Nasıl geçiyor günlerim dalgalı yada huzurlu, aslında ikisinin arasında bir yerdeyim bir yanım uzaklaştığı için iyi olacaksın derken diğer yanımda ne kadar gidebileceğimi test ediyor..
Derin bir nefes alırken geçen günlerden sonra ev bakıyordum kendime göre bir artı bir iki artı bir falan küçük ama sıcak , büyük olup yalnızlığımı yüze vuracak bir şey olmasın.. şu anki olduğumuz ev çok güzeldi yatak odası büyük ve balkonlu bunu sevmiştim mutfakta güzeldi sadece dolap rengi kahverengiydi oda halledilmeyecek bir şey değil ve balkon küçüktü neyse artık sadece kıyafet sererdim.. salon ise en az yatak odası kadar vardı buraya bir l koltuk birde yemek masası güzel olurdu televizyon ünitesine gerek yoktu duvara montelenirdi..
" Beğendim mi Naz." Bartu'nun sesi ile ona döndüm koridora bakıyordu ..Bartuyla iyi anlaşacağımızı bildiğimden aramızda sorun yokru iyi bir çocuktu sadece Resul dayı ile araları limoniydi..
Resul dayı'nında işi olduğundan gelemedi ne kadar çok istiyordu ev gezmeyi.
" Çok beğendim burası olsun bence." Yüz ifadesi onunda beğendiğini söylüyordu .
" Bencede en güzel burası manzarasıda iyi. ." Evet manzara güzeldi fazlasıyla.
" İsterseniz gerekli işlemleri başlatalım." Emlakçının dediği ile kafamı olumlu anlamda sallamıştım salondan çıkıp birlikte aşşağı indiğimizde ettafda göz gezdirdim.
Binanın önünde çardaklar olması iydi fazla kalabalık değildi neyseki .
Birlikte ev sahibi ile görüşüp notere gittik param yetiyordu ama en üst kat olduğu için yüz binim eksik kaldı Bartu ne kadar ben veririm desede istemedim gelir gelmez onlara borç yapmak istemiyorum..o yüzden takside bağlayıp çalışıp yavaş yavaş ödeyeceğim kira gibi dört beş ayda biter diye düşünüyorum..
Tabi ev paramın yanında mobilya param vardı..bir an eskilere gittim babam hiç bir zaman bize para sıkıntısını söylemezdi sürekli çalışıp ihtiyaçımızı görürdü onu çok seviyorum ve çokta özlüyorum.. o zamanlar babam yeni bir iş kurma hayalindeydi şu an harcadığım paranın bir miktarı onun hayali idi.. restorand zincirleri olmasını çok isterdi gerçi belli olmaz belki küçük bir pastane açıp zamanla büyürüm onun kebapçı dükkanları yerine pastaneler olur belki birazda olsa benimle gurur duyar...evet bunu yapmalıydım. Ve bunun için önce bir pastanede çalışmam gerek detayları öğrenmek için..
Önce kendime uygun mobilya bakarken bir kaç iş ilanına başvurup haberlerini bekledim. Salona için bej l koltuk yemek masası aldık.
İki kişilik yatak fiyatı uçuk olduğundan tek kişilik bir yatak ve beyaz bir dolap aldım kendime.. küçük ama benim için büyük olan makyaj masamda olduğunda halı almıştım her yere küçük küçük perdede alıp işi bitirdim iki güne bitirmeliydim çünkü pazartesi günü işe başlıyordum elimdeki telefondan gelen mesaja gülümsedim bu sefer mutlu olacaktım...
Her şey yeni başlıyordu tek başıma olmam beni duraklatsada başaracaktım..
*****
" Yermisin." Seranın sesi ile elindeki meyve tabağından bir çilek aldım kucağımdaki Adel'ede aldığımda onun heycanlı sesi gülümsetmişti beni.. yanaklarına dudaklarımı sertçe bastırırken huysuzlaşmasıda ayrı güzeldi.
" Al evine götür istemiyoruz artık onu." Bartu'nun bıkmış sesi ile Adel'i göğsüme yasladım götürüp büyütürdüm valla.
" Götürürüm tabi aşkım ya bu kız benim." Bebek kokusunu içime çektiğimde elindeki çilek ile ağzının yolunu bulmaya çalışıyordu kolundan tutup yavaşça meyvesini yemesine yardım ettim. Kafamı kaldırdığımda Bartu'nun düşünceli hali ile dudaklarımı araladım..
