İçeriğe geç

Yaz Çiçeğim

Bölüm 27 · 11 dk okuma

Yaz Çiçeğim

Bölüm 27

Hissizlik

Baş ağrım ile dakikalardır olduğum yerde bekliyordum.. acıkmıştım ama kalkacak gücüm yoktu.. çantamın içindeki telefonumun sesini duyuyordum derin bir nefes alıp elalarımı boş yatağa deydirdiğimde kapının sesini duymuştum.

" Tünaydın yengeciğim." Elif'in söylediğine uyku sersemliği ve baş ağrım ile yavaşça kafa sallarken elindeki tepsi ile gözlerimin parladığını hissediyordum..

" Abim sana kahvaltı hazırlamamı istedi malûm bugün büyük gün." Yan taraftan bir sehpa alıp önüme yerleştiridiğimde tepsiyi alıp sehpanın üzerine koydum.

" Teşekkür ederim." Yavaşça gülümsediğimde bir kaç birşey yemenin iyi geldiğini dakikalar sonra öğrenmiştim... getirdiği portakal suyuna sırıttım şu bir kaç gündür tadını özlediğim tek içecek..

" Ateş nerede."

" Karakola gitti gelir birazdan."Birlikte gitseydik tek başına olmazdıki.

" Neyse abim olan Ateş yani senin müstakbel kocan sana hediye aldı aslında gelince kendisi verecekti ama ben önden vereyim sürprizi bozulsun." Elif tam anlamıyla şu an kötülükler kraliçesinin kahkahasını atıyordu bu haline gülümserken aklım Ateşin bana aldığı hediyeye kaydı ne ara almıştıki..

" Nerede." Dediğimde omuz silkip sinsice konuşmuştu.

" Orası bilemem ama Naz çok şaşıracağın bir şey bu arada Abimle annem sabahtan beri bunun için kavga ediyor Abimi ilk kez anneme bu kadar karşı çıkarken gördüm. Şimdi bunları söylememe amacım seni üzmek değil extra şaşırman kahvaltın bittiyse artık hazırlan bence." Sabah sabah o kadar çok konuştuki neyin ne olduğunu unuttum resmen derin bir nefes alıp kafamı toparladığımda ne için bilmediğim hazırlanma falsına geçmiştim.. fazla ağır olmayan ama ağır bir makyaj yaptığımda saçlarımı düzleştirdim bunun için bolca vaktimiz vardı. Nermin ablayla evin içinde her ne kadar saklanbaç oynasakda onu görmemek iyi geliyordu yalan yok görünce elim ayağım bir birine dolaşıyor garip oluyordum..

Hazırlanmam ve canım sevgilimin bana aldığı hediyeyi görmek aklıma bir kaç şey düşürmüştü bunu dile getirip sürprizi bozmayak istemediğimden beyaz gold taşlı uzun elbiseyi giyip saçlarımı arasından sıyırdım.. elbise modeli gereği bindallıya benziyordu ama değildide çok hoştu.. ayda yılda bir yaptığım düz saçlarım elbiseyi öne çıkarıyordu kıvırcıklarım söndürürdü güzelim elbiseyi... küpemi ve kolyemide takıp parfümümüde sıktığımda hazırdım... Şu geçen saatlerle benim heyecanımda katlanıyordu bu akşam nişanlanıyorduk bunu hissediyorum.

Ama içimden onu iyileştikten sonra nişanmamız daha iyi olurdu da geçmedi değil.

Düşüncelerimden ayıran şey kapının sesiydi.

" Gel." Dediğimde kapıya doğru yavaşça döndüm..

Şu an aklımdan geçen tek şarkı..Ah deli oğlann belime dolandı , gerisi uçup gitti.. kahverengi gözlerin bana bu denli hayranlıkla bakışları hem yüreğime huzur hemde rüyada olmanın korkusunu veriyordu.. dudaklarım yavaşça kıvrılırken derince yutkundum düşüp bayılmassam iyidir.. ben onun bir şey demesini beklerken sessizliği sinir bozucuydu dudaklarımı araladığımda içeri geçip kapıyı kapatmıştı..

" Bir şey demiyecekmisin." Yalandan çatılan kaşlarım ile derin bir nefes bırakıp yutkunmuştu..

" Hayatımda gördüğüm en güzel kadınsın..lâl oldum yolunda Naz.." romantik cümleleri yoktu ama bakışları varya tam kalbimden vuruyor geç yaşta öbür tarafa gitmek istemiyorum.. delice bakışları ile yanıma yaklaşırken giyinmediği gözümden kaçmadı başka biriylemi evleniyordum ne..

