İçeriğe geç

Yankı Yeni Tim

Bölüm 4 · 7 dk okuma

Yankı Yeni Tim

Bölüm 4

4.BÖLÜM YENİ KOMŞUM

Sonunda lojmanların bulunduğu siteden içeri girdiğimizde Yüzbaşı arabasını 5 katlı bir apartmanın önüne park etti.

Bende onun arabasının yanında kalan boşluğa park edip arabadan çıktım ve bagajı açıp içinden valizleri mi çıkarttım.

Bu sırada yüzbaşıda arabasının arkasından bir şeyler indiriyorsunuz.

Valizleri alıp kenara koydum ve bagajı kapatım kilitledim.

Yüzbaşı sessizliğe ant içtiği için onun bu davranışına karşılık bende konuşma gereği duymadım. O önde bende arkasından ilerlerken c blok yazan 5 katlı apartmanın önünde duymuştuk.

"4.katta kalıyorsun, 14 numarada bende senin bir alt katındayım aynı hizadayız. Elinden geldiğince beni rahatsız etme bir şey olursa kapıma gelme yada arama sadece mesaj at huzurlu bir ortam istiyorum üsteğmen anlaşıldı mı?" bunu söylerken yavaşça içeriye girip asansöre doğru yönelmiştik.

Öküzdü, kot kafalı hatta arttırıyorum bu adam kesinlikle bir kaç kromozomu eksik yaşıyordu çünkü‘ hoşgeldin bir şeye ihtiyacın olursa çekinme. 'demek yerine adam resmen ‘ başına bir şey gelirse felan arama olur mu rahatsız edilmeyi sevmiyorum ? ' raddesine getirmişti.

"Tamam komutanım, zaten sessiz biriyimdir ses yapmam bir şey olursada mesaj atarım . Artık cenazemde okursunuz bir şey olsa ‘ müsait değilim' diye bakamamıştım dersiniz. " son söylediğim fısıltı gibi çıkmıştı ve büyük ihtimalle duymamıştı. Yani inşAllah duymamıştır.

****

Nefes nefese kalsamda sonunda kaç kilo olduğunu bilmediğim iki koca valizimi merdivenlerden çıkarmıştım.

Bu uğurda bir valiz tekeri ve bir tanede kulp koparmıştım. Asansör bozuk olduğu için Yüzbaşı beni bırakıp 'sen sağ ben selamet 'diyerek resmen iki valizle merdivenlerde tek başıma bırakmıştı.

Albaydan teslim aldığım anahtarla kapıyı açıp içeri girdim ama beynimde ‘geri gapa geri gapa' nidaları çalıyordu çünkü burası ev değil resmen tozların egemenliğine girip, böceklerin taht savaşları yaptığı, karbondioksite yenilen oksijenin cenaze namazının kılınıp gömüldüğü yer tam olarak benim yeni evim olarak adlandırılan yerdi.

Öksürük kriziyle içeri girip direk camları açtım 3+1 eşyalı bir evdi ama iyi temizlik istiyordu.

*******

Saat nerdeyse beşti. Yani insanların eve dönüp dinlenme moduna geçtiği saat. Bende anca toz alma raf silme eşya yerleştirme gibi şeyleri yapabilmiştir.

Rahat bir temizlik için başıma taktığım bandana üstüme geçirdiğim beyaz kısa kollu tişörtümün bir iki karış altında biten şortumla tam ev modundaydım.

Şimdi ise son işim olan süpürmeye başlıcaktım ondan sonra ise balkona yerleştirilmiş olan bambu salıncağımda içeceğim kahvenin hayali beni iyice motive ediyordu.

Elektirikli süpürgenin fişini takmakla çıkan mavi kıvılcımın şarteli attırması bir olmuştu. Ne kadar bunun ilahi bir gücün beni temizlik yapmaktan alıkoymaya çalıştığını düşünmek istesemde bunun sadece temizlikten nefret eden kişinin yani benim kurmacalarım olduğunu elbette biliyordum.

Etraf o kadar pisti ki doğduğumdan beri uyuyan temizlik perilerim yaklaşık 26 yılın sonunda uyanmaya karar vermişti.

Elektirikli süpürgeyi yere son derece nazik bir şekilde (fırlatmak suretiyle) bırakıp şartelinde nerde olduğunu hatırlamaya çalıştım.

Tabi ki hol de olan şartelle bir süre bakıştıktan sonra sandalye çekmeye karar verdim. Boyum her ne kadar uzun olsada oraya yetişemiyorum.

