İçeriğe geç

Yanlış Nikah

Bölüm 22 · 2 dk okuma

Yanlış Nikah

Bölüm 22

22. Bölüm

Ceren hâlâ surat asıyor, koltuğa ters oturmuş, pencereden dışarı bakıyordu. Dudakları büzülmüş, ellerini birbirine kenetlemişti. Göz göze gelmemek için inadına uzaklara bakıyordu. Kaan ise salonun bir köşesinde telefonla konuşuyordu; sesi sertti ama gözleri sürekli Ceren’deydi. > Kaan (telefonda, alçak ama kararlı bir sesle) “Onun izni olmadan kimse yaklaşmayacak. Ama her adımını bileceğim. Gölge gibi olun. Beş dakika bile yalnız yürümeyecek. Anlaşıldı mı?” Telefonu kapattığında Ceren’in hâlâ tripli olduğunu görünce, yüzünde hafif bir gülümseme belirdi. Yaklaştı ama dikkatliydi. Ceren’in yanına çömeldi, ellerine baktı. > Kaan “Yavrum… Bak karıcım, artık yeter ya. Ellerine bak, kıpkırmızı olmuş. Hadi geç içeri, konuşalım.” Ceren başını çevirip ona bakmadı ama gözleri doluydu. Kaçırdı bakışını. Kaan derin bir nefes aldı, yanına oturdu ve sakin bir sesle devam etti. > Kaan “Tamam… Benim nazlı karım, özür dilerim. Hadi, birlikte içeri geçelim.” > Ceren (sertçe) “Nazlı falan değilim ben. Ayrıca bana ‘karım’ deme sürekli.” > Kaan (gülümseyerek) “Ama karımsın.” Ceren başını çevirip ters ters baktı. Kaan gülümsemesini bastırdı, eliyle Ceren’in saçlarına uzandı ama Ceren bir adım geri çekildi, kendini kastı. > Kaan “Kasma kendini. Sadece saçlarını kurutup geri bırakacağım seni, söz.” Ceren başını eğdi, iç geçirdi. Sonra aralarında bir anlık sessizlik oldu. > Ceren (kısık sesle) “Tamam... Affettim. Yeter ama... Trip yiyeceksin bir süre. Bil, ona göre davran.” > Kaan (gülerek) “Farkındayım. Mafya olmam bir şey değiştirmiyor yani?” > Ceren (kaşlarını kaldırarak) “Aynen öyle. Kalbimi kıran biri olunca, ister mafya ol ister uzaylı, fark etmez.” Tam o anda kapı çaldı. Kaan’ın adamlarından biri kapıda belirdi. > Adam “Kaan Bey, limanda bir sorun var. Ve… o yabancı grup İstanbul’a giriş yapmış.” Kaan başını salladı, bakışlarını yine Ceren’e çevirdi. Son bir kez daha dikkatlice ona baktı. > Kaan “Siz gidin, ben birazdan geliyorum.” Adam çıktıktan sonra Kaan, Ceren’in saçlarına dokunmadan önce birkaç saniye bekledi. > Kaan (sessizce) “Ben sen trip atarken bile seni koruyorum, güzel karım.” > Ceren (göz devirdi ama gülümsedi) “Hâlâ ‘karım’ diyorsun… Neyse, biraz işe yarıyor galiba.” Kaan ayağa kalktı, başını hafifçe sallayıp odadan çıktı. Aralarında hâlâ çözülememiş şeyler vardı… ama bu, bir başlangıçtı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.