Karakola gelmiştik. Burası tahmin ettiğim gibi katillerle doluydu.
O zaman küçüktüm bilmezdim ,katillerin hayatları iyileştirdiğini..
Beni sorgu odasına doğru çekiştirdiklerini görünce onu gördüm. Benim yaşımda bir çocuk. Kıvırcık saçları gözünün önüne geliyordu fakat elleri kelepçeli olduğu için saçlarını gözünün önünden çekemiyordu. Kumral kıvırcık saçlarıyla uyuşan ela gözleride oldukça çekici duruyordu. Onu incelerken göz göze geldik. Büyük ihtimalle bende onun dikkatini çekmiştim. Sahte bi gülümsemeyle ona baktım. O da bana gülümsedi ama bu içtendi. Onla bakışırken kolumdan tutan polis beni çekmeye başladı ve "Şuan flörtleşmenin vakti mi sence küçük şeytan?" dedi sorgulayan bir sesle. Polise ters ters bakarken onun gülüşünü duydum. "Küçük şeytan ha? Baya ikonikmiş." diye dalga geçti benle. "Çok mu komik!" dedim onu tersleyen bir sesle. "Tamam sakin ol küçüğüm." dedi kıvırcık saçlı çocuk. "Pardon?! 16 yaşındayım ben!" dedim. "E küçüksün işte ben 18." dedi kıvırcık. "Sorgudada böyle terslemessin umarım." dedi polis kadın. Ardından beni siyah bir odaya götürdüler. "Evet küçük şeytan anlat bakalım niye öldürdün şu şımarık kızı." dedi polis.
Anlatsam anlamazdı ki beni kimse anlamazdı.
"Polislerde doğru konuşurmuş ha? Evet çok şımarık."
"Sorumun cevabı bu değildi küçük hanım."
"Hmm"
"Cevap vermessen 5 yıl hapiste yatma ihtimalin olucak."
"Neden yaptığımı anlatsam 75 yıl ceza vericeksiniz."
Kendi kendimi ele vermiştim.
"Aptalmısın sen?"
"Sadece dürüstüm."