Bölüm 9 : Kalpleriyle sevenler akıllarıyla unutmazlar.
Aynada ki yansımam gözlerimin önüne geldiğinde derin bir iç çektim. Son bir ay da ne kadar çok olay yaşamıştım ben. Annem ve babamın boşanması, Asya ile tartışmalarımız, beni kurtaran kişi... Onu nasıl bulacağımı bilmiyordum ama aklımda bir kaç tane fikir vardı. Bunun için de Furkan bana lazımdı. Her ne kadar bu durumu kimseye söylemek istemesem de yardımına çok ihtiyacım vardı. Cebimde ki telefonu alarak numarasının üzerine tıkladım ve kulağıma götürdüm. "Alo Yıldız?"
"Selam Furkan seninle bir saat içinde buluşmamız mümkün mü?"
"Tabi ki de gülüm sen iste. O zaman konum atıyorum."
"Tamam görüşürüz." Telefonu kapattıktan sonra tekrar rehbere girerek Aslı'nın numarasına tıkladım. "Efendim bebeğim."
"Bu akşam gelecek misin Aslı'm." bir yandan telefonla konuşurken diğer yandan da dolabımdan pantolonum ve sweatshirt'ümü çıkarıyordum. "Yıldız düşündüm de ben gelmesem mi? Yani hem kadın seninle konuşmak istedi ben orada olmayayım." Elimdekileri yatağa bırakarak arkamı döndüm. "Aslı neden böyle düşünüyorsun. Ben orada tek mi kalayım?"
"Peki Yıldız seni kıracak değilim. Geleceğim ama çok duramam haberin olsun." Derin bir nefes verdikten sonra konuşmaya başladım. "Tamam güzelim." Telefonu kapatarak yatağımın üzerine koydum ve odamdan çıkarak aşağı kata indim babamın oturma odasında olduğunu görmemle adımlarımı mutfağa yönelttim . "Yıldız ." ismimin söylenmesiyle adımlarımı durdurup yavaşça arkamı döndüm. Babam bakışlarını üzerimde gezdirdikten sonra olağanca yavaş bir hızla ayağa kalktı . Giymeyi ihmal etmediği takım elbisesinin içine giyindiği beyaz gömleğinin bir kaç düğmesi açık dururken kravatı açılmış bir vaziyette boynunda durmaktaydı .
"Seray Hanım seni bu akşam yemeğe çağırdığını söyledi şoför seni bırakacak ." babam sözlerini söyledikten sonra tekrar koltuğa oturdu . " Arkadaşım ile gideceğiz." babam eliyle geçiştirdikten sonra kapıdan çıkarak Furkan ile buluşacağımız Cafe'ye doğru yürümeye başladım.
Yarım saatin ardından Furkan'ın konumunu attığı Cafe'ye gelmiştim. Kapıdan girip bir kaç saniye etrafıma baktıktan sonra bulunduğu masaya giderek ben de karşısına oturdum. "Konuyu kısa keseceğim. Okulun güvenlik kameralarına ihtiyacım var." Furkan'ın gözleri büyürken ben gayet ciddi duruyordum. O sırada gelen garson'a elimle hayır işareti yaptım. "Peki neden Yıldızcığım?"
"Sebebini öğrenmesen olmaz mı?" yüzümü tatlı bir hale çevirmeye çalışırken yüzüme yanaşarak yanaklarımı sıktı ve geri çekildi. "Hayır. Öğrenmem lazım." bu yolun başarılı olamayacağını anlayıp diğer planıma geçtim. "Peki öğrenmemen karşılığında sana Aslı ile bir yemek ayarlasam?" Furkan'ın gözleri büyürken içtiği kahveyi yerine bırakarak masaya daha da eğildi. "Nasıl olacak o?"dudağımın sol kenarı yukarı kalkarken konuşmaya başladım "Sen o işi bana bırak. Güvenlik kameralarını nasıl alacağız?"
