İçeriğe geç

Yaz Çiçeğim

Bölüm 11 · 7 dk okuma

Yaz Çiçeğim

Bölüm 11

Zor gün

Pastanede işe girdim.. bir evim vardı.. kendi ayaklarımın üzerinde durabileceğimi hissediyorum.. anne ve babamın acıları her ne kadar kalbide olsada hayata tutuna bilme gücüm vardı..neden mutlu değildim o zaman..

Kalbim ve aklım ayrıydı burası İstanbul kalbime iyi gelmiyordu heleki adım attığım adliye paramparça ediyordu beni.. karşımda soğukkanlı bir adam vardı... gözleri gözlerime değince yüreğime kor ateş deydiren görmediğim günlerin acısını hissettiren adamdı.. tekrar bu aşkın acı çeken yanı bendim.. ve bundan nefret ediyorum!

Kızaran gözlerimi kapatan saçlarımı geriye aldım. Öyle bir kenara geçip hiç bir şey yaşanmamış gibi duramazdı.. gerçi benimkide akıl adam bedeninden bir kolunu kaybederken bile bir damla göz yaşı akıtmadı benimle boşanacağınamı üzülecek..

Kulaklarıma onun telefon sesi doldurmuştu. Sol elini cebine atıp telefonu çıkardığında sesize almıştı.. merak ediyorum yani nasıl sol kolu ile yaşadığını yemek yemekte kıyafet giyerken zorlanıyordu şimdi nasıl yapıyordu üstelik yurtdışına gidecekti.

Kahverengi gözleri elalarımı bulduğunda derince yutkundum.. o kadar doluyum ki hüngür hüngür ağlasam içim rahat etmeyecekti.. kaçırdım ondan elalarımı parmaklarım boynumu bulduğunda kabuk bağlamış yaramı deşmek daha iyi geliyordu.. canım yanıyordu evet ama en azından canımın oradan yandığını hissediyordum ..

Büyük kapı açıldığında kulaklarıma dolan ses ile kaçırdığım elalarım kahverengi gözleri buldu..

" Davacı Naz Akar, davalı Ateş Akar mahkeme salonuna." Bu koridorda yalnızca biz ve avukatlarımız vardı.. yavaşça oturduğum yerden kalktığımda salona adımladım yanıma geldi kokusu burnuma doldu... Derin bir nefes aldığımda Avukatımın yanına diğer tarafa geçmiştik Ateş tam karşıma geçtiğinde hakimin gelmesi ile yerlerimize oturduk..

Anlaşmalı olarak boşandığımızdan tek bir soru soruldu boşanmayı kabuk ediyormusunuz hakimin bana sorduğu soru ile yorgunca nefesimi verdim.. aşk iki kişilikti seven ve sevilen..sevdim sevildim mi bilmiyorum ama çok sevdim ama artık maziye gömme vakti gelmişti her aşk ölümsüz değildi değilmi..

Elalarımı onu kahverengi harelerine çevirdim gözlerinin içine bakmak istedim ama isteğimde hissimde yalan olduğundan kaçırdım harelerimi dudaklarımı aralarken..

"Boşanmak istiyorum..hakim bey."

" Sen Ateş Akar karın Naz Akar'dan boşanmak istiyor musun.."

Gözlerimin dolmaması gerekiyordu.. mutlu olmam gerekiyordu değil mi sonuçta beni sevmeyen bir adamdan ayrılıyordum mutsuz bir evlilikten çıkıyorum.. düşüncelerimden onun soğuk sesi ayırmıştı..

" Boşanmak istiyorum.." Boşanmak istiyorum on yedi harften oluşan bu kısa cümle ile resmi nikahımız sona ermişti..dini nikahımızı bozmamıştık oda bugün bitecekti..İsmimin yanındaki soy adı silinmişti ben eskisi gibi Naz Serhan'dım..

" Duruşma bitti Naz hanım yolunuz açık olsun." Kerem avukatın söylediği ile kafamı hafifçe salladım ayaklarım tutulmuştu sanki çok garip hissediyorum kendimi.. öylece bekledim.. hiç kimsenin gelmiyeceğini bile bile bekledim neyi beklediğimi bilmeme rağmen.. düşüncelerim çığ gibi büyürken dakikalar sonra oturduğum sandaliyeden ağaya kalkmıştım.. Salondan çıktığımda gözlerim onu aradı burada olması gerekiyordu daha dini nikahı bitirmemiştikki..

Ara koridorlara bakındığımda bulamamıştım cebimden telefonumu çıkarıp isminin üzerine bastım..

