İçeriğe geç

Yankı Yeni Tim

Bölüm 3 · 7 dk okuma

Yankı Yeni Tim

Bölüm 3

3.BÖLÜM YENİ BAŞLANGIÇLAR

Sabah güneş ışığı gözüme çarptığında sanki yatak beni kendine bağlamış gibi bir ağırlık hissettim o an bir şey fark ettim aslında yataktan kalkmama sebebim, yatağım beni kendine bağlamış olması ya da çok yorgun olmam değildi anılarımı sığdıramadım Ankara'dan uzak kalma fikri ve abimden uzak olucağım düşüncesiydi.

Bu durum beni geriyordu son kez Ankara'nın sabah güneşini görmek için cama doğru yürüdüm Aklımda hala Resul abinin o sorusu vardı "Bizimkiler nerede? " Resul abinin bu sorusu adeta beni Lal yapmıştı bunun için durumu anlayan abim hemen benim yerime cevap verip olayı kapatmıştı .

Yemeklerimiz yiyip çayla beraber kapanışı yaptığımızda herkes erkenden evine gidip dinlenmek için kendine vakit ayırmıştı.Abiminde yardımıyla akşamdan valizlerimi hazırlamıştım.

Banyoya girip yüzümü soğuk suyla yıkadım. Ardından uçlarından başlayarak saçlarımı tararken gözüm aynadaki yansımama takıldı.

Aynada gördüğüm kadın keskin bakışlı ve her ne kadar dik duruşlu olsada gerçeği yansıtmıyordu. Çünkü içim karmaşık duyguları barındıran bir selden farksızdı.

Küçüklüğümden beri her ne kadar dışarıya karşı duygusuz biri imajı versemde içimde olup bitenden herkes bir haberdi.

Belki bencilce bir düşünce ama en azından bir kez biri ben demeden beni görsün, beni anlasın istemiştim. Ama yaptığım gereksiz hayalden başka bir şey değildi.

Babam, abim ve kaybettiğim timim hariç kimseye yakın hissetmedim kimsede beni onlar gibi anlamdı .

Daha çok küçük yaşlarda insanlarla yakından bağ kurmayı bırakmıştım çünkü ya ihanete uğruyorum yada onları sonsuza denk kaybediyordum.

Banyodan çıkıp üstüme siyah bir eşofman takımı giydim. Saçımı at kuyruğu yapıp beyaz sporlarımıda ayağıma geçirince uçakta rahat etmemem için bir sebep kalmamış oldu.

Abim beni aşşağıda beklediğine dair bir mesaj atınca dün akşam kavga bağırış hazırladığımız iki valizi kapının dışına çıkardım.

**********

Binecek olduğum Şırnak uçağına yapılan son çağrı ile adımlarım iyice hızlandı uçağın merdivenlerinden çıkmadan önce yönümü hemen arkamda duran abime çevirdim.

Kollarını bana doğru açınca sarılmak istediğini anladım . Kollarımı sıkıca beline sarıp bedenini iyice kendime çektim. Sonuçta askerdik yarın başımıza ne geleceği belli değildi.

Memleketimi andıran taze yağmura karışmış toprak kokusunu iyice içime çektim.

"Seni bulduğum fırsatlarda arıyacağım abi, hatta her gün elimden geldiğince görüntülü arayıp kardeş terörüne maruz bırakıcam "

Gülerek karşılık verdi "Yeter ki sen ara nasıl aradığın yada yaptığın terörler umrunda değil, yeter ki iyi olduğunu bileyim. "

Bir adım gerileyerek uzaklaştım hala gülmesine rağmen gözlerinin doluluğu beni şaşırtmıştı.

"Ne oldu abi sürekli bir git de sende kurtulayım diyordun ne değişti? "

Bu sorunun üzerine kaşlarını çattı. "Sanki bilmiyorsun Tomris, her ne kadar dilim böyle söylese de ben sana çok alıştım abin sensiz yapamıyor be kızım " dedi

"Görüşürüz abi"

Tam arkamı dönüp gidecekken tekrar seslendi tekrar ona doğru döndüm"Tomris, eğer onu görürsen sakin kalmaya çalış tamam mı bide bu var. "

deyip cebinden bir anahtar çıkarttı.