"Sen o işi bana bırak." eline aldığı içecekten bir yudum daha aldığında geri yaslanarak bana döndü ben de aynısını yaparak ona döndüm. " Furkan sen Aslı'dan gerçekten hoşlanıyor musun?" Furkan gözlerini biraz dışarı gezdirdikten sonra bana döndü . Dirseklerini masaya yerleştirerek sesli bir nefes verdi . " Yıldız önceden çok aşık olduğumu düşündüm , bambaşka duyguları aşk sandım aşkın ne olduğunu bilmeden . Ama şu an hissettiğim şey çok değişik nasıl anlatılır bilmiyorum ama o kelebekler içimi parçalıyor onu gördüğümde . Aşk mı bilmiyorum ama onu gerçekten seviyorum. "
Furkan parmaklarına bakarak bunları söyledikten sonra gözlerime baktığında gülmeye başlamasıyla kaşlarım çatıldı . " Neden gülüyorsun ya?"
"Beni nasıl dinlediğini görsen sen de gülerdin." kelimelerinin arasına sıkıştırdığı kahkahaları sinirlerimi bozmaya başladığında sesli bir nefes üfleyerek kalktım ve hızlıca Cafe'den çıktım . Yüzümde ki anlamsız gülüş hala devam ediyordu , başkasının mutluluğuna sevinmeyeli uzun zaman olmuştu .
***
Açtığım pencereden gelen hava saçlarımı havalandırırken bir çocuk misali kafamı hafifçe çıkarak etrafı incelemeye başladım. Şu an Aslı'nın evine doğru ilerliyorduk ve bu beni çok heyecanlandırıyordu . İleride sarı şemsiyesiyle onu gördüğümde kafamı pencereden içeri sokarak şoför'e onu gösterdim. Yağmur yağmadığı halde şemsiye alması tuhafıma gitse de geçiştirerek duran arabadan hızlıca indim. Aslı her zaman ki gülümsemesiyle bana dönerek yanıma gelmeye başladı . " Hadi gidelim!" kafasıyla onaylayarak arabanın etrafından dolanarak içeri girdi ben de girdiğimde Ali Bey arabayı çalıştırdı ve Seray Hanımların evine doğru ilerlemeye başladık.
"Kaçta döneriz ?" Aslı'nın sorusuyla birkaç saniye düşündüm ve tekrar ona döndüm. " Çok durmayız dokuz gibi döneriz sanırım ." kafasıyla onaylayarak arkasına yaslandı . Araba sıkıcı olmaya başladığında bir şey yapmam gerekiyormuş hissim daha da artıyordu . Biraz düşünmemin ardından aklıma gelen şeyle gülümsememe engel olamadım , kendimi toparladıktan sonra ön tarafa eğilerek radyoyu açtım çalan şarkı gülümsememi arttırırken arkama dönerek Aslı'ya döndüm . Ali Bey'de durumumuza gülerek radyonun sesini daha da arttırdı. Penceremi hızlıca açarak kafamı çıkardım ve şarkıyı bağırarak söylemeye başladım karşımda Aslı'nın da aynısını yaptığını görmek gülümsememi iyice arttırmıştı .
Şimdi bana öyle bir şeyler
Söyle ki durup dururken
Tam hayattan vazgeçerken
Beni aşka inandırOf ki ne of, bir daha of
Az daha dayan
Son bir dilek alacağım var
Kayıp giden yıldızlardanOf ki ne of
Bir daha kim duyar sesimi
Ya bu kader baştan yazılsın ya da hayatın kendisi
Nasıl silinir ben bilemedim yüzümden yaşam izleriŞimdi bana öyle bir şeyler
Söyle ki durup dururken
Tam hayattan vazgeçerken
Beni aşka inandır
Şarkı bittiğinde kahkahalar ile içeriye girerek birbirimize gülmeye başladık neden güldüğümüzü bilmiyorduk ama böyle daha güzel oluyordu. Saçlarımın dağıldığını hissettiğimde koltukta ortaya gelerek arabanın dikiz aynasından düzeltmeye başladım gözlerim Ali Bey'e kaydığında işaret parmağını dudaklarının üzerine götürerek göz kırptı ben de parmağımı dudaklarımın üzerine götürerek ona göz kırptım , bu insanlar benim benim için savaşımın en kıymetli ganimetleriydi.
