İçeriğe geç

Yanlış kişiye aşık oldum

Bölüm 6 · 3 dk okuma

Yanlış kişiye aşık oldum

Bölüm 6

Eski defter

Annemin söylediği son cümle aklımda dönüp duruyordu.

“Babanın yıllar önce sakladığı kişiden.”

Babam.

Bu hikâyede onun adını her duyduğumda içimde garip bir boşluk oluşuyordu.

Babamı kaybedeli yıllar olmuştu. Onunla ilgili hatırladığım şeyler azdı; birkaç fotoğraf, çocukluğumdan kalma silik anılar ve annemin hiç anlatmadığı hikâyeler...

Ama şimdi bütün bunların Kuzey'in ailesiyle bir bağlantısı olduğunu öğreniyordum.

“Anne,” dedim yavaşça. “Babam ne sakladı?”

Annem cevap vermedi.

“Bana artık hiçbir şey saklama.”

“Bazen bazı gerçekler insanı korumaz, Nehir.”

“Ben korunmak istemiyorum.”

Annem gözlerime baktı.

“Bunu söylemek kolay.”

“Gerçeği bilmeden korkmak daha zor.”

Uzun bir sessizlik oldu.

Sonunda annem ayağa kalktı.

“Gel.”

Peşinden yatak odasına gittim.

Dolabın en altındaki eski kutulardan birini çıkardı.

Kutunun kapağını açtığında içinden birkaç fotoğraf, eski bir anahtar ve kahverengi bir defter çıktı.

Defteri eline aldığında parmakları titredi.

“Bunu baban yazdı.”

Defteri bana uzattı.

Kapağını açtım.

İlk sayfada babamın el yazısını gördüm.

“Bazı sırlar aileden bile saklanır.”

Sayfaları çevirmeye başladım.

İlk birkaç sayfada tarihler ve isimler vardı.

Sonra bir isim tekrar tekrar karşıma çıktı.

Kuzey'in babası.

“Anne...”

“Okumaya devam et.”

Bir sayfada babamın yazdığı cümle dikkatimi çekti:

“Onun oğlunun hiçbir şeyden haberi yok.”

Kuzey.

Bir sonraki sayfada ise:

“Nehir büyüdüğünde gerçeği öğrenirse, onu bu işin içine çekmemeliyiz.”

Defteri kapattım.

“Benden mi bahsediyor?”

Annem başını salladı.

“Evet.”

“Ben doğmadan önce mi?”

“Evet.”

“Benim neyle ilgim var?”

Annem cevap vermedi.

Defteri tekrar açtım.

Sayfaların arasında küçük bir fotoğraf vardı.

Fotoğrafı çıkardığım anda tanıdım.

Aynı fotoğrafı eski okul binasında görmüştüm.

Annem, Kuzey'in babası ve arkalarında birkaç kişi daha.

Ama bu kez fotoğrafın arkasında farklı bir yazı vardı.

“Toplantıdan sonra anahtar onda kalacak.”

Fotoğraftaki anahtara baktım.

Sonra annemin az önce kutudan çıkardığı anahtara.

İkisi aynıydı.

“Bu anahtar neyin anahtarı?”

Annem cevap vermeden önce telefonum çaldı.

Kuzey arıyordu.

Telefonu açtım.

“Merhaba.”

Karşı taraftan birkaç saniye sessizlik geldi.

Sonra Kuzey'in sesi duyuldu.

“Nehir, annen yanında mı?”

“Evet.”

“Bana telefonu ver.”

“Önce neden aradığını söyle.”

“Nehir, lütfen.”

“Hayır.”

Ses tonu değişti.

“Babanın defterini buldun mu?”

Donup kaldım.

“Sen bunu nereden biliyorsun?”

Kuzey cevap vermedi.

“Bana cevap ver.”

“Çünkü o defteri ben de arıyordum.”

“Niye?”

“Babamın ölümünden önce o defterden bahsettiğini duydum.”

“Ne söylemiş?”

“‘O defter bulunursa her şey ortaya çıkar’ demiş.”

Annem konuşmayı duyuyordu.

Bir anda telefonu elimden aldı.

“Kuzey.”

Karşı tarafta sessizlik oldu.

“Bayan...”

“Bana gerçeği söyle.”

“Ben de öğrenmeye çalışıyorum.”

“Hayır. Sen daha fazlasını biliyorsun.”

Kuzey sustu.

Annem telefonu kapattı.

“Anne, neden kapattın?”

“Çünkü onun bu defteri bulmasını istemiyorum.”

“Niye?”

“Çünkü defterde sadece babanın sırrı yok.”

“Başka ne var?”

Annem gözlerini kapattı.

“Benim de sırrım var.”

Tam o anda kapının zili çaldı.

İkimiz de birbirimize baktık.

Saat geceye yaklaşıyordu.

“Kim olabilir?”

Annem cevap vermedi.

Zil ikinci kez çaldı.

Sonra kapının önünden bir ses geldi.

“Nehir.”

Kuzey.

Kalbim hızlandı.

Kapıya doğru yürüdüm.

Annem kolumdan tuttu.

“Hayır.”

“Anne, o.”

“Kapıyı açma.”

“Belki gerçekten yardıma ihtiyacımız vardır.”

Annem başını iki yana salladı.

“Hayır, Nehir.”

Kapının ardından Kuzey'in sesi yeniden duyuldu.

“Benim.”

Annemin yüzü bembeyaz oldu.

“Bu mümkün değil.”

“Neden?”

Annem bana baktı.

“Çünkü Kuzey az önce bana telefonda bir şey söyledi.”

“Ne?”

“Evde olmadığını söyledi.”

Sessizlik.

Kapının diğer tarafından hiçbir ses gelmedi.

Sonra telefonum titredi.

Kuzey'den yeni mesaj vardı:

“Nehir, kapıyı sakın açma.”

Kapının önündeki kişi tekrar konuştu.

“Nehir, benim.”

Annem beni kendine doğru çekti.

Ve o anda kapının altından içeri bir zarf itildi.

Zarfın üzerinde yalnızca üç kelime vardı:

“Babanın gerçek vasiyeti.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.