İçeriğe geç

Yan Dairedeki Bela

Bölüm 5 · 4 dk okuma

Yan Dairedeki Bela

Bölüm 5

Bölüm 5

Son zil çaldığında çantamı omzuma atıp sınıftan çıktım. Ece, İrem ve Mert de benimle birlikte merdivenlerden iniyordu. Mert her zamanki gibi telefonuna bakıyordu. Sevgilisiyle mesajlaştığı o kadar belliydi ki yüzündeki aptal gülümsemeyi görmemek mümkün değildi.

“Yine sevgilin mi?” diye sordum.

Telefonunu kapatıp cebine koydu. “Evet.”

“İki yıldır aynı şey. Hiç sıkılmadınız mı?”

“Hayır.”

Ece hemen araya girdi. “Ben iki hafta biriyle konuşsam sıkılırım.”

İrem güldü. “Sen iki hafta dayanabilirsen zaten büyük başarı.”

“Benim suçum değil. Hepsi çok sıkıcı.”

“Hayır,” dedim. “Hepsi senden kaçıyor.”

Ece bana ters ters baktı. “Sen de çok konuşma. Senin hayatında biri bile yok.”

“Olmaması daha iyi.”

Okulun kapısından çıktığımızda Aras'ı yine gördüm. Yanında birkaç çocuk vardı. Birkaç kız da onunla konuşuyordu. Daha bugün okula gelmişti ama sanki yıllardır burada okuyormuş gibi herkes onu tanıyordu.

Kızlardan biri Aras'ın yanında yürüyüp bir şey anlatıyordu. Aras da onu dinliyordu. Farkında olmadan birkaç saniye onlara baktım.

“Doğa.”

Ece'nin sesiyle kendime geldim.

“Ne?”

“Yine bakıyorsun.”

“Bakmıyorum.”

“Bakıyordun.”

“Ece, çocukla göz göze gelmeden önce bir şey söyle.”

Ece sırıttı. “Tamam.”

İrem koluma girdi. “Hadi, otobüsü kaçıracağım.”

Onlarla vedalaşıp eve doğru yürümeye başladım. Yolda markete uğramam gerekiyordu çünkü annem sabah çıkarken eve gelirken süt ve ekmek almamı istemişti.

Markete girdiğimde anneme mesaj attım.

Ben: Başka bir şey lazım mı?

Cevap birkaç saniye sonra geldi.

Annem: Yoğurt da al. Bir de kardeşlerin çikolata istiyor.

“Tabii,” diye söylendim. “Çikolata da alınacak.”

Sepeti alıp sütlerin olduğu bölüme ilerledim. Tam sütü almaya çalışırken arkamdaki birisi uzanmaya çalıştığım sütü aldı. Kaşlarımı çattım.

“Sen burada ne yapıyorsun?”

Elimdeki yoğurdu neredeyse düşürüyordum.

Arkamı döndüm.

Aras.

Birkaç saniye yüzüne baktım. “Ben burada alışveriş yapıyorum. Sen?”

“Ben de.”

“Komik.”

“Gerçekten.”

Üzerinde okul forması yoktu. Siyah bir tişört giymişti ve saçları okulda olduğundan daha dağınıktı. Elinde birkaç atıştırmalık vardı.

Kaşlarımı kaldırdım. “Bunlar akşam yemeğin mi?”

“Hayır.”

“İyi.”

“Sen neden benim ne yediğimle ilgileniyorsun?”

“İlgilenmiyorum.”

“Buradan bakınca öyle görünmüyor Doğa hanım.”

Göz devirdim. Onun elindeki sütü sepetie attım ve yanından geçtim.

İki reyon ilerledikten sonra arkamdan tekrar sesini duydum.

“Doğa.”

“hım?”

“Yoğurt hangi tarafta?”

Bir an ona baktım.

Sonra istemsizce güldüm. “Şaka yapıyorsun.”

“Hayır.”

“Marketin içinde yoğurdu bulamıyor musun?”

“Yeni taşındım. Bu marketi bilmiyorum.”

Arayarak bulmasını söyleyebilirdim fakat öyle yapmadım. Cevap vermeden yoğurtların olduğu bölümü gösterdim.

“Şurada.”

“Teşekkürler.”

“Rica ederim.”

Tam uzaklaşacakken Aras'ın elindeki çikolataları gördüm.

“Bir dakika.”

Aras bana baktı.

“Noldu?”

“O çikolataları bana verir misin?.” Onlardan başka bulamamıştım, kardeşlerimin en sevdiği çikolatalar onlardı.

