İçeriğe geç

YASAK SERUM

Bölüm 10 · 1 dk okuma

YASAK SERUM

Bölüm 10

KIRILMA NOKTASI

O geceden sonra aralarına görünmez bir duvar örüldü. Doğa evine döndü ama Karan günlerce ortaya çıkmadı. Doğa her gece pencerenin kenarında oturdu, o siyah arabanın gelmesini bekledi. Kalbi ikiye bölünmüştü; bir yanı Karan’ın geri dönmesini istiyor, diğer yanı ise bunun tek doğru karar olduğunu biliyordu.

Fakat kader, onların seçim yapmasına fırsat vermeyecekti.

Vedat Karadağ, Karan’ın zaafını bulmuştu. Karan’ın Doğa’yı korumak için ne kadar ileri gidebileceğini anlamıştı. Şehri kana bulayacak o büyük hamleyi yapmak için doğru zamanı bekliyordu.

Bir salı gecesi, Doğa hastanedeki tek kişilik odasında dosya incelerken elektrikler aniden kesildi. Bütün bina karanlığa gömüldü. Jeneratörün devreye girmesi gerekiyordu ama girmedi. Koridordan çığlık sesleri yükseldi.

Doğa panikle ayağa kalktı. Masasındaki feneri yakıp kapıya doğru yürüdü. Kapı kolunu tuttuğu an, dışarıdan iki el silah sesi patladı.

Doğa çığlık atarak geriye sıçradı. Odasının kapısı tekmeyle açıldı. İçeriye yüzleri kar maskeli, elleri uzun namlulu silahlı üç adam daldı.

"Doğa Yılmaz sen misin?" dedi ortadaki adam, soğuk bir sesle.

Doğa fenerin ışığında silahların namlularını gördü. "Lütfen... Ben sadece doktorum..."

"Vedat Bey’in sana selamı var," dedi adam ve Doğa’nın tepki vermesine fırsat kalmadan başına silahın dipçiğiyle vurdu.

Doğa’nın gözleri karardı. Zihni karanlığa gömülmeden önce duyduğu son şey, hastanenin alt katından gelen ve tüm binayı sarsan o tanıdık, kükreyen ses oldu:

"DOĞA!"

Karan gelmişti. Ama belki de bu kez çok geç kalmıştı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.