Mardin; Doğu akşam eve döndüğünde bile siniri geçmemişti.Hala önüne gelen her şeyi yıkmak ve parçalamak istiyordu. Çok meraklıydı sanki o kıza.'Burnu havada şımarık'diye düşündü başta aslında konunum bundan çok farklı olduğunu bilmeden. Akşam yemeği için aşşağı indiğinde evdeki herkes Doğu'nun sinirini görerek susmuştu.Kimse bu sinirden nasibini almak istemiyor ve hatta korkuyordu.Tek bir kişi dışında. "Oğlum ben kızın baba-"Harun ağa daha cümlesi tamamlanmadan Doğu tarafından durdurulmuştu. "Baba lütfen kız şımarığın teki.Yiyecekmişiz gibi anında engellemiş.Bizde çok meraklı değiliz sonuçta.Daha fazla uğraşmayalım kızın egosunu tatmin etmek istemiyorum."dedi.Sonradan söylediği her sözden pişman olacağını bilmeden. "Kız korkmuş Doğu.Ne biçim konuşuyorsun öyle.Sen nasıl önyargılı isen kızda senin gibi ön yargılı haliyle tepkisini koymuş." "Engelleyerek mi?"Yediremiyordu kendine.İlk defa gururu incinmiş,etrafındaki bütün kadınların istediği ilgisini yönelttiği kişi onu geri çevirmişti. "Bak babası halletmiş herşeyi sana kızın numarasını bile atmış senin ona atacağın mesajı bekliyor.Bir konuş ,bir dene kestirip atma."Doğu numarasının atıldığını görememişti.Neden bilmiyordu ama telefonuna bile sinirliydi,bu yüzden hiç merak edip bildirimlerini kontrol edememişti.Son kez diye düşündü. "Peki öyle olsun."Bu habere tekrardan en sevinen Berfin olmuştu.İstediği olacaktı.Dünyada ondan mutlusu yoktu. Doğu sofradan kalkıp odasına geçti.Sebepsizce heyecanlıyldı.Telefonu eline aldı mesajı açıp numarayı anında kaydetti hiç düşünmeden ilk mesajı attı.Biliyordu düşünseydi yazamazdı.
��
Ronahi ekranda yazan mesaja bakakalmıştı.'Her şey bitti' diye düşündü ilk başta.
-Siz;Hazır değildim.
-054********;Sanırım tanışmamız gerekiyor.
-Siz;Ronahi...
-054********;Doğu...
-054********;Numaramı kaydetmeyecek misin?
Ronahi o söyleyene kadar farkında değildi.Zira o kadar gergindi ki parmakları titriyor,beyni işlevini kaybetmiş gibi hissediyordu.Numarayı kaydettikten sonra sohbete geri döndü,mesaj bekledi ama o mesaj bir kaç dakika sonra gelmişti.
Doğu yeşil yöreselli uzun saçlı bir kız gördü profilde.koyu sarı saçların içine serpiştirilen altın tutamlara,kameraya bakmasada insanı kendine kaptıran yeşil gözlere baktı.Hafif kilosu vardı.Yüzü yuvarlak,elmacıkları belirgindi.Farkında olmasada sevmişti bu görüntüyü.Olgun gözüktüğünü görünce merak etti yaşını,boyunu,yanyana gelince oluşacak görüntüyü.Doğu emindi.Kendisi uzun ve heybetli bir vücuda sahip olduğu için bu kız onun yanında bıcır bıcır yürüyecek o yeşil gözlerin elalarının içine çipil çipil bakarken bulacaktı kendisini.
Hayal kurmaya başladığını fark ettiğinde ne kadar süredir o fotoğrafa baktığını düşündü.Oda aktifti.'umarım fark etmemiştir'diyip kendine kızmayı da ihmal etmedi.
-KEŞANLI;Şımarık olduğun için engellediğine emindim oysa.
Ronahi bu söze bir hayli sinir olmuştu şimdi ona duvar gibi bir yazı döşemek vardı ama dua etsinki kararını vermişti çoktan.İstenmediği yerde durmak ufacık bir toz parçası gibi hissettiriyordu ona.Bu evden gidecek babasının nefretine daha fazla katlanmayacaktı.
