İçeriğe geç

Yansımasız

Bölüm 8 · 3 dk okuma

Yansımasız

Bölüm 8

• 8 •

Karşısında duran akıllı tahtadan tüm sınıfı görebiliyordu. Ya yansımasız bu sınıftaysa ve çoktan Ece'yi gördüyse? İhtimali bile Ece'yi korkutmaya yetmişti. Sakinleşmeye çalışıp sınıfa dikkatlice baktı. Herkesi incelemeye başladı. Sınıfta yansımasız yok gibiydi. Bir nebze de olsa rahatlamıştı. Ama çoktan sınıftan çıkmış olan kişilerden dolayı birazcık tedirgindi.

"Hadi git artık!" Diyen başkana el sallayıp 11-C'den çıktı. Hızlıca kendi sınıfına geri döndü.

"Kabul etti mi başkan?" Diye sordu merakla Songül. Ece kafasını olumlu anlamda sallayarak yerine oturdu.

"İkna edebileceğini söylemiştim." Dedi ve gülümseyerek yerine geçti. Ece ise ne yapacağını düşünmeye başladı. 11-C'ye girmiş başka sınıftan olan birkaç kişinin yansımasız olma olasılığı düşüktü. Bu ihtimalde takılı kalmasının bir anlamı yoktu. Onların da olmadığını varsayarak devam etmek şuan için en mantıklısıydı.

Zilinin çalmasıyla Ece kendine geldi. Herkesin yerinden kalkmaya başlamasıyla dersin çoktan bittiğini anlamıştı. Bu konuya aşırı odaklandığından etrafında neler yaşandığını kaçırmıştı.

Ece ayağa kalktı ve eşyalarını toplamaya başladı. Sınıftakilerin birçoğu çıkmıştı bile. Tuna ve Songül de çantalarını çoktan toplamışlardı.

"Ece! Daha bahçedeki çöpleri temizleyeceğim! Kaplumbağa hızıyla hareket etmekten vazgeç!"

"Tamam bitti işte ne abarttın!" Dedi Ece çantasını sırtına geçirirken.

"Zaten senin yüzünden bu cezayı aldım! Bu yüzden ben işimi bitirene kadar sen de bekleyeceksin!" Dedi Tuna sınıftan çıkarken. Songül ise sağ eliyle telefonundan arkadaşlarına mesaj atarken, sol elinin işaret ve baş parmağıyla Tuna'nın kıyafetinin kol kısmını tutuyordu. Mesaj yazarken yavaş yürüdüğü için geride kalıyordu. Bu yüzden böyle bir yöntem bulmuştu.

Ece öğretmen masasından telefonunu aldı ve onların yanına yetişti. Tam Tuna'ya cevap verecekken hiç beklemediği bir şey oldu.

Sırasında uyandı. Kafasını sıradan yavaşça kaldırdı ve etrafına baktı. Aykırı bir davranış filan mı yapmıştı yoksa? Hatırladığı kadarıyla her şey normaldi. Yoksa 11- C de olan o küçük ihtimal aslında bir gerçek miydi? Yansımasıza mı yakalanmıştı?

Gözleri hemen duyuru panosuna kaydı. Gezi broşürü oradaydı. Ya bir şeyler değişmişti ya da farklı bir gündü bu. Hızlıca Songül'e döndü.

"Songül! Aradığım bir kişi vardı hatırlıyor musun?"

"Evet... Yani iddiaya girdiğin kişiden bahsediyorsan onu hatırlıyorum... Yoksa onu buldun mu?" Dedi merakla. Ece olumsuz anlamda kafasını salladı.

"Keşke bulmuş olsam..." Dedi bıkkınlıkla. Bu durumdan oldukça sıkılmıştı. Etrafındakilerden şüphe etmekten hoşlanmıyordu. Kafasına bir şeyleri takmayacağı bir lise hayatını tercih ederdi.

Songül onun bu davranışlarını yanlış algılamıştı. Onun yazıştığı bu kişiden hoşlandığını düşündü. Ece'ye belli etmeden gülümsedi ve başka bir yöne döndü.

Ece ise eve gidip rahat yatağında yatamadığı için üzüldü. Resmen bu ayna, yansımasız ya da herhangi tuhaf bir şey Ece'nin telefonunu eline almasını da engellemişti. Sosyal medyadan hiç bu kadar uzun süre ayrı kalmamıştı. Oflayarak Tuna'nın yanına gitti.

"Ne oldu? Hasta mısın?" Dedi endişeyle Tuna.

"Hayır... Moralim bozuk." Dedi ve Tuna'nın kolundan tutup yerinden kaldırdı. Ve hiçbir şey demeden onun yerine oturdu.

"İnsan önce bir sorar!" Dedi Tuna sahte bir kızgınlıkla ve eşyalarını alıp Ece'nin yerine geçti. Kız ise camdan dışarıyı izlemeye başladı. Tenefüste olduklarından dışarıda birçok öğrenci vardı. Voleybol oynayanlar bahçenin büyük bir kısmını kaplıyordu. Badminton oynayan öğrenciler ise bahçenin daha gölgeli olan çardağın sol tarafında toplanmıştı. Futbol oynayanlar ise okulun diğer tarafındaki bahçede olmalıydılar. Ece'nin sınıfından diğer bahçe gözükmüyordu.

Zil çaldığında ise sadece beden eğitimi dersi olanlar bahçede kaldı. Diğer herkes okulun içine girmişti. Ece bu günü boş geçirip sadece dışarı bakmak istiyordu. Kimya öğretmeninin sınıfa girmesiyle dikkatini ona yöneltmeye çalıştı. Ama ilgisini çok hızlı kaybettiğinden tekrar camdan dışarıyı izlemeye başlamıştı bile. Dersleri çok sıkıcıydı. Dışarıya çıkıp voleybol oynayabilme şansı olsaydı kesinlikle kabul ederdi.

Bir süre sonra yerde bir ışık fark etti. Dikkatlice baktığında bunun bir aynanın ya da bir saatin yansıması olduğunu anladı. Işığı hareket ettirerek harfler oluşturuyordu. Hemen harfleri kimya defterine yazmaya başladı. Bu harfleri birleştirdiğinde çıkan kelime 'Yansımasız'dı.

Bölüm sonu

10 yorum