İçeriğe geç

YAKIN GELECEK

Bölüm 7 · 6 dk okuma

YAKIN GELECEK

Bölüm 7

7.BÖLÜM

.

Bölüm 7 : Ben senin kitabında her zaman o çok beğendiğin, kafasına taç çizilen kız değilde, dişleri kurşun kalemle boyanan kız olacağım.

İçimdeki korku kendini gösterirken belki de öldüğümü düşünecek kadar canım acıyordu. O kadar halsizdim ki gözlerim bile açılmıyordu, belki de ben açmak istemiyordum. Sadece burada sonsuza kadar uyumak ve bir daha uyanmamak istemiyordum. Sahi, burası neresiydi? Yavaşça gözlerimi açtığımda bulanık gözlerimden hiç bir şey görmüyordum. Bir kaç defa daha gözlerimi kapatıp açtıktan sonra etraf netleşmeye başlamıştı. Gördüğüm ağaç ve önümde uzanan yol ile şaşkınlığım artmıştı.

Ben en son labarotuvarda değil miydim? Oturduğum yerden destek alarak ayağa kalktığımda bir otobüs durağında olduğumu gördüm ve bizim evin sokağındaydı. Kim beni buraya bırakmıştı? Asya mı? Hayır sanmıyorum. Boynumu sağa yatırdıktan sonra kemiklerimin kütlemesiyle hemen eski yerine getirdim. Daha fazla acı çekmek istemiyordum. Yanımdaki çantamı sırtıma asarak yavaşça eve doğru yürümeye başladım. Ne kadar azar yiyeceğim acaba?

Eve girdiğimde Ayşe Hanım küçük bir çığlığın ardından hemen lavaboya koştu. O kadar mı kötü? Elimi alnımın kenarına koyduğumda sürülen kan ile gözlerim büyüdü. Umarım önemli bir şey değildir. Yavaşça salondaki koltuğa oturduğumda annem ve babamın olmaması beni şaşırmıştı. Bu saatte genellikle evde olurlardı. Sırtımdaki çantayı çıkararak yavaşça koltuğa bıraktım ve elimi kafama koydum. Dokunduğum anda artan acıyla dişlerimi sıktım. Ne ile kafama vurmuş olabilirdi ki. Ayşe Hanım elinde getirdiği pansuman aletleriyle kafamda ki yaraya pansuman yaparken telefonumu elime aldım. Açma tuşuna bastığımda ekranda beliren bildirimler beni şaşırtmış aynı anda da gülümsetmişti. Şifreyi girerek ekranı kaydırdım ve WhatsApp'a girdim. Bizimkiler grup açmıştı.

Okulunuz en yakışıklı, fevkalade, mükemmel öğrencisi Furkan ve diğerleri...

Furkan : Artık bir grubumuz olmalıydı.

Görkem : Adı böyle olmamalıydı.

Aslı 🌸 : Bundan da ne beklenirdi ki zaten 🙄.

Furkan : Güzelim bu falan ayıp oluyor. Neyse ki senin dediklerine alınmıyorum. Bu arada yarın sizin sınıftayım.

Aslı 🌸: Olamaz.

Görkem : Aslı bence sınıftan kaçmalısın.

Aslı 🌸 : Ben de onu düşünüyorum. Acaba ben de mi sınıf değiştirsem?

Furkan : Hooooppp yavaş gel kuzu. Erkeğinin yanı nereyse senin yanın da oradır.

Aslı 🌸 : Konuştu okulun krosu.

Ben : Good boy. Furkan böyle yapacağını düşünmemiştim.

Furkan :Benden her şeyi beklemelisin Yıldız.

Görkem : Kaç saattir yoktun mesajları görmedin.

Ben : Bir şey yok annemin misafirleri vardı da onlarlaydık.

Görkem: Anladım.

