•
Geleli bir kaç hafta olduğunda ben yoğun şekilde mutfakta çalışıyordum. İyice adapte olmuş çeşit çeşit pastalar tatlılar çıkarıyordum. Elim lezzetliydi. Kısa sürede menüye yerleşen tatlılar oluşturmuştum.
Hayatımın yalnızca bu kısmı düzenliydi. Geri kalan boktan.
-"Kızlar hadi inin artık ."
-"Tamam annee !" Başağın cırt sesiyle yüzümü buruşturdum.
Bugün mahalledeki komşu kadınlar ile toplanma kararı alan annemler sayesinde dinlenemiyor hazırlanıyorduk.
Dün akşam bir sürü pasta börek hazırlamıştık. Yorgunluktan öğleye kadar uyumuştum.
Şimdi ise saçlarımı düzleştirmiş hafif makyaj yapıyordum. Kim olursa olsun misafirdi ve özenli olmak istiyordum.
Az önce seçtiğim siyah sırt dekolteli triko elbiseyi giyinip eteğini çekiştirdim.
Saçlarımı at kuyruğu yaptıktan sonra çıplak ayak odamdan çıktım.
Aynı anda evin kapısından içeri Sena ile Melek teyze girmişti. Onları normal şekilde karşılayıp ellerinde olan tabakları taşımalarına yardım ettim.
-"Ayağına terlik giyin üşüteceksin." diye söylendi annem mutfakta bir şeylerle uğraşırken.
-"Ev sıcak anne üşümüyorum." dediğim sırada mutfağa Başak girdi. Melek teyzelere hoşgeldiniz dedikten sonra zeytinyağlı sarmadan ağzına attı.
İkimizde kahvaltı yapmamıştık ve açtık.
-"Babam nerede ?" diye sordu Başak.
-"Kadir amcanla arkadaşlarıyla birlikteler." dedi Melek teyze.
Bir şey diyemeden çalan kapıya gitmişti. Tam sayamamıştım ancak sanırım 8 kadın gelmişti. Masada oturmak yerine koltuklarda oturmuş dedikodu ediyorlardı.
Bize yer kalmayınca masada çeşit çeşit yemek arasında oturuyor onları dinliyorduk.
-"Bizim ev o kadar sessiz ki şuan bu gürültü rahatlatıcı geliyor." diyen Sena gülüyordu.
Başak kaşlarını çatıp ağzındaki böreği çiğnedi yuttu.
-"Melek teyze bahsetmişti. Orta çağdan kalma gibi bir yapıda oturuyormuşsunuz. Ona ev diyemiyorum." dedi imalı imalı.
Sena başını salladı.
-"Gerçekten burası ev. Bizimki...biraz zindan gibi çok kasvetli. " diyince kaşımı havaya kaldırıp sıcak çayımı yudumladım.
Kadınların gürültüsünden bu konuşma duyulmuyordu.
-"Valla ?" Başağın tepkisi sessiz bir kıkırdamama neden oldu.
-"Eski mi yoksa ?" diye sordu.
Sena omuz silkti.
-"Eski değil de müze değerinde antika diyelim. Kimine göre çok güzel gelebilir. Ben genelde yalnız kaldığım için bana boğucu geliyor." dedi ardından ikimize baktı.
-"Siz gelsenize ! "
Hevesi karşısında Başak'la küçük bir bakışma yaşadık.
Bokun boku.
-"Ben çalışıyorum biliyorsun. " dedim hemen.
-"Ben de bu sıralar yoğunum biraz ürün çekimleri falan yapmam gerekiyor. Ama ayarlarız bir gün." diye toparladı Başak. Çünkü Sena'nın yüzü düşer gibi olmuştu.
-"Olur tabi."
Başak kaşını kaldırıp tabağındaki salatadan yedi.
-"Esved seni o kadar yalnız mı bırakıyor ? Hala yeni evli sayılırsınız biraz az çalışıversin." diyince ses tonu hoşuma gitmemişti. Bir işler karıştırma tonuydu bu.
Aldığım solukla ona ters ters baksam bile bana bakmıyordu.
-"Kaç ay oldu hala evliliğin nasıl olduğunu anlayamadım desem ?" Kısık sesle söyleyince kendime engel olamadan devamını getirmesini istemiştim.
Kendime sövsem yeridir.
Hep Başağın yüzünden ! Sormasan ne olurdu ?!
Başak samimi gibi davranırken elini yanağına yaslayıp dudağını ısırdı.
-"Aa yoksa kötü mü kız ? Ben o yüzden evlenmek istemiyorum işte."
Herkes gittikten sonra saçlarına saldıracağım.
-"Belki anlatmak istemiyordur Başak. Zorlama istersen." dedim dişlerimi sıkarak.
Gözlerimde ki uyarıya aldırış etmedi. Amacı ne bu kızın ?!
-"Sizi cidden yakın görüyorum. Hiç arkadaşım yok. Benim için konuşmak iyi geliyor. Yani sorun değil Bade." dedi bana bakıp tebessüm etti.
Çok yanlış yerdesin demek istedim.