-Siz;Kendimce haklı sebeplerim vardı.Ön yargını anlıyorum ama bu hakaret boyutunda.
Doğu şimdiden pişman olmuştu.Sandığı üzere kendini affettirmesi gerekiyordu.Zira bu yeşil gözlü kızın mesajından sinirlendiğini kestirebiliyordu.
-KEŞÂNLI;Kusura bakma.Hadsizlik ettim ama öyle bir anda engellenince insan sebebini merak ediyor.
-Siz;Umarım tekrarı olmaz.
-KEŞÂNLI;Babam senin üniversite bıraktığını söyledi.Nerede okuyordun?
-Siz;Gazi üniversitesi işletme bölümündeydim.Sen okudun mu ya da hangi bölümü okudun?
Ronahi farkında olmasada onunla sohbet etmeye başlamıştı.Normalde yeni insanlarla tanışmayı sevmez onlarla sohbete oturmazdı.Ama bu farklı gibiydi.
-KEŞÂNLI;Marmara üniversitesinde mimarlık okudum.
-KEŞÂNLI;Ronahi,kaç yaşındasın?Yaş farkımız var gibi duruyor.Bundan rahatsız olmanı istemem.Ben yakında 30 olacağım çünkü.
Deli gibi korkuyordu Doğu.Ya istemezse ya yaşlı bulursa.Karşısındaki kızın bunu sorun etmemesini istedi.
-Siz;Benim için yaş farkı sorun değil.Rahatsız olabileceğim bir şey değil bu.
-Siz;21 yaşındayım bende.
-KEŞANLI;Evlenmek istediğine wmin misin daha küçüksün.
-Siz;Evet.Nedenini sorma Doğu ilerde bir gün anlatırım belki.
-Siz;Ne zaman tanışma faslını bitirip isteme kısmına geçeceğiz?
Doğu için bu gerçekten beklenmedikti.Biraz daha tanımak istiyor ona göre bir karar vermek istiyordu.Ama Ronahi onun gibi düşünmüyordu anlaşılan. -KEŞÂNLI;Ne yani'seni iyice tanımalıyım' diyip bir kaç aylık süreci iki yıla dağıtmıyor musun?
+Siz;Diğerleri öyle mi yaptı?Dürüst olalım kaçıncı kez evlilik yoluna giriyorsun-benimle birlikte-.?
-KEŞÂNLI;İlk defa ama sanırım sonuncusu olacak.Çünkü yeterince ciddi duruyorsun.
-Siz;Sen kendi ailenle konuş, bende kendi ailemle konuşurum uzatmanın lüzumu yok.Bir an önce olsun ve bitsin.Altın veya onun gibi bir şey istemiyorum.Düğün veya diğer eğlenceler olmak zorunda değil.Resmi nikahı aile arasında yaparız ve biter.
-Siz;İyi geceler.
-KEŞÂNLI;İyi geceler...
Doğu kabul etmişti anlaşılan.Çünkü hiç bir şey söyleyemeden kız ona resmen'kaybol' demişti.
Ne yani cidden evleniyor muydu?Bir şey vardı. Hissediyordu ama aklına bir türlü bir şey gelmemişti.Kapının çalmasıyla kendine geldi.Ev halkı hala ayaktaydı.Erken uyumayı sevmedikleri için oturup sohbet ederek çay içerlerdi terasta.
"Abiciğim müsait misin?"
"Gel Berfin."Kardeşinin meraklı bakışlarını görünce neden geldiğini anlamıştı.Berfin'in yanına oturmasını bekledi önce Berfin oturduktan sonra konuşmaya başladı.
"İstediğin olacak sanırım."Abisinin sözleri ile havalara uçacak kadar sevinmişti.
"Gerçekten mi,kabul etti mi? Ne dedi beğendin mi kızı.Amann benimkide soru tabiki beğendin.Ne dedi, 'evlenelim mi'dedi?Yoksa naz yaptıda sen mi onu ikna ettin?Aslan abim beee.Tabiki yumruk ve masa emojisi atıp'ya benimsin ya kara toprağın'dedin.Benimkide soru.Ama ben biliyordum sen bu kıza aşık-"
"Berfin nefes al.Abartma abiciğim,ayrıca kendisi istedi,ben onu değil o beni ikna etti.Bir haftaya kalmaz isteme yaparız.Bu işleri uzatmak ve abartmak istemiyor."
