Emir o gece neredeyse hiç uyuyamadı.
Tavana bakarak saatlerce düşündü.
Laren'in başka bir şehirde okuyacak olması, aklından çıkmıyordu. Çocukluğundan beri her önemli anında yanında olan kişi artık kilometrelerce uzakta olacaktı.
"Belki de bir çözümü vardır..." diye mırıldandı.
Ertesi sabah erkenden bilgisayarının başına geçti. Üniversitenin internet sitesini, yatay geçiş şartlarını, ek yerleştirme ihtimallerini ve burs olanaklarını tek tek araştırmaya başladı.
Saatler ilerledikçe masasındaki kahve fincanları çoğalıyor, not defteri ise doluyordu.
Tam o sırada telefonu çaldı.
Laren arıyordu.
Emir derin bir nefes alıp telefonu açtı.
"Ne yapıyorsun?" diye sordu Laren.
"Hiç... Evdeyim."
"Aslında bugün sahile gitsek diyordum."
Emir bilgisayar ekranındaki başvuru sayfasına baktı.
Olması gereken tek şey, hiçbir şey belli etmemekti.
"Olur. Yarım saate çıkarım."
Telefon kapandı.
Emir ekranı kapattı ve notlarını çekmecesine koydu.
Henüz kimsenin bunu öğrenmesini istemiyordu.
Özellikle de Laren'in.
...
Sahilde yürürlerken Laren her zamanki gibi neşeliydi.
Yeni üniversitesinden, okumak istediği derslerden ve hayal ettiği öğrenci hayatından bahsediyordu.
Emir ise onu dinliyor, ara sıra gülümsüyor ama aklının bir köşesinde hep aynı düşünce dönüp duruyordu.
"Belki aynı şehirde olabiliriz."
"Emir!" dedi Laren.
"Hı?"
"Bugün çok dalgınsın."
"Biraz yorgunum."
Laren şüpheyle baktı.
"Senden bir şey saklıyor gibisin."
Emir gülmeye çalıştı.
"Ben mi? Hayır."
Laren omzunu silkti.
"Tamam... Ama seni tanıyorum. Bir şey olduğunda gözlerin ele veriyor."
Bu söz Emir'in içini ürpertti.
Çünkü Laren gerçekten onu çok iyi tanıyordu.
Ama bu kez yanılıyordu.
Ya da en azından, şimdilik.
O akşam Emir odasına döner dönmez bilgisayarını yeniden açtı.
Başvuru belgelerini hazırlamaya başladı.
Eksik evrakları tamamlamak, gerekli sınavlara girmek ve aynı üniversiteye geçebilmek için elinden gelen her şeyi yapacaktı.
Laren bunu bilmiyordu.
Ve Emir, başarana kadar öğrenmesini istemiyordu.
Pencerenin önünde durup gece gökyüzüne baktı.
"Bir söz vermiştim..." dedi kendi kendine.
"Ne olursa olsun yanında olacağım."
Bu sözün peşinden gitmeye kararlıydı.
Bedeli ne olursa olsun.