''Yardımcı olayım sana'' dedi o kumral bebek. Allah'ım sen neler yaratıyorsun! Bismillahirrahmanirahim... O kumral sarıya kaçan saçlar...Yemyeşil boncuk misali gözler..Gel beni öp diye bağıran hafif pembeye kaçan dudaklar..
Aşık oluyordum galiba..
''Hey orda mısın?'' hemen ona baktım ''burdayım tabiki burdayım sen iste be-'' sesimi düzeltip hemen devam ettim ''Yani gerek yoktu istersen ben alıyım sana zahmet olmasın şimdi'' Yuh Kardelen!Daha yeni tanıştığınız çocuğada cilve yapmazsın yani! Kumral çıtır hafifçe gülümseyip beni baştan aşağı süzdü. Utanmıştım yani ne gerek vardı şimdi beni süzmene gerektiği kadar rezil oldum zaten ''Ellerin kıpkırmızı olmuş ama sen bilirsin'' İşte o an yanaklarımın domates gibi kızardığına emin olmuştum ''Ay doğru diyorsun. Şey o zaman yardım eder misin'' dedikten sonra ban doğru hafifçe gülümseyip bavulumu taşımama yardım etti. Evet sayın seyirciler kolay olanı atlattık şimdi sıra zor olanda..Otobüste düşmeden durmak.
Ankarada otobüslerde kaç kere düşmüştüm Allah bilir hani artıkadım çıkmıştı resmen herkes beni düşen kız diye biliyordu.
Ben düşüncelerimle boğuşurken kumral çıtırdan ses geldi ''Yeni misin Antalyada?'' ona doğru bakıp kafamı onaylarcasın salladım ''Üniversiteye geldim'' dudağını bak sen şuna der gibi büzdü ''Hangi üniversite?'' gülümseyip '' Akdeniz üniversitesi'' dedim meraklı ama tatlı gözlerle bana baktı ''Öyle mi, bende ordayım, 1.sınıfsın herhalde hangi bölüm?'' soru yağmuruna tutulmuş gibi hissetsem de ses etmeyip ''Tıp fakültesi, sen?'' sanki inanamıyormuş gibi bana baktı ''Şapşal olduğun kadar zekisin anlaşılan'' dedi ve kıkırdadı.Bir dakika? Şapşal mı dedi o bana? Allahım yine kızarıyordum işte!
Bozuntuya vermeyip gözlerimi devirdim ''İltifat olarak alıyorum'' okyanus gibi mavi gözleriyle bana anlamadığım şekilde garip ama tatlı bir bakış atıp ''Nasıl istersen'' dedi ben fark etmeden navigasyona göre yurdun konumuna gelmiştik ''Ben burda iniyorum hoşçakal'' tam bavulumu hareket ettirmeye çalışırken ''Bir daha görüşüp görüşmeyeceğimiz belli olmaz numaranı veya instagramını versen bari''diye bi ses yükseldi arkamdan bavulumu kapıyı hareket ettirirken ona ''İsmini bile bilmediğin kızın sana numara vermesi pek doğru değil bence sadece ismimi bil yeter ben Kardelen'' dedim ve bana yine o anlamlı bakışını atıp ''Bende Alperen. Tıp fakültesindeyim 2.sınıf öğrencisiyim'' bavulumu alıp otobüsten indim ''Memnun oldum Alperen'' diye seslenip kıkırdadım. O sırada otobüs hareket edip Alperen ile aramıza mesafeleri sığdırdı.
