İçeriğe geç

Yansımasız

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Yansımasız

Bölüm 4

• 4 •

Yanlış yola sapmış minik bir serçe

Çaresizce sürükleniyor fırtınanın içinde

Bırakıveriyor kendini sessizliğe

Peşinde olan avcı hiç yokmuş gibi...

Sarıyor etrafını türlü yanılsamalar

Halbuki hepsi onu oyalamak için var

Umutlarına sarılarak çıkmayı arzular

Sanki bir gün başarabilecekmiş gibi...

-Ayna

Ece şiirden anlamazdı. Yine de bu şiirin diğer yansımasız tarafından yazıldığını anlayabilmişti. Üstelik takma ad olarak 'Ayna' kullanmıştı. Ece sinirlendi. Nasıl onu küçük savunmasız bir serçe olarak yazabilirdi? Bunu kabul edemezdi. Kız gerektiği cevabı fazlasıyla verecekti. Hemen yanındaki boş kağıtlardan birini alıp bir şeyler yazmaya başladı. Şiir yazacak kadar yetenekli değildi belki ama bu akrostiş yazmasına engel değildi.

Yazmayı bitirdiğinde eserini inceledi. Tam istediği gibi olmuştu. Ece, Yansımasız'ın bunu okuyup açık vereceğinden neredeyse emindi.

Yıktı her kuralı serçe yenisini yazdı

Avcıya verilen yeni rol artık avdı

Nereye saklansa da bulunacaktı

Serçe olmuştu çünkü ormanın yeni kralı

Istıraplı günler artık mazide kaldı

Mısralar yazmakla olunmuyor akıllı

Aynadan çıkmak öyle kolay mı?

-Ayna

Aynı takma adı kullanarak dikkatini daha çabuk çekeceğini biliyordu. Şimdi tek yapması gereken beklemekti. Sunaya gülümseyerek elindeki kağıdı uzattı.

"Bunu da asar mısın?" Dedi Ece tatlı görünmeye çalışarak.

"Tabii..." dedi Suna. Ece elindeki kağıdı verirken şu sözleri ekledi.

"Benim yazdığımı kimseye söylemesen olur mu? Yazmakta iyi değilim, utanıyorum..." Dedi kız hafifçe başını eğerek. Suna sıcak bir gülümsemeyle karşılık verdi.

"Merak etme benden sır çıkmaz."

"Teşekkür ederim!!!" Dedi ve sıkıca sarıldı Sunaya. Daha sonra onun yanından ayrılarak 12-E sınıfına girdi. Gözleri bu sefer Kerem'i arıyordu. Kerem onun alt komşusuydu. Sürekli notları onunla kıyaslansa da ondan nefret ettiği filan yoktu. Sadece biraz gıcık oluyordu o kadar. Nihayet onu gördüğünde mutlulukla yanına gitti.

"Kerem! Şu sorulara bakabilir misin?" Dedi ve elindeki kitabı Keremin önüne koydu. Kerem sınıfının birincisi olduğundan bu durumu yadırgamamıştı. Hemen soruları çözmeye başladı. Ece ise sınıfı incelemeye başladı. Pencere camlarından içerisi yansımıyordu. Gözleri bu sefer saate yöneldi. Ama onun camından da bir şey görünmüyordu. Bu durumda en kesin çözümü yapmalıydı. Her ne kadar kendini belli etme riski barındırsa da...

Sakince beyaz tahtanın önüne geçip bir anda açtı. Kendi yansıması olmadığından arkasındaki insanları rahatça görebiliyordu. Bi ekrana bi arkasına bakıp durdu. Yansımasız burada da değil gibiydi. Keremin yanına geri döndü tam kitabı ondan alacakken gözü kararmaya başladı.

"Kainat'a da sorular sormuşsun. Çalışmaya başladığına sevindim..."

Ve etrafı tamamen kararmıştı. Bir süre rüyaların arasında süzüldükten sonra vücudu uyanmaya başladı. Sırasında uyuduğunu anlamıştı. Gözlerini araladığında kendi sınıfında olduğunu fark etti. Kafasını kaldırdığında matematik dersinde olduğunu anlamıştı. Yine mi başa dönmüştü?

Ve çok geçmeden zil de çalmıştı. Gün baştan mı başlamıştı? Ama bu çok saçmaydı. Neyi yanlış yapmıştı ki?

Kurallara tekrar bakmak için elini çantasına attığında defterinin orada olmadığını anlaması çok sürmedi. Hızlıca sınıfından fırladı ve koşarak 12-E'ye gitti. Keremin sırasına geldi ve elini uzattı.

"Defter- imi- ve- verir- misin?" Dedi nefesini düzene sokmaya çalışırken. Çocuk ilk başta onu anlamasa da sırasının altına bir baktı. Gerçekten de kendine ait olmayan bir defter oradaydı.

"Bu senin mi?" Diyip defteri uzatmıştı ki kız hemen alıp içini inceledi. Gerçekten onun defteriydi. Yazdığı kurallar da duruyordu. Demek ki eşyaları en son olduğu yerde kalıyordu. Kitabı sorduğunda ise Kerem kendisinde olmadığını söylemişti. Yine de Ece teşekkür etti ve sınıftan çıktı. Koridorda yürürken hangi kuralı çiğnediğini düşündü. Keremin en son söylediği sözle ilgili olabilirdi. Bu durumda, soru çözdürmeye başlaması benliğine mi aykırıydı? Muhtemelen öyleydi... Çünkü Ece sınav haftası dışında çalışmazdı.

Başka bir yöntem bulmalıydı. Bu kadar insanı daha kolay inceleyebileceği bir yol... Ama bulduğu yöntem kendisine aykırı olmamalıydı.

Ece tam merdivenden çıkacaktı ki sol tarafındaki pano dikkatini çekti. Suna'nın şiirleri asacağı panoydu bu. Ama panoda iki kağıt çoktan asılmıştı. Bu kendisinin ve diğer yansımasızın şiiriydi. Ve Ece'nin şiirine artı koyulmuştu...

Bölüm sonu

11 yorum