İçeriğe geç

Yanlış Mesaj Doğru Aşk

Bölüm 12 · 7 dk okuma

Yanlış Mesaj Doğru Aşk

Bölüm 12

12.Bölüm : Ece’nin Büyük Hatası

Bu iş artık sadece arkadaş grubunun eğlencesi olmaktan çıkıyordu.

Mira bunu kabul etmek istemese de içten içe biliyordu.

Ege’nin yanında yürümek artık eskisi kadar sıradan değildi.

Özellikle de Ege, Mira’nın her adımını sanki birazdan başına bir şey gelecekmiş gibi takip ediyorsa…

Mira sonunda dayanamadı.

“Ege.”

“Hı?”

“Benim arkamdan niye bakıyorsun?”

Ege kaşlarını kaldırdı.

“Bakmıyorum.”

“Bakıyorsun.”

“Yürüdüğünden emin olmaya çalışıyorum.”

Mira durdu.

“Ben yürümeyi biliyorum.”

Ege de durdu.

“Geçmiş deneyimlerimiz bunu desteklemiyor.”

Mira’nın ağzı açık kaldı.

“Ben gayet güzel yürüyorum.”

Tam o sırada ayağı kaldırımın hafif çıkıntısına takıldı.

Mira:

“Ah!”

Ege anında kolundan tuttu.

Mira birkaç saniye boyunca hareketsiz kaldı.

Ege ona baktı.

Mira yere baktı.

Sonra Ege’ye.

“Bu…”

Ege:

“Çıkıntı.”

“Ben gördüm.”

“Görmedin.”

“Gördüm.”

“Son anda.”

“Yine de gördüm.”

Ege gülümseyerek başını salladı.

“Tabii.”

Mira kolunu onun elinden çekti.

“Benimle dalga geçmeyi bırak.”

“Dalga geçmiyorum.”

“Geçiyorsun.”

“Biraz.”

“Ege!”

Ege kahkaha atarak önden yürümeye başladı.

Mira arkasından:

“Bir gün seni gerçekten döveceğim!”

Doruk hemen araya girdi.

“Ben şahidim.”

Mira ona döndü.

“Sen neden her şeye karışıyorsun?”

Doruk:

“Ben bu ilişkinin…”

Ece hemen Doruk’un ağzını kapattı.

“Sus.”

Doruk’un gözleri büyüdü.

Ece elini çekti.

“Ne?”

“Niye susturdun?”

“Çünkü birazdan Mira bizi öldürecek.”

Mira:

“Doğru.”

Ece:

“Bak, gördün mü?”

Doruk omuz silkti.

“Ben sadece ilişkinin—”

Mira:

“DORUK!”

Doruk yine kaçtı.

Bir süre sonra dördü kampüsün bahçesindeki masalardan birine oturdular.

Mira Ege’nin tam karşısına oturmak istemedi.

Bu yüzden Ece’nin yanına geçti.

Ece ona baktı.

Sonra Ege’ye.

Sonra tekrar Mira’ya.

Mira:

“Ne?”

“Hiç.”

“Yine o kelime.”

Ece gülümsedi.

“Tamam, bir şey.”

“Ne?”

Ece’nin gözleri bir anda Doruk’a kaydı.

Doruk da Ege’nin yanına oturmuştu.

Ece ikisine birkaç saniye baktı.

Sonra yüzünde şeytani bir gülümseme oluştu.

Mira bunu fark etti.

“Senin yüzün neden öyle?”

“Nasıl?”

“Bir şey planlıyorsun.”

“Hayır.”

“Ece.”

“Tamam, bir şey diyeceğim.”

Mira şüpheyle ona baktı.

“De.”

Ece bir an Doruk ile Ege’yi yan yana süzdü.

Sonra tamamen şaka amacıyla:

“Bu arada…”

Herkes ona baktı.

Ece, Doruk’la Ege’yi işaret etti.

“Ben bunları shipliyorum.”

Sessizlik.

Mira’nın yüzündeki ifade anında değişti.

Ege’nin kaşı havaya kalktı.

Doruk birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi.

