Bir hafta sonra..
Her şey düzenemi giriyordu yoksa herşey dahada karmaşık bir hâl mı alıyordu bilmiyorum..Ali'nin arkasındaki insanlardan korunmak korkutucuydu.. onlardan kaçarken hayatımın gerçeğini bilmek dahada korkunçtu.. sessizce gün geçtikçe bazı şeyleri kavrayabiliyordum... O gece mezarda herşeye rağmen annem ve babam'a güçlü olacağıma dair bir söz verdim..bundan sonra sadece kendimi düşünüp yaşayacaktım benim için bu hayatta sadece Ateş vardı.. o gece ona söylemedim belki yada kendime yediremediğim için sesiz kaldım.. benim için duyduklarımın bir önemi yoktu tamam.. annemin bunları yaşamasını asla istemezdim bana her baktığında canın acımasını istemezdim ama ben babamın kızıyım bana iyiliği mutluluğu öğreten adamın kızıyım başka gerçek yoktu benim için.. eve döndüğümde karşımda deliye dönmüş bir Ateş beklememiştim yada kafam öyle dağınıktıki onu düşünemedim.. zaten o geceden beride her an kontrol ediyor beni...kendimi affettirip hayatıma hiç bir şey olmamış gibi devam ettim.. çünkü bir gün ortaya çıkacaktı ve ben o gün tüm herşeyi sindirecektim.. şu an yaşamanın ruhuma iyi geleceğini biliyorum...
Buralardan kaçıp gitmek istiyorum nasılki Ateşi buraya getirmek için çabaladıysam geri götürmek içinde aynı enerjiyi sarf ediyordum..
Güneş doğarken kendimi daha iyi hissediyordum kazadaki izler siliniyordu.. Ateş protez koluna kavuşmuştu yüzündeki yaralar kabuk tutmuştu bir tek parmağı kaldı oda yakın bir zamanda iyileşecekti.. güneş yavaşça gök yüzüne çıkarken telefonumdan saate baktım on birdi yataktan kalkmak istemiyorum ama karnımda açıkmıştı..
Kalktıp mutfağa ilerlediğimde eski zamanlar düştü aklıma.. bu masada ne çok sessizce yada kavgalı şekilde yemek yedik hiç mutlu şekilde yemek yediğimi hatırlamıyorum şu an öyle komik geliyorki evin her tarafı bizdik resmen.
Tabi Ateş bey ben gittim diye odamı kaldırmış yatağım dolabım hepsini çıkarmış gıcık. Neymiş spor salonuna gitmek için vakti olmadığından ca anım odamı spor salonu yapmış kaslarını geliştirmiş beyfendi..
Kahvaltımı balkondaki masaya kurduğumda burayı fazlaca özlediğimi fark ettim.. balkona yuva yapan kuşlar çok güzellerdi iki tane yavruları vardı bir tanesi Ateş gibi karaydı. Kara çocuk..
Telefonumun sesi ile mutfağa geri döndüğümde iyi insan lafın üstüne gelir atasözünü yaşadım.." Efendim."
" Güzelim kapıyı açmak istermisin yoksa balkondan kepçe ile mi giriş yapayım." Kapıyı mı çalmıştı.. dış kapıya ilerleyip açtığımda telefonu kapadım..
" Neredesin Naz bir an başka bir yere gittiğini düşündüm." İçeri geçip kapıyı kapattığında kaşlarım çatıldı.
" Sen balkonu kapıdan uzak bir ev seçmeseydin duyardım Ateş." Elalarım yeni fark ettiğim çiçeklere kaydığında yüzümdeki ifadeyi silip tatlıca konuşmaya çalıştım.
" Yaa inanmıyorum sana canım kocam benim.." renk renk çiçekleri alıp kokularını içime çektiğim sıra sesini duymuştum..
" Hayret sen severmiydin kocanı.." elinden tutup balkona götürürken kıkırdadım.." ya benim kocam sevilmezmi."
Ona doğru dönüp yanağına dudaklarımı bastırdığımda gülümsedim..
" Kahvaltı hazırladım sana.." inanmadığını belirtir bakışları ile çiçeklerimi yan tarafıma yerleştirip bardağımı doldurdum ona...
" Ee anlat bakalım nasıl işlerin." Portakal suyumu içerken elalarım kahverengi gözlerinde gezindi..