" Seni öpsem bozulur musun." Yanıma yaklaşıp üzerime eğilmesi ile boynumda dudaklarını hissetmiştim kokumu içine çekerken parmakları yavaşça bel boşluğumda gezindi.. farkında olmadan tuttuğum nefesi bırakırken dudaklarımı araladım.

" Bozulurum tabi o kadar hazırlandım sevgilim hem sen neden giyinmedin." Etkisi altından çıkıp Elif'in makyaj masanın önüne geldiğimde saçlarımı düzelttim...

" Sana bir şey söyleyeceğim ama dürüst olup gerçeği söyleyeceksin." Bana doğru dönüp arkamdaki yerini aldığında aynadan elalarım kahverengi gözleri buldu..

" Ne zaman yalan söyledim aşk olsun." Bakışları değişti anlamdıramadığım bir duydu sarmıştı..

" Beni hayla bu şekilde istiyor musun." Dediği ile kaşlarım çatılırken anlamadığım yüz ifademe yansıdı nasıl yani.

" Naz biz bu yola bir ömür olarak giriyoruz sen bir ömür beni eksik olan beni isteyecekmisin." Bu cümlede bir çok şey vardı..

Sevgimden şüpe etmiyordu bu cümlede ben eskisi kadar güçlü değilim diyordu sesi bir ömür yanımda gücüm ol diyordu... güçsüzlüğünü asla dışa vuran bir adam değildi ve şu an söylediği şey beni çok şaşırtmıştı.. şöyle bir baktımda geriye yaşadıklarımıza ona.. hiç bir şey değişmedi Ateş hayal benim aşık olduğum adamdı hayran olduğum adamdı..

Hayla geniş omuzlu güçlü dışarıdan soğuk sert adamdı değişen şey bana olan duyguları bana zaten nefes vermişti..

Ben onunla geleceğimizi düşündüm.. çocuklarımın babası dedim içten içe seviyorum aşığım bu adama geçici değil tamam bir yıl öncesine kadar keşke geçici olsa dedim ama anladımki unutulmuyor Ateş Akar e o zaman unutamıyorsak yaşayalım...

Gülümseyerek ona doğru döndüğümde elalarım onu buldu dudaklarım aralanırken..

" Sen hayla benim gözümde aynısın o ulaşılamayan sert çekici yakışıklı adamsın.. küçük şeyler ile mutluluğumuz bozulmasın. Sen çok güçlü bir adamsın Ateş ben sana sırtımı yaslıyorum seninleyken başka bir şey düşünemiyorum ha diyorsan ben seni, tribini çekemem diyorsan söyle bilelim. " Kalın dudakları kıvrıldığında elimi tutup parmaklarıma dudaklarını bastırmıştı.. gözlerimin içine bakarak..

" Ben senin nazınıda tribinide çekerim bir ömür her an huzurun için her şeyi yaparım..içim rahat şimdi herşeye karşı..rahat rahat adımlarımızı atalım evliliğe." Anlıma dudaklarını bastırırken kıkırdadım..

" Tabi önce beni hazırlamalısın e beni böyle kabul ettin sonuçta." Geriye çekilip yanağına sıkıca dudaklarımı bastırdım. Arka odadan ona bir şeyler seçerken elalarım bej rengi gömleğe deydi siyah ve lacivert giyerdi ama bu gömleği hiç üzerinde görmemiştim bence esmer tenine çok yakışacak.. altınada kahverengi bir pantolon alıp odaya döndüğümde gülümsedim haline dağılmış saçları serseriye benzetiyordu bu adamı. Yanına yaklaşıp kahverengi harelerinin altında tişörtünü çıkardığımda bakışları içimi bir hoş ediyordu.. yüzüne nazaran teni buğdaydı dokunmamak için parmaklarım sızlıyordu resmen..

Gömleğini giydirip düymelerini iliklerken kolunu bacaklarıma sarmıştı. Kokusu zaten beni delirtiyordu bu halide üstüne atlamama yeterdi ama tuttum kendimi her şey dini nikahtan sonra olacaktı.. Üzerini değiştirip kemerini taktığımda masanın üzerindeki tarakla saçlarını düzelttim.

" Berabere gidecektim akıl bırakmadınki insanda." Söylediği ile geri çekilip yüzüne bakındım uzamıştı sakalları berbere gitse akşama az bir vakit kalmıştı berberi çağırsak gelirmiydi ki neyse hazır elim deymişken traşınıda yapmak farz oldu.

