İçeriğe geç

Yaz Yağmuru

Bölüm 7 · 2 dk okuma

Yaz Yağmuru

Bölüm 7

Küçük bir kavga👤

Sabah herzamanki gibi erken yalkıp yarı zamanlı işime gittim. Geç kalmıştım o yüzden koşarak gidiyordum yanlışlıkla kapının önünde benimle yaşıt gibi görünen bir adamla çarpıştım.

"Önüne baksana"

Genç adam imayla baktı. "Arkadan çarpan suçludur!" dedi. Fevri bir şekilde cevap verdim. "Araba mıyım ben be" seren adamı süzdü. Müşteri gibi duruyordu. "La havle! Bacım hadi işim gücüm var benim"

Seren koşarak adamın üstüne atladı. "Sen kimsin de bana bacım falan diyorsun ya hayırdır!" uzaktan mutlu mesut bir şekilde gelen ege bu durumu fark etti. "Lan.. lan seren!" Ege koşarak seren'in yanına gitti. Seren'i tutup genç adamın üstünden çekti. "Ya ege bırak ben bunu geberticem!" seren ege'nin kolları arasında çırpınmaya başladı. Genç adam gömleğini düzeltti "Ya yedin beni resmen neyle besliyorlar seni kızım deli misin sen" Seren bismillah çekti. "Lan bak gebertirim seni düzgün konuş benimle!"

Ege sereni yan bir şekilde kucağına aldı. "Ya ege bırak! Gitmesi gereken o işim var gücüm var benim burda" genç adam gözlerini belertti "Hadi lan ordan burda çalışıyorum be asıl sen git"

Ney. Burda mı çalışıyormuş o. Seren kimsenin duyamayacağı bir sesle mırıldandı.

Abe ben bittim.

Seren sıçtın seren.

Seren iyi bok yedin seren.

"Buraya bidaha adımını atarsan seni davalık ederim kızım adam ol"

"Kadınım lan ben gayet te memnunum"

Ege araya girdi "Hadi gidelim tamam mı sakin" seren ege'ye baktı. "Sende kucağından indir beni zaten kalbim yeterince hızlı atıyo be adam" ege sereni kucağından indirdi serende hafif üstünü silkeledi genç adama gözüm üstünde der gibi bir işaret yaptı ve gitti.

...

"Ya ege kesin kovuldum ben"

"Sana iş mi yok. Hem kovulmamışsındır"

"İnşallah.. Neyse yarın Açi'yle plaja gidicez olmadı ordan bir iş buluruö"

"Tamam ben gidiyim artık"

"Görüşürüz"

Seren ege'yi evinde yolcu etti ve kendini koltuğa attı. Bilgisayarını alıp genç adamı araştırmaya başladı.

Lakabı: Karizmatik gölge

Dışarıda çok görünmezmiş o yüzden bu lakabı takmışlar. Yat kiralama, satma ve yat turu gibi turizm işleriyle uğraşan bir babası varmış. Kendisi ara sıra babasının kafesinde çalışıyormuş gerçek adı: Sinan yavuzoğlu

Of seren of gidipte en zenginine de bulaşma be kızım ya tazminat davası açarsa.

Neyse bunları yarın düşünürüm..

Tekefonumu açıp mesajlara baktın açelya'dan bir kaç mesaj vardı. Kapı zilinin çaldığını duydum. Açelya bir kıyafet mağazasında bana iş bulmuştu o yüzden mutluydum. Hıplaya zıplaya kapının önüne gittim.

"Merhaba ismini belirtmeyen biri size çiçek ve not yollamış"

"Teşekkürler"

Çiçeği kargocudan alıp içeri götürdüm. Siyah güller vardı. Ege daha yeni çiçek göndermişti yani çiçekleri severdim ama bu kadarı da fazlaydı. Daha tanışalı birkaç gün olmuştu sadece.

Çiçekteki notu okudum.

Non ti dimenticherò mai Fiore.

Bu neyce ya? Telefonumu çıkarıp ege'ye yazdım.

S-Bir çiçek yeterliydi niye 2.yi gönderdin

E-İkinci?

Seren fotoğraf gönderdi.

S-Ayrıca bu not neyce?

E-Bunu ben göndermedim.

S-Zaten kim siyah gül gönderir ki boşver.

E-ee daha daha nasılsın.

S-Daha daha yorgunum ve şu çocukluktan kalan niloya şeylerini bırak ve bana manita gibi davranmayı kes.

E-Manita mı hayır gayet yakın arkadaş gibi davranıyorum.

S-Yakın ha? Sadece arkadaş ne yakın ne uzak.

E-Tamam. Neye sinirlendin?

S-Hiçbir şeye iyi geceler.

E-Sanada

Bölüm sonu

10 yorum