İçeriğe geç

YASAK SERUM

Bölüm 13 · 1 dk okuma

YASAK SERUM

Bölüm 13

FEDAKARLIK

Vedat, Karan’ın silahını bırakmasıyla zafer sarhoşluğuna kapıldı. Dudaklarında kibirli bir tebessüm belirdi. "Demek koskoca Karan Soykan bir kadının dizlerinin dibinde diz çöktü... İşte senin sonun bu zayıflığın oldu!"

Vedat bir anlık dikkatsizlikle silahın namlusunu Karan’a doğru çevirdiği o salisede, Doğa hayatının en büyük cesaret gösterisini yaptı.

Kendi korkularını, utangaçlığını, kırılganlığını bir kenara bıraktı. Başını geriye doğru sertçe vurarak Vedat’ın burnuna çarptı.

Vedat acı içinde küfrederken silah patladı. Mermi Doğa’nın hemen yanındaki duvara saplandı.

Karan, o saliselik fırsatı kaçırmadı. Bir kaplan gibi ileri atıldı. Vedat’ın silah tutan bileğini kavrayıp ters çevirdi, tek bir hamlede adamı yere serdi. İki adam yerde boğuşurken bir silah sesi daha patladı.

Depo aniden derin bir sessizliğe gömüldü.

Doğa nefesini tuttu. "Karan?!" diye haykırdı.

Yerden ilk kalkan Karan oldu. Yüzünde soğuk bir ifade vardı. Yerde hareketsiz yatan Vedat’a bakmadan hızla Doğa’ya koştu. Ceketinden çıkardığı bıçakla Doğa’nın iplerini kesti.

"İyi misin? Sana bir şey yaptı mı?" dedi Karan, elleri titreyerek Doğa’nın yüzünü kavrarken.

Doğa hiçbir şey söylemedi. Kollarını Karan’ın boynuna doladı ve ağlamaya başladı. "Geldin... Benim için geldin..."

Karan kızı göğsüne bastırdı. "Seni asla bırakmam. Asla..."

Ancak Doğa, elini Karan’ın sırtına koyduğunda avucuna dolan sıcak ve koyu sıvıyı hissetti. Karan hafifçe sendeledi, ağırlığı Doğa’nın üzerine bindi. Mermi boğuşma sırasında Karan’ın karnına saplanmıştı.

"Karan! Hayır, hayır!" diye bağırdı Doğa, adamı yere yavaşça yatırırken. "Bana bak Karan! Gözlerini kapatma!"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.