İçeriğe geç

Yanlış Tarafta

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Yanlış Tarafta

Bölüm 2

Bölüm 2: Kanıt

Sabah olduğunda Deniz hâlâ uyumamıştı.

Gözlerinin altı ağırdı, ama uyku gelmiyordu. Çünkü bazı görüntüler insanın zihninden silinmezdi.

Kan.

Teoman.

Ve o bakış.

Telefonunu eline aldı. Mesaj hâlâ oradaydı:

“Artık yanlış taraftasın.”

Ekranı kapattı.

Ama cümle kafasının içinde kapanmıyordu.

Okula girdiğinde her şey normaldi.

İnsanlar gülüyordu. Konuşuyordu. Yaşıyor gibiydi.

Sanki dün gece hiçbir şey olmamış gibi.

Ama Deniz için olmuştu.

Koridorun sonunda Teoman’ı gördü.

Duvara yaslanmıştı. Kulaklığını takmıştı. Her zamanki gibi sakin görünüyordu.

Hiçbir şey olmamış gibi.

Deniz bir an durdu.

Sonra yürüdü.

Onun yanına.

Teoman başını kaldırdı.

Göz göze geldiler.

Ve o an…

Deniz fark etti.

Dün geceki gözlerle bugünkü gözler aynı değildi.

Ama neden?

“Sen…” dedi Deniz, sesi istemsiz titreyerek. “Sen dün gece oradaydın.”

Teoman bir kaşını kaldırdı.

“Her gece bir yerlerde olurum.”

Bu cevap fazla rahattı.

Fazla normaldi.

Deniz bir adım yaklaştı.

“Ellerin…”

Teoman bakışlarını indirdi.

Bir saniye.

Sonra tekrar Deniz’e baktı.

“Ne olmuş ellerime?”

Deniz yutkundu.

Söyleyemedi.

Çünkü bir parça içinde hâlâ “yanılıyor olabilirsin” diyordu.

Tam o anda bir ses duyuldu.

“Teoman!”

İki öğrenci hızlıca koridora girdi.

Biri telefona bakıyordu.

“Polis dün gece yine aynı bölgede arama yapmış.”

Diğeri ekrana çevirdi telefonu.

Ve Deniz’in içi o anda boşaldı.

Ekranda bir fotoğraf vardı.

Gece çekilmişti.

Karanlık.

Bir araba.

Ve o arabanın yanında…

Teoman.

Ama bu fotoğrafta bir şey farklıydı.

Teoman’ın yanında biri daha vardı.

Ve o kişi…

Deniz’di.

Deniz dondu.

“Bu… ne?” diye fısıldadı.

Telefonu eline almak istedi ama elleri tutmadı.

Teoman bir adım geri çekildi.

İlk kez yüzündeki ifade değişti.

“Bu fotoğraf…” dedi yavaşça.

“Dün gece çekilmedi.”

Deniz kaşlarını çattı.

“Ne diyorsun?”

Teoman ekrana baktı.

“Ben seni dün gece hiç görmedim.”

Sessizlik.

Koridor bir anda kalabalık olmasına rağmen tamamen boşalmış gibi hissettirdi.

Deniz’in kalbi hızlandı.

“Hayır…” dedi. “Ben oradaydım. Seni gördüm.”

Teoman gözlerini kısmadan baktı.

“Beni gördüysen…”

Bir adım yaklaştı.

“Sen de oradaydın demektir.”

Deniz geri çekildi.

“Ben orada değildim!”

Ama sesi bile kendine güvenmiyordu artık.

Çünkü fotoğraf…

Çok netti.

Ve en kötüsü buydu:

Fotoğrafta yüzü açıkça görünüyordu.

O gün okuldan çıkarken Deniz’in cebine bir şey düştü.

Katlanmış küçük bir kâğıt.

Açtı.

Sadece üç kelime:

“Hatırlamıyorsun.”

Deniz başını kaldırdı.

Koridorun sonunda Teoman duruyordu.

Ona bakıyordu.

Ama bu sefer bakışı farklıydı.

Sanki ilk kez…

Onu tanımıyordu.

Devam edecek…

Bölüm sonu

1 yorum

  • Şu ana geldiğin yere kadar eleştirecek pek bir şey bulamadım açıkçası. Okurken keyif aldım sonraki bölümleri takip ediceğim😊