İçeriğe geç

Yanlış kişiye aşık oldum

Bölüm 15 · 3 dk okuma

Yanlış kişiye aşık oldum

Bölüm 15

Kayıp baba

Videonun son cümlesi depoda yankılandı.

“Onu öldü gösteren kişi... annen.”

Telefon elimde donup kaldım.

Annem.

Yine annem.

Ne öğrensem onunla ilgili başka bir sır çıkıyordu.

Kuzey ekrana bakıyordu.

“Videoyu geri sar.”

“Ne?”

“Geri sar.”

Videoyu başa aldım.

Babam yeniden konuşmaya başladı.

Bu kez daha dikkatli dinledik.

“Eğer bunu izliyorsan, bazı şeyleri yanlış biliyorsun. Kuzey'in babası ölmedi. Onu saklamak zorunda kaldık.”

Kuzey hemen araya girdi.

“Kimden?”

Videodaki babam devam etti.

“Aras'ın adamlarından.”

Kuzey'in yüzündeki şaşkınlık arttı.

“Babam Aras'tan mı kaçıyordu?”

Eren başını salladı.

“Evet.”

“Sen nereden biliyorsun?”

“Çünkü ben de o gece oradaydım.”

Ben Eren'e döndüm.

“Bana her şeyi anlat.”

Eren birkaç saniye sustu.

“Baban, Kuzey'in babasının öldüğünü herkese söyledi. Çünkü onu başka türlü koruyamazdı.”

“Peki annem?”

“Annen de bu plana yardım etti.”

“Demek annem yalan söyledi.”

“Evet.”

“Peki neden?”

Eren cevap vermeden önce Kuzey konuştu.

“Bizi korumak için.”

Ona baktım.

“Sen annemi savunuyor musun?”

“Hayır. Sadece neden yaptığını anlamaya çalışıyorum.”

“Ben artık kimseye güvenemiyorum.”

Kuzey birkaç saniye sustu.

“Bana da mı?”

Cevap vermedim.

Depodan çıkmaya hazırlanırken telefon tekrar titredi.

Bilinmeyen numara.

“Videonun devamını istiyorsan eski tren istasyonuna gel.”

Altında bir saat vardı.

23.00

Kuzey mesajı gördü.

“Gitmeyeceğiz.”

“Ben gideceğim.”

“Nehir, bu bir tuzak.”

“Belki.”

“Kesinlikle.”

“Peki videonun devamını nasıl bulacağız?”

Kuzey cevap vermedi.

Eren araya girdi.

“Ben biliyorum.”

İkimiz ona döndük.

“Videonun ikinci kısmı eski istasyonda.”

“Nasıl biliyorsun?”

“Çünkü baban onu oraya sakladı.”

Gece olduğunda üçümüz eski tren istasyonunun önündeydik.

Bina yıllardır kullanılmıyordu.

Kuzey sürekli çevreyi kontrol ediyordu.

“Burada bir şey ters.”

“Ne?”

“Çok sessiz.”

Eren başını salladı.

“Burası zaten sessiz.”

“Hayır.”

Kuzey elini kaldırdı.

“Birileri var.”

Ben de ses duymaya çalıştım.

Uzaktan metal bir kapının kapandığını duyduk.

Kuzey:

“Burada kalın.”

“Hayır.”

“Bu kez sözümü dinle.”

“Üçümüz geldik.”

Kuzey gözlerimin içine baktı.

“Tamam. Ama yanımdan ayrılma.”

İstasyona girdik.

Eski bankların üzerinde toz vardı.

Duvarlarda silinmiş ilanlar asılıydı.

Eren doğrudan peronun sonundaki küçük odaya yöneldi.

Kapıyı açtı.

İçeride eski bir kasetçalar vardı.

Yanında da küçük bir kutu.

Kutunun üzerinde:

“Nehir açacak.”

yazıyordu.

“Beni mi bekliyordu?”

Eren başını salladı.

Kutuyu açtım.

İçinden bir kaset çıktı.

Kaseti cihaza yerleştirdim.

Bir süre cızırtı duyuldu.

Sonra babamın sesi geldi.

“Nehir...”

Gözlerim doldu.

“Eğer bunu dinliyorsan annen sana her şeyi anlatmamış demektir.”

Kuzey sessizce dinliyordu.

“Sen doğduğunda hayatımızda bazı insanlar vardı. Bu insanlar senden bir şey istiyordu. Ama ne olduğunu bilmiyorduk.”

Kasetten bir süre cızırtı geldi.

Sonra babam:

“Senin boynundaki kolye sıradan bir kolye değil.”

Elim hemen boynuma gitti.

“İki parçası var. Diğer parçası Eren'de.”

Eren başını eğdi.

“Bu kolye bir kasanın anahtarını taşıyor.”

Kuzey:

“Ne kasası?”

Babamın sesi devam etti.

“Bunu söyleyemem. Çünkü kasanın yerini öğrenirlerse her şey biter.”

Kaset bir anda durdu.

Ekranda başka bir kayıt açıldı.

Bu kez annemin sesi vardı.

“Nehir, eğer bir gün bunu dinlersen...”

Annemin sesi titriyordu.

“Babanın sana anlattığı her şey doğru değil.”

Şaşkınlıkla Kuzey'e baktım.

Annemin sesi devam etti:

“Kuzey'in babası hayatta. Ama onu saklayan kişi ben değilim.”

Kaset durdu.

Sonra üçüncü bir ses duyuldu.

Bir erkek sesi.

Daha önce hiç duymadığım bir ses.

“Artık yeter.”

Kapının dışında ayak sesleri duyuldu.

Kuzey hemen ayağa kalktı.

“Buradan çıkıyoruz.”

Kapıya yöneldiğimiz anda dışarıdan biri kapıyı kilitledi.

Eren kapıyı zorladı.

“Açılmıyor!”

Kuzey telefonu çıkardı.

“Çekmiyor.”

Benim telefonum da çalışmıyordu.

Sonra dışarıdan o erkek sesi duyuldu.

“Sonunda üçünüz de bir aradasınız.”

Kuzey kapıya yaklaştı.

“Sen kimsin?”

Adam cevap verdi.

“Beni tanıyorsun, Kuzey.”

Kuzey'in yüzü bir anda değişti.

“Hayır...”

Eren ona baktı.

“Ne oldu?”

Kuzey cevap vermedi.

Kapının altından bir fotoğraf içeri itildi.

Kuzey fotoğrafı aldı.

Fotoğrafta genç hâli vardı.

Yanında ise bir adam.

Kuzey'in babası.

Ama adamın yüzünde gülümseme vardı.

Fotoğrafın arkasında tek bir cümle yazıyordu:

“Baban seni hiç terk etmedi.”

Kuzey'in gözleri doldu.

Ve dışarıdaki adam son kez konuştu:

“Çünkü o hâlâ yaşıyor.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.