Kendimi kötü olarak görüyordum. Ve yalancı bir sinsi.
Ağzından çıkacak bir kelimeye hevesleniyordum.
Ama kafamda ki seslere yeniliyordum.
-"Ve evlilik güzel bir şey bence. Öyledir diye düşünüyorum. Biz biraz istisnayız." diyerek bu defa Başağa döndü.
Başak avına yaklaşmış avcı gibi gözleriyle ona dikkatle bakıyordu.
-"Bence iyi bir çiftsiniz. Her evlilikte sorunlar olabilir. Esved de zor biri." diye ekledi.
İsmini duymak dahi tüylerimi ürpertti. Ensemi kaşıyıp boynumu tuttum.
Sena sıkıntılı bir nefes üfledi geriye yaslandı. Masada elleriyle oynarken ondan gözlerimi çektim. İki kişi kıza dik dik bakmak doğru değildi.
-"Esved zor değil aslında. Ailesine olsun dedesine olsun tam olması gerektiği gibi davranıyor. Bizim...evliliğimiz onun hayatına dahil değil kızlar. " İç çekişiyle ifadem dondu.
Nefesimi tutarak başımı kaldırdım ve Başağa baktım. Benim gibi şaşkınlıkla gözlerini açmıştı.
-"Söylediklerimden özellikle Melek anneye bahsetmeyin olur mu ? Söylemezsiniz biliyorum ama üzülmesini istemem." dediği gibi beynim durdu.
Neler dönüyordu böyle ?
-"Yok canım hiç şüphen olmasın." Başak dikleşip merak içinde dudağını yaladı.
-"Annecim çay getirir misiniz ?"
Annemin sesiyle hızlıca sandalyeden kalktım. Nefese ihtiyacım vardı. Duyduklarım ağır gelmişti.
Herkesin çayını tazelerken kadınların bakışlarına maruz kalmıştım. Hiç çekinmeden inceliyorlardı.
Tebessüm ederek mutfağa gittim. Ben geri dönmeden Sena ve Başak ellerinde tabaklarıyla mutfağa girdiler. Mutfak masasına yerleşmeleriyle bende tabağımı alarak yanlarına oturdum.
Cam cepheye vuran yağmur damlalarına baktım.
-"Esved 32 yaşındaydı değil mi ? Yanlış hatırlamıyorum." Başağın cümlesiyle birlikte yanağımın içini ısırdım.
Hiç bu ayrıntıyı düşünmemiştim. Aramızda resmen 9 yaş vardı.
-"Doğru evet." dedi Sena.
-"Belki sen öyle düşünüyorsundur. Ne bileyim dışarıdan gayet normal görünüyorsunuz. Belki de Esved duygularını dile getiremeyen bir adamdır." der demez yüzüme haykırışı gözümün önünde belirdi.
Acıyla gözlerimi yumdum geri açtım. Hala kulağımda yankısı vardı.
Sena başını sallayıp ağzına bir şeyler attı.
-"Biz aşık olarak severek evlenmedik ki. Esved beni hiç sevmek için görmedi. Ben sevilmek için insan ararken...gittim en sevmeyecek adamla evlendim." dedi iç geçirerek.
Böyle gerçekleri doğrudan anlatıyor olması onu rahatlatırken beni boğuyordu.
Başak içtiği çayını öksürerek yuttu. İkimizde bunları duymayı beklemiyorduk.
-"Bu çok üzücü." Başak gerçekten sorduğuna pişman olmuştu.
Sena gülümseyip eline hafifçe vurdu.
-"Üzülme canım karşılıksız aşk acımı anlatmıyorum. Esved'i seviyorum ama insan olarak seviyorum. Bizim evliliğimiz onun için iş anlaşması gibi bir şey oldu. Benim barınma korunma ihtiyacım varken en mantıklı seçenek bendim."
Anlamıyordum.
Nasıl evlenmeye karar vermişlerdi ? Bu nasıl bir saçmalıktı ?
-"Sen böyle bir hayatı mı seçtin ? Neden ?" diye benim yerime sordu Başak.
-"Gürkan dedenin bursuyla üniversiteyi okudum. Ondan sonra mobilya mağazalarından birinde çalışmaya başlamıştım. İlk önce yurtta yardım yaparken tanışmıştık. Beni kızı gibi sevmişti. Üniversitede de yurt ihtiyacımı karşıladı derken böyle bir süre geçti. Şirkete sürekli yanına gidip halini hatrını soruyordum. Açıkçası Gürkan dede dışında kimsem yoktu." dedi derin bir nefes alıp anlatmaya devam etti.
-"Esved'i orada bir kaç kere gördüm ama hiç farklı şekilde bakmadım. Gözü kimseyi görmeyen bir adamdı. Hala öyle. İlk önce Gürkan dede benimle konuştu. İlk itiraz ettim sonra mantıklı geldi. Bir ailem evim olması hayalimdi. Daha sonra Esved'le onun odasında yüz yüze geldik. Sanki iş için imza atma kararı veriyor gibiydi."
Başak abartıyla güldü.
