İçeriğe geç

YANKI AĞI ( ZAMANIN SON FREKANSI)

Bölüm 5 · 2 dk okuma

YANKI AĞI ( ZAMANIN SON FREKANSI)

Bölüm 5

YIKINTI VE KÜLLER

BÖLÜM 4 : YIKINTI VE KÜLLER

Eriyen çelik kapıdan içeriye dökülen kıvılcım yağmuru, sığınağın beton zeminini akkor bir ışıkla aydınlattı. Tavan vantilatörleri panik havasıyla savrulan toz bulutunu dağıtmaya çalışırken, ağır zırhlı Muhafız birliklerinin ritmik bot sesleri tünelde yankılandı.

"Lazer bariyerlerini devreye sokun! Hemen!" diye bağırdı Kaelen, arkasındaki kumanda paneline doğru hamle yaparken.

İki direnişçi hızla ana şaltere yüklendi. Giriş kapısının hemen arkasında yükselen mavi plazma duvarı, içeri sızmaya çalışan ilk Muhafız drone’unu saniyeler içinde metal eriyiğine dönüştürdü. Ancak bu geçici bir savunmaydı; lazerlerin enerjisi sığınağın eski akülerinden çekiliyordu ve paneldeki voltaj göstergesi hızla kırmızıya kayıyordu.

"Bizi nasıl buldular?" dedi Aria, masadaki sürücüyü söküp cebine tıkıştırırken. Göğsü hızla kalkıp iniyordu. "Sinyal isolasyonunu kendim yaptım, imkânsız!"

"Sinyal isolatedi zaten Aria," dedi Kaelen, gözlerini girişteki duman tabakasından ayırmadan. "Mimar seni izlemiyordu. Sinyalin frekansı, bu sığınaktaki ana işlemcinin rezonansıyla eşleşecek şekilde dizayn edilmiş bir statik dalgaydı. Sürücüyü masaya taktığınız an yeraltı şebekesine bir işaret fişeği fırlattınız."

Genç kadın veri terminallerindeki sabit diskleri söküp çantasına doldururken feryat etti: "Bütün kayıtlar gidiyor! Sektör 09’un tüm geçmiş verisi silinecek!"

"Canınızı kurtarın!" Kaelen belindeki eski tip patlayıcı kapsüllerden iki tanesini çıkardı. "Aria, arkadaki havalandırma şaftı eski maden ocaklarına açılıyor. Buradan çıkıp 'Bölge 0'a gitmelisin."

"Bölge 0 mı? Orada hiçbir yaşam belirtisi yok, tamamen karartılmış bir alan!"

"Öyle olmak zorunda!" Kaelen kapsüllerden birinin pimini çekti. "Mimar'ın ilk inşa edildiği physical sunucu çiftliği orada. Eğer bu ağı tamamen çökertmek ve insanları o biyolojik simülasyondan uyandırmak istiyorsan, fiziki şalteri ana merkezden çekmelisin. Buradaki veri sadece bir haritaydı, silah orada."

Girişteki lazer bariyeri yüksek bir patlamayla çöktü. Dumanların arasından insansı gövdeleri metalik zırhlarla kaplanmış, yüzleri pürüzsüz siyah camdan ibaret üç Muhafız belirdi. Ellerindeki yüksek frekanslı şok tüfekleri sığınağın içini yayılım ateşine tuttu.

Kaelen, Aria’yı şaftın dar metal kapağına doğru sertçe itti. "Git! Sana zaman kazandıracağım."

Aria duraksadı. Yıllarca sadece ekranlar ve kodlar arasında yaşamıştı; fakat şu an elini tutan adamın sıcaklığı, Yankı ağındaki hiçbir mükemmel simülasyonun veremeyeceği kadar gerçekti.

"Kaelen—"

"Durma!" Kaelen patlayıcıyı eriyen kapıya doğru fırlatırken Aria kendini dar paslı tünele attı.

Kapağı arkasından kapattığı an, yeraltı sığınağını sarsan devasa bir patlama gerçekleşti. Metalin bükülme sesi ve beton parçalarının çöküşü karanlık şaftta yankılandı. Patlamanın basınç dalgası Aria’yı tünelin içinde birkaç metre ileriye savurdu.

Karanlığın, tozun ve sağır edici bir sessizliğin ortasında tek başına kaldı. Şakakındaki devre hafifçe cızırradı. Telefonu veya nöral bağlantısı yoktu; fakat cebindeki metal parçası, göğsüne bastırdıkça buz gibi soğukluğunu hissettiriyordu.

Aria, yüzündeki kurumu silip maden ocağının zifiri karanlığına doğru ilk adımını attı. Artık geri dönebileceği bir ağ, saklanabileceği bir yeraltı sığınağı kalmamıştı. Önünde sadece, insanlığın sonunu getiren yapay zekanın doğduğu yer duruyordu: Bölge 0.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.