"NEEEEE!"Koşarak terasa çıkarak müjdeli haberi verdi.Duaları kabul olmuştu.Annesinin istediği o muşmula surat değill rapunzel kızın görümcesi olacaktı sonunda.Bu aşkın daimi destekçisiydi.
��
"Ronahi emin misin?Evlilik çocuk oyuncağı değil,gittiğin zaman bir daha dönemeyebilirsin."
Evde daraldığım için arkadaşımEvin in yanına gelmiştim.Ona bilmediklerini anlatmak istiyordum.Çocukluktan beri arkadaşken onu bu gelişmeden habersiz bırakmak büyük bir haksızlık olurdu.
"Dedim ya Evin.Evde kimse beni istemiyor resmen gitmem için kapanacaklar ayağıma."
"Haksızlık ediyorsun Eylül yengen ve Aral gitmeni istemiyor.Baban yüzünden aileni suçlama."
"Suçlamıyorum ben kimseyi.Onlar yanımda durmaktansa seyirci kalmayı seçtiler.Annem desen yüzüme bile bakmıyor,zaten bu olaylardan önce sürekli tartışırdık .Evden gitmem onun işine gelir.Abim desen 'yüce ERKAN ERTUŞ ne derse o' diyor başka bir şey demiyor.Neden bu kadar yüreksiz insan içinden yüreklilik yapıp o evde kendimi harap edeyim ki.Herkes kendi gibi insanlar ile bir hayat sürer.Belki Doğu ile anlaşırız.Belki zamanla sevgiye dönüşür."
Sessiz kaldı.Bir bomba atacaktı ortama hissettirmişti.
"Ya çocuk isterse?"
"Yaparız bir tane."
"Ronahi sen daha yürümeye üşeniyorsun.Birde çocuğa mı bakacaksın? Hem sen çocuk sevmezsin ki."
Offlayarak kendimi sırt üstü Evin'in yatağına bıraktım.Hafiften gözyaşı dökmeye başlamıştım bile.Evin de yavaşça kafasını karnıma koyarak beni teselli etmeye çalışıyordu.Ama nafile ben bu labirentte sıkışmıştım.Yolları ben içinde iken duvarlarla örtmüşlerdi.Artık sadece çıkış yolumu kapatmıyorlardı.Duvarları üstüme iterek beni sıkıştırmaya çalışıyorlardı.
Normalde ağlayan kişi Evin olurdu.O anlatır ben dinlerdim.Ama rolleri değişmiştik bu gün.Pek sulu göz olmamama rağmen son zamanlarda gözlerim sürekli dolu doluydu.Ölesiye korkuyordum,ya Doğu bana karşı saygısızlık yaparsa ya sevgilisi varsa?
Sevgili mi?"Evo kalk kalk kalk kalk.Acilen"
"Ne oldu kızım?İyice paranoyak oldun az önce ağlamıyor muyduk birlikte?"
"Ben bu çocuğa sevgilin varmı diye sormadım istedikleri anlattım sonra iyi geceler diyip kaçtım.Ya sevgilisi varsa aslında onu anlatmak için mesaj attıysa.Acilen öğrenmem gerekiyor."diyip acele ile telefonumu aramaya başladım.Ama bulamayacağım gibi duruyordu.Biz kız kıza vakit geçirelim derken odanın ırzına geçmiştik çünkü.
"Yaaaa nerede bu telefon?"
"Kızım sakin olsana.Bu çocuğun sevgilisi olsa sana yaşıyla ilgili bilgi verir miydi?Onu geçtim senin için sorun olmasını istemiyorum der miydi?Kafayı mı yedin,bir kendine gel önce."
