İçeriğe geç

Yan Dairedeki Bela

Bölüm 6 · 4 dk okuma

Yan Dairedeki Bela

Bölüm 6

Bölüm 6

Kapının önünde öylece kalmıştım. Aras da kapının diğer tarafında, yüzünde o sinir bozucu sakin ifadeyle bana bakıyordu.

“Sen…”

Başka bir şey söyleyemedim. Çünkü gerçekten ne diyeceğimi bilmiyordum. Az önce okulda aynı sırada oturduğum, defterini ıslattığım, kalemlerini sakladığım çocuk şimdi karşımda durmuş ve benim yeni komşum olduğunu söylüyordu. Hayatımda bu kadar saçma bir tesadüf görmemiştim.

Yok artık.

Okulda aynı sınıfta olmamız yetmiyormuş gibi bir de üstüne komşu olarak mı çıkmıştı?

“Sen burada mı yaşıyorsun?” diye sordum sonunda.

Aras kaşını kaldırdı.

“Az önce söyledim.”

“Biliyorum.”

“O zaman neden tekrar soruyorsun?”

İçimden derin bir nefes aldım. Çünkü beynim bunu kabul etmiyor olabilir mi? Ama bunu tabii ki söylemedim. Elimde hâlâ annemin yaptığı kek vardı.

“Annem bunu size getirmemi söyledi.”

Tabağı ona uzattım.

Aras tabağı aldı.

“Teşekkürler.”

“Rica ederim.”

Aramızda kısa bir sessizlik oldu. Ben artık dönüp gitmek istiyordum ama Aras'ın yüzündeki ifadeden onun konuşmaya devam edeceğini anlamıştım.

“Demek komşuyuz.”

“Maalesef.”

Aras kaşlarını kaldırdı.

“Ben de aynı şeyi düşünüyordum.”

Gözlerimi devirdim.

“Harika. Daha ilk günden anlaşamadık bile.”

“Okulda da pek anlaşamıyoruz zaten.”

“Seninle anlaşmaya çalışmıyorum ki.”

“Fark ettim.”

O kendinden emin tavrıyla bana bakmaya devam ederken ben içimden söyleniyordum. Tamam Doğa, sakin ol. Sadece bir komşu. Dünyanın sonu değil.

Ama mesele tam olarak buydu zaten. O sadece bir komşu değildi.

Bu, her gün okulda göreceğim Aras'tı. Aynı apartmanda yaşayacağım Aras. Büyük ihtimalle asansörde karşılaşacağım, markette denk geleceğim ve belki sabahları evden çıkarken kapının önünde göreceğim Aras.

Düşündükçe sinirleniyordum.

“İyi geceler, pijamaların güzelmiş."

“Ne?” Kafamı eğip pijamalarıma baktım, üzerinde dinozor resimleri olan bir pijamaydı, yüzüm kıpkırmızı oldu, başımı kaldırıp Aras'da baktığımda sırıttığını gördüm.

"İyi geceler! Afiyet olsun."

Hemen içeri girip kapıyı kapattım ve birkaç saniye kapının önünde öylece durdum. Sonra alnımı kapıya yasladım.

“Rezil oldum!"

Kendi kendime konuşmam artık çok da garip gelmiyordu. İnsanların yanında söyleyemediğim her şeyi kafamın içinde söylüyordum zaten.

Gerçekten mi? Bunca insanın arasında gidip en sinir olduğum çocuk mu benim komşum olmak zorundaydı?

Ayakkabılarımı çıkarıp eve girdim. Annem salonda oturuyordu.

“Verdin mi keki?”

Gözlerimi kısıp ona baktım. “Sence?"

“İyi, çocuk mu açtı kapıyı?”

“Evet.”

Annem bilmiş bir şekilde gülümsedi.

“Nasıl biri?”

Bir an düşündüm. Aras hakkında söyleyebileceğim yüzlerce şey vardı ama aklıma gelen ilk kelime yine aynıydı.

“Sinir bozucu.”