" Baban ile barışmadım mı." Dediğimde kafasını hayır anlamda sallamıştı..
" Bu müzik işine oluru yok okuyup mimar falan olmamı istiyor ne yapacağım bilmiyorum bu akşam müsaden olursa sana geleceğim ev boğuyor."
" Gelebilirsin Koltukta uyumak sana çook iyi gelecek." Gülmesi ile bende kıkırdamıştım..
" E sen nerede işe girdin." Sorusu ile geriye yaslanıp yanımdaki meyve tabağından çilek aldım.
" Merkezdeki Yazıcı pastanesinde yarın başlıyorum bakalım." umarım gönlüme göre olur..zaten diğer hafta bir günlük izin alacağım İstanbul'a gitmek için.. merak ediyorum doğrusu Ateşin şu an ne yaptığını... telefonumu elime aldığımda Bartu'un sesini duymuştum.
" Hayırlı olsun Naz." Gülümsediğimde Adelin saçlarına dudaklarımı bastırıp yere oyuncakların arasına bıraktım.. Elif beni bir kaç defa aramıştı ama ben onu hiç aramadım mesaj atıp neler yaptıklarını öğreneyim bari..
" Selamm neler yapıyorsun." Dediğimde anında görmesi mutlu etmişti beni..
" Selam, alışverişe çıktık annemle geziniyoruz. sen " Hmm öyle bodoslama söylemek istemiyorum ama içim içimi yiyor.
" Öyle bende Bartu ile oturuyorum yarın işe başlayacağım."
" Way be iyiymiş , Bartu'nun sosyal medya hesabını atsana ama söyleme sakın." Cümleyi okuduğumda dudaklarım kıvrıldı ona bakmak için istemediğini biliyordum o yüzden sosyal medyasını kopyalayıp attığımda ne diyeceğini bekledim. Dakikalar geçtikçe bir çevrim içi olup gidiyordu en sonda ekranda belirlenen üç nokta ile bekledim.
" Aranız nasıl arkadaşmısınız yoksa başka bir göz mü var."
" Neden sordun hoşlandın mı yoksa " gülümseyerek attığımda şu an ekrana afallayarak baktığını hissedebiliyordum.
" Yok tipim değil hem sevgili işine girsem senden Keremin numarasını isterdim neyse yani anneme bahsedeyim abimin yanında oda kıskanıp boşanmaktan vaz geçsin diye." Yani evet Kerem Bartu'dan daha yakışıklı Bartu'dan yakışıklı ama ikisini karşılaştırınca birinci Avukat oluyor işte.. Elif'in dediğine bir şey diyemedim biz ateşle bitmiştik çabalamak boştu.
" Benden bahsetme bundan sonra onunla aynı cümlede ismimi istemiyorum." Yazdığımda ağlayan kalp göndermişti bu emoji biraz garipti..
" Sen nasıl istersen iyi insan lafın üstüne gelir zaten abim geliyor ileriden öptüm." Dediğine kalp koyarken derin bir iç çektim. Ne yapacağım bu konu hakkında bilmiyorum bir an önce şu boşanma günü gelsede kurtulsam.
" Naz hazır boşsun seni Alper ile tanıştıracağım Tijenin kardeşi." Tijen abla ile tanışmıştık bugün yarın yurt dışına gidiyormuş iş için buradada arkadaş kimse yok tanışıp ortamlara kayarız..
" Olur."
" Bu akşam altıda yemek yiyelim sahil kenarındaki restoranda uygun mu." Kafamı olumlu anlamda salladığımda Yasemin abla gelmişti komşusuna kahve içmeye gitmişti onu görüp Bartu ile bizim eve geçmiştik..ben akşam için kıyafet seçerken oda görüntülü bir şekilde kavuşamadığı sevgilisi ile konuşuyordu kızın ondan hoşlanıp hoşlanmadığını test ediyordu..
Siyah bol paça pijema ve beyaz omuzlarımı açıkta bırakan tişörtümü giydiğimde saçlarımın buklelerini belirginleştirdim.. hafifçe bir makyaj yaptığımda hazırdım gideceğimiz yere bakmıştım internetten lüks değildi o yüzden rahattım zaten hazırlanacak gücüm yoktu.