" İyide neden sordun." Zamanında öküz dememi haklı çıkartıyor bu adam.. " Bir şey için değil maksat konuşmak olsun sende hiç anlamıyorsun. Ayrıca mehir olarak istediğim arabanın fotoğrafını atarım sana ben bekle beni." Yakışıklı olmasını arttıran gülümsemesi ile çaydan bir iki yudum aldı..
" O vardı bide dimi at bakalım ."
" Ateş sen dua et ben bir tane araba istedim millet yalı istiyor mehir olarak haberin varmı." Keşke mehir olarak yaliyi istiyim deseydim yanlış yaptım orada..
" İsteseydin karım sana en güzelini alırdım." Parmaklarımı saran parmakları ile dudaklarını elimin üzerinde hissettim...
"Bir dahaki evliliğimizde isterim artık." Gülerek söylediğime çatılı kaşları cevap vermişti..
" Ben her gün seni bekleyemem Naz daha evlenip çocuk yapacağız ne kadar uzun sürüyor farkındamısın birde bizim çocuğumuz hani nasıl bir şey çıkacak merak ediyorum." Evet daha çocuk yapacaktık kendimi anne olmaya hazır hissediyormuyum bilmiyorum...
" Sen krozomunu az verirsen çocuğumuz benim gibi mükemmel olur.." bir iki tane salatalık ağzıma atıp çiğnerken söylediği şey ile yutkunmak zor geldi..
" Benim altımdayken seni krozomunun k'si olacağını sanmıyorum.." beni bir sıcak mı bastı ne portakal suyumdan bir kaç yudum alıp elalarımı etrafta gezdirdiğimde çapkın gülümsemesini fark etmiştim..
" Ki bence bu geceyle beraber çalışmalara başlayalım.." parmakları açık omzumdaki iç çamaşırımın ipliğini bulduğunda geri çekilip huysuzca konuştum...tamam balkon kaplıydı ama ayıp yani..
" Hem akşam diyorsun hemde gündüz vakti dokunuyorsun.." işin şakasıydı bu tabiki bende deli gibi onunla olmayı istiyorum düşüncesi bile beni çıldırtıyor...
" Umarım kocasını sevmeyen kadınlar gibi her akşam başım belim kalçam ağrıyor diye uzaklaşmassın.." Dediği şeye bak zaten zor bulmuşum böyle yakışıklı adamı ağrıdan ölsemde sevişeceğim...
" Yok yok demem..neyse işin yoksa bugün dışarı çıkalım mı." Ağzındaki lokmayı çiğnerken kafasını olumlu anlamda sallamıştı..
" Güzel ben hazırlanıyorum sen kahvaltını yaptıktan sonra toparlayıp gel olur mu." Ayağa kalkıp yanına geçtiğimde dudaklarımı bir kaç saniye dudaklarına bastırıp geri çekildim.. yatak odasına ilerleyip giyecek bir şey seçerken parmaklarım aldığım ama hiç gitmediğim elbise kaldı ne çok elbisem varmış.. çıkarıp bakınırken üzerime geçirdim.. diz üstü tek kollu fırfırlı bir elbiseydi banyoya geçip saçlarımıda yaptığımda hafif bir makyaj yaptım yüzüme..ben hazırlana kadar canım kocamın masası topldığını umut ederek mutfağa ilerlediğimde onu bu halde görmek gülümsetmişti beni.. daha bir tane saklama kutusu kabının ağzını kapatamıyordu bu adam sofrayı toparlamak ona zor gelmiştir..
" Bittimi.." yanına ilerleyip diğer saklama kapların ağzını kapatırken sesini duymuştum..
" Bir gün geceliğinle mutfakttaydın su alıyorddun..o gün tüm gece uyumadın beni bacakların öyle bir aklımda kalmışki deli oldum..." Kolları belimi sararken hangi akşam olduğunu hatırlamaya çalıştım.
" Hangi renkti geceliyim." Boynuma dudaklarını bastırırken bedenini bedenime bastırmıştı..demek tüm akşam aklındaymışım.
" Kırmızı kısa olan." Şu halde hatırlamadığımdan hızlıca çekilip Gülümsedim.
" Hatırlamıyorum neyse hadi çıkalım." Telefonumu ve çantamı alırken elinden tutup evden zar zor çıkarmayı başardım... İstanbul'un en gözde yerlerinden birine gelirken elalarım parıltı ile ona bakındı..
