İçeriğe geç

Yasaklı itiraf

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Yasaklı itiraf

Bölüm 1

Bölüm 1 – İlk Karşılaşma

İstanbul'un kalabalığı, sabahın erken saatlerinde bile dinmek bilmiyordu. İnsanlar işlerine yetişmeye çalışırken sokaklar çoktan hareketlenmişti. Şehrin gürültüsü arasında yürüyen Furkan ise çevresindeki hiçbir şeyi fark etmiyor gibiydi. Kulaklığını takmış, sırt çantasını omzuna atmış halde üniversiteye doğru ilerliyordu.

Yirmi yaşındaki Furkan, sakin yapısıyla tanınırdı. İnsanlarla kolay anlaşır, gereksiz tartışmalardan uzak dururdu. Arkadaşları onun güvenilir biri olduğunu söylerdi. Ancak kimsenin bilmediği bir şey vardı: Furkan hayatı boyunca hep kendini yalnız hissetmişti. Kalabalıkların içinde bile eksik olan bir şey olduğunu düşünürdü.

Üniversite kampüsüne girdiğinde her zamanki manzarayla karşılaştı. Çimlerde oturan öğrenciler, kantine yetişmeye çalışanlar ve ders notlarını son anda gözden geçirenler...

"Buradasın demek!"

Arkadan gelen ses üzerine döndü. Gelen kişi en yakın arkadaşlarından biri olan Ege'ydi.

"Sabah sabah yine düşüncelisin," dedi Ege gülerek.

Furkan omuz silkti.

"Her zamanki gibi."

"Bir gün şu yüzünde biraz heyecan göreceğim."

İkisi konuşarak kampüsün merkezine doğru yürümeye başladı.

Aynı saatlerde kampüsün diğer tarafında başka biri vardı.

Mert.

Üniversitede onu tanımayan yoktu. Bunun nedeni sadece başarılı olması değildi. Kendinden emin tavırları, çevresine karşı mesafeli duruşu ve kolay kolay kimseyi hayatına almaması dikkat çekiyordu.

Mert kalabalığın arasında yürürken insanlar ona selam veriyor, bazıları konuşmaya çalışıyordu. Ancak o genellikle kısa cevaplarla yetiniyordu.

Yanında yakın arkadaşı Kerem vardı.

"Bu akşam geliyor musun?" diye sordu Kerem.

"Bilmiyorum."

"Yine aynı cevap."

Mert hafifçe gülümsedi.

"Belli olmaz."

Kerem başını salladı.

"Sana bir gün normal insan gibi davranmayı öğreteceğim."

"Kolay gelsin."

İkisi yürümeye devam etti.

Mert dışarıdan bakıldığında soğuk biri gibi görünüyordu. Fakat gerçekte durum biraz farklıydı. İnsanlara güvenmekte zorlanıyordu. Geçmişte yaşadığı bazı olaylar onu daha temkinli biri haline getirmişti.

Öğle saatleri yaklaşırken kampüs daha da kalabalıklaştı.

Furkan kütüphaneden çıkmıştı.

Elinde birkaç kitap vardı ve gözü önündeki notlardaydı. Tam o sırada birine çarptı.

Kitaplar yere düştü.

"Özür dilerim," dedi Furkan hemen.

Karşısındaki kişi eğilip kitaplardan birini aldı.

Furkan başını kaldırdığında ilk kez onu gördü.

Mert.

İkisi birkaç saniye boyunca birbirine baktı.

Ne Furkan ne de Mert bunun sıradan bir karşılaşma olmadığını biliyordu.

Mert kitabı uzattı.

"Al."

"Teşekkür ederim."

"Bir dahaki sefere yürürken önüne bak."

Ses tonu sert değildi ama mesafeliydi.

Furkan hafifçe gülümsedi.

"Haklısın."

Mert cevap vermeden uzaklaştı.

Furkan ise birkaç saniye arkasından baktı.

"Neydi şimdi bu?" diye mırıldandı.

Olanları uzaktan gören Ege hemen yanına geldi.

"Kime bakıyorsun?"

"Kimseye."

"Yalan söylüyorsun."

Furkan istemsizce güldü.

"Gerçekten kimseye."

Ama aklında biraz önce karşılaştığı kişi kalmıştı.

Aynı dakikalarda Mert de kampüsün diğer tarafına doğru yürüyordu.

Kerem onun dalgınlaştığını fark etti.

"Bir şey mi oldu?"

"Hayır."

"Emin misin?"

"Evet."

Fakat Mert de az önceki karşılaşmayı beklediğinden daha fazla düşünüyordu.

Belki de sadece tesadüftü.

Belki de hayatının yönünü değiştirecek ilk adımdı.

İkisi de bunun cevabını henüz bilmiyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.