*****

Hava iyice kararmıştı ama ben hala şartelle uğraşıyordum olmuyordu işte ev pislik içindeydi. Usta çağarmıştım ama onların gelmesine daha vardı. Şartelin atmasıyla ışıklarda gitmişti. Hoş zaten ışıkla pek aram yoktu ama asıl mesele buzdolabına koyduğum yiyecekler ve erimesine ramak kalan kıymetli hazinem çikolatalarım dı .

Bir ara Yüzbaşına haber vermeyi düşündüm ama sonra vazgeçtim. Aklıma daha iyi bir fikir gelmişti neden hem karşı komşularımla tanışmıyor hemde ondan yardım istemiyordum. Sonuçta komşuluk böyle günler içindi demi.

Kapıyı açıp üstünde 15 numara yazan kapıyı tıklattım. Ses gelmeyince daha sert vurdum , kapının önünde ki ayakkabılardan evde birilerinin olduğu belliydi hemde 42 numara giyen birileri.

Kapı açılmayacak diye düşünerek arkamı döndüm gidiyordum ki kapının açılmasıyla gelen ses beni durdurdu ve arkamı dönmek mecburiyetinde bıraktı.

"Mesaisi daha yeni biten bir insanın kapısını kırmak suretiyle vuran kişin...... "

Söylediği sözler beni görmesiyle yarıda kaldı. Galiba karşısında bir kadın görmeyi beklemiyordu.

"Derdim kapıyı kırmak değildi beyefendi ayrıca uyandırdıysam özür dilerim. Lakin sizin derdiniz hakaret etmekse buna izin vermem sizden yardım etmenizi rica edicektim çok uykunuz varsa kapıyı kapatıp ben buraya hiç gelmemişim gibi yapmaya devam edebilirsiniz. " resmen 1 haftada kullanacağım tüm konuşma hakkımı doldurmuştum . Çok konuşan biri değildim zaten çok konuşmayı sevmediğim gibi konuşanıda sevmezdim.

Karşımda dikilen ve resmen esmer güzeli olan adam bana şaşkın gözlerle bakıyordu. Büyük ihtimalle daha demin bu kadar kısa sürede nasıl bu kadar hızlı konuştuğumu falan düşünüyordu.

Arkamı dönüp gidecekken kolumdan tuttu, "Kusura bakmayın hanımefendi galiba buraya yeni taşındınız genelde bu saatte dinleniyor oluruz da birinin kapımı çalması biraz alışılmadık bir durum oldu, hele ki sizin gibi güzel bir bayan bu daha da şaşırtı"

"Sorun değil beyefendi karşı dairenize taşındım ama süpürge yapmak için fişe taktığımda şartel attı temizlikte yapamadım karanlık çöktü ışıkları açamıyorum bir el atsanız "

"Karanlıkta kalmanız kötü olmuş bir bakalım"

Anahtarı arkadan alıp kapıyı kapattı üstünde spor kıyafetler vardı kahveleri benimkilere kıyasla daha koyuydu.

Açık bıraktığım kapıdan içeri girerken oda arkamdan geliyordu.

Şartelin olduğu yere geldiğinde arkasından kapıyı kapattım .

"Abiniz yada babanız felan yok mu ? Yanlış anlamayın site güvenli ama böyle durumlarda herkesten yardım istenmez "

"Yok burda tek kalıyorum askerim ben ,siz galiba babamın yada abimin asker olmasından kaynaklı burda kaldığımı düşündünüz. "

Şartelin kapağını açtığında bende telefonumun feneriyle oraya ışık tutuyordum çünkü hava epey kararmıştı.

"Doğrusunu söylemek gerekirse, evet öyle düşündüm "

Şartelin bir kez indirip kaldırdı ve ardından buzdolabının çalışma sesiyle beraberinde evin aydınlanması bir oldu.

Daha adını bile öğrenemediğim adam bana tuhaf bakışlar atıyordu.

"Hanımefendi yanlış anlamayın ama şarteli açıp kapamayı denediniz mi? "

Ne ima ediyordu şimdi bu!

"Evet beyefendi hemde defalarca size kanıtlayamam ama benim söylediğim söz yemin niteliğindedir. "

Derin bir nefes verip tam sandalyeden aşağı inecekti ki sandalyenin bir ayağı kendini bu ağarlığa daha fazla katlanamıyacağına ikna etmiş olacak ki intihar etti.

Üstünde duran adamın sırt üstü düşüp düşerken de tutunmak için elini attığı ahşap askılığı kendiyle düşürmesi bir oldu .