" Ben yaparım istersen." Tatlı sesim ile konuşurken çapkınca gülümsedi..

" Arabadan eşyaları getirdim odada banyoda bekliyorum seni." Gözleri bir kaç saniye parıltıyla yüzümde gezindiğinde yanaklarım ısındı bunu fark etmesini engelleyen şey odaya tıraş makinesini almaya gitmemdi daha önce kimseyi tıraş etmedim tek bildiğim babamdan hatırladığım kadarıyla makineyi epilatör gibi kılların üzerine tutup sürüklemekti.. çantadan çıkarıp banyoya ilerkediğimde salondaki kargaşayı fark ettim bir organizasyon vardı bakmamak için hızlıca banyoya girdiğimde tüm ihtişamı ile müstakbel kocamı görmek derince yutkunmama sebep oldu..

Kolunu belime sararken kızgınca söyledim.

" Parmağın ağrır şöyle şeyler yapmasanmı."

Kafasını boynuma gömdüğünde derin bir nefes aldı dudakları bir süre orada oyalanırken kollarımı boynuna dolayıp alev alan bedenimi sakinleştirmeye çalıştım..

" Sana dokunmayınca sızlıyor elimden gelen bir şey yok güzelim.." gülümseyip geri çekildiğimde kapının arkasındaki havluyu aldım.

" Herkes salonda hızlı olalım ayıp olur yoksa."

" Sen nasıl istersen." Havlunun birazını gömleğin içine kıvırdım ayağımda topuklu terlik olmasa yüzümü yüzüne denkleştirmek zor oluyordu..

" Nasıl çalışıyor bu." Çatık kaşlarımla düğmesini ararken kolunu belimde hissettim ya şimdi nasıl konsantrasyonum olabilir merak ediyorum.

" Alt tarafta." Kafamı sallayıp çalıştırdığımda bir elimi kafasının arkasına yerleştirdim diğer elimdeki makineyide babamdan hatırladığım kadarıyla çenesinin altındaki sakallardan başlayıp sonuna kadar sürdüm. Yavaşça hepsini eşit şekilde kesmeye çalışırken on beş dakikanın sonunda bitirebildim.. açıkçası bende bu kadar iyi keseceğimi beklemiyordum. Aynaya doğru dönüp bakındığında heycanla bekledim.

" Güzell.." yakışıklılığının arttığını söyleyebilirim..hemde fazlasıyla." Sen nereden öğrendin bu işi." Bunu söylerken göz kırpması içimi eritiyordu.

" Babamdan." Kısaca cevapladığımda havluyu çıkarıp kirli sepetine attım.. üzerine dökülen kılları temizlerken gözlerinin saçlarımda gezindiğini fark etmiştim..

" Neden düzleştirdin?."

" Beğenmedin mi?" Güzel görünüyordu oysaki.

" Çok güzel.. fazlasıyla..ama ben senin kıvrımlarını seviyorum kabarık olanından." Kıkırdayıp onu banyodan çıkardığımda vedalaşma vakti gelmişti. Ben makyajımı tazeliyip sakinleşmeye çalışırken Resul dayıların gelmesi ile bir şeyleri daha iyi idrak etmeye çalıştım.. isteme falan yoktu.. öylece evlenecektim.. duygulanmamak için Adelle ilgilendiğim sıra Elif'in sesini duymuştum.

" Vakit geldi Naz'cım.." oturduğum yerden kalktığımda Adeli Elif'e bırakıp salona ilerledim kalbimin ağzımda attığını hissediyorum elim ayağım birbirine dolaşmıştı beynimin uyuşmasınada anlam veremiyorum.. gücümü toplamak adına derin nefes aldığımda yavaşça odaya girdim...

Anne ve babamın Nermin ablanın yanında oturduğunu hayal ettim onların göz bebeklerine hayran hayran baktıklarını hayal ettim... Ama hayal ettim sadece... Dolmaya hazırlanan gözlerimi kırpıştırdığımda Ateşin yanına geçip yıllar önceki anı yaşadım.. o gün mehir olarak bir şey istemedim ama bu sefer istedim... Sadakatini sevgisini saygısını istedim en sonda araba istedim öyle bir an aklıma geldi oda kabul edip beni şaşırtan bir başka cümle kurmuştu...

