Yazardan Devam;
Tekrar gelen bağırma sesleri ile
" Duydun mu " dedi. Burak ise
" Evet duydum gidip bakayım ben istersen " dedi Burak. Sena kaşlarını çattı ve
" Sen mi biz dicektin herhalde bu yolda beraberiz dedik daha biraz önce " dedi kızarken. Burak güldü ve
" İyi tamam gidelim o zaman " dedi ve elini tuttu. Birlikte sesin geldiği yöne baktıklarında 4 adam 1 tane 15 yaşlarında çocuğu köşeye sıkıştırmıştı. Konuşmaları duyuluyordu.
" Ver dedik dimi lan sana " dedi içlerinden biri çocuk ise korkarak
" Ya abi valla yok param " dedi. Burak ve Sena hemen yanlarına gitti ve Burak konuştu.
" Noluyo lan burada " dedi. İçlerinden biri döndü ve
" Bir şey olduğu yok kardeşim işine bak " dedi Sena'yı gözleriyle göstererek. Sena ve Burak aynı anda kaşlarını kaldırdı ve Sena konuştu.
" Aşkım bunlar sanırım dayak istiyor biraz " dedi. İlk defa aşkım demişti. Bunu duyan Burak sırıttı ve
" Birazı az kalır be aşkım " dedi Burak'ta Sena gibi ona söylediğini söyleyerek. Sena ve Burağ'a bakan 4 adam çocuğu bıraktılar ve Sena ve Burağ'a sinirli bakışlar attılar.
" Evet istiyo güzel bebek ama senin o narin ellerin yetmez bana " dedi yine içlerinden biri. Burak bu söze baya sinirlenirken Sena'nın farkı yoktu. Daha sonra Burak boynunu iki yana kütletti ve
" Benim yeter olmayan aslan parçası " dedi ve adama yumruğunu geçirdi. Sena Burak'tan onayını almış gibi o da diğer adama yumruğunu geçirdi ikisi sendelerken. Biri konuştu.
" Oow güzel elin de narin dedik ama sertmiş " dedi. Burak daha da sinirlenirken çocuk köşede korkmuş şekilde bekliyordu. İki adam ise sadece olanları izliyordu.
" Göstericem ben sana şimdi narini " dedi ve bir tane daha geçirdi adamın kaşının köşesi patlarken diğer adam yumruğunu bu sefer Burağ'a atmaya çalıştı Burak elini tuttu ve ona da geçirdi bir tane kaşı patlayan adam tam kalkacakken bu sefer Sena adamın diğer yanağına yumruğunu geçirdi.
Bu sefer adamlar kalkıp ikisine de saldırmaya başladı fakat Sena ve Burak ikisine de nakavt ediyordu arkasından Sena'nın biri saçını tutup çekince Sena hemen saçındaki eli tutup ters çevirip ona döndü ve bacak arasına bir tekme geçirdi.
İnleyerek yere yığılırken Burak diğer adamı bayılmıştı bile. Daha sonra arka arkaya çıkarak sırt sırta geldiler ikiside buna sırıtırken diğer iki adam geldi ve yine vurmaya çalıştılar. Sena çevik bir hızla hemen adamın karın boşluğuna teknesini geçirdi fakat bunu ikiside aynı anda yaptı. Onlar da inleyerek eğilirken bu sefer durmadılar ve birbirlerinden ayrılıp son kalan iki kişiyi de yere devirdiler. Daha sonra yorulmuş şekilde birbirlerine baktılar ve gülümsediler. Burak karakolu ararken Sena ise hemen çocuğun yanına gitti.
" İyi misin " dedi. Kafasını salladı çocuk.
" Ben Sena. Benden çekinmene gerek yok polisim " dedi. Çocuğun gözleri ışıldadı.
" Ya ne güzel " dedi. Sena güldü ve
" İstersen biraz bekleyelim polisler de gelsin seni eve bırakalım olur mu " dedi. Kafasını salladı yeniden. Burağ'a döndü. Burak ona bakıyordu. Gülümsediler birbirlerine ve polisleri beklemeye koyuldular.
