İçeriğe geç

Yanlış Mesaj Doğru Aşk

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Yanlış Mesaj Doğru Aşk

Bölüm 5

5.Bölüm : Hazine Avı mı , Bela Avı mı?

Mira ile Ege ellerindeki ilk ipucuna baktılar.

“Bilginin başladığı yerde ilk cevabı bulacaksınız.”

Mira kaşlarını çattı.

“Kütüphane.”

Ege başını salladı.

“Ben de öyle düşündüm.”

Mira şaşkınlıkla baktı.

“İlk kez aynı fikirdeyiz.”

“Evet.”

“Garip hissettirdi.”

“Bana da.”

İkisi aynı anda yürümeye başladı.

Üç adım sonra yine aynı anda durdular.

Mira güldü.

“Sen neden durdun?”

“Sen durdun diye.”

“Ben ayakkabımın bağını bağlayacaktım.”

“Ben de sana çarpmayayım diye.”

İkisi birkaç saniye birbirine baktı.

Sonra istemsizce güldüler.

Arkalarından Doruk’un sesi geldi.

“Ege!”

İkisi dönüp baktı.

Doruk ile Ece ellerinde patlamış mısırla onları izliyordu.

Mira şaşkınlıkla sordu.

“Siz bizi mi takip ediyorsunuz?”

Doruk omuz silkti.

“Yok.”

Ece ekledi.

“Tesadüfen aynı yere gidiyoruz.”

Mira gözlerini kıstı.

“Elinizde neden patlamış mısır var?”

Doruk hiç düşünmeden cevap verdi.

“Sizi izlemek film gibi.”

Ege başını iki yana salladı.

“İkiniz gerçekten boş insansınız.”

“Teşekkür ederiz.”

“Bu da iltifat değildi.”

Kütüphaneye girdiklerinde içerisi sessizdi.

Mira fısıldadı.

“Burada yüksek sesle konuşma.”

“Tamam.”

Üç saniye geçti.

Sonra Ege sessizce,

“Acıktım.”

dedi.

Mira güldü.

“Şşşt!”

“Ne oldu?”

“Burası kütüphane.”

“Fısıldıyorum.”

“Yine de çok konuşuyorsun.”

“Ben mi?”

“Evet.”

Tam o sırada rafların arasından sert bir ses duyuldu.

“Gençler!”

İkisi de irkildi.

Kütüphane görevlisi kaşlarını çatmış onlara bakıyordu.

“Burası sohbet yeri değil.”

“Özür dileriz.”

İkisi aynı anda cevap verince yine birbirlerine baktılar.

Görevli uzaklaşınca Mira kıkırdadı.

“Yine aynı anda konuştuk.”

Ege de gülümsedi.

“Sanırım istemeden uyum sağlamaya başladık.”

Mira hemen kendini toparladı.

“Abartma.”

“Tamam.”

İpucunu ararken eski kitapların olduğu bölüme geldiler.

Rafın arasında küçük bir zarf duruyordu.

Mira uzanıp almak istedi.

Tam o sırada Ege de aynı zarfa uzandı.

Ellerinin parmakları birbirine değdi.

İkisi de aynı anda elini çekti.

“Sen al.”

“Hayır, sen al.”

“Yok.”

“Israr ediyorum.”

“Ben de.”

Tam o sırada zarf raftan kaydı.

İkisi de aynı anda tutmaya çalışınca…

Kafaları birbirine çarptı.

Tak!

“Ayy!”

Mira alnını tuttu.

Ege de başını ovuşturdu.

“Bu artık kader olmaya başladı.”

Mira gülmeye başladı.

“Her karşılaşmamız küçük bir kazayla bitiyor.”

“Henüz gün bitmedi.”

“Korkutma beni.”

Zarfın içindeki ikinci ipucunda şöyle yazıyordu:

“Kampüsün en yüksek saatini bulun.”

“Saat kulesi!” dedi Mira.

“Koş!”

İkisi aynı anda koşmaya başladı.

Arkadan Doruk’un sesi geldi.

“Yavaş!”

Ece bağırdı.

“Biriniz yine düşecek!”

Mira arkasına dönüp,

“Düşmeyeceğim!”

diye bağırdığı anda…

Bir bisiklet tam önünden geçti.

Panikle yana sıçradı.

Dengesini kaybetti.

Ege refleksle kolundan tuttu.

Mira düşmeden durabildi.

İkisi birkaç saniye öyle kaldılar.

“İyi misin?” diye sordu Ege.

Mira derin bir nefes aldı.

“Galiba…”

Sonra gülmeye başladı.

“Neden gülüyorsun?”

“Çünkü Ece yine haklı çıktı.”

Saat kulesine ulaştıklarında orada başka bir ekip de vardı.

Görevli gülümseyerek,

“Son ipucu çoktan alındı.”

dedi.

Mira hayal kırıklığıyla iç çekti.

“Yani kaybettik.”

Ege omuz silkti.

“Olabilir.”

Mira ona döndü.

“Üzülmedin mi?”

“Hayır.”

“Neden?”

Ege birkaç saniye düşündü.

“Çünkü eğlendim.”

Mira şaşırdı.

“Ben de.”

İkisi aynı anda gülümsedi.

O sırada uzaktan Doruk’un sesi duyuldu.

“Egeeee!”

Ece de bağırdı.

“Miraaa!”

“Birinci olamadınız ama en çok siz güldünüz!”

Mira başını iki yana salladı.

“Bu ikisi gerçekten düzelmeyecek.”

Ege hafifçe güldü.

“İyi ki de düzelmiyorlar.”

Mira farkında olmadan onunla aynı ritimde yürümeye başladı.

İkisi de bunu henüz “hoşlanmak” olarak görmüyordu.

Ama kampüsün kalabalığında yan yana yürümek, artık ikisine de eskisi kadar garip gelmiyordu.

Bölüm sonu

1 yorum