Seray Hanım'ın evine ulaştığımızda hızlıca arabadan inerek eve doğru yürümeye başladık. "Aslı neden şemsiye getirdin yağmur yağmıyor ki." eve ulaştığımızda zile basarak tekrar Aslı'ya döndüm "Ben almadım hoşlandığım çocuk verdi." hafifçe sırıtmaya başladığında büyümüş gözlerim ve ağzım ile Aslı'ya bakakaldım.
Kapı açıldığında bizi güler yüzüyle Seray Hanım karşıladı eliyle içeri girmemizi işaret ettiğinde hızlıca içeri girerek sarıldık. "Hoşgeldiniz , buyurun isterseniz direkt yemeğe geçelim." masaya yöneldiğinde biz de onu takip ederek masaya oturduk. Kaya Bey yurt dışında olduğu için şu an yoktu Serkay'ın ise yemeğe katılacağını düşünmüyordum , bu zaten hepimiz için daha iyi olurdu. Tabaklarımız geldiğinde Seray Hanım başlamamız için işaret etti . " Nasılsınız , umarım iyisinizdir ?"
"İyiyiz , siz nasılsınız ?"
"Ben de iyiyim , çok teşekkürler ." suya uzanıp bir yudum aldıktan sonra tekrar bize döndü ."Lütfen daha çok yiyin . Serkay'da gelecekti ama geç kaldı sanırım , Yeliz Serkay'ı arar mısın ?"
"Hemen arıyorum efendim." herkes yemeğine odaklandığında ortama sessizlik çökmüştü. Kısa süre içinde yemeklerimizi yiyerek oturma odasına geçiş yaptık o sırada Serkay'da gelmişti. Ortam yine sessizliğe boğulmuştu ki tuvaletimin gelmesiyle oturduğum yer de kıvranmaya başladım , tam zamanıydı şimdi de . "Lavaboya gideceğim , izninizle. "
"Tabii ki canım." hızlıca ayağa kalkarak merdivenlere yöneldim üst kata çıktığım da koridorun sonunda ki lavaboya girerek hızlıca işlerimi hallettim. Dışarı çıktığımda gördüğüm yüz şaşırtsa da önüne geçerek ona bakmaya başladım. "Yine ne var ?"
Ellerini sarı saçlarının arasından geçirerek yaslandığı duvardan ayrılarak kendini dikleştirdi . "Benden hala bu kadar nefret ettiğine göre , öğrenmemişsin." kaşlarım çatılırken bir yandan da dediklerini anlamaya çalışıyordum. " Serkay ben seni neden affedeyim , sen arkadaşlığımızı bitiren bir kızın yanında oldun ne yapmamı bekliyorsun benden ?"
"Bilmiyorsun demek." Serkay yanımdan geçmek istediğinde kolundan tutarak eski yerine getirmeye çalıştım. "Serkay bilmiyorum söylersen bilebilirim." ellerimi saçlarımı arasından geçirerek merakla yüzüne bakmaya başladım. "Ben hep bir tarafımla sana inanmıştım seni anlamak için çabalamıştım ama Yıldız sen bizimle arkadaşlığını bitirecek sebep arıyordun o da sana güzel bir sebep olmuştu. "
"Açık konuş , Serkay."
" O gün seni o odadan çıkaran kimdi sanıyorsun o yeni tanıştığın arkadaşların mı , hayır Yıldız bendim benden nefret ettiğini bilmeme rağmen seni orada bırakmadım ama sen on üç yıllık arkadaşlarını bırakabiliyorsun , hem de kolayca."
"Siz seçiminizi Asya'dan yana kullandınız ben bir şey yapamazdım, siz hep onun tarafındaydınız Serkay ama bunu hiç bir zaman kabul etmediniz çünkü sorumluluk alamayacak kadar korkaksınız . Eğer bu kadar korkuyorsanız içinizdekileri Asya'ya söylemekten benim yapabileceğim bir şey yok."
"Ah bir de öğrendim de ne oldu Serkay hala sizden nefret ediyorum."
Favori karakteriniz kim?
-Yıldız
-Aslı
-Furkan
-Görkem
-Oğuz
-Serkay
-Asya
-Can