Kapıyı açtığımda tüm gözler bana ve yanımdaki sarışın kıza dönmüştü. Daha doğrusu herkes ona bakarak fısıldaşıyordu. Eh böyle olmak benim kaderimdi. Fısıltılara maruz kalmamak için kendime yer bulmaya çalışırken yanımdaki sarışın kız bana bişeyler fısıldadı ''Hey, şurada iki kişilik bir yer var oraya geçelim mi?'' başımla onaylarken koluma girdi ve beraber boş yere doğru ilerledik. Konferans salonu beklediğimden daha küçüktü. Yerlerimize geçtiğimizde yanımızda iki kız ve bir çocuk daha vardı. Sarışın kız bana bakarak gülümsedi ''Ben Aylin buarada. Aylin Özcan'' gülümsemesine karşılık verdim ''Bende Kardelen. Kardelen Yılmaz'' yanımızdaki iki kızda kendini tanıttı birinin adı Defne öbürünün adı Eyşanmış. Defne kumral ela gözlü bir kızdı. Anladığım kadarıyla sessiz, sakin ve ortama uyum sağlamaya çalışıyordu. Eyşan ise ondan daha açıksözlü esmer ve yeşil gözlü bir kızdı. Onlarla tanıştıktan sonra saatin 17:05 olduğunu ve şuanda sunum yapan kişilerin 4.sınıf olduğunu fark ettim. Bekle!! O gözünü kağıttan ayırmayan takım elbiseli çocukta ordaydı! Demek ki sebebi buymuş. Neyse anlaşılır bir neden. Şahsen ben olsam ve mülteci kampını andıran bir konferans dolusu 1.sınıfa sunum yapacağım için çok daha fazla gerilirdim. Sunumda okulu tanıtıyorlardı. Hepimiz-yani ben böyle sanıyorum- tıp hakkında hiç bir fikire sahip olmadığımız için bize dersleri anlatıyorladı. Açıkcası en çok korktuğum anatomi olmuştu. Ortaokul hayatım başladığından beri ezberde iyi değildim. Diğer dersler ona nazaran daha anlaşılır gözüküyorlardı ki onlarda da ezber ve mantık vardı.
Ben sunumu dinlerken arkadan gelen bir horlama sesi dikkatimi çekti. Bir çocuk en arka sırada resmen horlayarak uyuyordu. Allahım!! Çok özendim!!. Biraz çocuğu incelemiş olabilirim. Sarı saçları vardı ve oldukça yakışıklıydı. Evet uyurken bile yakışıklı gözüküyordu. Neyse Kardelen sen sunuma odaklan!
Tam önüme dönerken Aylin sesi beni ürküttü ''Neye bakıyorsun'' ona doğru bakıp ''Arkada birisi uyuyor'' Aylin sessiz bir şekilde kıkırdadı ''O Arda. Bilmiyor musun? Sen bizim grupta var mısın?'' Grup derken.. Ben sadece Tıp-1 diye bi gruptaydım ''Hayır sadece duyuruların yapıldığı bi gruba aldılar beni'' Aylin bana bakıp dudak büzdü ''Yaaa kıyamam bana telefonunu ver de seni hemen gruba alayım'' Neden kıyamayacaktı ki? Of korkuttu beni. Hemen telefonumu ona uzattım. Birkaç dakika telefonumla birşeyler yaptıktan sonra bana geri verdi. Telefona bakınca yeni bir gruba alındığımı gördüm. Grubun ismi Yeni Tıpcılar Tayfasıydı. Gözlerimi kısararak mesajları okumaya başladım. Herkes sunumun sıkıcılığından bahsediyordu. O an fark ettim ki sunumu adam akıllı dinleyen tek bendim! Kendimi biraz enayi gibi hissetsemde sunum yaparken veya proje gösteririken karşı tarafın seni dinlememesinin ne kadar kötü birşey olduğunu elbette biliyordum. Empati kurabiliyorumdum tabii ki! O yüzden telefonu bırakıp sunuma geri döndüm.
