İçeriğe geç

YASAK SERUM

Bölüm 12 · 1 dk okuma

YASAK SERUM

Bölüm 12

NAMLUNUN UCU

Eski deponun paslı metal kapısı büyük bir gürültüyle patladığında, içerideki silahlı adamlar neye uğradığını şaşırdı. Yoğun sis ve barut dumanının arasından giren Karan, adeta bir ölüm meleği gibi ilerliyordu.

Silah sesleri deponun yüksek tavanında yankılanırken, Vedat’ın adamları tek tek yere seriliyordu. Karan omzundan ve bacağından sıyrılan mermilere aldırış bile etmiyordu; zihninde tek bir görüntü vardı: Doğa’nın korku dolu gözleri.

Deponun üst katındaki camlı odadan silah seslerini duyan Vedat, panikle ayağa kalktı. Belindeki silahı çekip Doğa’nın şakağına dayadı.

"Yürüyün!" diye bağırdı Vedat, Doğa’yı saçlarından tutup ayağa kaldırarak.

Doğa acı içinde inledi ama içindeki korkunun yerini garip bir kabulleniş almıştı. Karan onun için buradaydı. Onca tehlikeye, mermilere rağmen kendisi için buraya gelmişti.

Saniyeler sonra odanın kapısı tekmeyle uçtu. Karan, elinde kanlı bir tabancayla eşikte belirdi. Üstü başı kan ve çamur içindeydi, soluk soluğaydı ama gözleri Doğa’ya kilitlendiği an bir saniyeliğine yumuşadı.

"Bırak onu Vedat," dedi Karan, sesi bir uçurum kadar derin ve tehditkardı.

"Bir adım daha atarsan beynini duvara kazırım!" diye bağırdı Vedat, silahı Doğa’nın kafasına daha çok bastırarak. "İmparatorluğunu bana devrettiğine dair belgeleri imzala, yoksa doktorun hayatı burada biter!"

Karan yavaşça silahını yere bıraktı. Ellerini havaya kaldırdı. "Tamam," dedi. Hayatında ilk kez birinin önünde diz çökecek kadar alçalmıştı. "Ne istiyorsan veriyorum. Yeter ki ona dokunma."

Doğa gözyaşları içinde başını salladı. "Yapma Karan! Bırak beni, kendini feda etme!"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.