Sonra:

“Ne?”

Ece kahkahayı bastı.

“Şaka yaptım!”

Doruk:

“Benimle Ege mi?”

Ece gülerek:

“Evet.”

Doruk Ege’ye baktı.

Ege de Doruk’a.

Doruk:

“Abi…”

Ege:

“Ben de anlamadım.”

Doruk:

“Ben seni arkadaş olarak seviyordum.”

Ege:

“Ben de.”

Doruk elini göğsüne koydu.

“Aramızdaki her şey bitti.”

Ege:

“Ne zaman başladı ki?”

Doruk:

“Bilmem ama dramatik olması lazım.”

Ece gülmekten masaya kapanmıştı.

Mira ise hâlâ sessizdi.

Ece onun yüzüne baktı.

“Mira?”

Mira:

“Ne?”

“Sen niye sustun?”

“Susmadım.”

“Beş saniyedir hiçbir şey demiyorsun.”

Mira omuz silkti.

“Ne diyeyim?”

Ece’nin gözleri hafifçe büyüdü.

Sonra yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.

“Bir dakika.”

Mira:

“Ne?”

Ece ona doğru eğildi.

“Sen kıskandın mı?”

Mira’nın gözleri büyüdü.

“Ne?!”

Doruk hemen araya girdi.

“Ooo.”

Mira:

“Kesinlikle hayır!”

Ege sessizce Mira’ya bakıyordu.

Mira bunu fark edince daha da gerildi.

“Ben neden kıskanayım?”

Ece:

“Bilmem.”

“Çünkü ortada kıskanılacak bir şey yok!”

Ece’nin gülümsemesi büyüdü.

“Ben sadece şaka yaptım.”

“Biliyorum.”

“Tamam.”

“Zaten saçma.”

“Tabii.”

“Çok saçma.”

“Tamam Mira.”

Mira Ege’ye döndü.

“Sen de bir şey söyle!”

Ege sakince:

“Ne söyleyeyim?”

“Bilmem!”

Ege dudaklarının kenarındaki gülümsemeyi saklamaya çalışıyordu.

Mira gözlerini kıstı.

“Sen gülüyorsun.”

“Hayır.”

“Gülüyorsun.”

“Biraz.”

“Ege!”

Ege kahkaha attı.

Mira kollarını bağladı.

“Çok komik.”

Ege:

“Biraz.”

Mira:

“Ben kıskanmadım.”

Ege:

“Ben sana bir şey sormadım.”

Mira dondu.

Ece ağzını eliyle kapattı.

Doruk:

“Abi…”

Ege:

“Ne?”

Doruk başını iki yana salladı.

“Sen bugün tehlikelisin.”

Ege:

“Niye?”

Doruk:

“Mira’yı kızdırmak hoşuna gidiyor.”

Ege bir an sustu.

Sonra Mira’ya baktı.

“Biraz.”

Mira’nın yüzü kızardı.

“Ben gidiyorum.”

Mira ayağa kalktı.

Ece:

“Nereye?”

“Herhangi bir yere!”

Mira çantasını kaptı.

Tam dönecekken çantasının askısı sandalyenin kenarına takıldı.

Mira:

“Bir dakika…”

Çantayı çekti.

Çanta sandalyeyi çekti.

Sandalye masaya çarptı.

Masadaki peçetelik devrildi.

Peçeteler havaya uçtu.

Doruk başını eğdi.

“İşte geliyor.”

Ece:

“Ne?”

Doruk:

“Mira’nın doğal afet sezonu.”

Mira:

“Kes!”

Peçetelerden biri Ege’nin kafasına düştü.

Ege birkaç saniye hiçbir şey söylemeden peçeteyi kafasından aldı.

Mira gözlerini kapattı.

“Ben bunu yapmadım.”

Ege:

“Peçete kendi geldi.”

Mira:

“Evet.”

Ege:

“Tabii.”

Mira:

“Ben gidiyorum.”

Bu kez gerçekten yürümeye başladı.

Ege arkasından:

“Mira.”

Mira durdu ama dönmedi.

“Ne?”