Büyük bir gürültünün ardından gelen sessizlik adamın çıtını bile çıkartmaması beni iyice endişelendirdi.

Ona doğru eğildim "Beyefendi iyimisiniz " Adam resmen kızarmıştı. "Beyefendi" dedim tekrar.

Yavaşça askılığı kaldırdım ve sandalye yi geri çektim. Adam olduğu yerden doğrulup oturur pozisyona geldi.

Tam bu sıra da kapı öyle bir şiddetle çaldı ki göt korkusundan kapıyı açmak istemedim.

Kapıya yönelip açınca yüzbaşının yüzünü gördüm beni geriye itip ayakkabılarıyla içeri girdi tekrar ediyorum ayakkabılarıyla .

Hol de duran adamla göz göze geldiğinde boynundaki damarlarının belirginleştiğini gördüm.

"Komutanım ne oldu? "

Bir hışımla bana dönen adamın gözlerindeki telaşın yerini öfke almıştı.

"Çok değil üsteğmen seni bir kaç saat önce uyardım huzurlu bir ortam istiyorum dedim. Sen bana ne dedin? "

"Sizi rahatsız etmeyeceğini söyledim komutanım. Lakin temizlik yapmak isterken şartel attı düzel temeyince karşı komşum olan bu beyefendi den yardım istedim oda saolsun yardımcı oldu sonrada sandalye kırıldı derken burdayız işte komutanım durum bu. "

Gözleri bir an bedenimi süzdü.

"La havle yardum diyor lan yardum isteye isteye a bu lavuktan mı isteysun adamı tanımaysun bile ben dururken hiç tanımaduğun birinu evune bu vaziyette mı alaysun? "

Dediğinde üstümde sadece bir tişört ve kısa bir şort olduğunu hatırladım. Gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım .

Adam ayağa kalkıp üstünü çırptı.

"Sizi kati surette rahatsız etmemem gerektiğini söylemiştiniz komutanım bende hem tanışayım hemde yardım işteyim dedim ayrıca üstünün bir şeyi yok"

"Ula bende onu deyrum ya üstünde bir şey yok git değiştir gel konuşacaz "

"Ben bunlarla gayet rahatım değiştirmeye gerek yok "

"Emrediyorum asker derhal git değiştir üstünü" Ayıı!

******

Ben üstünü değiştirdiğimde şimdi içimiz salonda oturmuş bekliyorduk.

Neyi beklediğimizi eminim ki içimizde bilmiyorduk . Bundan sıkılmış olacak ki karşı komşum söze girdi.

"Biz daha tanışamadık ama ben Kıvanç, daha doğrusu Yüzbaşı Kıvanç yakında yapılacak törende kıdemli olucam peki siz kimsiniz? "

"Bende Tormris Yücel, yada üsteğmen Tomris yakında bende kıdemli üsteğmen olucam. "

Daha fazla Yüzbaşının bakışlarıma maruz kalmamak için konuşmatı uzatmadım. Yine çöken sessizlik Yüzbaşının çalan telefonuyla uzun sürmedi. Hemen ayağa kalkıp uzaklaşırken son duyduğum şey tekmil vermesiydi.

"Komutanım sizede zahmet verdim isterseniz sizi uğurlayayım. " dedim adını daha yeni öğrendiğim Kıvanç Yüzbaşı na hitaben sırıtarak kalktı.

"Merak etme üsteğmen senin demene gerek yok ben gidiyorum zaten. İyi bir tanışmamız olmadı ama iyi anlaşıcaz gibi hissediyorum. "

Ayağa kalkıp uzaklaşırken bir müddet sonra kapının kapanma sesini duydum.

Kendine kahve yapmak için mutfağa yönelecek ken Yüzbaşının sesi benş durdurdu.

"Mutfağa gitmek Tomris hazırlan görev çıktı karargaha geçicez "

Görev çıkması süprizdi çünkü Albay bir süre dinleniceğimizi söylemişti . Belli ki beklenmeyen durumlar olmuştu severiz gizemi gidelim bakalım ne dicek Albay .

"Emredersiniz komutanım" diyerek hazırlanmak için odama geçtim.

**********

Sizce bölüm nasıldı ?

Kıvanç 'ı nasıl buldunuz ?

Yüzbaşıyla bir geçmişi olduğu belli ama ne?

Albay ne için çağırdı?

İlerleyen bölümler için tahmini olan var mı?

yorumlarınızı ve oylarınızı bekliyorum 💙💙💙

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.