Sunumu biraz daha dinledikten sonra hem sunumu kimse dinlemediğinden hemde zaten 1 saatlik sürenin dolmasına az kaldığından bitirdiler. Şimdi bahçede öğrenci kulüplerine kayıt olmak vardı. CV'me yararlı olması hemde boş vakitlerimde boş durmamak için belki bir tanesine kayıt olurdum. Telefonumdan anneme iyi olduğumu oryantasyonda olduğumu yazdıktan sonra Aylinin sesini duydum ''Kardeleennn!! Hadi gidiyoruz!'' Onlara baktığımda Eyşanla kol kola girmişlerdi ve Defne arkada kalmıştı. Açıkcası onun için üzüldüm ve hemen yanlarına gidip Defnenin koluna girdim''Selamm, hangi kulübe katılacaksın'' Defne bana samimi bir şekilde gülümsedi ve o an nedense gözlerinin parladığını gördüm ''Açıkcası resimle uğraşmayı seviyorum.. Eğer resim kulübü varsa katılmayı çok isterim'' dudağımı vay be dercesine büzdüm ''Şahsen ben iki çizgiyi yanyana getiremem'' kendi aramızda gülerken diğer kolumda bir ağırlık hissettim. Aylindi. Koluma girmişti. Açıckası çok tatlı ve güzel bir kızdı ama garip birşeyler seziyordum. Enerjisini beğenememiştim. Aylin bize bişeyler anlatırken bahçeye çıkmıştık bile. Güneş saat nerdeyse 18:00 olmasına rağmen tepemize dikilmişti.
Her yerde çeşit çeşit standlar vardı. Kulüp isimlerine göz gezdirdiğimde gerçekten çok fazla çeşit vardı. Ben kulüplere bakarken Eyşan konuşmaya başladı ''Ben kahve alıp geleceğim. İsteyen var mı?'' Aylinin gözleri parlardı resmen ''Buzlu bir Americanoya hayır demem'' Ardından bana baktı. Hepsi. Kızlar öyle bakarsanız anksiyetem tutar! ''Ice latte güzel gider'' Eyşan onayladıktan sonra ''Yalnız hepsini taşıyamam. Defne benimle gelsene'' dedi Defnede ''Olur'' dedikten sonra Okulun yanındaki Kafenin yolunu tuttular. Açıkcası Aylinle tek kalmak iyi geldi. Onunla okul hakkında konuştuk ve beni-aynı zamanda anksiyetemi- rahatlattı. Konuştuktan sonra kulüplere bakmaya gittik. Aylin Müzik kulübüne kaydını yaptırırken diğer kulüplere baktım.