“Çantan.”

Mira aşağı baktı.

Çantasını almamıştı.

Ece kahkaha atmaya başladı.

Doruk:

“Doğal afet sonrası eşya kaybı da başladı.”

Mira hızla geri döndü.

“Kimse konuşmasın.”

Çantasını aldı.

Sonra Ege’nin yanından geçerken alçak sesle:

“Sen de gülme.”

Ege:

“Tamam.”

Mira birkaç adım attı.

Sonra geri döndü.

“Bir de…”

Ege:

“Hı?”

Mira bir an tereddüt etti.

“Ece’nin az önceki saçma şakasını ciddiye alma.”

Ege’nin yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

“Hangisini?”

Mira’nın gözleri büyüdü.

“Ne demek hangisini?”

“Şaka yapıyorum.”

“Ege!”

Ege kahkaha attı.

Mira ona doğru bir adım attı.

“Bir daha o konuyu açarsan…”

Ege:

“Ne olacak?”

Mira düşündü.

“Bilmem.”

Ege:

“Tehdit konusunda da pek başarılı değilsin.”

Mira:

“Sen gerçekten…”

Tam o sırada Ece’nin sesi geldi.

“Tamam, tamam! Ben yanlış anladım.”

Mira ona döndü.

“Neyi?”

Ece:

“Şimdi fark ettim.”

Mira:

“Neyi fark ettin?”

Ece, Ege ile Mira’ya baktı.

“Ben Ege ile Doruk’u shipleyince Mira bozuldu.”

Mira:

“BOZULMADIM!”

Ece:

“Tamam.”

“Bozulmadım!”

“Tamam Mira.”

“Gerçekten!”

Ece başını salladı.

“Tamam.”

Mira birkaç saniye sustu.

Sonra:

“Seninle bir daha hiçbir şey konuşmayacağım.”

Ece:

“Tamam.”

Mira arkasını döndü.

Ece Doruk’a doğru eğildi.

“Kesin kıskandı.”

Doruk:

“Kesin.”

Ege ikisini duydu.

“Ben de öyle düşünüyorum.”

Mira anında arkasını döndü.

“Sen ne dedin?!”

Ege gülümseyerek:

“Hiç.”

Mira:

“Sen de mi Ece’nin tarafındasın?”

Ege:

“Ben taraf tutmuyorum.”

“Az önce kıskandığımı söyledin.”

“Ben öyle bir şey söylemedim.”

“Söyledin!”

“Kanıtla.”

Mira’nın ağzı açık kaldı.

“Sen…”

Ege gülümseyerek ona baktı.

Mira bir şey söylemek için ağzını açtı.

Ama söyleyemedi.

Çünkü Ege’nin bakışlarında o tanıdık eğlence vardı.

Mira’nın sinirlenmesini seviyordu.

Daha doğrusu…

Mira’nın kendisine karşı böyle tepki vermesini seviyordu.

Ege birkaç adım yaklaştı.

Mira istemsizce geri çekildi.

“Ne?”

Ege:

“Bir şey yok.”

Mira:

“Yine o kelime!”

Ege:

“Tamam.”

Mira:

“Niye yaklaşıyorsun?”

Ege durdu.

“Sen geri çekiliyorsun.”

“Çünkü sen yaklaşıyorsun.”

“Tamam, yaklaşmayayım.”

Ege bir adım geri çekildi.

Mira’nın yüzündeki ifade bir anda değişti.

Sanki Ege’nin gerçekten uzaklaşmasını istememişti.

Ege bunu fark etti.

Ama hiçbir şey söylemedi.

Mira da söylemedi.

Birkaç saniye birbirlerine baktılar.

Sonra Ege elini uzattı.

Mira şaşkınlıkla eline baktı.

“Ne?”

Ege:

“Gel.”

“Nereye?”

“Yürüyeceğiz.”

Mira eline baktı.

Sonra Ege’ye.

“Elimi mi tutacaksın?”

Ege:

“İstersen.”

Mira birkaç saniye düşündü.

Sonra elini Ege’nin eline bıraktı.