" Kazandığım ve kazanacağım herşeyin yarısı onundur." Beklemiyordum böyle diyeceğini elalarım bir kaç saniye Elif'i bulduğunda gülmemek için yanak içimi ısırdım..

Şu an keşke abim banada bu kadar cömert olsa bakışı atıyordu yalan yok Ateş normaldede cömert biriydi ama kazandığı ve kazanacağı herşeyin yarısı olmak beni milyader yapardı..

İmam nikahımız kıyıldıktan sonra kahveleri hazırladım Elif her ne kadar bir yemek kaşığı tuzu dökmemi istesede kıyamadım bir yemek kaşığı nedir. Tatlı kaşığının yarısı kadar tuz koyduğumda suyunu doldurmak için arkamı döndüm ki binbir çeşit olan et baharatımo desem ne desem bilemediğim o baharat atılmıştı çay kaşığı kadar. Bu gece sağ bir şekilde nişanlanabilirim umarım.. kahveleri odaya götürdüğümde sırasıyla dağıttım en son Ateşin önüne yerleştirip yanına geçtiğimde yüzüne merakla bakındım. İçmezse anlardım hatta içirmek bile istemiyorum ama içiyordu...

Ve tabiki Ateş Akar yüzünde hiç bir mimik oynamadan kahvesini içmişti bir ara kahveyi yanlış kişiyemi verdim diye korktum ama o içmişti.. suyunuda içtiğinde kahverengi gözleri beni buldu.

" Geçmişin intikamıymıydı bu." Fısıldarken gülümsedim nasıl intikam alacağımı düşünürdü..

" Afiyet olsun canım.."

" Abi tadı güzelmiydi." Elif'in yanımıza gelip söylemesi ile kafasını beğendiği anlamda sallamıştı..

" Ya .." istediği tepkiyi almadigindan bozulmuştu valla böyle bir görümcem olduğu için şanslıyım benim yerime alıyor intikamı.. Elif içeri geçip yüzük tepsisini getirildiğinde bizde ayaklanmıştık.. tüm burukluklarıma nazaran mutluydum sevdiğim adamla heycanlıydım her geçen dakika için..

Parmağıma geçirilen yüzük ile heyecandan titreyen bedenimi derin bir nefes alarak sakinleştirmek istedim.. kırmızı kurdaliyeyi Ateşin teyze'nin eşi keserken yüzümüzde patlayan flaş ile gözlerimi kırpıştırdım. Nasıl bir ışık anlamıyorum..

Elalarım ikimizin parmağındaki yüzükleri deyerken kalbim delicesine atıyordu.. bakışlarım bir kaç saniye onu bulduğunda yüzündeki gülümseme içimi ferahlatıyordu.. o Resul dayı ile tokalaşırken bende Nermin abla'nın elini öpüp sarıldım.. odadaki agresif hava az önceki huzuru gölgelmemesi için fazla kafaya takmadım..

" Hayırlı olsun Naz."

" Teşekkür ederim.." Resul dayı ile sarılırken Adelin sesini duymuştum.

" Alper abi nerde baba." Tabi çocuk olduğundan bazı şeyleri anlamaması doğaldı..

" Neden sürekli başklarıyla evleniyorsun Naz." Tabi aşk böceğim beni ikide bir başka birileriyle nişanlandığımı görünce idrak edemiyor eğilip kucağıma aldığımda yanağına dudaklarımı bastırdım.

" O gitti bebeğim..hem sen Ateşi sevmiyormusun.." parmakları elbisemin taş kısmı ile oynarken ince sesini duydum.

" Seviyorum ama..ama.."

" Tamam Adel gel hadi annen seninle konuşmak istiyor." Resul dayı onu kucağımdan alırken telefonunu eline verdi görüntülü şekilde Yasemin abla arıyordu.. Adel ekrandaki annesi ile bizden koparken geri kalanların tebriklerini alıp gecenin devamının bitmesini istedim.. çünkü Ateşle birbirimizden kopmuştuk o Resul dayı ve Hakan amca ile konuşurken bende her güzel şeyin sonu olur diyip odada bekliyordum... geçen yarım saatin sonunda misafirler yavaş yavaş kalkarken son bir iki kişi kalmıştı fazla kalabalık değildi ev bende üzerimdekini çıkarıp Nermin Ablanın odasında kısa bir duş alırken hızlıca üzerimi giyindim.. saçlarımı kurutup dağınık bir topuz yaptığımda üzerime yeşil bir elbise geçirdim uzun ve yırtmaşlıydı.. saat daha erken olduğundan evde kalmazdık diye düşünüyorum.. ayaklarım üşüdüğünden Ateşle kaldığımız odaya ilerledim çorap almak için..

