Gece boyunca Elif uyuyamadı.
---
Gözlerini kapattığında iki şey tekrar tekrar geliyordu:
Karanlık oda.
Ve…
o an.
---
Dudaklarının değdiği o saniye.
---
Elif hemen gözlerini açtı.
---
“Saçmalama.”
---
Ama kalbi aynı şeyi söylemiyordu.
---
Sabah olduğunda hava griydi.
Sanki şehir bile bir şeylerin değiştiğini hissediyordu.
---
Elif okula geldiğinde ortam garipti.
---
Fısıldaşmalar.
Bakışlar.
---
Ama Elif’in gözü sadece birini arıyordu.
---
Kaan.
---
Ve onu gördü.
---
Bahçede.
Her zamanki gibi yalnız.
Ama bu sefer farklıydı.
---
Daha kapalı.
Daha sert.
---
Elif ona doğru yürüdü.
---
Kaan fark etti.
Ama kaçmadı.
---
Bu yeniydi.
---
Elif durdu.
Tam karşısında.
---
Sessizlik.
---
İkisi de ne diyeceğini biliyordu.
Ama kimse başlamıyordu.
---
Sonunda Elif konuştu:
“Dün gece…”
---
Kaan hemen araya girdi:
“Konuşmamız lazım.”
---
Elif kaşlarını çattı.
---
“Evet, lazım.”
---
Kaan etrafa baktı.
---
“Burada değil.”
---
Elif derin nefes aldı.
---
“Tamam. Ama kaçmayacaksın.”
---
Kaan gözlerinin içine baktı.
---
“Kaçmayacağım.”
---
Bu söz ağırdı.
---
Okuldan sonra…
---
Eski spor salonunun arkası.
Issız.
Sessiz.
---
Kaan çoktan gelmişti.
---
Elif yaklaşırken kalbi hızlandı.
---
Bu sefer kaçış yoktu.
---
“Elif geldiğinde Kaan direkt konuya girdi:
“Sana anlatacağım şey… hoşuna gitmeyecek.”
---
Elif kollarını bağladı.
---
“Zaten hiçbir şey hoşuma gitmiyor son zamanlarda.”
---
Kaan hafifçe başını eğdi.
---
“Dün geceki kişi…”
---
Durdu.
---
“Elif sabırsız:
“Kim o?”
---
Kaan yavaşça söyledi:
---
“Adı Arda.”
---
Elif bekledi.
---
“Ve… eskiden benim en yakın arkadaşımdı.”
---
Sessizlik.
---
“Ne demek eskiden?”
---
Kaan’ın çenesi gerildi.
---
“Çünkü artık değil.”
---
“Elif:
“Neden?”
---
Kaan gözlerini kaçırdı.
---
“Çünkü ben… onu yarı yolda bıraktım.”
---
Elif şaşırdı.
---
“Nasıl yani?”
---
Kaan derin nefes aldı.
---
“Bir işe karıştık.”
---
Elif’in kaşları çatıldı.
---
“Nasıl bir iş?”
---
Kaan direkt söylemedi.
---
“Aptalca bir şeydi.”
---
“Elif sert:
“Detay ver.”
---
Kaan bu sefer baktı.
---
“Yasadışı.”
---
Elif’in kalbi duracak gibi oldu.
---
“Ne yaptınız?”
---
Kaan sustu.
---
Sonra söyledi:
---
“Birine ait bir şeyi aldık.”
---
“Elif:
“Çaldınız mı?”
---
Kaan cevap vermedi.
---
Bu yeterliydi.
---
“Sonra ne oldu?”
---
Kaan’ın sesi düştü:
---
“Yakalandık.”
---
Sessizlik.
---
“Ve sen kaçtın.”
---
Kaan gözlerini kapattı.
---
“Evet.”
---
Elif geri çekildi.
---
“Onu bıraktın.”
---
Kaan başını salladı.
---
“Ve o yakalandı.”
---
“Evet.”
---
Elif’in sesi titredi:
---
“Ve şimdi seni arıyor.”
---
Kaan:
“İntikam için.”
---
Rüzgar sert esti.
---
Elif’in içi ürperdi.
---
“Peki… ben neden hedefim?”
---
Kaan direkt cevap verdi:
---
“Çünkü sen… benim zayıf noktam oldun.”
---
Sessizlik.
---
Bu cümle ağırdı.
---
Elif’in kalbi hızlandı.
---
“Bu yüzden sana uzak dur diyordum.”
---
“Elif yavaşça:
“Ve dün gece…”
---
Durdu.
---
Kaan da sustu.
---
İkisi de aynı şeyi düşündü.
---
“O an…”
---
Kaan bakışlarını kaçırdı.
---
“Yanlıştı.”
---
Bu kelime…
keskin geldi.
---
Elif dondu.
---
“Yanlış mıydı?”
---
Kaan kendini zorladı:
---
“Evet.”
---
Sessizlik.
---
Ama bu sefer farklıydı.
---
Soğuk.
---
Elif geri çekildi.
---
“Anladım.”
---
Ama anlamamıştı.
---
Sadece incinmişti.
---
Kaan bunu fark etti.
Ama bir şey demedi.
---
Çünkü söyleyecek doğru kelime yoktu.
---
Ve belki de…
söylemek istemiyordu.
---
Tam o anda—
---
“ELİF!”
---
Bir ses.
---
Tanıdık.
---
İkisi de döndü.
---
Deniz.
---
Koşarak geliyordu.
---
Ve yüzündeki ifade…
hiç iyi değildi.