Haklıydı.Offff bu kıza bayılıyordum,az önce benle ağlarken şimdi benle coşmuştu.Zaten hep ağlardı.Bu pislik dünya için fazla masum fazla duygusaldı ve herkesi kendi gibi zannediyor sonunda hep kırılıyordu.Simsiyah beline kadar dalgalı saçlar kocaman siyah gözleri vardı.Onunda benim gibi toparlak bir yüzü vardı ve bu onu inanılmaz tatlı yapıyordu.
Sakinleştikten sonra ona kocaman sarıldım.Ona olan sevgimi böyle göstersemde bu sarılma bir nevi veda sarılmasıydı.Çünkü evlendikten sonra bir daha buraya dönmek istemiyordum.Bendeki değişikliliği anlamış olacak ki belimdeki eli ile kalçalarıma hafifçe vurdu.
"Hadi yeter bu kadar duygusallık.Odayı dağıttığımız gibi topluyoruz.Duygusala bağlayıp kaytarma yok."
��
Odayı topladıktan sonra film izlemeye karar vermiştik.Ne kadar duygusal biri olmasamda aşk filmlerindeki drama kendimi paralayacak kadar ağlayabiliyordum.Bir anda dünyanın en saçma fikrini ortaya attı Evin.
"Ronahi,Doğu'yu arasana onun ailesi ne diyor merak etmiyor musun?Hem belki sohbet edip biraz birbirinize alışmaya başlarsınız."
"Ölürüm daha iyi.Hayatta arayamam hem zaten ben konuşamam.Dilim tutulur.Oda iste-"diyip bahaneleri sıralayacakken telefon sesi ile kendime geldim.
KEŞANLI; Arıyor...
"İyi insan lafın üstüne."diyip beni iyice çileden çıkarttı canım arkadaşım.Ona ters bir bakış atıp tekrar telefona döndüm.Her heyecanlandığımda olduğu gibi yine elim titriyordu.
"Kızım açsana.Adam ağaç olacak şimdi."
Oflayarak açtım telefonu ve konuşmaya başladım.
"Efendim?"
"Ronahi,nasılsın?"
"İyiyim,teşekkürler.Sen nasılsın?"
"Ben de iyiyim.Ben aslında isteme merasimi ile ilgili lonuşacaktım senle.Bizimkiler bu kadar çabuk beklemiyordu.O yüzden 'hazırlıksız yakalandık' diyorlardı."
"Pek birşeye gerek yok.Sade,aile arasında olsun istiyorum zaten.Zahmet etmesinler."
"İstemediğini söyledim ama yinede kalabalık geleceğiz gibi duruyor.Babam şimiden konvoya katılacak araçları seçiyor."
Babam haklıydı anlaşılan.Büyük bir aşirete gelin olarak gidecektim.
"Ne gerek vardı ki insanlara zorluk çıkarmayalım."dedim.Ama sanki karşı tarftan bazı honurtular duydum.
"Bir şey mi söyledin?Duyamadım."
"Yüzük diyordum.parmak ölçünü söylesen bizde bir an önce yüzükleri hazır edelim."
"Şu an evde değilim.Müsait olduğumda ölçüyü sana mesaj olarak atarım.Hoşçakal."Kısa bir süre karşı taraftan ses gelmedi.Şaşırmış veya sinirlenmiş olmalıydı.İkdir aynı şeyi yapıyordum.
"Hoşçakal Ronahi."Dedi ve hızlıca telefonu yüzüme kapattı.
"Kızım bu çocuk senin şımarık biri olduğuna inanmakta hiç haksız değil valla.Bu neydi şimdi."
"Evin geriliyorum onula konuşunca.Herkes hiç görmediği biri ile evlilik yoluna girmiyor sonuçta degil mi."
"Kaçsana paran var istediğin yerde çalışırsın yetmez diuorsan.""Evin, 'Öğrenilmiş çaresizlik' İstesemde ruhum kaçtığıma inanmaz ve bana korku ile bir ömür yaşatır.Zaten yeterince gereksiz bir hayatım var.Ruhumu korku içinde yaşatırsam bırakır beni. Onu kaybetmek istemiyorum."
"Senin yanındayım.Her halükarda güzel arkadaşın seni güzelliğiyle koruyacak merak etme."
"iyiki o guzel kız var Evoşum"