Telefonu koltuğa bırakarak kendimi geriye yasladım Ayşe Hanım yarayı temizlemişti ama hala belli oluyordu. Saate baktığımda akşam yemeği saati olduğunu anladım ve çantamı sırtıma asarak odama çıktım. Üzerimdekileri tek tek çıkartırken aklımda da Asya'ya ne yapacağım hakkında fikirler vardı. Yatağa attığım telefona hızlıca uzanarak Asya'nın numarasını tuşladım ve telefonu kulağıma dayadım. Çalıyor... Çalıyor... Açtı.

"Alo."

"Alo Yıldızcığım."

"Ailen yanında değil mi? Hoparlöre versene beraber konuşalım. Beni nasıl öldürmeye çalıştığını anlatayım."

"Yıldız sence sana mı inanırlar bana mı? Kimse seni o sınıfa kilitlediğimi bilmiyor. Hem sen nasıl çıktın fare deliğinden falan mı?" Karşı taraftan ince bir kahkaha çıktığında telefonu kulağımdan uzaklaştırdım. Beni nasıl sinirlendireceğini çok iyi biliyordu.

" Asya sana bir kötü haberim var. Oradan ben çıkmadım birisi beni çıkarttı. Ve o kişi de senin beni o sınıfa kilitlediğini biliyor."

"Sıkıntı yok bebeğim. Her şey benim kontrolümde. O kişiden de korkacağımı sanma sakın."

"Kimseden korkmuyorsun demek. O zaman bu akşam buluşalım mı? Sana bir sürprizim var."

"Konum at. Sürprizleri severim."

Kapattığım telefon ile bir kaç kere yerimde zıplayarak sessiz çığlıklarımı dışarı çıkarttım. Telefonu tekrar açarak bildiğim bir parkın adresini attım ve tekrar yatağın üzerine bıraktım. Sürpriz nasıl yapılır göstereceğim sana,yarın okula morarık bir gözle göndereceğim seni Asya.

Dolaptan siyah bir tayt ve beyaz t-shirt aldım ve üzerime geçirdim. Görkem'in kıyafetlerini de alarak kirli sepetine attım ve aşağı kata indim. Yemek odasına geldiğimde annem ile babam masada sessizce oturuyorlardı. Ne zaman geldiler ki bunlar? Masaya yavaşça oturarak yemeklerin servis edilmesini beklerken ikisinin de burnundan soluduğunu gördüm. Ne oluyor bunlara? "Serdar bir daha benim banka hesabımdan para almanı istemiyorum." Annemin söylediği şeyle gözlerim açılırken babam da yavaşça anneme döndü. "Kaç defa söyleyeceğim Ela. Şirketin borçları vardı. Onun için aldım. O senin de şirketin."

"Benim şirketim mi? Bana hiç pay vermediğin bir şirket nasıl benim olabilir? " Annem'in sesi yükseldiğinde babam'ın da gittikçe sesi yükseliyordu. Yine iş için kavga edeceklerdi ve yine bana patlayacaklardı. Ve diğer gün birbirleri ile çok güzel anlaşacaklardı. Bu hep böyle olmuştu olmaya da devam ediyordu. Babam konuşmaya başladığında dikkatimi ona verdim. "Hepimizin şirketi zamanı geldiğinde bölüştüreceğim. Güzellik merkezinden kazandığın para neyine yetmiyor?"

"Kaç kişiye bölüştürmeyi planlıyorsun? Sekreter sevgiline mi, bize mi, yoksa önceki sevgililerine mi? Söyl-" annemin cümlesi babamın tokadıyla bölünürken ben de yerimden fırlamıştım.

"Sen ne yaptığını sanıyorsun?"

"Yıldız git başımdan." Babam odadan çıkarken annem de yanağını tutuyordu. İlk defa orada ağladığını görmüştüm. Normalde asla dik duruşluğundan ödün vermeyen ve güçlü durmaya çalışan bir kadındı. Babam ile çok tartışmaları olmuştu ama hiç bu kadar birbirlerine bağırıp, kırmamışlardı. "Bitti. Boşanıyoruz Serdar."