Ege parmaklarını onun parmaklarının arasına geçirdi.

Bu kez Mira düşmemişti.

Ayağı hiçbir yere takılmamıştı.

Çantasını da devirmemişti.

Kimse onu tutmak zorunda kalmamıştı.

Ama Ege yine de elini tutmuştu.

Mira hafifçe gülümsedi.

“Bu sefer sakarlık yapmadım.”

Ege:

“Fark ettim.”

“Yani beni tutmak için bahanen yok.”

Ege ona baktı.

“Bahane aramıyorum zaten.”

Mira sustu.

Kalbi yine hızlanmaya başladı.

“Ne demek o?”

Ege elini biraz daha sıkı tuttu.

“Elini tutmak için düşmeni beklememe gerek yok.”

Mira’nın yüzü kızardı.

Ege gülümsedi.

Mira ise gözlerini kaçırdı.

“Ben…”

Ege:

“Hı?”

“Bir şey söylemedim.”

“Ben de.”

Mira başını kaldırıp ona baktı.

“Sen bugün çok değişiksin.”

Ege:

“Sen de.”

Mira:

“Ben hep böyleyim.”

Ege:

“Hayır.”

“Nasılım?”

Ege birkaç saniye onu izledi.

“Bugün biraz kıskançsın.”

Mira’nın gözleri büyüdü.

“BEN KISKANÇ DEĞİLİM!”

Ege kahkahaya boğuldu.

Mira elini çekmeye çalıştı.

Ege bırakmadı.

“Ege, bırak!”

“Hayır.”

“Niye?”

“Biraz önce elimi kendi isteğinle tuttun.”

Mira sustu.

Ege:

“Şimdi bırakmamı istemiyorsun.”

Mira:

“İstiyorum.”

Ege:

“Gerçekten mi?”

Mira ona baktı.

Ege’nin gözlerinde hafif bir gülümseme vardı.

Mira birkaç saniye dayandı.

Sonra:

“…Hayır.”

Ege’nin gülümsemesi büyüdü.

“Ben de öyle düşünmüştüm.”

Mira başını onun omzuna doğru hafifçe çevirip mırıldandı:

“Çok sinir bozucusun.”

Ege:

“Biliyorum.”

Arkalarından Doruk’un sesi duyuldu.

“ECE!”

Ece:

“Ne?”

Doruk:

“Fikrimi değiştirdim.”

Ece:

“Neyi?”

Doruk, Ege ile Mira’nın el ele olduğunu gösterdi.

“Ben artık bunları shipliyorum.”

Ece kahkaha attı.

“Geç kaldın.”

Mira:

“SİZ İKİNİZ DE SUSUN!”

Doruk:

“Tamam!”

Ece:

“Tamam!”

Mira öfkeyle arkasını döndü.

Ama Ege’nin elini hâlâ bırakmamıştı.

Ece bunu fark etti.

Doruk da.

İkisi birbirine baktı.

Ece sessizce:

“Tamam, artık şaka yapmayacağım.”

Doruk:

“Neden?”

Ece:

“Çünkü Mira’nın kıskanmasına gerek kalmadı.”

Doruk:

“Niye?”

Ece gülümseyerek Ege ile Mira’yı gösterdi.

“Çocuk zaten elini tutuyor.”

Mira bunu duyunca yüzünü kapattı.

“Ben bu arkadaş grubunu değiştireceğim.”

Ege gülerek:

“Ben kalabilir miyim?”

Mira ellerinin arasından ona baktı.

Bir saniye düşündü.

Sonra küçük bir gülümsemeyle:

“Sen…”

Ege bekledi.

Mira gözlerini kaçırdı.

“Sen kal.”

Ege’nin gülümsemesi yavaşça büyüdü.

Ve bu kez Mira’nın sakarlığı, Ece’nin şakaları ya da Doruk’un saçmalıkları bile o anı bozamıyordu.

Çünkü Mira’nın elinin içinde Ege’nin eli vardı.

Ve ikisi de artık bunun bir tesadüf olmadığını biliyordu.

Bölüm sonu

3 yorum