İçeriğe geç

Yanlış Hedef

Bölüm 18 · 2 dk okuma

Yanlış Hedef

Bölüm 18

Dar Alan

🖤🤍

İnsan “hedefim” dediği anda ikiye ayrılır.

Bir parçası kaçmak ister.

Diğer parçası… kalıp bitirmek.

Ben kaldım.

Merkezdeki sessizlik uzun sürmedi. Eren toparlandı, emirler yağdı, kapılar kilitlendi. Herkes hareket ediyordu ama hiçbir hareket güvende hissettirmiyordu.

Emir hâlâ terminalin başındaydı. Parmakları klavyede koşuyor, yüzü ekrandaki hatalarla sertleşiyordu.

“Giriş noktası yok,” dedi. “Sistem içeriden açılmış gibi.”

“Kim açtı?” dedim.

“Bilmiyorum. Loglar temizlenmiş.”

Temizlik.

Yine aynı kelime.

Karan duvara yaslanmıştı ama bu bir dinlenme değildi. Gözleri odadaki herkesi tek tek ölçüyordu. Bu sefer dışarıyı değil, içeriyi tarıyordu.

“Burada biri var,” dedi.

Eren başını kaldırdı.

“Ne?”

“Bizi içeri alan, kapatan, izleyen… biri burada.”

Bu cümle odayı daralttı.

“Saçmalık,” dedi biri.

Karan bakışını o adama çevirdi.

“Öyle mi?”

Sesi yükselmedi ama adam sustu.

Ben bir adım attım.

“Bunu biliyordun,” dedim.

Gözlerini benden ayırmadı.

“Şüpheleniyordum.”

“Yine.”

Bu tek kelimeyi özellikle söyledim.

“Şimdi eminim,” dedi.

“Ve hâlâ söylemedin.”

“Zamanı değildi.”

“Benim hedef olduğum zaman mı?” dedim. “O zaman mı uygun?”

Bu cümle keskin çıktı.

Kendim bile yumuşatmadım.

Karan bir adım yaklaştı.

“Eğer daha önce söyleseydim…”

Durdu.

“…sen yine aynı şeyi yapardın.”

“Ne?”

“Koşardın. Tek başına. Düşünmeden.”

Bu cümle…

haklı gibi geldi.

Ve bu beni daha çok sinirlendirdi.

“En azından saklanmazdım,” dedim.

“Ben saklanmıyorum.”

“Yapıyorsun.”

“Hayır.”

“Evet.”

Eren araya girdi.

“Yeter artık! Bu kavga kimseyi kurtarmayacak.”

Ama artık bu sadece kavga değildi.

Bu…

suçlama savaşına dönmüştü.

Emir bağırdı.

“Bir şey buldum!”

Herkes ona döndü.

Ekranda yeni bir veri açılmıştı.

“Bu gönderilen dosyanın izi,” dedi. “Tamamen silinmemiş.”

“Konum?” dedi Karan.

Emir hızlıca yazdı.

Ekranda bir adres belirdi.

Ben o adresi gördüğüm an…

içimde bir şey düştü.

“Bu…” dedim.

“Ne?” dedi Eren.

“Bu benim eski evim.”

Sessizlik.

Bu sefer ağır değildi.

Kesiciydi.

“Emin misin?” dedi Emir.

“Eminim.”

Karan bana baktı.

Bu sefer…

bakışı sert değildi.

Daha çok…

hesap yapan bir bakıştı.

“Oraya gideceğiz,” dedi.

“Hayır,” dedim anında.

“Evet.”

“Bu açık tuzak.”

“Zaten her şey tuzak.”

“Bu farklı,” dedim. “Bu beni çekmek için.”

“Ve sen zaten gidiyorsun,” dedi.

Bu cümle…

beni durdurdu.

Çünkü doğruydu.

Ben başımı çevirdim.

“Ben tek başıma giderim.”

“Gitmezsin.”

“Giderim.”

“Hayır.”

Bir adım attı.

Yaklaştı.

“Bu sefer kontrol bende,” dedi.

Bu cümle…

yanlıştı.

“Hayır,” dedim. “Bende.”

“Değil.”

“Benim hayatım,” dedim. “Ben karar veririm.”

“Senin hayatın değil sadece,” dedi. “Bu dosya. Bu ekip. Bu operasyon.”

“Ben hedefim!” dedim.

Sesim yükseldi.

İlk kez.

“Ve ben de seni kaybetmek istemiyorum.”

Bu cümle…

odaya düştü.

Herkes sustu.

Ben de.

Çünkü bu…

beklemediğim bir şeydi.

Gözlerim onun gözlerine kilitlendi.

“Bu senin meselen değil,” dedim.

Ama sesim…

önceki kadar sert çıkmadı.

Karan hemen cevap verdi.

“Artık benim.”

Bu cümle…

tehlikeliydi.

Eren araya girdi.

“Gidiyoruz. Hep birlikte.”

Kimse itiraz etmedi.

Ama bu kabul değildi.

Bu…

geri dönüşü olmayan bir adımdı.

Araca yürürken içimde iki şey vardı:

Korku.

Ve öfke.

Ama en kötüsü…

ikisini ayıramıyordum.

🖤🤍

Selammmm bebislerr

Nasılsınızzzz

İyisinizdir inşaallah

Hemen diğer bölümde geçiyoruzzz

Görüşürüz seviliyorsunzzzzz

🖤🤍

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.