İçeriğe geç

Yanlış kişiye aşık oldum

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Yanlış kişiye aşık oldum

Bölüm 5

Gerçeğin İlk parçası

Kuzey'in bana doğru geldiğini görünce telefonu avucumun içinde sıkıca tuttum.

Yüzündeki ifade değişmişti.

Dün gördüğüm sakin çocuk gitmiş, yerine ne yapacağını bilemeyen biri gelmişti.

“Mesajı gördün.”

Bu bir soru değildi.

“Evet.”

“Ne yazıyordu?”

Telefonu ona uzattım.

Kuzey ekrana baktı.

Mesajı okuduğunda birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi.

“Doğru mu?” diye sordum.

“Ne?”

“Babanın ölümünden annem mi sorumlu?”

Kuzey gözlerini telefondan ayırdı.

“Bilmiyorum.”

“Bilmiyorum deme!”

Sesim istemeden yükseldi.

“Az önce yüzüne baktığımda her şeyi biliyormuşsun gibi görünüyordun.”

“Çünkü bu mesajın geleceğini tahmin ediyordum.”

“Bana neden söylemedin?”

“Çünkü elimde kanıt yok.”

“Peki sen ne biliyorsun?”

Kuzey derin bir nefes aldı.

“Babam öldüğü gece annen onunla görüşmüş.”

Dünya başıma yıkılmış gibi hissettim.

“Bunu nereden biliyorsun?”

“Babamın telefonundaki son kayıttan.”

“Telefon hâlâ sende mi?”

“Hayır.”

“Kimde?”

“Bilmiyorum.”

“Bu nasıl mümkün?”

“Çünkü babam öldükten sonra bazı eşyaları kayboldu.”

“Kim aldı?”

“Bilmiyorum.”

Yine aynı kelime.

Bilmiyorum.

Bu kelimeden nefret etmeye başlamıştım.

“Annemle baban neden görüşüyordu?”

Kuzey cevap vermedi.

“Bana bunu da mı anlatmayacaksın?”

“Çünkü bu kısmı ben de bilmiyorum.”

“Peki fotoğraftaki kız kim?”

Kuzey bir anda sustu.

“Onu nereden gördün?”

“Albümde.”

“Fotoğraftaki kızın kim olduğunu bilmiyorum.”

“Bana inanıyor musun?”

Kuzey kaşlarını çattı.

“Ne?”

“Benim annemin bunu yapabileceğine inanıyor musun?”

Uzun süre cevap vermedi.

Sonunda,

“Hayır,” dedi.

İçimdeki düğüm biraz gevşedi.

“Peki neden araştırıyorsun?”

“Çünkü babamın ölümünün gerçek nedenini öğrenmek istiyorum.”

“Ya gerçekten annemle ilgiliyse?”

Kuzey bakışlarını yere indirdi.

“O zaman gerçeği de öğreniriz.”

Eve döndüğümde annemi mutfakta buldum.

Bana gülümsedi.

“Geç kaldın.”

“Anne.”

Sesimdeki tuhaflığı fark etmiş olacak ki gülümsemesi kayboldu.

“Ne oldu?”

“Sen eskiden bu okulda öğretmen miydin?”

Elindeki bardağı tezgâha bıraktı.

“Bunu sana kim söyledi?”

Bu cevap beni olduğum yerde durdurdu.

“Yani doğru.”

Annem gözlerini kaçırdı.

“Evet.”

“Kuzey'in babasını tanıyor muydun?”

Bu kez yüzündeki ifade tamamen değişti.

“Bu ismi nereden duydun?”

“Demek tanıyordun.”

“Nehir, odana git.”

“Hayır.”

“Lütfen.”

“Bana gerçeği söyle.”

Annem bir süre sessiz kaldı.

Sonra sandalyesine oturdu.

“Bazı şeyleri bilmenin zamanı geldi.”

Kalbim hızlandı.

“Babasıyla yıllar önce tanıştım.”

“Nasıl?”

“Okulda.”

“Peki neden görüşüyordunuz?”

Annem ellerini birbirine kenetledi.

“Çünkü onunla ilgili bir şey öğrenmiştim.”

“Ne?”

“Bunu sana anlatırsam bazı insanların hayatına yeniden girmiş olurum.”

“Zaten girdiler.”

Annem başını kaldırdı.

“Kim?”

“Kuzey.”

Annemin yüzündeki korkuyu ilk kez bu kadar açık gördüm.

“Onunla görüşme.”

“Niye?”

“Çünkü onun ailesi sandığın gibi değil.”

“Senin ailen de sandığım gibi değilmiş.”

Annem sustu.

“Babasının ölümünden sen mi sorumlusun?”

Soruyu sorduğum anda annemin gözleri doldu.

Ama ağlamadı.

Sadece başını iki yana salladı.

“Hayır.”

İçimden bir nefes çıktı.

“Peki neden herkes öyle olduğunu düşünüyor?”

“Çünkü o gece oradaydım.”

“Ne oldu?”

Annem cevap vermedi.

“Anne!”

“Ben onu öldürmedim.”

Bu cümle odanın içinde yankılandı.

“Peki ne yaptın?”

Annem gözlerini kapattı.

“Onu uyarmaya gittim.”

“Neden?”

“Çünkü o gece bir şey olacağını biliyordum.”

“Ne olacağını?”

Annem cevap vermeden önce kapıya baktı.

Sonra sesi fısıltıya dönüştü.

“Babanın ölümünden sonra bazı şeyleri saklamak zorunda kaldım.”

Bir anda bütün sorular birbirine karıştı.

“Babamın mı?”

Annem başını kaldırdı.

“Evet.”

“Babam bunun neresinde?”

Annem cevap vermedi.

Telefonum masanın üzerinde titredi.

Ekranda Kuzey'in adı vardı.

Kuzey: “Eski binaya tekrar gitme.”

Ardından ikinci mesaj geldi.

Kuzey: “Çünkü biri seni orada bekliyor.”

Annem mesajı gördü.

Yüzü bembeyaz oldu.

“Telefonu bana ver.”

“Neden?”

“Çünkü bu numarayı tanıyorum.”

Telefonu ona uzattım.

Annem ekrana baktı.

Sonra titreyen elleriyle telefonu masaya bıraktı.

“Bu Kuzey değil.”

“Ne?”

“Bu mesajı Kuzey göndermedi.”

O anda telefon yeniden titredi.

Yeni bir mesaj vardı.

Bu kez gönderen yine Kuzey görünüyordu.

Ama mesajın içeriği çok daha korkutucuydu:

“Nehir, annenin sana anlattıklarının hiçbirine inanma.”

Annem telefonu elimden aldı.

Ve ilk kez onu gerçekten korkmuş gördüm.

“Artık kaçamayız,” dedi.

“Kimden?”

Annem kapıya baktı.

“Babanın yıllar önce sakladığı kişiden.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.