Gözlerim büyürken annemin kolundan tutmaya başlamıştım. "Anne bu kadar ani karar verme. N'olur, ben ne yaparım?" Annem elimi kolundan ayırarak odanın kapısına doğru hızlıca yürümeye başladı. "Artık sen de yoksun benim için Yıldız. O adamı hatırlatan hiç bir şey istemiyorum." O odadan çıkarken benim de gözyaşlarım gözlerimden yavaş yavaş akıyordu. Ailem dağılmıştı ne kadar sevmesem de ailem dağılmıştı. Duvara yaslandığım sırtım yere doğru inerken hangi duyguyu yaşadığımı bile ayırt edemiyordum. Yine beni düşünmemişlerdi, yine kendilerini düşünmüşlerdi. Yine...

***

Üzerime geçirdiğim siyah hırka ile işim tamamlanmıştı. Telefonda saate baktıktan sonra hızlı adımlarım ile evden çıktım. Annem gitmişti, babam gitmişti, hizmetçiler bile gitmişti. Evde sadece ben kalmıştım. Gemiyi en son kaptanlar terk eder derler ama ben terk etmeyeceğim orada tek başıma da kalsam orayı bırakmayacağım. Güzel anılarım yok hatta hiç olmadı ama orayı kötü anılar ile değil güzel anılar ile hatırlamak istiyorum. Ve bunu başaracağım. Orada güzel anılar biriktireceğim.

Parkın yakınlarına geldiğimde adımlarım daha da sertleşmişti. İçimde oluşan hırs kendini ortaya çıkarırken gözlerim kısılmıştı . Etrafta onu arıyordum. Tek gelemediği ortadaydı. Ağacın altında onu gördüğümde hızlıca adımlarımı durdurdum. Onun tarafına yöneldiğimde ondan başka hiç kimseyi görmüyordum. Giydiği siyah pantolon ve pembe sweatshirt'ün üzerine siyah kot ceket giyinmişti. Sarı ve uzun saçlarını arkasından hafif bir at kuyruğu yapmıştı. Arkasını döndüğü sırada gözlerim gözleriyle buluştuğunda dudağının bir tarafı kıvrıldı.

Aramızdaki mesafe hızlıca kapanırken elim havaya kalktı ve o sarı saçlarına daldırdım. Ben onun saçlarını çekerken o bir yandan hem konuşmaya çalışıyor hem de ellerimi saçlarımdan kurtarmaya çalışıyordu. "Sen nasıl bir kızsın. Bıktım artık senden. Ne oldu da bu kadar şerefsiz oldun?"

"Yıldız!" ayağımı karnına geçirdiğimde ağzından ufak bir çığlık çıktı. O yere savrulurken ben de kollarımı göğsümde bağladım. "Neden Asya, neden?" Kollarından destek alarak ayağa kalkarken dudaklarında hala gülümseme vardı. Ne düşünüyordu bu kız? "Yıldız, duyduğuma göre annen ile baban boşanıyormuş. Ne kadar üzüldüm anlatamam."

"Sen nereden öğrendin?" burnumdan hızlıca nefes alırken tek düşündüğüm bu konunun niye bu kadar hızlı yayıldığıydı. "Baban babamdan onun avukatı olmasını istemiş." Şaşkınlığım artarken sinirim de gittikçe yükseliyordu. Demek ki babam her şeyi direkt bırakabiliyordu. Asya'ya bir bakış attıktan sonra arkamı döndüm ama adım atamadan dizimin arkasında kocaman bir yanma hissi belirmişti. Yan tarafıma dönmeden iki el kollarımı arkadan bağlayarak geri çevirdi. Yanımdaki kız ellerimi tutarken Asya'nın yanında da sarışın bir kız duruyordu. "Yıldız bu kadar erken gidilir mi? Daha ben sürprizini yapmadım."

Kaldırdığı yumruğu ile yüzüme vuran Asya ile yanındaki kız da vurmaya başlamıştı. Dokundukları yer alev içinde yanarken acılarını hissetmek bile istemiyordum. Çünkü içimde daha büyük bir yangın vardı. Terkedilmiş kırık bir kalbin yangını...

Favori karakteriniz kim?

-Yıldız

-Aslı

-Furkan

-Görkem

-Oğuz

-Serkay

-Asya

-Can

Bölüm sonu

1 yorum