Garip bir gün oluyordu ancak yalan olmasın bu garipliği sevmiştim. Bavulumu yurdun girişine doğru sürükledim ve müdürün odasına doğru yol aldım. Normal bir yurda göre daha büyük ve ferahtı. Müdürün odasını 5 dakika boyunca aradıktan sonra çok şükür ki bulmuştum.Kapıyı 3 kere tıktıkladım. Odadan ''Gel'' diye bi ses yükseldi. Odaya girip selam verdikten sonra konuya girdim ''Merhabalar babam sizi aramıştı ben Kardelen Yılmaz'' göğsünün üstündeki karttan isminin Adnan olduğunu öğrendim ''Ha şu kız tamam tamam hatırladım'' dedikten sonra ağzının içinde birşeyler geveledi ama o kadarınıda anlayamamıştım. Ben yine düşüncelerimle boğuşurken telefondan birini aradı ''Selamün Aleyküm usta boş oda var mı? Ha anladım evet evet, Öyle mi ben söyleyeyim gerzek Mustafaya'' gibi bir sürü garip şeyler söyledikten ve beni 10 dakika boyunca boş boş beklettikten sonra telefonu kapatıp bana döndü '' üçüncü katta tek kişilik bi oda varmış haftalık 5000 lira istiyor musun kızım?'' Açıkcası ailem beni zarzor okutmuştu onlardan para ve şuanda gelirim olmadığı için bunu karşılamam epey zor olacaktı ancak başka bir şansım olmadığı için onaylayıp üçünc kata doğru yol aldım.
Aklımdan türlü türlü şeyler geçti annemgil eğer odanın aylık 25.000 lira olduğunu öğrenirlerse müdahele etmek isteyeceklerdi ve böyle bir durum şuan için söz konusu bile olamazdı. Müdürün verdiği kartla odanın kapısını açtım. Evet şimdi neden haftalık 5000 olduğunu kesinlikle anlıyordum. Odada minik ama oldukça rahat gözüken çift kişilik bir yatak, bana yetecek kadar büyüklükte bir gardrop, çalışma masası hatta makyaj masası ve minik bir amerikan mutfağı bile vardı. Oda güzeldi güzel olmasına ancak o kadar parayı nasıl ödeyecektim bişmiyorum. Birkaç burs başvurusu yapmıştım eğer onlar olursa aylık toplam 10.000 lira alacaktım geriye 15.000 kalıyordu. Eh onuda artık halletmek zorundaydım derken telefonuma artarda mesaj geldi. Mesajlardan birisi yurdun üçüncü kat için oluşturduğu plandı. Yemek saatleri falan yazıyordu. Diğer mesaj annemdendi yurda gelip gelmediğimi ona aramam gerektiğini söylüyordu son mesaj ise benim için en heyecanlı olandı.
TIP-1 adlı gruba davet edildiniz
Çığlık atmak üzereydim. Hayalim küçüklüğümden beri doktor olmaktı ve buna hergün daha yaklaşıyordum zor olanı atlatmıştım.Yani tıp fakültesini kazanmak ama şimdi en zoru olan tıp fakültesini bitirmek vardı sonra en en zoru Tıpta Uzmanlık Sınavı. Neyse ya ben bi başlayayım da biter herhalhelde. Hemen daveti kabul edip gruba girdim bilinmeyen bir numaradan mesaj vardı
05xx xxx xx xx : ''Merhaba arkadaşlar ben Ayşe Ersöz 2.sınıf temsilcisiyim size bilgi vermek için bir süre bu gruptayım. Bugün oryantasyonumuz var 16:00 gbi başlayıp 21:00 gibi bitecek okulumuzun konferans salonu ve okul bahçesinde olacak. Etkinlikler şu şekilde;
16:00 - 17:00 Hocalarımızın ve Mezunlarımızın ilham verici konuşmaları
17:00 - 18:00 Okulumuzla alakalı 4. sınıf öğrencilerimizin sizin için hazırladığı sunumlar
18:00 - 19:00 Öğrenci kulüplerinin kaydı
19:00 - 21:00 - DJ etkinliği, Parti, Kokteyl Dağıtımı,Eğlence
Program bu şekilde katılım birbirimizi tanımak amacıyla g>zorunludur.''
