İçeriğe geç

Yalancı Ayna

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Yalancı Ayna

Bölüm 2

İlk Ölüm

"Elimdeki küçücük bir kibrit bile onlarca kişinin kaderini belirleyebilecekken sen neden hala kaderine yenik düşmüyorsun küçük kurban?"

Derse girdiğimde cep aynamla kendime baktım. Saçım bozulmuştu ve bu cidden sinir bozucu bi durumdu. O sırada içeri "Dolunay" girdi. Dolunay tanıdık geliyor dimi? Sadece takılıyorum Dolunay çok garip bir isim. Kumral saçları güneşi anımsatıyorken yüzü ise isminden geldiği gibi dolunayı anımsatıyordu..

Dolunay'la yakın arkadaştık. Başka arkadaşım yok zaten. Dolunay, Asel'e selam verip yanıma geldi. Asel cidden sinir bozucu bir kızdı. İtici tavırlarına rağmen herkes tarafından sevilen bir kızdı. Kumları anımsatan çakma sarışın Dolunay'ı izlerken ona ters ters bakıyordum. Hayır kıskanmamıştım fakat içimde bir his vardı.

"Günaydın!!" dedi Dolunay. Sahte bir gülümsemeden sonra "Sanada." dedim kızgın bir sesle. Sesim niye böyle çıkmıştı bilmiyorum. "İyimisin?" diye sordu Dolunay. "Sanırım." dedim. "Sorun ne?" diye sordu Dolunay. "Sen Asel ile konuştuğunda içimde çok garip bir his oldu kıskançlık değil bu fakat sinirlendim ve kalbim çok hızlandı sen belki bilirsin nedir bu his Dolunay?" Gözümün içine bakarak gülümsedi. Tam o sırada arkasında duran Asel'i farkettim. "Seni minik şeytan." dedi Asel. Asel'i farkeden Dolunay arkasını döndü. "Asel?" dedi Dolunay. "Bakıyorum senin aptal arkadaşın bizi kıskanmış ha? Komik. Sanırım Mila hanım Dolunay'a aşık olmuş." dedi Asel. Gözüm doldu o an. "Yok öyle bir şey Asel." dedim ağlamaklı bir sesle. Bunun üzerine Asel'in dudakları yukarı doğru kıvrıldı ve bağırmaya başladı. "Heyy herkes baksınn, sınıfımızın sessiz kızı Dolunay'a deliler gibi aşık." dedi Asel. Bunun üzerine bütüm sınıfın gözleri beni bulmuştu. Kimisi kulaktan kulağa konuşuyor, kimisi ise gülüyordu. Dolunay'a baktım ve yalvaran bir sesle "Yardım et.." dedim. O duydu ama sustu. Sadece bana bakıp Asel'in yanına çekildi ve gülümsedi. "Yazık." dedi Dolunay. Evet bunu bana dedi bunu duyduğumda gözüm doldu ve kontrolümü kaybettim. Ellerimi yumruk yaparak Asel'in burnuna geçirdim. Ardından gözümdeki yaşı umursamadan Dolunay'a bir tokat attım. "Hepiniz fazla salaksınız!" dedim ağlarken. Asel bana bakarak "Bunu sana ödeteceğim" dedi ve kolumdan tutup beni sınıftan dışarıya doğru çekmeye başladı. Kendimi onun bedeninden kurtarmaya çalışıyordum fakat bu çok imkanlı gibi gözükmüyordu. En sonunda dayanamayıp kolunu ısırdım. "Kuduz köpek!" diyip bu sefer saçımdan çekmeye başladı. Elimden bir şey gelmiyordu daha sadece 16 yaşındaydım. Asel burnundaki kanı umursamadan beni bahçeye doğru çekmeye devam etti. En sonunda okulun malzeme deposuna geldik ve beni içeri attı. Ardından cebindeki küçük kibrit kutusunu çıkardı. Gözümün içine bakarak "Bedelini çok ağır ödeyeceksin. Kimse benim mükemmel yüzüme dokunamaz özellikle senin gibi çirkin bir domuzun teki!" dedi ve kibriti kutusuna sürtmeye başladı. Hiç konuşmadım sadece bekledim. "Yansana lanet şey!" diye kendi kendine konuşan Asel arkasını döndüğünde onun üzerine atladım ve yüzüne bir yumruk daha indirdim. Onu yere yığdıktan sonra elindeki kibriti aldım ve ona tekme atıp yere oturttum. "Unutma senin gibiler hep kaybeder." dedim ve elimdeki kibriti yakarak onun üstüne attım. Boktan sesiyle aşırı cıtlak bir çığlık attı. Gülümsedim. Ateş bana bulaşmadan önce deponun kapısını kapatıp sınıfa geçtim. Saçım dağılmıştı fakat umrumda değildi. Sınıfa girdiğimde ders başlamıştı fakat herkes tek sıra halinde kapının önünde duruyordu. "Asel? Asel nerde?" dedi Mina. Gözlerimle ona cevap verdim. Sanki dediğim şeyi anlamış gibi gözü doldu. "Asel!" dedi. Hoca herkese tek sıra halinde sınıftan çıkmasını söylerken ben yavaşça sıranın en arkasına geçtim. Herkes dışarı çıktığında yanan depoyu fark eden beden hocamız elindeki yangın söndürme köpüğüyle oraya daldı. Yangın sönmüştü fakat kimse Asel'i farketmemişti. Okula hem itfaye ekipleri hem ambulans hemde polisler gelmişti. Depodaki ceseti farkettiklerinde bunu okul müdürüne söyledi. Adam şok olmuş bir şekilde elini ağızına götürdü. Ceseti ve kameraları inceledikten sonra katili yani beni bulmaları çok zor olmadı. Evet ilk öldürdüğüm kişiyi 16 yaşında öldürmüştüm. Polisler beni arabasına bindirdiğinde ellerimdeki kelepçeler yüzünden düzeltemediğim saçımı kadın polise düzeltmesini rica ettim. Kadın saçımı düzeltmeyince "Hadi ama!" dedim. Onu sinirlendirmiştim. Bu çok açıktı. Bu işten bir şekilde kurtulmam lazımdı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.