Anahtarı elime alıp soru soran gözlerle baktım

"Bu orda ki bir evin anahtarı eğer lojmanda kalmak istemezsen arkadaşlarınla orda kalırsın. "

Bu o evin anahtarıydı ve ben o eve asla girmezdim. Anahtarı tekrar uzattım

"Ben o evde kalmam abi yinede saol. Şimdi gerçekten hoşçakal abi. "

"Kendine dikkat et küçük varınca arıyorsun " dedi ve el sallayıp pistten uzaklaştı.

*****

Uçağa binip orta taraflara doğru yürüdüm . Biletimden koltuk numarama bakarak koltuğumu buldum .Normalde cam kenarında değildim ama sahibi gelince izin alıp otururum diye düşündüm ve can kenarına yerleştim.

Yolcular koltuklarına yerleşmeye devam ederken üstümde bir gölge hissettim. Yüzbaşı Yağız yada sen mi gerçek adını söylemek istersin gıcık diyerek kendi içimde bir espri yaptım .

"Orası benim yerim üsteğmenim lütfen yan koltuğa geçer misiniz? "

"Ben cam kenarında oturmak istiyorum bu yüzden siz benim yerine geçebilirsiniz. " diyerek içimdeki ayıyı konuşturdum.

İzin almaktan kastım kesinlikle bu değildi ama sonuçta eşşek kadar adam cam kenarına oturmazsa canı çıkmaz .

"Bu bir emirdir üsteğmenim şimdi kalkında yerime geçeyim "

"Üff kalktık be ne kıymetli yerin var mış ayrıca şuanda siviliz yani ne ben sizin askerinizim nede siz benim komutanımsınız " diyerek kendi yerine oturdum.

Yüzünde ki zafer kazanmış ifadeyle koltuğuna yerleşti "Eee yolculuk boyunca beraberiz bir şeyler yapalım, ayrıca sen ne kadar sivil olsanda bi nevi göreve gittiğimiz için hala rütbedeyiz"

"Ben uyuycam komutanım yüksek izninizle , lütfen beni rahatsız etmeyin zira uykusuz kalınca agrasifleşiyorum size patlamayım . " diyerek yanımda getirdiğim göz bandımı kemerini taktıktan sonra gözüme geçirdim.

"Agresif kurt" diyerek benle dalga geçince bende karşılık verdim. " Sırıtık sansar "

*******

Sarsılmamla bağırışım neredeyse eş zamanlıydı. "Ne oluyor lan? "

Gözümdeki bandajı çıkardığımda bana bakan bir grup insan beklemiyordum.

"Ne oluyor Yüzbaşı ? " sesim yeni uyandığım için tuhaf çıkmıştı.

"Geldik onu haber vermek için uyandırayım dedim ama sen galiba kendini dağda zannettin, merak etme üsteğmen saldırıya uğramadın. "

"Uyandırdığınız için teşekkürler" deyip piste park etmeye başlayan uçakla kemerini çözdüm nerdeyse herkes ayaklanmıştı.

Koltukların üstünde duran çantamı almaya çalışırken yanlışıkla iyice arkaya ittim ve almam iyice imkansızlaştı .

Yüzbaşı gıcıkta kemerini çözüp ayağa kalktı." Ne oluyor be "dibine kadar girip beni koltuk ve kendisi arasında sıkıştıran adama kızaran yanaklarımı ele vermemek için bakmıyordum. Oda koltukların üstündeki kısmından çantaları indirmeye çalışıyordu .Burayı bir sıcak basmıştı zira bu yakınlık çok fazlaydı.

İç sesimi bölen kafama düşen bilmem kaç kiloluk çantaydı.

"Ah kafam, bilerek yapıyorsunuz demi resmen darp ediliyorum burda.Ayrıca dibime kadar girmişsiniz çekilin be şurdan " diyerek hızlı konuşmam ve çirkefleşip onu itmem nasıl bir piskopatlıksa hoşuna gitmişti. İnşAllah kızaran yanaklarımı görmemiştir.

*********

Sonunda uçaktan inince Yüzbaşından birazda olsun uzaklaşmayı başarmıştım. Abime indiğime dair bir mesaj atarken Şırnağın soğuğu beni canlı tutuyordu.

