İçeriğe geç

Yasaklı itiraf

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Yasaklı itiraf

Bölüm 2

Bölüm 2 – Gölgedeki Sırlar

İlk karşılaşmalarının üzerinden birkaç gün geçmişti.

Furkan hayatına normal şekilde devam etmeye çalışıyordu. Dersler, ödevler ve arkadaşlarıyla geçirdiği vakitler günlerini dolduruyordu. Ancak ne zaman kütüphanenin önünden geçse aklına istemsizce o gün geliyordu.

Mert.

Aslında onu tanımıyordu. Hakkında bildiği tek şey kampüste tanınan biri olduğuydu. Buna rağmen birkaç saniyelik karşılaşma zihninde beklenmedik şekilde yer etmişti.

O gün öğleden sonra Furkan, kantinin arka tarafındaki masalarda oturuyordu.

Yanında Ege ve Can vardı.

Can grubun en hareketli kişisiydi. Sürekli konuşur, herkesi güldürmeye çalışırdı.

"Bu dönem kesin kalacağım," dedi dramatik bir sesle.

Ege güldü.

"Geçen dönem de aynısını söyledin."

"Bu sefer farklı."

"Hayır."

"Bu sefer gerçekten farklı."

Furkan gülümseyerek arkadaşlarını dinliyordu.

Tam o sırada kantinin girişine doğru bakınca bir grup öğrencinin toplandığını gördü.

İnsanlar bir ilan panosunun önünde konuşuyordu.

"Yine başlamışlar," dedi Ege.

"Ne başlamış?" diye sordu Furkan.

Can sandalyesine yaslandı.

"Olayları bilmiyor musun?"

"Neyi?"

Ege sesini biraz alçalttı.

"Eski laboratuvar meselesini."

Furkan kaşlarını kaldırdı.

"Kampüs efsanelerinden biri mi?"

"Biraz öyle."

Can araya girdi.

"Üç yıl önce kapatılan bina."

"Sonra?"

"Sonra kimse tam olarak neden kapandığını öğrenemedi."

Furkan ilgilenmeye başlamıştı.

"Dekanlık açıklama yapmadı mı?"

"Eksik yaptı."

Can çevresine baktı.

"İnsanlar farklı şeyler anlatıyor."

"Mesela?"

"Kayıp belgeler."

"Saçma."

"Kavga."

"Olabilir."

"Ve kaybolan bir öğrenci."

Bu kez Furkan sessizleşti.

"Emin misiniz?"

"Kimse emin değil."

Ege omuz silkti.

"Ama her yıl bu söylentiler yeniden ortaya çıkıyor."

O sırada konu değişse de Furkan'ın aklında bu hikâye kalmıştı.

Aynı saatlerde Mert kampüsün spor salonundaydı.

Yanında Kerem ve Selin'in erkek kardeşi olan Arda vardı.

Arda diğerlerinden daha ciddi biriydi.

Mert ağırlıkları yerine bırakırken Arda konuştu.

"Bu sabah yine eski binanın önünde güvenlik vardı."

Kerem gözlerini devirdi.

"Yine mi o konu?"

"İnsanlar konuşuyor."

"İnsanlar her şeyi konuşuyor."

Arda başını salladı.

"Bu farklı."

Mert sessizce su şişesinden bir yudum aldı.

"Ne olmuş?"

Arda çevresine baktı.

"Birisi içeri girmiş."

Kerem güldü.

"Harika."

"Ciddiyim."

"Sonra?"

"Güvenlik görevlileri sabaha karşı birini görmüş."

"Kimmiş?"

"Bilmiyorlar."

Mert ilk kez dikkatini tamamen konuşmaya verdi.

"Bina hâlâ kapalı değil mi?"

"Evet."

"O zaman biri neden girsin?"

Arda cevap veremedi.

Çünkü kimsenin cevabı yoktu.

---

Akşam üzeri kampüs yavaş yavaş sakinleşmeye başlamıştı.

Furkan kütüphaneden çıkarken havanın karardığını fark etti.

Normalde ana yoldan giderdi.

Fakat bu kez kısa yolu kullanmaya karar verdi.

Yol onu kampüsün eski kısmına götürdü.

Binalar daha sessizdi.

Işıklar daha azdı.

Ve ileride, ağaçların arasında yıllardır kullanılmayan eski laboratuvar binası görünüyordu.

Bir an durdu.

Bina uzaktan bile ürkütücü görünüyordu.

Kırılmış bazı camlar.

Kapalı perdeler.

Boş koridorlar.

Tam geri dönecekken hareket eden bir gölge gördü.

Furkan istemsizce durdu.

Birisi binanın yakınındaydı.

Uzaktan seçmek zordu.

Gölge birkaç saniye sonra kayboldu.

Furkan'ın kalbi hızlandı.

Belki göz yanılmasıydı.

Belki değildi.

Tam o sırada arkasından gelen sesle irkildi.

"Burada ne yapıyorsun?"

Dönüp baktığında karşısında Mert'i gördü.

İkisi birkaç saniye boyunca sessiz kaldı.

"Yürüyordum," dedi Furkan.

Mert eski binaya baktı.

"Yanlış yer seçmişsin."

"Sen?"

"Arkadaşlarımla spor salonundaydım."

Furkan bir an duraksadı.

"Az önce birini gördüm."

Mert'in yüzündeki ifade değişmedi.

"Nerede?"

"Binanın yanında."

Mert birkaç saniye eski yapıya baktı.

Sonra tekrar Furkan'a döndü.

"Belki güvenliktir."

"Belki."

Ama ikisi de buna tam olarak inanmıyordu.

Tam ayrılacakları sırada binanın içinden metal bir ses geldi.

Sanki bir şey yere düşmüştü.

İkisi aynı anda binaya baktı.

Ses kısa sürmüştü.

Sonra her şey yeniden sessizleşti.

Furkan'ın içinde açıklayamadığı bir his oluştu.

Mert'in bakışları da dikkat kesilmişti.

Birileri gerçekten içeride miydi?

Yoksa kampüste dolaşan söylentiler insanların hayal gücünü mü etkiliyordu?

Bunu henüz bilmiyorlardı.

Ama o an, farkında olmadan aynı gizemin içine çekilmeye başlamışlardı.

Ve bu gizem, ikisinin hayatını beklediklerinden çok daha fazla değiştirecekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.