" Aradığınız numara kullanılmamaktadır." Kulaklarıma dolan ses ile bıkkınca nefes verdim bu kadar hızlı olamazdı..bir saat sonra uçağım vardı ve Ateşi bulamamıştım öküz işte her şeyi tam yapar bunu yarım bırakır. Adliyeden çıktığımda Elif'i aradım mahkeme salonunda oturup sakinleşmeyi beklemeyecektim..

" Efendim Naz."

" Şey..Elif biz boşandıkda..ama dini nikahımız kaldı abini bulamadım yeni numara almış onu ararmısın nikâhın son bulması için son kez buluşmamız gerekte benim bir saat sonra uçağım var.." hızlı hızlı konuşunca afallamıştı bir kaç saniye sesini alamamıştım..

" Naz abim şu an çoktan uçağına binmiştir daha yeni annemle konuştu ." Uçarak mı gitmişti bu adam diyeceğim ama adliye havaalanına yakındı kaybettiğim zaman onun uçağa binme zamanına fazlaydı bile..

" Ne yapacağım şimdi " dediğimde sıkıntılı.bir nefes verdim şehir dışına uçmamıştıki yurt dışına gitmişti arkadan arayan Resul dayı ile Elifle vedalasıp ona dönmüştüm..

" Naz iyimisin." Sakin sesi ile gülümsedim yavaşça..

" İyiyim çıktım bende havaalanına gideceğim.." burada yapacağım bir şey yoktu Ateşi bekleyemezdim mecbur dönecektim evime..

" Güzel bizde seni bekliyoruz İzmir'e indiğinde haber ver. " Dediğine tamam derken bir taxi bulup bindim.. ne yapacağım şimdi hayla kocamdı ve bu çok kötüydü..taxi durduğunda ücreti ödeyip indim. Resul dayı'ya anlatıp canını sıkmak istemiyorum zaten resmi nikah bitmişti bir gün yüz yüze gelip dini nikahıda bitiririz. Uçağıma bindiğimde gözlerimi kapadım uyku iyi gelebilirdi belki..

*

" Her şey bitti değil mi." Alperin sesi ile kahve bardağımın kulpundan tutup ona döndüm dudaklarımı aralarken..

" Şey aslında hayla bitmiş değil." Kaşları çatıdığında sorar gibi bakınmıştı.

" Resmi nikah bitti evet ama dini nikahımız hayla devam ediyor ben salondan çıkana dek o havaalanına gitmiş bile unutmuş sanırım yoksa çoktan bitmesi gerekiyordu."

Aramızdaki kısa sessizlikten sonra sesini duymuştum..

" Elbet bir gün oda biter boşver takılma." Ona Ateşten hiç bahsetmemiştim sadece evlendiğimiz ve boşandığımı biliyor en iyiside bu zaten..bana yakınlığını fark ediyordum ama şu an bir ilişki kaldıramazdım ki Alpere farklı bir göz ile bakamıyordum..

Bardağımdaki bir yurdumu daha aldığımda önümdeki masaya bıraktım.

" Fazla şeker alıyorsun zarara gireceksin." Dediği ile arkama yaslanıp gülümsedim yan yana oturmuştuk o yüzden koluma deyen saçlarımı sürekli çekmek zorunda kalıyordum rahatsız olmaması adına.

" Bir şey olmaz ."

" Saçlarını salsanmı ." Parmakları saçlarımda gezindiğinde bir kaç saniye sonra çekmişti. Derin bir nefes aldığımda konuyu değiştirmek adına dudaklarımı aralamıştım.

" Çok sıkıldım bir şeyler yapalım zaten pazar gününe kadar boş kalmayacağım." Dediğim ile elalarım evde dolaştı. Beni evine davet etmişti bende bir kahveye gelmiştim sıradan erkek evi değildi ablası içinde yaşadığından daha süslenmişti.

" Sahile gidelim yada iki günlük bir şenlik var bahar şenliği oraya gidelim." Sahil değilde şenlik keyifli olabilirdi şenlik teklifini kabul edip evden çıkmıştık İzmir gerçektende güzel şehirdi yaklaşık yarım saat sonra şenliğin kurulduğu alana geldiğimizde elalarım hayranlıkla ormanlık alandaki süslemelerde gezindi çok güzeldi bir yanda ağaçların içinden şemsiye sokağı havası vermişlerdi diğer yandan çiçekler diyarına gelmiş gibi hissediyordum.. yemekler oyunlar çok keyifliydi.