Gelen bir taksiye durması için işaret verip kapıyı açtım. Taksinin karşı kapısınında açılmasıyla kafamı kaldırıp karşıdan kaşlarını çatarak bakan yüzbaşına aynı şekilde karşılık verdim.

"İlk ben gördüm o yüzden ben binicem Yüzbaşı. "

"Taksi sizin için değil benim için geldi ben çağırdım o yüzden biri binicekse oda benim. " dedi

Haklıydı ama hava gitgide soğurken dışarda bekleyemezdim.

"Zaten aynı yere gidiyoruz bende sizinle gelsem? " Sakin konuşma tarzım onu şaşırtmış olmalı ki başıyla onayladı.

*********

Karargahın önünde indiğimizde Yüzbaşı taksi parasını öderken bende içeriye girmek için onu bekliyordum.

Sonunda adamla olan konuşmasını bitirince yanıma geldi "Neyi bekliyorsun? "

"Sizi bekliyorum komutanım öyle daha uygun olur diye düşündüm"

"İyi valizlerini girişe bırak sonrada seni Bahri Albay ile tanıştırayım "

"Emredersiniz komutanım "

Valizlerimi dediği gibi bırakıp peşine takıldım. Yol boyunca ilerlerken bize bakıp bir şeyler konuşan askerleri takmadan Yüzbaşını takip ettim.

En sonunda kapıda Albay Bahri yazan yerde durduk. Yağız Yüzbaşı kapıyı bir kere tıklattı. İçeriden Bahri Albay ın "Gir " diyen sesi duyulunca Yüzbaşının arkasından bende girdim .

Tim bizden önce ki uçağa bindikleri için şimdi evlerinde dinleniyorlardır diye düşünüyordum.

"Hoş geldiniz çoçuklar, gelin oturun " buna elbette kanmıcaktık şimdi oturursan en az bir ay oturamıcak duruma gelirdik.

"Emrediyorum asker oturun "

Yüzbaşı ile karşılıklı gelecek şekilde otururken Albay söze girdi.

"Tekrar hoş geldin kızım, olanları duydum başın sağolsun "

"Vatan sağolsun komutanım "

"Komutanım biz buraya aslında üsteğmenin lojman anahtarını alması hemde tanışmanız için gelmiştik yarın iş başı biz biran önce alıp gitsek "

"Lan hergeleye bak otur desem sabaha kadar oturturum seni buraya biliyorsun demi Gökten "

"Biliyorum komutanım ama üsteğmen yol yorgunu bide alışık değil Şırnak soğuğuna daha fazla beklemesin diye dedim yoksa sabaha kadar burdayım komutanım "

Bu adam keşke hep böyle el pençe dursa da sinirlerimle oynamasa. Ayrıca Şırnağın soğuğuna kimse benden daha fazla dayanamazdı çocukluğum sokaklarında geçerken az hasta olmamıştım babam kaç kez başımda sabahlamıştı.

Albayın öylemi diyen imalı bakışları daha fazla sürmesin diye devreye girdim.

"Evet komutanım müsade ederseniz lojmanın anahtarını alıp dinlensem iyi olur Ankara'dan arabamı getirtmiştim birazdan kapının önünde olur bekletmeyelim daha fazla " dedim sorarcasına.

"İyi kızım al bu anahtarı Yüzbaşının üst katında kalıcaksın o sana gösterir nerde olduğunu, şimdi ikinizde gidip iyice dinlenin yarın için hazır olun her an görev gelebilir. "

"" Emredersiniz komutanım"" diyerek ikimizde çıktık. Yüzbaşı karargahta bıraktığı arabasına binerken bende kapının önünde duran valizlerimi alıp yeni gelen arabama yerleştirdim.

********

Bir bölüm daha bitti sizce ilerleyen zamanlarda Tomris time alışabilecek mi ?

Peki sizce Tomris in Şırnakta uzat durması gereken kişi kim?

Kiminle karşılaşmaması gerekiyor?

Babası ne zaman olaylara dahil olucak?

Yeni bölümden görüşürüz!

Sorularınızı ve yorumla oylarınızı bekliyorum.

Bölüm sonu

2 yorum