" Bunu mu söylüyorsun Resul." Kulaklarıma dolan Nermin ablanın sesi ile olduğum yerde durdum.. Resul dayı ilemi konuşuyorlardı.

" Gençtim Yaseminle kavgalıydık içtim...yemin olsun ki böyle olsun istemezdim." Kapı kapalıydı fakat seslerini duyabiliyordum anladığım kadarıyla Resul dayı gençken bir şey yapmış iyide Nermin abla ne alaka.

" Sus! Sus artık bunca yıl sonra neden geldin ne istiyorsun." Geçmiş bir şeyler vardı ama ne kapıya dahada yaklaşırken kendime engel olmayıp dinlemiştim onları..

" Vicdan azabı çekiyorum onu öyle tek başına gördükçe..o bana Aslı'nın emaneti ."

" Emanet mi sen o gece benim kardeş dediğim kadına dokunmasaydık şu an Naz olmayacaktı sen onun hayatını kararttın o az daha kocasından boşanıyordu haberin varmı senin yüzünden kaç gece ağladı biliyormusun sen ona tecavüz ederken hiç mi utanmadın yıllar sonra mezarına gitmeye kızını görürken hiç mi utanmadın.."

Karnımın tam ortasına bir yumru oturdu..duyduklarım başımı döndürüp sanki..sanki yıllarca acı çekiyormuşum gibi bir his yaratmıştı.. ne söylüyorlardı..doğruymuydu bunlar.. gerçekmiydi.. aklım bile düşünmek istemezken doğruluk payı veremiyordum..yalan söylüyorlardı.. başımın dönmesi ile elimi kapı pervazına yasladım... Derin nefes aldığımda sarf edilen cümlelerin altında ezildim..

" Kafamı kaldırıp bakamadım bile... utandım ama geçmişi değiştiremiyorum öyleki geçmiş geleceğimi bile çaldı Abla ben yıllardır bu çaresizlikle mücadele ediyorum...ben bunları onun duymasını istemiyorum ama sende beni kızımdan uzak tutma." Elalarım yan odadaki uyuyan küçük bedene deydi bir an öyle bir ağırlık çöktü ki üzerime duyduğum sesleri anlamaz oldum... nefesim kesilir oldu Annemin..annemin yaşadıklarımı duymak benim canımdan can aldı.. ne yapacağımı bilemez hale geldim... daha fazla duymamak için kapıya doğru ilerleyip çıktım evden.. ayaklarım beni alışık olduğum yere götürüyordu ihtiyacım olan gerçeği anlatmaya gücüm olan yere götürüyordu... Esen rüzgar tenimi çizip geçerken kulaklarımdaki çınlama beni bu dünyada değilmişim gibi hissettiriyordu..

Gecenin karanlığında parmaklarım hasret kaldığım toprakla buluştu... Kafamı kaldırıp bir kere bile mezar taşına bakamadım.. utanıyordum nedensizce... boğazıma otura yumruyu yutmaya çalışırken akan yaşlarım toprağını ıslatıyordu...

" Doğru mu bunlar anne.."

Cevap yoktu..

" Çok mu ağladın çok mu acı çektin.."

Cevap yoktu..

" Beni büyütürken nefret ettin mi hiç.."

Cevap yoktu...

Cevap hiç bir zaman yoktu!Onlar yanımda değildi! Bana seslenemezlerdi! Sarılıp yaralarımı saramazlardı !

" Nasıl dayandın Anne! Gücün nasıl yetti !" Nasıl sevdin beni..." Hiç bir zaman fark etmedim çünkü onlar öyle güzel sevdilerki beni bilmedim.. titreyen bakışlarım bu sefer diğer yanımdaki toprağı buldu...Ona doğru dönemedim dakikalarca olduğum yerde ona dönmeye çalıştım ama olmadı...

" Peki sen baba..annemi sevdiğin içinmi kabul ettin beni..sen bana nasıl babalık yaptın aklım almıyor.." saçlarımı okşarken...benimle oynarken..gülerken hiç mi aklına gelmedi canın hiç mi yanmadı...

Tüm gücümü toparlayıp ona doğru döndüğümde titreyen parmaklarım toprağını buldu..gururla baktım ona o çok güçlü bir adamdı beni kabul edecek kadar güçlüydü..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.