Aradan iki hafta geçmişti.
Yaz tatili tüm sıcaklığıyla devam ediyordu. Emir ise neredeyse her gün "işim var" diyerek evden çıkıyor, saatler sonra dönüyordu.
Aslında yaptığı şey başkaydı.
Üniversitenin öğrenci işleriyle görüşüyor, gerekli belgeleri topluyor, başvuru sürecini eksiksiz tamamlamaya çalışıyordu.
Laren'e tek kelime bile söylememişti.
...
Bir akşam Laren telefonunu eline aldı.
Laren: "Bugün de mi görüşemeyeceğiz?"
Emir birkaç saniye düşündü.
Emir: "Bugün biraz işim var. Yarın kesin buluşuruz."
Mesajı gönderir göndermez içini bir suçluluk kapladı.
Laren'e ilk kez bu kadar çok şey saklıyordu.
Telefon birkaç saniye sonra yeniden titredi.
Laren: "Son zamanlarda çok değiştin."
Emir uzun süre ekrana baktı.
Ne yazacağını bilemedi.
En sonunda sadece...
"Öyle hissediyorsan özür dilerim."
...yazıp gönderdi.
Laren cevap vermedi.
...
Ertesi gün Emir, üniversitenin kampüsünü gezmek için otobüse bindi.
Başvurunun son aşaması kalmıştı.
Görevli, dosyasını inceledikten sonra gülümsedi.
"Evraklarında bir sorun görünmüyor. Sonuç birkaç gün içinde açıklanacak."
Emir teşekkür edip dışarı çıktı.
İlk kez gerçekten umutlanmıştı.
Tam o sırada telefonu çaldı.
Laren arıyordu.
"Merhaba."
"Emir... Müsait misin?"
Ses tonu eskisi gibi değildi.
Biraz kırgın çıkıyordu.
"Tabii. Ne oldu?"
"Sadece seni görmek istemiştim."
Emir başını öne eğdi.
"Yarım saate yanındayım."
...
Laren her zamanki bankta oturuyordu.
Emir yanına geldiğinde gülümsemeye çalıştı ama gözlerindeki kırgınlık gizlenmiyordu.
"Son zamanlarda seni özlüyorum." dedi Laren.
"Aynı şehirdeyiz ama sanki çok uzaktayız."
Emir'in boğazı düğümlendi.
İçinden her şeyi anlatmak geçti.
"Ben bunların hepsini senin yanında kalabilmek için yapıyorum."
Ama sustu.
"Biraz kafam dolu sadece." diyebildi.
Laren başını salladı.
"Umarım öyledir."
Güneş yavaş yavaş batarken ikisi de sessizce denizi izledi.
İlk kez, aralarındaki sessizlik huzur vermiyordu.
Ve Emir biliyordu...
Sakladığı sır, Laren'i korumak için başlamıştı.
Ama devam ederse, onu incitmeye başlayabilirdi.