Odaya girer girmez Ceren, king-size yatağa ve pencere önündeki kadife kanepeye hızlıca baktı. Kapının tokmağını tutup Kaan’a döndü. > Ceren (sert): Çık. Kaan (kaş kaldırarak): Neden? Ceren: Üstümü değiştireceğim. Kameralara da mı şov yapacağız? Çık dedim. Kaan omuz silkti, kapıya yönelirken yarı dönüp alaycı bir tebessümle fısıldadı: > Kaan: Beş dakika. Kapıyı kilitle. Rahat bir şey giy; gece uzun olacak. Ceren, Kaan’ı dışarı attıktan sonra gardıroptan sade bir tişört ve tayt aldı, banyoda üstünü değiştirdi. Beş dakikayı doldurmadan kapıyı açtı. Kaan hâlâ koridorda bekliyordu. > Ceren (kapıyı aralık bırakıp kuru bir tonla): Geç. Kanepe senin. Kaan (içeri adım atarken başını salladı): Yanlış anladın. Aynı yerde yatacağız. Ceren (şaşkın ve öfkeli): Güzel! O zaman sen yat; ben bütün gece uyumam. Kaan (kollarını bağlayıp sakince): Ceren, şımarma. Gel buraya. Rolü kusursuz oynamak zorundayız. Ceren dişlerini sıkıp yatağın köşesine oturdu, dizlerini kendine çekti. > Ceren (bağırmadan, ince bir öfkeyle): Yaklaşma. Yanımda yatman gerekmiyor, dokunma bana! Kaan (yataktaki boş tarafa uzanırken): Sana dokunmayacağım. Ama birlikte uyuyor görüneceğiz; hepsi bu. Gözün isterse açık kalsın. Kaan gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. Ceren yastığa yaslandı, gardıroptaki ışığın yansımasıyla tavana daldı—gözü kıpır kıpır ama uykusuzluğa inat kararlıydı. > Ceren (iç ses): Uyursam kontrolü kaybederim. O yüzden… uyumak yok. Saatin tik-takları odanın sessizliğinde yankılanırken, iki yabancı aynı yatakta—aralarında görünmez bir çizgi ve kabullenilmeyen bir kaderle—geceyi beklediler.
Bölüm 6
6. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.