün ise o Barış'ın kafasını koparacağım mesela ama senin minnoş kalbin kırılmasın diye emin olana kadar kendi kendimi yeme gibi planlarım var.
"O kim be?O kim ki benim onunla derdim olsun"Dedim sinirle köpürürken.
"Eee o zaman niye laf sokup duruyorsun"diye sordu boş boş göz kırpıştırarak.
"Hoşlanmıyorum ayrıca zerre güvenmiyorum şuna bir daha para falan da verme"
Yavşak herif bir de Aylinden borç alıyordu. Neymiş paşam arbasının taksidini yatıracakmışta parası eksikmiş ama ne tasadüf ki istediği para tam o kolye parası kadardı düşündükçe deliriyordum resmen ya.
"Güvenmiyordun da operasyona niye dahil ettin."
Aldığım cevapla birlikte ağzım şaşkınlıktan on karış falan açılmıştı resmen. Elimle açılan ağzımı kapatıp bir kaç dakikalık bakışmanın ardından sonunda yaşadığım şoku atlatıp cevap verdim Aylin'e.
"Ben mi dahil ettim o dingili?Biz bence onun nasıl dahil olduğunu bir hatırlayalım."
"Yok yok hiç gerek yok tamam hatırladım ben"dedi konuyu kapatmak adına.
Ama kusura bakma Gafim bu konuyu öyle kolay kapatamazsın.
"Olsun olsun hatırlayalım biz yine de. Ben o gün kodları yazıyordum sonra her zaman olduğu gibi yine bize damladı o dingil sonra benim canım Gafimm ki bu sen oluyorsun"Dedim işaret parmağımı yüzüne doğrultarak "ağzını tutamayıp operasyonu döküldü dimi aynen böyle olmuştu" dedim sinirle Aylin'e bakıp.
Hala inanamıyordum zira o salağa güvenip ona her şeyi anlatmıştı delirmediğime hala şaşırıyordum. Zira o günden sonra tam iki hafta sinirden gözlerim seğermişti.
"Yaşanmıştı dimi öyle şeyler"Dedi ortamı yumuşatmak için sevimli sevimli gülümserken. Böyle bakınca sinirim soğuyordu işte böyle bakmamalıydı. Sinirle göz devirip derin bir nefes verdim.
"Neyse ben gidiyorum hazırlanıcağım ama çok ciddiyim lütfen şunu postala geldiğimde görmek istemiyorum."
Kedi gibi sırnaştı hemen "tamamm zaten gelmeyecek bu gün mesaisi varmış" sonra sulu bir öpücük bıraktı yanağıma kalan iki kıvılcımlık öfkemi de söndürüverdi.
Gülümseyerek yanından kalkarken yine söylenmemi gerektiren bir takım şanssız olduğum konularım vardı "şansımı sikeyim herif kırk yılın başı yok kız kıza takılacağımız gün yemek var.Ben harbi şansı mı ayrı o dingilin gevşekliğini ayrı sikeyim."
Söylene söylene odama giderken Aylin arkamdan gülüyordu.Hayır komik olan neydi tam olarak?
2 saat sonra
Elbiseme son kez baktım aynadan ve odadan çıktım. Aylin salonda kitap okuyordu benim odanın kapısı kapanınca bakışlarını salondan bana çevirdi.
"Füüfüufüüü (ıslık sesi) Asyaaa bu ne güzellik"Dedi ayaklanırken seri adımlarla yanına vardım.
"Harbi mi kız güzel olmuş muyum?"diye sordum gülümsememi bastırmaya çalışarak.
"Yani şöyle söyliyim ATEŞ EDİYORSUNN"
Bu yükselişine güldüm hafifçe."Sem... Yani Sence herkes beğenir mi?"
"Beğenir beğenir"dedi imayla gülerken "Herkes beğenir Semihte beğenir herkeste beğenir"Dedi gülmeye devam ederken.
"Ben öyle mi sordum?"dedim hafifçe kaşlarımı çatarak.
"Ne sordun?"Dedi imalı imalı
Telefonum çalmaya başlayınca çantamdan telefonu çıkarttım arayan Semihti. Telefonu açtım.