''Basketbol, futbol, gastronomi...'' kendi kendime konuşurken bana çarpan omuza bakakaldım. O uyuyan sarışın çocuktu. Kaşlarımı çatıp konuşmaya başladım ''Önüne baksana be!! Kapımıyım çarpıp gidiyorsun, insan bi özür diler'' sarışın çocuk bana yaklaşıp hafif eğilip boylarımızı eşitledi ''Özür dilerim ablacım'' Ne yapıyordu? Öyle eğilmeler falan? Kendini Wattpad erkeği sanıyordu galiba. O an hayatımda atabildiğim en zorba gülüşü attım ve ''Eğilmene gerek yok. Kulaklarım sağlam. Sen dik dururkende seni duyabiliyorum'' dedim. Dudağının bir köşesi hafifçe kıvrıldı ''Ben Arda. İçimden bir ses seninle gereksiz karşılacağımızı söylüyor'' Onun gibi hafifçe sırıttım ''Umarım içindeki ses yalan söylüyordur. Ben de Kardelen'' dudağını öylemiymiş der gibi büzdü. ''Seninle olan bu tanışma faslını uzun tutmak isterdim Kardelencim ama arkadaşlarım bekliyor'' İşaret ve orta parmağını kafasına götürüp ''Görüşmemek üzere'' dedi aynı onun gibi yapıp kulüplere bakmaya devam ettim. En problematik insanlarda bana düşerdi zaten.. Kulüplere bakarken iki tane kulüp dikkatimi çekti. Tenis ve Kitap kulübü. Kitap okumayı sevmezdim ama eğlenceli olabilirdi. Kitaplar hakkında tartışmak kulağa hoş geliyordu ama tercihimi Tenisten kullancaktım. Tenis kulübünün standına doğru ilerledim. Bir kız birde çocuk vardı ''Şey merhaba ben kayıt olmak istiyorum da'' Standaki kız bana gülümsedi ''Tabii! Tenis oynayamayı biliyor musun'' başımla onayladım ''Lise 1'de çok oynardım ama son bir sene içinde çok oynama fırsatım olmadı maalesef'' ardından standaki çocuk konuştu ''Süper tam aradağın kulüptesin o zaman hemen sana formu getireyim'' Çocuk yerinden kalkıp arkada sırtı dönük birşekilde oturan bir çocuğa bişeyler söyledi ve beraber bir yere gittiler.
Stant da duran kız ''Ben Eslem. Makine mühendisliği okuyorum. 2.sınıftayım'' dedi ''Bende Kardelen. Tıp öğrencisiyim. Buarada kaç kişisiniz kulüpte?'' düşünüyürken hafifçe yukarı baktı ''Sanırım seninle beraber 6 kişiyiz'' Gülümsedim ''İyiymiş'' kız birşey hatırlamış gibi sandalyesini masaya biraz daha yakınlaştırdı ''Buarada sizin fakültede çok güzel bi kız varmış doğru mu? Sarışınmış'' Allahım neydi günahım! ''Aa.. Evet ismi Aylin'' hafifçe dudağını büzdü ''Of kıskandım bu senin tıpçıları çok güzel ve yakışıklı'' kıkırdadım ''Öyle deme sende çok güzelsin'' Gerçekten güzeldi Kahverengi saçları ve açık kahverengi gözleri vardı, teni de bembeyazdı.
Tam bana birşey diyecekken Stant da ki çocuk yanında o oturan çocuk ve formlarla geri geldi ama yanındaki çocuk çok tanıdık geldi.. BEKLE! O BU ÇOCUK! Otobüste flört ettiğim!!
Gözlerimin hafifçe açıldığını hissettim ki o da aynı şekilde bana baktı ''Kardelen?'' bende hafif gülüp ''Alperen?'' Eslem ikimizede anlamsız bakışlar attı ''Siz tanışıyor musunuz?'' Alperen başıyla onayladı ''Evet otobüste tanıştık hatta çok ironik bir hikaye'' Doğru ya!! Bu çocuk bana aynı üniversitedeyiz bende ikinci sınıf tıp öğrencisiyim dedi hatta..Allahım hepsi uykumu alamadığım için! Yoksa ben ne yapar ne eder bu çocuğun burda olduğunu unutmaz kendime çeki düzen verirdim. Alperen tekrar konuşmaya başladı ''Yani tenis kulübüne kayıt olacaksın?'' evet dedikten sonra formu uzattı ''Bu formu doldur yeter her pazar sabah saat 09:00 ile 12:00 arası antreman yapıyoruz sömestr'a yakın maçlarımız başlayacak'' Maçlar mı? Ya ben kafam meşgul olsun diye katılıyordum sadece ''Ha öyle mi..Peki kiminle maç yapıcaz? kendi aramızda mı yoksa başka üniversitelerle mi?'' gülümsedi ALLAHIM Gülümseyince çok tatlı oluyordu. İçim gidiyordu resmen ''O daha belli değil iki türlüde yaparız büyük ihtimalle'' Kafamı anladım der gibi sallarken arkadan Eyşanın sesini duydum ''Kardeleennn!! Haadi kahvendeki buzlar eriyecek!'' Of keşke biraz daha onunla konuşabilseydim ''geliyorum!!'' diye seslendikten sonra hemen formu doldurdum ''Sonra görüşürüz o zaman'' eliyle el salladıktan sonra sandalyeye geri oturdu bende kızların yanına döndüm ama bu sefer sadece biz bize değildik. Birkaç kişi daha katılmıştı. Üniversitede bulunan kamelyalardan birine oturmuştuk hepimiz. Kahvemi alıp buzları karıştırırken sohbeti dinlemeye başladım. Herkes Ayline iltifat ediyordu. Evet özenmiştim ama kız cidden hakediyordu. Tanrıça gibi bir güzelliği vardı. Aradan dakikalar geçerken herkesle biraz daha kaynaştık. Normalde insanlara kolay uyum sağlayabilen bir insan olmamama rağmen benimle aynı hayalleri ve hedefleri olan insanlarla konuşmak rahatlatıcıydı.