Odadan çıktığımda salonun kapısına yaslandım dudaklarımı aralarken ." Gidelim mi?." Gözleri beni bulduğunda ıslık sesi ile gülümsedim gözlerinde hiç bir kötü anlam yoktu o yüzden seveceğim galiba bu çocuğu..
" Way.. way..way.. cool akrabam ya." Ayağa kalkıp yanıma geldiğinde cüzdanımı alıp gülerek evden çıkmıştık.. sahil bana yakınmış bunu şimdi öğreniyordum o yüzden arabayı bırakıp yürüyerek ilerledik sokaklar çok hoştu resimler ile dolu idi..
Restorandın önüne geldiğimizde gözlerim mavi denizi buldu sonrada kulaklarıma dolan sesi duydum.
" Alperim." Bartu'nun sesi ile arabaların oradan gelen adamı buldu gözlerim. Siyah kıvırcık saçları buğday teni çarptı gözüme yanımıza yaklaştıkça benden bir kaç santim uzun olduğunu fark etmiştim Bartu ile tokalaştığında gözleri beni buldu.. gözleri beni süzdüğünde gülümsedim bakışları Işıldamıştı ama çaktırmamaya çalışıyordu.
" Alper." Elini uzattığında yavaşça sıktım elini dudaklarımı aralarken.
" Naz." Gülümsediğinde yanağındaki gamzeye kaydı elalarım. Birlikte içeri girip cam kenarına oturmuştuk Bartu kız arkadası Ceylanıda davet etmişti tatlı bir kızdı ama insana çok sinsice bakıyordu garip..
Menüye göz gezdirdiğimde salata ve içecek istemiştim evde pizza vardı ben yapmıştım bu sabah gidip onu yemek istiyordum o yüzden karnımı fazla doyurmayacağım..
" Sen evlimisin." Alperin sesi ile gözlerim onu buldu Bartu'nun şaşkınlığı benden daha çoktu bir anda böyle bir soru sorması şaşırtmıştı.
" Evet önünüzdeki günlerde boşanacağım." Garson siparişimi önüme koyduğunda gülümseyip salatamdan bir kaç çatal aldım o sırada Ceylan ve Alperin arasında dönen konuşmayı dinledim bir süre.
" Sen ne işte çalışıyorsun Alper."
" Ben bilgisayar mühendisiyim ."
"Kaç yaşındasın peki."
" 25."
Ceylan'ın Alperi soru yağmuruna tutması ile onun hakkında bir kaç şey öğrenmiştim.onun kadar değil ama bende bilgisayarda iyiydim. Saatler geçtikçe birbirimizi daha iyi tanıdık Ceylan Bartu ile kendi müzik grubunu kurmak istiyordu sesinin güzel olduğunu Bartu dillendirdiğinde Ceylan utanmış gibi yapıyordu. Alper'de Ablası Tijen abla ile yaşıyormuş ailesi başka yerde yaşıyor öyle söyledi. Ve kendini anlatma sırası bana gelmişti..
" Sen neler yapıyorsun Naz." Ceylan'ın sorusu ile elimdeki meyvesuyumu masaya bıraktım.
" Ben liseyi bitireli bir yıl falan oldu yarın pastanede işe başlayacağım sonrada açıktan üniversite okurum diye düşünüyorum öyle yani." Dediğimde tekrar meyvesuyumu alıp dudaklarım arasına aldım tadı nefisti.
" Şey..sen kocanla neden boşanıyordun." Ceylan'ın çekingen sesi ile gözlerim denizi buldu iç çekerken.. neden boşanıyordum ben..
" Bizim evliliğimiz aşk evliliği falan değildi öyle annesi annemin ahretliği olunca bana sahip çıkmak istedi oğlu ile evlendirmenin doğru olacağını sandı ama kader böyle değilmiş."
Masada sessizlik oluştuğunda Alperin sesi kulaklarımı doldurmuştu..
" Hayla seviyormusun eski kocanı."
" Daha boşanmadılar ." Alper eski kocam dedi ama Bartu lafı koymuştu gerçi bir kaç gün sonra eski kocam olucak.. Ateş Akar benim sevdiğim adam... eski kocam olacaktı ne kadar garip..
Derin bir nefes aldığımda Alperin söylediğine cevap verdim..en doğru şekilde dürüst olarak vermiştim cevabı mı.