Gizem ise evde heyecanla odasında bir tur o tarafa bir tur diğer tarafta dönüp duruyordu. Acaba naptılar diye düşündü. Buluştular mı. Heyecanlıydı fazlasıyla. İçinden dualar ediyordu. Sonra birden annesi içeriden seslendi.
" Gizemim " dedi.
" Efendim anne" diye seslendi Gizem'de.
" Gelir misin " dedi annesi. Odasından çıktı ve annesinin yanına adımladı. Babası odasında bilgisayardan işlerini yapıyordu annesi ise içeride bir şeyler işliyordu.
" Bu hırka nasıl kızım " dedi. Çok hoş duruyordu. Krem rengi bir hırkaydı ve çok soft ve masum duruyordu bayılmıştı hemde annesi dikmişti.
" Annem " diyip yanına oturdu annesinin ve elini tuttu.
" Çok güzel olmuş bayıldım " dedi Gizem hayranlıkla. Annesi güldü ve uzattı ona doğru.
" Al o zaman " dedi. Gizem ise
" Yaa anne bana mı yaptın " diye sordu. Annesi kafasını salladı gülümseyerek sarıldılar birbirlerine.
Demir... Bir kaç gündür hatta belkide daha fazla bir zamandır Gizem'i düşünüp duruyor farkedince silkelenip kendine geliyordu. İçinde duygularıyla savaş veriyordu. Nereye gidip gelse yine yoluna o çıkıyordu. Fakat en sonunda bunu kız kardeşine danışmaya karar verdi. Burak gibi... Seline hissettiklerini anlatıp durdu en sonunda Selin sevinçle
" E abim sen aşık olmuşsun " dedi gülerek. Yine Demir Gizem ona sarıldığında kalakalmıştı beklemediği için. Gizem'in geri çekildiğini görünce gidip kendisi sarıldı ve sanki bir çiçek bahçesini önüne dizmişler gibi farkettirmeden kokusunu içine çekti Gizem'in.
Browniler almıştı ona çok seviyor diye. Sırf mutlu olsun diye. Tabağı kaldırdığında ise endişelenmişti onun için ya düşüp elini kesseydi. Ondan sonra balkonda Selin'e anlatmakla buldu kendini Selin ise yine sonucunda gülerek.
" Ay abi senden bunları duymak da mı vardı " diye sordu. Hatta araba sahnesi ona bir şey oldu diye yine endişelenmişti. Gizem'in yaptığı benzetmede kendi kendine 'keşke annen ve baban gibi olsak be ' diye mırıldanmıştı. Demir aşık olduğunu kabullenmiş hatta kız kardeşine bile anlatmıştı. Peki ya Gizem kabullenecek miydi duygularını...
Şimdi ise balkonda oturup yine düşünüyordu. Gizem'i. Daha sonra balkondan içeriye giren kardeşini gördü. Elinde ise iki tane kahve vardı muhtemelen bir de bir örtü vardı kahveleri masanın üstüne koydu ve abisinin omzuna örtüyü koydu kendisinin üstüne zaten hırkası vardı abisinin yanına oturdu.
" Yine mi Gizem Abla " dedi gülümseyerek.
" Evet öyle " dedi. Efkarlı şekilde.
" Yine mi bir şeyler oldu aranızda bu sefer yanağından mi öptü sarılmanın bir üstü ya hani " dedi. Demir ise
" Keşke- Lan ne diyorsun Selin be " dedi. Güldü Selin ve kafasını abisinin omzuna koydu.
" Anlat abim " dedi. Demir ise
" Anlatayım mı " dedi çocuk gibi masumca. Gülmeden edemedi Selin
" Hıhım anlat " dedi. Daha sonra Demir konuşmaya başladı.
" Hani sen bir kere 'teşekkür mü edersin' diye bir kitap repliğini söylemiştin bana hatırladın mı " diye sordu. Sellin arasını onaylar anlamda salladı ve tekrardan konuştu.
" Evet,noldu " dedi. Demir söyleyince aklına kızaran yanaklar geldi.
" Heh işte ben onu Gizem'e de söyledim işte. Şaşırdı baya utandı falan da sonra sorunca aynısı benimde aklıma geldi dedi." Diye konuştu. Selin kafasını kaldırdı ve şokla abisine bakıp
" Abi sen yürümüyorsun uçuyorsun " dedi. Güldüler bunu dediğine.
