Aden telefonu kapattıktan sonra, yüzünde minik bir tebessümle doğruldu. Karnı hâlâ ağrıyordu ama Altay’ın gelişiyle her şey biraz daha kolay gelecekti sanki. Hemen salona geçti, koltuktaki yastıkları düzeltti, battaniyesini katladı. Aynada yüzüne baktı, gözleri hâlâ hafif şiştiği için utanarak saçlarını biraz daha yüzüne doğru indirdi.Aden (kendi kendine):“Of… hem ağladım, hem dağıldım… şimdi gelecek bir de dalga geçecek kesin…”O sırada kapı zili çaldı. Aden derin bir nefes aldı, kapıya doğru yürüdü. Kapıyı açar açmaz Altay, elindeki küçük torbayı uzattı.Altay (gülümseyerek):“Kargo geldi! İçeriye ağlayan maviş için özel teslimat.”Aden göz devirdi ama istemsizce güldü.Aden:“Dalga geçiyorsun işte. Biliyordum…”Altay:“Hayır, hayır. Asla! Sadece seni güldürmek için çabalıyorum. Bak burada sıcak çikolata var, bir de o bayıldığın çocukluk kitabının yeni basımı… Hani sonunda mutlu bitenlerden.”Aden’in gözleri büyüdü. Kitabı görünce ağlamakla gülmek arasında kaldı.Aden:“Cidden mi onu buldun mu?! Ben o kitabı yıllardır arıyordum…”Altay:“Sadece sen değil. Senin tebessümünü görmek için ben de arıyordum.”Altay içeri geçti, Aden'e battaniyeyi uzattı. Birlikte kanepeye oturdular. Aden başını Altay’ın omzuna yasladı, sıcak çikolatadan bir yudum aldı.Aden (fısıltıyla):“Bugün kötü başladı… ama sen geldin ya, şimdi her şey biraz daha güzel.”Altay:“Ben hep gelirim Maviş’im. Hep. Yeter ki sen böyle içten gülümse.”
Bölüm 17
17. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.