" Ne zaman gideceğiz aşkım." Sandaliyemi çekip oturmamı sağlarken saçlarıma dudaklarını bastırmıştı.. burada kalmak her an o adamla karşılaşmak demekti Ayşe abla'nın kararsızlığını vicdan azabı görmek iyi gelmiyordu.. oda karşıma geçip ona ayrı bir hava veren gözlüğünü çıkardığında sesini duymuştum.
" Neden gitmek istiyorsun.." saçlarımı kulaklarımın arkasına sıkıştırdığımda derin bir nefes aldım.. " Burada kalmayı istemiyorum işte hem eşyalarımın yarısı orada kaldı ne olur gitsek ki senin bir işin var orada.." iç çekip arkasına yaslanırken söylediği ile kafamı anladığım anlamda sallamıştım.
" Oradaykende eşyalarım orada kaldı diye buraya gelmek istiyordun sanki."
" Tamam Ateş anladım ben seni, söylediklerimin senin için bir önemi yok fark ediyorum." Önümüze getirilen menü ile derin bir nefes alıp bakındım..
" Sade bir türk kahvesi ve bikter çikolatası istiyorum." Dediğimde elalarımı karşımdaki Deniz manzarasında gezindirdim..
" Soda." Yanımızdan ayrılan garson ile bakışlarım parmağındaki alyansı buldu.. bir saniye Ateş neden bana evlenme teklifi etmemişti yalandan olsa bile teklif etmesi gerekiyordu...
" Güzel karım benim sen iste ben her yerde seninle yaşarım tamam gidelim biletleri alıyorum.."
Bu bizim ilişkimiz içinde benim içinde en iyisi olacaktı..
" Teşekkür ederim.." yerimden kalkıp yanına ilerlediğimde kollarımı boynuna sardım saçlarına dudaklarımı bastırırken..
" Sende bir şey var ama yakında çıkar kokusu."
Elimden tutup yanındaki sandaliyeye oturttuğunda kafamı göğsüne yasladım..
" Ne olabilir ben sadece mutlu olmak istiyorum Ateş.." kolunu bedenime sarıp saçlarım arasına dudaklarını bastırdığında sesini duymuştum..
" Bende sadece senin mutlu olmanı istiyorum.."
**
Elif'ten
Aşk'ı sadece masallarda okuyup hayran kalırdım..belki bir gün masal gibi bir aşk yaşamanın verdiği umutla yaşayıp bu yaşa kadar ilerledim.. ama bir gün aşkımın bir kazada çıkacağını düşünmezdim..Kerem vardı ondan sorna Ferat oldu bunların hislerini yaşarken kalbimde hayla bir şeylerin eksik olduğunu hissediyordum..
Ama şu an sanki tamdım.. bilmiyorum uzun zamandır kalbim bu kadar hızlı atmıyordu tamamlanmış hissi bu kadar güven vermemişti.. her gece sırıtarak uyumanın kaçamak hediyelerin bu kadar huzur vermenin en güzel yanı onunla olduğum vakit hiç bir şeyin aklımda olmasıydı..bir zamanlar Naz'ın ' Ben onu gördüğümde düşünemiyorum' abim hakkında söylediğinde o zaman rüya gibi gelmişti ama şimdi gerçeğini yaşamak öyle güzeldi ki..
Abim Naz'dan boşandıktan sonra değişmişti. Onun bu değişimi en çok benim isteklerime yaramıştı..onu bu kadar mutlu görmek güzeldi Naz İzmir'e taşındığı zaman aramızdaki bağlar kopmuştu galiba işten içe onun abimden başka bir adamla nişanlandığını duymak beni garip hissetmiştirdi bende abimin o zamanlarki haline baktığımda Naz'a istemediğim şeyler söylemiştim.. ama sonra abim dayanamayıp onun yanına gittiğinde hayatın onlara ikinci kez gülmüş olmasını sevinmiştik..ama sonra ne oldu annem Nazı istemedi bu kızın gerçektende hayatı zor ilk evlendiğinde kocası istemiyor onu ikinci evliliğinden kayınvalidesi gerçi annem hem haklı hem haksız.. hiç bir şey Naz'ın suçu değildi annem üzerine gittiğindede o uzaklaşmıştı.. daha sonra annem bunca yıl sakladığı içinde tuttuğu acıyı ağlaya ağlaya bir gece anlatırken bir kez daha anladım..hayat bazı insanlara gülmüyordu Naz'da onlardan biriydi..