"Efendim Semih"
"Evden çıkmadın daha dimi"
"Yok daha çıkmadım birazdan çıkıcağım"
"Tamamdır ben yoldayım sana geliyorum birlikte geçelim.Girişte röportaj falan verilecek birlikte mekana girsek daha iyi olur"
"Bekliyorum o zaman." Dedim ve kapattık telefonu.
"Senin ki mi geliyor?"dedi Aylin gülerek
"Evet birlikte geçelim dedik"
"Hayret bu sefer itiraz etmedin"Dedi yine gülerek.
Neye itiraz etemedim lan?Ne demişti ki?
Senin ki mi gel...? SENİNKİ Mİİİ?
Bir şey demedim lakin göz devirdimeden de edemedim.
"Ben iniyorum Gaficiğim seni ve kafanda kurduğun düşüncelerini başbaşa bırakıyorum"
Ayakkabılarımı giyip asansöre yöneldiğimde Aylin bağırdı kapıdan "Çocuğa da göz devirip durma gül biraz gül"Dedi kendisi gülerek.
"Aylin biraz daha konuşursan çok kötü olacak"dedim asansöre binip kapıyı kapatma düğmesine basarken.Kapı kapanırken gördüğüm son şey bana 32 diş sırıtarak bakan Aylindi.
Asansördeki ayndan kendimi incelemeye başlarken durumu yine geldi başımın belası.
Nekadar tatlı arkadaşların var senin öyle üzülme diye yalan söylüyorlar.
Yalan mıydı?Yakışmamış mıydı elbise? Ben güzel değil miydim?
Ona hiç bir şey söylemeden aynadan kendimi incelemeye devam ettim.
Arkamdan yaklaşıp omuzlarımdan kavradı. İlk kez dokunmuştu yıllardır vardı o hep burdaydı yanımda bir ceza gibiydi benim için.Özellikle en mutlu anlarımda belirir tüm mutluluğumu dizerdi boğazıma ama hiç temas etmemişti.Bu ilkti ama çok garip bir histi yani nasıl olabilirdi? O bir silüetti bir hayal ürünü nasıl ellerinde soğukluk olabilirdi?Anlamadım hem de hayatımda ilk kez bir şeyi zerre anlamadım.
BAK KENDİNE,BAK BANA BİZ GÜZEL MİYİZ? BAAKKK!!!! OLABİLMİŞ MİSİN? SENİ TERK EDEN KEDİ ENİĞİ GİBİ YÜZÜNE BAKMADIĞI BABAANNENİN KAPISINA BIRAKIP GİDEN ANNENİN İSTEDİĞİ GİBİ BİR KIZ OLMUŞ MUSUN? GÜZEL MİSİN?ZAYIF MISIN? ÇENİNİ TUTMAYI ÖĞRENMİŞ MİSİN? CEVAP VERRR!!!!
Hayatım da ilk kez böyle bir duygu yaşadım.İliklerime kadar ürperdim.Sesi içimde ki tüm enerjiyi söküp alıyordu sanki. Bağırması dizlerimin bağını çözmüştü.
Herkese ağzının payını veren hiç bir zaman altta kalmayan ben kendi hayal ürünüm olan kendi silüetime bağıramadım bırak diyemedim sus diyemedim GÜZELİM diyemedim.
Asansör zemin katta durduğunda kapı açılırken yok oldu yine.O yok oldu olmasına ama ilk kez iliklerime kadar işleyen bu duyguyu atamadım üzerimden.Nereye gittiğimi bilmeden yürüdüm sadece.
Apartmanın önünde ne kadar olduğunu kestiremediğim bir süre bekledikten sonra bir araba durunca bakışlarımı o yöne çevirdim. Semihti bu.
Yavaş adımlarla arabaya ilerledim ve arabaya bindim. Kemerimi taktıktan kısa bir süre sonra araba hareket etti.
Garipti ama arbaya bindiğim andan beri içimdeki o his uçup gitmişti. Kuş gibi hafiflemiştim resmen.
Bu nasıl olabilirdi hiç bir fikrim yoktu lakin hiç bir şey demeden hiç bir şey yapmadan iyi geliyordu bana.
Aramızdaki sessizliğe tahamül edemedim. Zaten kısa sürecek bu sayılı anlarımızda olabildiğince anı biriktirmeliydik.