Annem şaşkın şaşkın yüzüme baktı.

“Daha çocuğu yeni gördün.”

“Anne, okuldan tanıyorum.”

“Ne?”

“Aras.”

Annemin yüzündeki ifade bir anda değişti.

“Okuldaki yeni çocuk mu?”

Başımı salladım.

“Evet.”

Annem birkaç saniye sustuktan sonra gülmeye başladı.

“Şaka yapıyorsun.”

“Keşke.”

O sırada küçük kardeşim salondan seslendi.

“Abla, komşunun oğlu yakışıklı mı?”

“Ne alaka?”

“Merak ettim.”

“Hayır.”

Cevabı o kadar hızlı vermiştim ki kendim bile fark ettim.

Niye bu kadar hızlı cevap verdim ki?

Annem bana bakıyordu.

“Sen neden bu kadar sinirlisin?”

“Sinirli değilim.”

“Gayet sinirlisin.”

“Çünkü…”

Cümle ağzımdan çıkmadan durdum.

Çünkü ne?

Aras'ın sürekli beni sinirlendirmesi mi? Okulda etrafında bir sürü kız olması mı? Herkesin ondan bahsetmesi mi? Yoksa artık ondan uzak durmak istesem bile bunu yapamayacak olmam mı?

Hiçbirini söylemek istemedim.

“Çünkü çocuk çok gıcık.”

Annem gülerek başını salladı.

“Sen bilirsin.”

Odama geçip yatağıma uzandım. Tavana bakarken gün boyunca yaşadıklarım birer birer aklımdan geçmeye başladı. Sabah okul, arkadaşlarım, markette Aras'la karşılaşmam, ailemle yemek ve son olarak kapının arkasında onu görmek…

Bir günün bu kadar olaylı geçmesi normal değildi.

Hele ki bütün bunların merkezinde aynı kişinin olması hiç normal değildi.

Gözlerimi kapattım. Fakat birkaç saniye sonra yine açtım.

Aklıma Aras'ın kapıyı açtığı an gelmişti.

Demek buraya taşınmıştı.

Neden bu kadar canımı sıkıyordu, bilmiyordum. Sonuçta komşum olması hayatımı değiştirmemeliydi. Ama içimde bir yer, bundan sonra işlerin daha da karışacağını söylüyordu.

Aras hayatıma daha yeni girmesine rağmen her şey gereğinden fazla hareketlenmişti. Okulda onunla uğraşıyordum, arkadaşlarım sürekli ondan bahsediyordu, kızlar etrafında dolaşıyordu ve ben ne zaman onu görsem nedense sinirleniyordum.

En azından kendime böyle söylüyordum.

Sinirleniyorum.

Kesinlikle başka bir şey değildi.

Telefonumu elime alıp grup sohbetine girdim. Ece'nin birkaç dakika önce attığı mesajı gördüm.

Ece: YARIN SPOR DERSİ VAR

Hemen altında Mert'in mesajı vardı.

Mert: Bunu neden büyük harflerle yazdın?

Ece: ÇÜNKÜ ÖNEMLİ

İrem de yazmıştı.

İrem: Yarın ne olacak?

Ece'nin cevabı birkaç saniye sonra geldi.

Ece: Yeni çocuklardan biri varmış ya.

Telefonu kapatmak üzereyken tekrar ekrana baktım.

Yeni çocuk mu?

Nedense aklıma ilk olarak Aras geldi.

Kaşlarımı çattım.

“Yok artık.”

Telefonu yatağın kenarına bıraktım ve yorganın altına girdim. Yarın spor dersi vardı. Ece'nin bahsettiği yeni çocuk kimdi bilmiyordum ama içimde tuhaf bir his vardı.

Sanki yarın başıma yine bir şey gelecekti.

Ve nedense bunun Aras'la bir ilgisi olacağından neredeyse emindim.

Bir de komşum oldu.

İçimden uzun bir of çektim.

Bu çocuk başıma daha ne kadar bela olacak acaba?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.