İçeriğe geç

Yeminlerin ötesinde

Bölüm 18 · 3 dk okuma

Yeminlerin ötesinde

Bölüm 18

Konsey Odasındaki Yangın

Büyük konsey salonunun devasa ahşap kapıları önümde ardına kadar açıldığında, içerideki dondurucu hava doğrudan yüzüme çarptı. Salondaki tüm gözler anında bana döndü. O sinsi fısıltılar bir bıçak gibi kesildi ve yerini ölümcül bir sessizliğe bıraktı.

Kral, salonun en ucundaki görkemli tahtında, iki elini tahtın kollarına dayamış halde bir yırtıcı gibi oturuyordu. Yüzündeki öfke çizgileri derinleşmişti. Sol tarafında, dün gece mermer masanın üzerinde beni zevkten ve acıdan delirtirken kontrolünü tamamen kaybeden o vahşi adam duruyordu: Veliaht Prens Alistair. Ancak şu an üzerinde kusursuz askeri üniforması vardı; duruşu dik, yüzü mermer bir heykel kadar hareketsizdi. Gözlerindeki o buz mavisi derya, sanki dün gece tenimi yakan o kor alevleri hiç barındırmamış gibi dondurucu bir soğuklukla bakıyordu.

Sağ tarafta ise Lady Genevieve duruyordu. Gözleri ağlamaktan ve uykusuzluktan kan çanağına dönmüştü. Saçları darmadağındı, hırsından ve kıskançlığından yerinde duramıyordu. Beni görür görmez yüzündeki o sinsi, vahşi gülümseme yayıldı. Parmaklarını bana doğru uzatarak çığlık attı:

"İşte! İşte o sinsi yılan geldi, hünkarım! Dün gece Alistair’ın odasından kaçan, geleceğin kralını büyüleyen o sürtük bu hizmetçi!"

Kral’ın sert bakışları ağır ağır bana doğru döndü. Kalbimin göğüs kafesimi delercesine attığını hissedebiliyordum. Eğer Alistair beni burada yalnız bırakırsa, intikam planlarım da hayatım da bu salonda son bulurdu. Tam o sırada Alistair ile göz göze geldik. O buz mavi gözlerin derinliklerinde, dün geceki o possessesif, o sahiplenici karanlık parıltıyı gördüm. Dudaklarının kenarı hafifçe titredi; bana sakin kalmamı fısıldıyordu.

"Sessizlik!" diye gürledi Kral. Sesi koca salonda yankılandı, Genevieve irkilerek bir adım geri çekildi. Kral bana doğru eğildi. "Melisande... Lady Genevieve senin dün gece yarısı veliaht prensin dairesinde olduğunu, onunla zina yaptığını ve bir casus olduğunu iddia ediyor. Gece yarısı neredeydin?"

Ben daha ağzımı açmadan, Alistair soğuk ve net bir otoriteyle öne doğru bir adım attı. Sesi tüm salonu buz kestirecek kadar güçlüydü.

"Hünkarım, bu kadının hezeyanlarını dinlemek bu makama hakarettir," dedi Alistair, doğrudan babasının gözlerinin içine bakarak. "Dün gece odamda yeni askeri fetih haritaları ve krallığın sınır güvenliği üzerinde çalışıyordum. Dağınıklık bundan ibarettir. Lady Genevieve, nişanlısı olan kardeşim Julian’ın çapkınlıklarından ötürü o kadar büyük bir kıskançlık krizine girmiş ki, artık her gölgede bir kadın arıyor. Gece yarısı benim odamı baltalarla basmasının, geleceğin kralının mahremine saldırmasının tek sebebi kendi evlilik hırsları ve hezeyanlarıdır. Bu salona bir hizmetçiyi çağırarak devlet işlerini basitleştirmek ise onun acizliğidir."

Julian, salonun köşesinden öfkeyle öne atıldı. "Alistair! Haddini bil, nişanlım hakkında doğru konuş!"

"Sen haddini bil, Julian!" diye kükredi Kral, tahtın kolunu sertçe yumruklayarak. "Nişanlına sahip çıkamadığın gibi, onun veliaht prense, tahtın varisine hakaret etmesine ve iftiralar atmasına göz yumuyorsun!"

Kral ayağa kalktı, bakışları tamamen Genevieve’e kilitlendi. "Sınırı astın, Genevieve. Veliaht prensin odasını basıp asılsız iddialarla krallığı meşgul etmenin cezası ağırdır. Derhal bu saraydan kendi malikanene sürgün ediliyorsun. Julian ile olan evlilik ittifakınız ise sen haddini öğrenene kadar askıya alınmıştır!"

Genevieve muhafızlar tarafından çığlıklar eşliğinde salondan sürüklenerek çıkarılırken, yanından geçtiği sırada bana öyle bir nefretle baktı ki, bu savaşın henüz bitmediğini biliyordum. Salondaki herkes yavaş yavaş dağılırken, Alistair yerinden kıpırdamadı.

Ben de kapıya doğru ilerledim. Tam çıkacakken Alistair ile son kez göz göze geldik. Akıllı prens, o muazzam zekasıyla hem beni korumuş hem de düşmanlarımızı darmadağın etmişti. Ama o bakışlardaki kor ateş bana net bir şey söylüyordu: Beni kurtarmasının bedelini, bu gece o odada tenimi yeniden yakarak ödetecekti.

Bölüm sonu

8 yorum