İçeriğe geç

Yanlış kişiye aşık oldum

Bölüm 13 · 3 dk okuma

Yanlış kişiye aşık oldum

Bölüm 13

Başka bir isim

“Başka bir isimle mi sakladı?”

Aras'ın söylediği cümle zihnimde dönüp duruyordu.

Kuzey ondan gözlerini ayırmıyordu.

“Babam neden Eren'i saklasın?”

Aras cevap vermeden önce bana baktı.

“Çünkü Eren'i arayan kişiler vardı.”

“Kimler?”

“Bunu bilmen gerekmiyor.”

Kuzey sertçe araya girdi.

“Yeter. Buraya oyun oynamaya gelmediysen anlat.”

Aras'ın bakışları Kuzey'e döndü.

“Babanın sana anlatmadığı çok şey var.”

“Sen de anlatmıyorsun.”

“Çünkü bazı gerçekler söylendiği anda insanları tehlikeye atar.”

“Biz zaten tehlikedeyiz.”

Aras bir süre sustu.

Sonra cebinden küçük bir kâğıt çıkardı.

“Bu ismi bulun.”

Kâğıdı bana uzattı.

Üzerinde tek bir isim yazıyordu:

Deniz Arman.

“Bu kim?”

“Eren'in yeni adı.”

Kuzey kâğıdı elimden aldı.

“Bu isim nereden çıktı?”

“Babanın kayıtlarından.”

“Deniz Arman nerede?”

Aras cevap vermedi.

“Biliyor musun?”

“Evet.”

“Nerede?”

“Onu bulursanız bazı sorularınızın cevabını alırsınız.”

“Sen neden kendin söylemiyorsun?”

“Çünkü beni dinlemeyeceğinizi biliyorum.”

Aras arkasını döndü.

Kuzey peşinden gitmek istedi ama ben kolundan tuttum.

“Dur.”

“Ne?”

“Bizi buraya kadar getirdi. Belki gerçekten bir şey biliyor.”

“Belki de bizi istediği yere götürüyor.”

Aras birkaç adım sonra durdu.

“Bir şey daha.”

Döndü.

“Eren'in yeni ismini sadece üç kişi biliyordu.”

“Kim?”

“Baban.”

“Annen.”

“Ve ben.”

Kuzey hemen sordu:

“Peki dördüncü kişi?”

Aras bana baktı.

“Dördüncü kişi sensin.”

Kalbim hızlandı.

“Ben mi?”

“Sen küçükken bunu duydun.”

“Hatırlamıyorum.”

“Hatırlayacaksın.”

Sonra yürüyüp gitti.

Kuzey bir süre onun arkasından baktı.

“Buna güveniyor musun?”

“Hayır.”

“İyi.”

“Peki Deniz Arman'ı bulacak mıyız?”

“Evet.”

“Nasıl?”

Kuzey kâğıdı cebine koydu.

“Önce kayıtları araştıracağız.”

Ertesi gün ders çıkışında okulun kütüphanesine gittik.

Eski öğrenci kayıtlarını bulmak için arşiv bölümüne girdik.

Saatlerce dosyalara baktık.

Sonunda Kuzey bir klasörü çekip çıkardı.

“Burada.”

Klasörün üzerinde:

DENİZ ARMAN

yazıyordu.

Klasörü açtığımda içinden tek bir öğrenci fotoğrafı çıktı.

Fotoğraftaki çocuk Eren'di.

Ama dosyada doğum tarihi farklıydı.

“Bunu nasıl yapmışlar?”

“Birinin kaydını değiştirmişler.”

“Kim?”

Kuzey dosyanın son sayfasına baktı.

İmza kısmında babamın adı vardı.

“Baban.”

“Demek gerçekten onu saklamış.”

“Evet.”

Dosyanın arasında küçük bir not buldum.

Notun üzerinde annemin el yazısı vardı.

“Deniz güvende. Nehir hiçbir şey hatırlamıyor.”

Notu Kuzey'e gösterdim.

Bir süre sessiz kaldı.

“Annen biliyormuş.”

“Evet.”

“Peki sen bilmiyormuşsun.”

“Bana anlatmamış.”

Kuzey dosyayı kapattı.

“Bence buradan çıkmalıyız.”

“Daha bitirmedik.”

“Birileri arşive girdiğimizi fark etmiş olabilir.”

Tam o sırada kapının dışından ayak sesleri geldi.

İkimiz de sustuk.

Sesler yaklaşıyordu.

Kuzey ışığı kapattı.

“Burada kal.”

“Sen?”

“Kapının yanında duracağım.”

Kapı yavaşça açıldı.

Karanlıkta bir siluet belirdi.

Kuzey bir adım öne çıktı.

“Kim var?”

Cevap yoktu.

Siluet içeri girdi.

Kuzey ışığı açtığında kimse yoktu.

Sadece masanın üzerinde yeni bir zarf vardı.

Üzerinde benim adım yazıyordu.

Zarfı açtım.

İçinden bir fotoğraf çıktı.

Fotoğrafta küçük hâlim vardı.

Yanımda Eren duruyordu.

Ama fotoğrafın arkasındaki yazı daha korkutucuydu:

“Eren'i hatırlamıyorsan, sana neden onun adını verdiğimi hatırla.”

Kuzey bana baktı.

“Ne demek bu?”

“Bilmiyorum.”

Fotoğrafı çevirdiğimde küçük bir ayrıntı fark ettim.

Benim boynumdaki kolyenin yanında Eren'in elinde aynı kolyenin bir parçası vardı.

Kuzey fotoğrafı dikkatle inceledi.

“Bu kolye...”

“Ne?”

“Seninkiyle aynı değil.”

“Ne farkı var?”

Kuzey fotoğrafı yaklaştırdı.

“Seninki iki parçadan oluşuyor.”

Kalbim hızlandı.

“Bende sadece bir parçası var.”

“Diğer parça Eren'de.”

Tam o anda arşivin kapısı yeniden açıldı.

Bu kez gelen kişi Kuzey değildi.

Aras da değildi.

Karşımızda genç bir çocuk duruyordu.

Bize baktı.

Sonra doğrudan bana:

“Beni arıyordunuz.”

Kuzey donup kaldı.

“Sen kimsin?”

Çocuk birkaç saniye sessiz kaldı.

Sonra boynundaki kolyeyi gösterdi.

“Eren.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.