Kahretsin. Çok yorgundum ve bir de bu oryantasyona katılacaktım oysa ki tek isteğim gerçekten uyumaktı. Saat şuanda 14:23'tü yani 1,5 saat içinde hazırlanıp yola çıkmam lazımda ancak benim hazırlanmam 2 saat oraya gitmemde en az yarım saatti yani anlayacağınız sıçtık.
Hemen bavulumdan bornoz, şampuan vs. gerekli şeyleri alıp duşa girdim normalde duşlarım 30 dakika civarı sürerken bu sefer 10 dk civarı sürmüştü. Hemen çıkıp saçımı kuruttum saçımın normal hali dalgalıydı normalde düzleştirmek isterdim ancak acelem olduğu için bakımını yapıp hemen kuruttum. Bavulumdan straplez beyaz bir crop, bol mavi bir kot pantalon ve hava rüzgarlı olduğu için deri ceketimi aldım.Makyajımı yapmadan hemen halka küpelerimi takıp makyaja başladım.Normalde kim bilir kaç aşamalı makyajımı adıma indirip sadece 5 adımla yani makyaj bazı,kapatıcı,anlık,rimel,glossla tamamladım. Çantama cüzdan, telefon ve yurt kartını alıp hemen otobüse bindim. kulaklıklarımı takıp boş bir yere oturdum. Çok işim vardı. Ders kitapları, yurt parası derken bu ay baya sıkışacaktım. Yapacak bir şey yoktu bu ışıltılı ama fakir hayatı ben seçmiştim.
Aradan kaç dakika geçti bilmşyorum ama baya geçmişti.Bu sürede sayısız overthink yapmıştım ve otobüs o kadar sıcaktı Allahtan saçımı düzleştirmemiştim. Ve saat 18:03tü en kötüsüde benim en az 15 dakikalık yolum vardı. Tanıdığım biri olsa bana yer tut falan yazardım ama Allahın fakültesinde de kimseyi tanımıyordum.
Ben yine düşüncelerimle başbaşa kalmışken sonunda gelmiştim. Ancak bir sorunumuz daha vardı. NERDE BU İNSANLAR?
Şakasız bulamıyordum. Ağustos ayında olduğumuz için ve tahmin edebileceğiniz gibi herkes tatilde olduğu için bahçede ölüm sessizliği vardı. Sinek bile yoktu bahçede. Allaha yalvarırken ileriden gelen takım elbiseli elinde ki kağıtla meşgul olan bir çocuk gördüm. Seni bana Allah gönderdi diye üstüne atlayacaktım ama son anda kendimi toparlayıp çocuğun yanına gittim.
''Şey merhaba 1.sınıflar için oryantasyon varmışta nerde biliyor musunuz acaba?'' çocuk kafasını kaldırıp bana baktı ''1. sınıf mısın?'' Allahım sabır zaten geç kaldım nerde söylesene'' Evet 1.sınıfım'' beni süzüp ''burdan ileri gidip yan binaya gir orda konferans salonunu görürsün zaten'' dedi hemen teşekkür edip dediği gibi yan binaya girdim ancak eminim ki çok doluydu ve herkes bana bakacaktı. Anksiyetem şuanda tavan yapmıştı ama başka şansım yoktu ama açacakken arkadan gelen sesle irkildim.
''Bekle!! Beraber girelim'' sesin sahibi oldukça güzel bir kızdı. Sapsarı jilet gibi saçları vardı.Masmavi gözleriyle ortalığı aleve veriyordu üzerinde mavi bol bir gömlek ve ispanyol paça mavi bir kot vardı. İster istemez özenmiştim ancak cevap vermem lazımdı ''Tabii sende birinci sınıfsın galiba'' bana şefkatle gülümseyip cevap verdi ''Evet tek ben geç kaldım sanıyordum'' dedi ve gülümsedi. Gülümseyişine karşılık verip kapıyı açtım.