" Çok güzel bakıyor be Selin " dedi. Yine gülümsedi. Demir bu sefer kardeşini kendine çekti ve
" Hep sana geliyorum anlatmak için hep en yakın arkadaşım sen oldun öylede kalacaksın. Seninde derdin olursa çekinmeden yanıma gel olur mu. Seviyorum seni Selinim " dedi. Selin güldü ve kafasını omzuna tekrar koydu.
" Dinlemekten hiç usanmıyorum biliyorsundur. Ne zaman anlatırsan burdayım ben abim ayrıca tabiki sana gelicem başka kime gideyim. Bende seni seviyorum deli abim " dedi güldüler yine. Kafasını okşamaya başladı Demir. Bir süre geçti Ses gelmeyince kardeşine baktı. Uyuduğunu anladı ve güldü kucağına sessizce aldı ve yatağına götürdü. Saçlarını öptü ve üstünü örterek odadan çıktı.
Annesi ve babasının yanına gittiğinde oturduklarını gördü. Yanlarına gidip ortasına oturdu ve ikisini de öptü. Güldüler biraz onlarla da sohbet etmeye başladı.
Sena ve Burağ'a gelecek olursak ise bir süre beklediler. Polisler gelince adamları aldı ve götürdüler. Daha sonra adının Yunus olduğunu öğrendikleri çocuğu evlerine götürdüler. Telaşla bekleyen annesi oğluna sarıldı.
Daha sonra içeriden gelen ablası ise kardeşine sarıldı. İçinde bir burukluk oluştu Sena'nın. Onun erkek kardeşi doğduktan sonra hayata tutunamamıştı. Diğer erkek kardeşini çok korumacı davranırdı. Bilgisayar bölümü okuyordu kardeşi. 20 yaşındaydı.
Sena ailesi ile yaşıyordu. Annesi,babası ve kardeşi.
Daha sonra evden çıktılar arabaya kadar Burağın kolunun altında gitti Sena. Arabaya bindiler ve Burak konuştu.
" Bir günümüz olaysız geçmese olmaz " dedi gülerek. Senaa da güldü ve
" İyi bari o yemeği telafi edelim bir gün " dedi. Burak ise heyecanla
" Vallah mı " dedi. Kafasıyla onayladı onu gülerek daha sonra şarkı açtı ve sohbetle Sena'yı evine götürmeye koyuldu Burak. Evine geldiklerinde ise arabadan indiler ve kapısının önüne kadar eşlik etti Burak.
" İyi geceler o zaman " dedi. Burak eli ensesindeyken. Sena ise etrafına kısa bir bakış attı ve Burağ'ın yanağına uzandı. Yanağına bir öpücük kondurdu ve geri çekildi utançla hemen
" İyi geceler " dedi ve evine girdi. Kapıyı kapatıp nefes verdi ve kapıya yaslandı. Burak kalakalmış şekilde duruyordu. Fakat farketmemişlerdi ki onları bir görmüştü...
~ 20. Bölüm Sonu ~
Selamlarr
Nasılsınızz
🎉✨YANLIŞ NUMARA MESELESİ 20.BÖLÜM OLDUU 🎉✨
Geçenlerde 10. Bölümü kutluyorduk biz ne ara 20 olduk 🥹
Bu yolda kitabima destek çıkanlara çok çok çok çok teşekkür ediyorummm. 🍭💖
Bölüm hakkındaki düşüncelerinizz nelerr ??
Bu bölümün hepsi yazar anlatımı ( yani benimm anlatımım) olduu.
Eveet Demir'in hislerini öğrendikkk. Hatta geçen gün balkonda konuştuklarını falan hepsini kısacası özet geçtik diyelim.
Balkonda ne konuştuklarına dair meraklanan (!) vardı aslında asla bilmeyen KQJAMABSSKSBSKSBZKSNSM
Ay yine çok konuştum.
Gelecek bölümde görüşmek üzereee
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayınnn 💖
Sizleri çok seviyorumm 💕
Sağlıcakla kalınnnn
Hoşçakalınnn
♡



