İçeriğe geç

YALACILAR

Bölüm 5 · 2 dk okuma

YALACILAR

Bölüm 5

Elektrik kesintisi

---

📕 YALACILAR

5. Bölüm – Elektrik kesintisi

Çığlık atmak istemedim.

Çünkü biliyordum.

Çığlıklar sadece seni daha çok hedef yapar.

Depoda bulunan cesedin ardından okul bir anda sessizliğe gömüldü. Müdür ve birkaç öğretmen bizi yatakhanelere yönlendirdi, sonra da kapılar kilitlendi.

Her zamanki gibi: "Güvenlik için"miş.

Ama hiçbir kilit, içerideki canavarı dışarıda tutmaz.

O akşam, herkes odasında fısıltılarla konuştu.

Bir isim dolanmaya başladı: "İntihar mıydı, yoksa… biri mi yaptı?"

Hiçbiri bilmiyordu.

Ama ben biliyordum.

---

Kapı çaldığında saat gece yarısını geçmişti.

Yatakhane annesi sanmıştım, ama açınca karşımda onun yüzünü gördüm.

Kai.

— “Kötü hissettiğini gördüm. Kontrol etmek istedim,” dedi. Sesi sakindi. Gözleri sanki her şeyi görebilecek kadar derin.

Onu izledim. Omuzlarına dökülen koyu saçlarını, gömleğinin yakasındaki hafif lekeyi...

Kırmızı mıydı o?

Yoksa sadece hayal mi gördüm?

— “İyiyim,” dedim.

Yalan söyledim.

Çünkü onun elinde… o sabah cesedin yanında duran o küçük notla aynı kâğıttan bir parça vardı.

Görmemi istemedi belki.

Ama ben gördüm.

Kai gülümsedi.

İçeri adım atmadı.

Ama bir şey fısıldadı:

— “Elektrikler birazdan gider. Korkma.”

Kapıyı kapattım.

O an kalbim göğsüme sığmadı.

Nereden biliyordu?

---

Beş dakika geçmeden, yatakhanedeki ışıklar titredi. Sonra bir çatırtı...

Her şey karardı.

Karanlıkta çığlık atan birkaç kişi oldu. Telefonlar çekmiyordu. İnternet yoktu. Öğrenciler koridorda birbirlerine çarparak yürümeye çalıştı.

Öğretmenler?

Yoktu.

Sanki bu okul bir anda yalnızca bize kalmıştı.

Ve ona.

---

Merdivenlerden usulca indim. Ayak seslerinden kimsenin beni duymasını istemiyordum.

Kai’nin o karanlıkta nereye gittiğini biliyordum.

Yasak bölüme.

Boş sınıfların arkasındaki kilitli bölüme.

Ben de peşinden gittim.

Çünkü geçmişin karanlığı, peşini bırakmaz.

---

Kilitli kapıyı bulduğumda aralıktı. İçeri baktım.

O karanlıkta, Kai elindeki küçük notları tek tek yakıyordu.

Üzerlerindeki yazıları gördüm.

Hepsi isimlerdi.

Bazıları üzeri çizilmişti.

Ve en alttaki...

Henüz çizilmemişti.

Benim adım.

Bir adım attım. O dönmedi ama konuştu.

— “Bunu yapmam gerekiyordu, Aria.”

Yutkundum. Gözlerim doldu.

— “Hepsi yalan söyledi,” dedi. “Hepsi... yalancıydı.”

Nefes aldım.

Sesim titredi:

— “Ben… seni tanıyordum. Çocuktuk…”

— “Artık çocuk değiliz.”

Arkasını döndü. Yüzündeki o masum maskeyi takmıştı.

Ama gözleri… o maske yırtıldığında neye dönüştüğünü biliyordum.

Kai artık yoktu.

Karşımda sadece katil vardı.

Ve ben, o an anladım:

Bu okuldan çıkamayacaktım.

En azından...

birileri daha ölmeden önce.

---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.