İçeriğe geç

YASAK SERUM

Bölüm 11 · 1 dk okuma

YASAK SERUM

Bölüm 11

KANLI GECE

Zihnini örten karanlık yavaşça aralandığında, Doğa’nın hissettiği ilk şey şakaklarındaki yakıcı ve zonklayan bir ağrı oldu. Gözlerini aralamaya çalıştı ama görüşü bulanıktı. Burnuna dolan yoğun rutubet ve pas kokusu, alışık olduğu hastane dezenfektanlarından çok uzaktı.

Sırtını dayadığı soğuk beton duvardan destek alarak kıpırdamaya çalıştı ancak ellerinin arkadan paslı bir kalorifer borusuna sıkıca bağlandığını fark etti. Büyük boy gözlükleri darbenin etkisiyle yere düşmüş, birkaç adım ötesinde çatlamış camıyla duruyordu.

"Uyandın demek, küçük doktor."

Gölgeden gelen gıcırtılı sesle Doğa başını hızla kaldırdı. Karşısında, deri bir koltuğa kurulmuş, elindeki tespihi ağır ağır çeken ellili yaşlarda bir adam oturuyordu. Yüzündeki derin bıçak izi ve gözlerindeki katıksız kötülük, Doğa’nın iliklerine kadar titremesine yetti. Bu adam Vedat Karadağ’dı.

"Benden... ne istiyorsunuz?" dedi Doğa, kurumuş boğazından güçlükle çıkan bir sesle.

Vedat alaycı bir kahkaha attı. "Senden bir şey istemiyorum kızım. Senin varlığın yetiyor. Karan Soykan denen o kibir abidesinin, sırf sen incinmeyesin diye koskoca bir mafya savaşını nasıl felç ettiğini izlemek istiyorum."

"O buraya gelmeyecek," dedi Doğa, gözlerinden süzülen yaşları durduramayarak. "Ben onun hiçbir şeyiyim..."

Vedat doğrularak Doğa’ya yaklaştı, çenesini sertçe kavradı. "Kendini kandırma. Karan, adamlarımı hastanenin kapısında doğradı. Şu an bu şehri altüst ediyor. Ama buraya geldiğinde bulacağı tek şey senin cesedin ve yıkılmış krallığı olacak."

Şehrin öteki ucunda, yağmurun altında duran siyah SUV’lerin siren sesleri geceyi yarıyordu. Karan Soykan, elindeki kanlı silahı kenara fırlatıp Zafer’in yakasına yapıştı. Gözleri kontrolden çıkmış bir yırtıcınınki gibi kıpkırmızıydı.

"Nerede?!" diye kükredi Karan. "O iti nereye götürdüler Zafer?!"

"Efendim... Limandaki eski terk edilmiş depolara doğru gittikleri söyleniyor. Ama Vedat orayı tuzaklarla doldurmuştur! Tek başınıza gitmeniz ölüme yürümek olur!"

"Ben zaten yıllar önce öldüm Zafer!" dedi Karan, sesindeki o dehşet verici kararlılıkla. "O kıza tek bir zarar gelirse, bu şehri Vedat’ın başına yıkarım! Tüm adamları topla. Limanı kuşatıyoruz!"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.