Anlatamıyorum, anlamıyorlar.
Anlayamıyorum, anlatmıyorlar.
Konuşamıyorum, dinlemiyorlar.
Dinleyemiyorum, konuşmuyorlar.
Ben ne zaman konuşmak istesem,
Bana karşı çıkar biri, karşıdan.
Ben ne zaman anlamak istesem,
Susar o kişi, anlamak istediğim.
Bazen herkes susar, dik dik bakar bana.
Birşey yapıp yapmadığımı ben dahi anlamadan,
Devam ederler bakmaya, inatla anlatmadan.
Ben bilmem sataştım mı birine, o da anlattı mı onlara?
Kontrol ederim üstümü,
Yırtık pırtık var mı bir kenarda?
Bakarım ayaklarıma,
Çıplak ayak mı çıktım sokağa?
Ne bileyim ben, onlar neye bakarlar?
Bekleseler ararım sabaha kadar.
Konuşmaya başlarlar kendi aralarında,
Fısıltılar yükselerek artar, gürültü oluşana kadar.
Akşam oldu, dönerim evime.
Sabahında çıkarım yine.
Bu kez bakarım her köşeme
Yırtık varsa düzelteyim diye.
Öğlen, gözlerimi kırpar kaçarım güneşten.
Sözlerimi kırpar korunurum kötü zihinlerden.
Başlar tüm dünya yine dik dik bakmaya,
PARANOYAK OLDUM LAN BU BİR PARONAYA!