" Her yıl bahar şenliği kaçırmayan biri olarak İzmir'in en güzel zamanına hoş geldin."

Dudaklarım kıvrıldığında çiçeklerin olduğu tarafa ilerlemiştik renk renk çeşit çeşit vardı..tohum satılan yere geldiğimizde yaz çiçeği olan süsen ve küpeli çiçeğini almıştım aslında tilki kuyruğu çiçeğinin tohumunu alıp almamakta kararsız kaldamda onuda aldım bunları eve götürüp yatak odamın balkonunda dikmek için heycanlanıyorum..

Çiçek bölümünü geçip el yapımı çanta elbise bileklik tarafına geçtik. Alper benim için bir çanta beğenip almıştı pullu kahverengiydi bunu siyah elbisem ile meçleyip giyebilirdim.

Dolaşırken bende ona bir şey almak adına bakındım tarzını fazla bilmediğimden çaktırmadan soru sormaya çalıştım.

" Senin en sevdiğin renk ne." Dediğimde eline aldığı saate bakındım.

" Kahverengi sanırım." Elalarım gold bileklerin arasında dolaşırken zincir üstüne kıvılcımlar çıkan bir bileklik fark etmiştim.. bu bileklik Ateşin bilekliğinin aynısıydı..onun bilekliğini evde yatağımın yanındaki çekmecede saklıyordum düşüp kaybolmasın diye.. parmaklarım arasına aldığımda Alperin sesi kulaklarımı doldurmuştu.

" Doğru bir seçim." Afallayarak ona bakarken geri çekilmiştim.

" Neden bıraktın bana almayacakmısın yoksa." Dediği ile gülümsemeye çalıştım.. bu bilekliği almak istemiyorum..

" Daha güzel şeyler var onlara bakalım" dediğimde satış yapan abla araya girmişti.

" O bileklik çok güzel gümüş olanı erkeğe daha iyi gider." Alt kısımdan gümüş rengini çıkardığında diyecek bir şey kalmamıştı Alper beğenmişti ve çoktan elleri arasına almıştı.

" Ücreti ne kadar." Derin bir nefes aldığımda cüzdanımı çıkardım.

" Seksen lira ." Parayı verirken Alpere döndüm nasıl olsa iki gün sonra kaybolur o yüzden üzerine gitmeyip havanın tadını çıkardım.. yeni çeşit yemekler denemek çok eylenceliydi içecek bölümünde bilmediğim tatları fark etmiştim..

Geç saatlere kadar burada bir çok şey yapmıştık ata binmeyi öğrenmiştim hatta dilek balonu ile dilek diledim...

Ne dileğime gelirsek sadece mutluluk diledim..

Eve dönüşte ise baya yorulmuştum karnımı orada doğurduğumdan aç değildim.. araba evimin önünde durduğunda elalarımı bana hayranlıkla bakan adama çevirdim.. gün boyunca etrafımda pervane olmuştu.. onu kırmak istemiyorum..

" Her şey için teşekkür." Yavaşça gülümserken direksiyondaki parmakları dizimin üzerindeki elimi kavradı yavaşça..

" Naz." Soğukça gülümsedim ne yapacağımı bilmiyorum.. " Hım.." dediğimde gözleri gözlerimden yüzümde gezindi derince yutkunuş sesini duyduğumda sesini duymuştum..

" İtirafım ergence gelebilir ama ben senden hoşlanıyorum Naz..ilk andan beri sana yenik düştüm." Elalarımı ondan alıp apartmanın etrafında gezdirdim ona karşı bir şey hissetmiyorum yeni bir ilişkiye hazır mıyım bilmiyorum..

" Şu anki şaşkınlığını anlayabiliyorum sonuçta daha yeni boşandım hemen bir şey söylemene gerek yok ben sen bana karşı bir şey hissedene kadar seni bekleyeceğim.."

*

Bir bölümün daha sonuna geldik..

Sizce olaylar nasıl ilerliyor, Alper hakkında ne düşünüyorsunuz?

Oy ve yorumlarınızı bekliyorum hoşçakalınn 🥰

Bölüm sonu

2 yorum

  • Birde kitap çok güzeldi bir oturuşta 11 bölümüdw bitirmişim yeni bölümü bekliyorumm

    1Yanıt
  • Kesin şey olacak bunlar dini evliliği bitirmek için bulaşacak sonra ateş Alperin bileğindeki bilekliği görecek ve kendi bilekliği sanacak filan lar falanlar

    1Yanıt