"Dün Ece öyle yemek var deyince reddetmek istemedim. Yani herkesin çift olarak gideceği mekana sen tek gitsen dikkat çekeriz diye düşündüm"
"İyi yaptın" dedi kısaca
Bakışlarım kısaca üzerinde gezindi. Siyah bir gömlek giymiş üstten iki tane düğmeyi açık bırakmıştı.
Bakışlarımı üstünde hissetmiş olacak ki bir anlık bakışlarını bana çevirdiğinde bakışlarımız kesişti.
Bir bakışyla kalbimi tekletmeyi başardı.
"Hayret bu sefer kendi kafana göre iş yaptın demeyecek misin?"dedim gülümseyerek
"Desem sanki yapmayı bırakacaksın da"
"Doğru desende yapmaya devam edeceğim zaten huyumu çözmen güzel" dedim hafif bir tebessümle.
Biraz daha yol öylece sürüp gittiğinde sessizlik canımı sıkmaya başladığı için radyoya uzandım.
Kulaklarıma genç bir kadın sesi doldu.
"Evet iyi akşamlar değerli dinleyenlerimiz Radyo Dokuzda kısa bir aranın ardından tekrar birlikteyiz. Nerelerdeyin diye sorduğunuzu duyar gibiyim hemen cevap vereyim hoşlandığım bir beyfendiyle yollarımızı ayırmak zorunda kaldıkta onun depresyonunu atlatmaya çalışmakla meşkuldüm. Değil program yapmak yemek yemek su içmek bile istemediğim iğrenç üç ayın ardından tekrar huzurlarınızdayım.
Sen yine iyi atlatmışsın be abla bak bana yedi yıldır bir zümrüt gözlüyü unutamadım
Bakışlarım Semih'e kayınca derin bir iç çekmemek için zor durdum.
Düşüncelerimi bölense radyodan gelen gülme sesi oldu "Ay çok tatlısınız.Yalovodan Zehra Hanım diyor ki: Ben geceleri senin sayende iyi vakit geçiriyorum. Buralardaysa o hayvan söyle bakarız icabına. Zehra Hanımcığım keşke öyle bir mesele olsaydı inanın hemen soğuyup unuturdum ama maalesef durumlar daha karışık" bu nokta da radyodan derin bir nefes verme sesi geldi "Ayy sizden gizlim saklım mı var anlatayım durumları. Bizim bu beyfendiyle iki yıldır devam eden bir arkadaşlığımız vardı ama yakındık baya. Yani arkadaş gibi de değil gibi de ben zamanla içindeki duyguların arkadaşça olmadığını fark ettim. Ama öyle güzel bir şey vardı ki aramızda beni redderse bu ilişkinin bozulacağından korkuyordum. En sonunda dayanamadım çünkü bu belirsizlik beni tüketiyordu. Aldım karşıma konuştum. Dedim ben bu ilişkiyi bitirmek istiyorum çünkü bana o gözle bakmadığının farkındaydım ve bunu onun ağzından duymaya cesaretim yoktu açıkçası."
Bakışlarım radyodan kopup çoktan Semih'i bulmuştu bile.
Seni çok iyi anlıyorum be abla...
Belirsizlik gerçekten insanı tüketiyordu tecrübe ile sabit.
"Aşk hakimaten karışık bir duygu öyle bir şey ki bir git diyorsun ama hiç bir kal o kadar kalmasını isteyemez"
Abla öyle ölmeyiz ya füze at.
Cık cık cık ayıp ama ya burda iki güzel anı biriktirelim dedim reva mı bu bana?
WEHERE İS THE ADALET!!??
"O zaman bu gece şöyle bir hüzünlü girip geceyi enerjisi yüksek bir müzikle kapatalım. Öyleyse sıkı tutun koltuklara RAD-YO-DO-KUZ-BAŞ-LI-YOOORR"
Anonsa yapay ıslık ve alkış sesleri karışırken tekrar kadının sesi duyuldu.
"Atilla İlhan gibi Aysel git başımdan diye başlar Seni seviyorum diye bitirirsin bazı şeyleri işte sevmek tam olarak bu bence.
Aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz ÇİRKİNİM
Aysel git başımdan istemiyorum
Benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
Dağıtır gecelerim sarışınlığını
uykularımı uyusan nasıl korkarsın
hiçbir dakikamı yaşayamazsın
Aysel git başımdan ben sana göre değilim
benim için kirletme aydınlığını
hem kötüyüm karanlığım biraz ÇİRKİNİM"
Bakışlarımı Semihten koparıp önüme dönerken gözlerimin dolduğunu hissettim.
Şimdi akmayın lütfen.
"Islığımı denesen hemen düşürürsün
gözlerim hızlandırır tenhalığını
yanlış şehirlere götürür trenlerim
ya ölmek ustalığını kazanırsın
ya korku biriktirmek yetisini
acılarım iyice bol gelir sana
sevincim bir türlü tutmaz sevincini
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm karanlığım biraz ÇİRKİNİM
sevindiğim anda sen üzülürsün
sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş
uzak yalnızlık limanlarına
aykırı bir yolcuyum dünya geniş
büyük bir kulak çınlıyor içimdeki
çetrefil yolculuğum kesinleşmiş
sakın başka bir şey getirme aklına
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum
hem kötüyüm karanlığım biraz ÇİRKİNİM
Aysel git başımdan seni seviyorum"
Kadın şiirin sonuna geldiğinde akmak için en ufak bir hareketlilik bekleyen yaşlar gözlerimi yumamla bağımsızlıklarını ilan ederlerken yanaklarıma süzülmüşlerdi.
Çağlamm ayaklı Barbiemm doğum günümde aldığın suya dayanıklı maskaralara boka bakar gibi baktığım affet beni senin satende akan maskara derdiyle uğraşmayacağım. Zira bana kalsa Bim'e gelen her hangi bir maskarayla da idare edebilirdim. Zaten çok kullanmıyordum birde servet dökemeyecektim. Neyseki sponsorum vardı. Alemin en Barbi ama aynı zamanda en harbi belalı sarışın avukatı ÇAĞLA BİLGİÇ. SENİ SEVİYORUM BE KADINN.
"İnsanın bazen boğazı düğümlenir ya kelimeler dökülmek bilmez bir türlü. Hani bas bas bağırmak istersin de bağıramazsın. Anlatsan anlamaz bilirsin zaten anlatmaya çalışacak gücünde yoktur ya işte o zaman feryadın bir şarkı olur"
Ama yani Hanımefendi maskara suya dayanıklı diye de bu kadar zorlamasak mı?
Kadının sesi yerini Mustafa Yavuz'a bıraktı.
Zamansız bu tükenişlerimin
Senden çok şey götürüşleridir
Benim derdim belki kaderimdendir
Gülüşündendir
Varda bir yok, yokta biri var
Feryadım bazen bir şarkı
Bazen de göğsümde sancı
Anlatmam, zaten duymazlar
Öp dilimde kan tadı var
Şansımı sikyim demiş miydim daha önce?
Olsun dediysem de tüm samimiyetimle tekrar söylüyorum ben şansımı harbi sikeyim yaa.
Ben bu şansla bedevi olsam çölde kutup ayısına denk gelirim yeminle yaa.
Fenerli olsam şampiyonluk kutlamak için sahaya atladığım an Bursadan gol haberi gelirdi. Öyle bir şanssızlıktı benimkisi.
Hatta abartmıyorum ben bu sanssızlığıma tükürsem rüzgar eser kendi yüzüme çarpardı o derece yani.
Umrumda değil bu yağmurlar
Ben çoktan sönmüş, donmuş bi' mezar
Sen bilmezsin
Sen bilmezsin, sen bilmezsin
Haydan geldim, huya giderim, ah
Radyoyu açan aklıma söve söve başımı cama çevirdiğim sırada yanından geçmekte olduğumuz restorantta tanıdık bir sima görmemle "DUR DUR ÇEK SAĞA"diye yükseldim birden.
Semih şaşkınlıkla suratıma baktı lakin arabayı durdurup"Ne oldu?" Diye sordu
Sinir dolu bir nefes verirken"Köfteciye gittiğimiz gece beni almaya gelen salağı gördün mü sen?"diye sordum.
"Yoo dikkat etmedim n'oldu k