Aradan saatler geçti ve DJ eğlencesi vardı. Ancak DJ, DJ değildi mübarek. Rastgele birini getirip djlik yap demişler resmen. Bu yüzden yine Aylin, Eyşan, Defne ve ben öyle boş boş konuşuyorduk. Artık onlardan bile sıkılmıştım. Birde yol yorgunu olduğum için cidden tek isteğim yurduma gidip uyumaktı. Biz konuşurken tanıştığımız ama ismini unuttuğum bi kız yanımıza gelip ''Doğruluk Cesaretlik oynuyoruz size gelsenize çok eğleniyoruz'' dedi Aylin ''Ay süper olur valla! Herkes mayışmışken biraz ayılmak çok iyi gelir'' Aylin ayağa kalkıp elini hadi dercesine salladı. Eyşan ve Defnede ayağa kalktı ve hepsi bana baktılar ''Ya kızlar ben çok yorgunum siz gidin olur mu?'' Aylin dudaklarını büzerek bana baktı ''Ya Kardelen! Sensiz eğlenceli olmaz hadi!'' Hayır desemde beni sürükleyeceklerdi o yüzden mecburen oflayarak ayağa kalktım. Okulun içinde bulunan kafeteryanın içinde oynuyorlardı. Yere örtü gibi bişey sermişlerdi. Kurdukları dairenin arasına bizde sıkıştı ama resmen popomun yarısı dışardaydı. şişeyi çevirdiklerinde Aylin ve yine ismini bilmediğim bi çocuğa geldi görevleri sarılmaktı. Bilerek ortamda hareketlilik dönsün diye onlara göre romantik görevler veriyorlardı. Şişedönd ve bir kere daha döndü derken şişenin bi ucu ban bi ucuda başka bi kıza geldi ''Ya yanlış anlama ama ben seni Ardayla bahçede gördüm ve cidden çok tatlı gözüküyordunuz o yüzden..'' sözünü böldüm ''Bir dakika sözünü böldüğüm için özür dileri ama Arda kimdi?'' kalabalıktan ohooo diye bir ses yükseldi sonra bir kız kıkırdayarak bana Ardayı gösterdi. Doğru ya! Sunumda uyuyan ve bana çarpan o çocuk! Ağzıma oha dercesine açtım ben tam olmaz diyecekken şişeni öbür ucunda olan bana görev vercek olan kız konuşmaya başladılar ''Şey.. biraz utanıyorum bunu derken ama öpüşün'' Tüm herkesten oooooo diye bir ses yükseldi. İyiki utanıyorsun canım ya utanmasaydın nolcuaktı Allah bilir!! Ben olmaz, hayır, hayatta derken O sarışın pislik herkesin yanından sıyrılıp yanıma gelip hafif eğildi ve dudaklarıma yapıştı.
Eyvahlar olsun first kiss elden gitti...