" Seviyorum..hemde çok..ama kendisi benden hiç hoşlanmadı tek taraflı o yüzden." Alperin bakışları elalarımdan restoradda gezindiğinde derince yutkundum..o Bartu kadar bana temiz bakmıyordu bakışları ve sesindeki o sıcaklık hoşlandığının belirtisiydi..
" Biraz yürüyelim mi." Bartu'nun sesi ile hepimiz olumlu anlamda kafamızı sallamıştım hesabı Bartu ve Alper ödediğinde kıvırcıklarımı düzeltip çıkmıştık birlikte hava çok güzeldi burasıda çok güzeldi.. iki sevgili olarak Ceylan ve Bartu önden yürüdüklerinde Alper ile baş başa kalmıştık..ona herhangi bir duygu hissetmemiştim.. kalbim dolu olmasa hissedermiyim bilmiyorum..
Kafamı kaldırıp çaktırmadan yüzüne baktığımda önüme döndüm bal renginde gözleri vardı siyah saçları ona çok Avrupa'yı bir hava katmıştı yalan yok yakışıklıydı Ateş kadar olmasada geniş omuzları ve boy uzunluğu vardı..
Onunda bana baktığını hissettiğimden gülmemek için yanak içimi ısırdım..
" Pamuk şeker istermisin Naz." Dediği ile adımlarım durdu isterdim hemde fazlasıyla..
" İki tane yeter." Pamuk şeker harbi çok güzeldi.
" Kibarlık olsun diye bir tane veya hiç istemezsin sanmıştım." Kıkırdadığımda önümdeki marketten iki tane almıştık Pembe ve mavi.
" Alimmi almayayımmı." Tatlı çıkan sesim ile gülümsemişti..
" Eline aldın artık elinden alırsam ağlarsın." Dediği ile aklıma Ateş geldi tekrardan bu küçük çocuk muamelerini hep o yapardı bay huysuz işte.
" Şaka yaptım." Donmuş yüzümü fark etmediğimden gülümsedim hemen tabikide sesindeki alaylı tonu anlamıştım.
" Aklıma başka bir şey geldi ondan ." Ücreti ödediğinde elimdeki mavi olanı ona uzattım. Elimden alırken alaylı sesimle konuştum onun gibi.
" Kibarlık olsun diye uzatmıştım." Gamzesini ortaya çıkaracak kadar gülümsediğinde paketimi açıp bir kaç tutam yedim aroması çok hoştu..
" Bir yıl önce liseyi bitirdiğine göre on dokuz yaşındasın, evlenmeyi nasıl bu kadar hızlı kabul ettin." Sorusu ile düşünür gibi yaptım Ateşi ilk gördüğüm andan hoşlandığımdan mı onun bana verdiği güvenden mi yoksa yanlız kalma korkusundan mı bilmiyorum..
" Ben annemi ve babamı kaybedeli yakın olmuştu o zaman kimsem yoktu onları yakın gördüm öyle yani.."
" Boşanınca kalıcı olarak mı buradasın." İkinci sorusu ile kısa bir cevap verdim." Hı hı."
Yavaşça Bartuları takip edip evimin önüne gelmiştik evimin..bu kelime garip geliyordu..
" Naz ben Ceylanla birlikteyim ." Bartu'nun sesi ile onlara el salladım.. yanımda olan Alpere döndüğümde dudaklarımı araladım..
" Seni eve davet etmek isterdim fakat eve erkek almıyorum." Dediğimde alaylı sesini duymuştum..
" Bartu kız mı haberimiz yok." Gülümserken aynı onun ses tonunda konuşmuştum.
" Olabilir.. ya Bartu kayıp ikizim olabilir.." yolda konuştuğumuz yetmiyormuş gibi binanın önünde konuşuyorduk eğlenceli bir çocuktu beni güldürüyordu.. Telefon numaramı istediğinden vermiştim birbirimizi kaydettiğimizde vedalaştım onunla.
" O zaman iyi akşamlar sana.." bir kaç adım bina bahçesine ilerlerken el salladım..
" İyi akşamlar Naz." Ben içeri geçene kadar beklemişti beni..eve geçip ışıkları yaktığımda pencereden ona bakındım deliydi bu adam hayla gitmemişti..
*****
Merhaba herkeseee 🎀
Nasıl ilerliyoruz sizce..
Alperi ve Bartuyu nasıl buldunuz..
Oy ve yorum yapmak isterseniz hemen yapın çünkü merakla düşüncelerinizi bekliyorumm🥰