Çok fazla hatırlamıyorum Aslı ablayı ama çok güzel bir kadındı incecik beli kıvrımlı saçlarını hatırlıyorum.. Nazın bize annemin kuzeni diye tanıştırdığı adam onun babasıymış..ne kadar acı.. Aslı ablanın bu acıyla nasıl yaşadığını anlamıyorum..kafam almıyordu duymak bile insanın kanını dondururken yaşanmasını bilmek parçalıyordu insanı..
Annem Nazın duymasını istemiyordu zaten duysa parçalanırdı kız zaten yeni yeni toparlanıyordu.. hem ruhu hem bedeni dayanmazdı..
Ama abimin bilmeye hakkı vardı sevdiği kadını o adamdan koruyabilirdi bir gün gerçeğin ortaya çıkmaması için bir şeyler yapabilirdi..
" Kapıya bak Elif." Annemin sesi ile düşüncelerimden ayrılıp kapıya ilerlerken derin bir nefes aldım gelen abim olmalıydı...
" Hoş geldin abi."
" Hoş buldum." İçeri geçerken arkasından kapıyı kapadım.
" Annem tekrar aynı şeylerden mi konuşacak." Üzerindeki ceketi çıkarırken dudaklarımı araladım ." Bilmiyorum abi ." O salona doğru ilerlerken olduğum yerde durdum.. tekrar duymak istemiyorum bir kadının başına gelenleri annemden duymak istemiyorum... Odama geçip kulaklığımı kulaklarıma taktığımda bir müzik açıp kafamı dağıtmak amaçlı çizmeye çalıştığım resmine döndüm.. öyle böyle yarım saatin sonunda odadamdan çıkıp sessiz evde onlara bakındım...
Salonda annemi tek başına gördüğümde derin bir nefes alıp yanına ilerledim.
" Abim gittimi."
" Gitti." Yavaşça pencerenin önüne ilerlediğimde arabası ile gittiğini görmüştüm.. umarım her şey iyi olur onlar için...
*
Eren :" Gelmeyecekmisin bugün?"
Attığı mesaja gülümserken parmaklarımı klavyenin üzerinde hareketlendirdim..
" Sahile gel bekliyorum seni." Mesajı atıp telefonu kapatıp yatağımdan kalktığımda dolabımın önüne geldim.. şimdi tam bir hanfendi olmalıydım dolaptan bir etek bir bluz ve bir çorap çıkardığımda giyindim.. saçlarımı dalgalandırıp hafif bir makyaj yaptığımda anneme seslendim.
" Anne ben çıkıyorum Nesrin'le sahildeyim."
Annemin tamam kelimesinden sonra çantamı ve telefonumu alıp çıktım.. Eren çok yakışıklı bir adamdı.. onunla birlikte olurken sürekli sırıtmaktan göz altımda kırışıklar başlamıştı... Vakit kaybetmeden sahile geldiğimde onu iskelenin yanındaki bankta fark etmiştim yavaşça yanına ilerleyip seslendiğimde gülümsedim..
" Selam.." ayağa kalkıp kolunu belime sardığında kollarımı boynuna doladım..
" Hoş geldin." Geri çekilip yanına oturduğumda gözlerindeki parıltı ile kulaklarıma varan ağzımı birleştirmeye çalıştım..
" E nasılsın." Bazen bir kafede bazen sahilde saatlerce konuşurduk.. kendisi doktordu kazadan sonra beni hastaneye götürdüğünde öğrenmiştim. Aramızda fazla bir yaş farkı yoktu o yüzden iyi anlaşıyorduk..
" Seninle daha iyi oldum." Dudaklarım kıvrılırken karnımdaki kelebeklerin uçuşması kalbimi hızlandırıyordu..
**
Merhabalarrr
Nasılsınız
Bölümleri uzun tutmaya çalışıyorum umarım iyi ilerliyordur🩵
Ereni hatırladınız mı bilmiyorum bir bölümde bahsetmiştim..
Yani bu aralar final yapmak istiyorum ama bitirdiğimde yeni bir hikâyeye başlayacağıma adım kadar emin olduğumdan sürdürmekte istiyorum bakalım otuz otuzbeş bölüm her hal final gelir neyse öptümm..
Oy ve yorumlarınızı bekliyorum canlarım 😻