Elindeki çikolatalara baktı, gözlerini kısarak başını kaldırdı. “Neden vereyim?”

“Kardeşlerim istiyor.”

“Benim kardeşim de istiyor.”

Ofladım. “Seninki sonra yiyebilir.”

“Seninkiler de.”

“Aras.”

“Doğa.”

Birbirimize bakıp birkaç saniye sustuk. Sonra ikimiz de aynı anda başka tarafa döndük.

Kasaya geldiğimde Aras'ın da arkamda olduğunu fark ettim. Aldıklarını kasaya bırakırken çikolatalardan birini de koydu.

Ben kaşlarımı kaldırdım.

“Onu sen alıyorsun.”

“Evet.”

“Bencilsin.”

*Aras göz deviriyor, birşey söylemeden elindeki çikolatalardan birini benimkilerin yanına koyuyor. Birşey söylemesem bile gülümsemeden duramadım.

Marketin önüne çıktığımızda Aras okuldaki bir arkadaşının yanına gitmek için durdu.

“Görüşürüz,” dedi Aras.

“Umarım yarın seni görmem.”

“Okula gelmezsem uğraşacağın kimse kalmaz.”

“Daha iyi.”

Gülümseyip yürümeye başladı.

Ben de ters yöne doğru ilerledim.

Eve vardığımda kardeşlerim daha kapıyı açar açmaz üzerime atladı. Annem mutfaktan seslenirken çantamı odama bırakıp mutfağa geçtim.

Akşam yemeğinde herkes masanın etrafında toplanmıştı. Babam işten yeni gelmişti ve gününün nasıl geçtiğini anlatıyordu. Kardeşlerim ise aynı anda konuşmaya çalışıyordu. Annem bir yandan yemek dağıtıyor, bir yandan da ikisini susturmaya uğraşıyordu.

“Bugün okul nasıldı?” diye sordu babam.

“Normaldi.”

Annem bana baktı. “Yeni çocuk nasıl?”

Kaşığımı tabağıma bırakıp ona baktım. “Hangi yeni çocuk?”

“Bugün okulda yeni biri başlamıştı ya.”

“Aras.”

“Evet, o.”

“Niye?”

“Hiç. Merak ettim.”

“Sinir bozucu.”

Babam güldü. “Daha bir günde nasıl sinir bozucu oldu?”

“Oldu işte.”

Kardeşim araya girdi. “Abla, çikolatam nerede?”

“Yemekten sonra.”

“Şimdi istiyorum.”

“Hayır.”

Annem gülerek başını salladı. “Siz ikiniz de babanıza çekmişsiniz.”

“Ben hiç benzemiyorum,” dedim.

Yemekten sonra kardeşlerim çikolatalarını alıp salona geçti. Ben de masayı toplamaya yardım ettim. Annem bir süre sonra mutfaktan büyük bir kek çıkardı.

“Bu ne?” diye sordum.

“Yeni komşularımıza yaptım.”

“Yeni komşu mu?”

“Evet. Yan daireye taşınmışlar.”

Kekin üzerine pudra şekeri serperken gülümsedi. “Bugün taşındıklarını gördüm. Ayıp olmasın diye bir şey hazırladım.”

“Kim taşındı?”

“Bilmiyorum. Babalarıyla oğulları vardı galiba.”

Keki tabağa koyup bana uzattı.

“Şunu götürür müsün?”

Tabağı elime aldım.

“Ben mi?”

“Evet. Hem tanışırsınız.”

Göz devirdim. "Anne, ben insanlarla tanışmayı pek sevmiyorum.”

“Beş dakikada dönersin.”

İtiraz etmeye çalıştım ama annem çoktan kapıyı açmıştı.

Mecburen tabağı alıp dışarı çıktım. Yan dairenin kapısının önüne geldiğimde derin bir nefes aldım ve zile bastım.

Kapı birkaç saniye sonra açıldı.

Önce siyah bir tişört gördüm.

Sonra tanıdık siyah saçları.

En son koyu mavi gözleriyle karşılaştım.

Aras.

Elimdeki kek tabağına baktı.

Sonra bana.

“Doğa?”

Ben olduğum yerde kaldım.

“Sen burada ne yapıyorsun?”

Aras kapının kenarına yaslandı.

“Burada yaşıyorum.”

O an annemin beni neden özellikle göndermek istediğini anladım, beni yeni çocukla tanıştırmak istiyordu! Annem hepimizden daha sinsiydi.

Hayatımda ilk kez, keşke annemi dinlemeseydim diye düşündüm.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.