-"Yok artık ?!" dedi.
Sena da güldü. Kafasını salladı.
-"İnan bana öyleydi. Bende nedenini anlamıştım. Annesi de o zamanlar evlensin yuva kursun istiyordu. Gürkan dede de öyle. Esved de belli ki buna karşı çıkmıyordu çünkü kimse ona zorla bir şeyi yaptıramazdı."
Kollarımı göğsümde bağlarken tepeden tırnağa buz gibiydim. Daha fazla dinlemek istemiyorum diyen kalbim ve daha fazlasını isteyen mantığım arasında sıkışıp kalmıştım.
-"Ve o da tek eksiğini tamamladı. " Dudaklarımdan firar eden cümleyi yadırgamadan onayladı.
-"Aynen öyle. Hayatı eksiksizdi. Kariyer , para , zirve her şey kusursuzdu. Evliliği de en iyi bildiği şekilde anlaşma gibi yaptı. Bizim güzel evliliğimiz ailesinin yanında. " dedi durgunlaştı. Karşıya bahçeye bakıyordu.
Duyduklarıma inanamıyordum.
Tanrım.
Şimdi inme inecekti.
-"Madem evliliği istiyordu. Neden seni yok sayıyor ?" diye sordu Başak kaşlarını çatıp.
Galiba ikimizde Sena'ya üzülmüştük.
-"Bilmem. 8 ay oldu. Hala alışamadı denmez. Esved bana iyi bir gelecek verirken kendisi de son maddesini tamamladı. Ama benim istediğim gelecek o cansız ruhsuz evde değil." Sena'nın sonlara doğru titreyen sesiyle gözlerim buğulandı.
Lanet olsun.
Düştüğüm duruma bir isim koyamıyorum. Açıklama yapamıyorum.
Başak Sena'nın omzunu sıvazlayıp destek olurken benim vücudumdan canım çıkıyor gibiydi.
Çökmüştüm.
İyice.
-"Onu seviyorsan..." Başağın gözleri dolu gözlerime takıldı. Yutkunup devam etti.
-"Belki ilk adımı atıp konuşabilirsin. Düşüncelerini isteklerini söyleyebilirsin." dedi sustu.
Kalbime olan baskıyla tırnaklarımı avucuma sapladım.
Sena kendini toplamış dikleşmişti.
-"Ona hiç aşık olmadım. Kendini sevdirmedi. Ben şefkat sıcaklık duygusuna inanırım. Onu hiç hissedemedim. Ve beni sevsin diye bir adama yalvaramam. Esved çözülemez bir adam. Şu son aylarda yüzünü sadece buraya geldiğimizde görür oldum. İlk başlarda en azından insani selamları verir Gürkan dedeyle bana yemekte eşlik ederdi. Artık bir hafta bile görmediğim oluyor. Yalnızlıktan delirmek üzereyim." dedi ve ellerini ensesine koydu.
Geri zekalı bir insan olmadığım için son aylarda gelişen olayların benden kaynaklı olduğunu anlamıştım.
Onun hayatını bu derece etkilemiş miydim ?
-"Nasıl yani ? Ciddi misin ? Biraz özel olacak ama...birlikte yatmıyor musunuz kızım ?" dedi Başak kaşlarını kaldırıp.
İçim sıkıştı. Nefesimi kesildi.
Cevabı duymamak için sağır olmak istedim.
Sena başını çevirip kapıya doğru baktı. Dudaklarını kemirirken gözlerini etrafta dolaştırıyordu.
-"Hayır benimle aynı odada kalmıyor. Şey...biz hiç birlikte de olmadık." diye fısıldadı.
Dondum.
Şaşkınlıktan ağzım aralandı engel olamadım.
-"Siktir ! İnanamıyorum." Başak tam benim içimden geçen tepkiyi verdi.
Sena yine omuz silkmişti.
-"Böylesi daha iyi. Öyle bir...özel anı duygusuzca yaşamak istemiyorum. "
Cidden siktir !
Kocasını aklından çıkaramayan benim yanımda yatak ilişkilerini anlatıyordu !
-"Zamanın ne göstereceğini bilemeyiz." dedi Başak kısık imalı sesiyle.
-"Ben sigara içip geliyorum." diyerek ayağa kalktım.
Gerçeklerden uzaklaşma ihtiyacım sonucunda odamın balkonunda kenara tutunup başımı eğdim.
Odaklandığım şekilde ilerlemem tekrar bozulmuştu. Kafam alt üst olmuştu.
Yine de değişen bir şey olmayacak.
Evet.
Sakin ol Bade.
Yaklaşık on dakika sonra geri döndüğümde salona geçtim. Bu sefer sohbete dahil edilerek sıkıcı saatler geçirmiştim.
Aslına bakarsak aklımdaki düşüncelerle dahil bile oldum denemezdi.
-"Akşam yemeğini bizde yeriz. Bir dünya yemek var. Bir çorba koyarız oldu bitti. " dedi annem.
Melek teyzenin kabullenmesiyle streslenmek yerine biraz kalbim sıkışmıştı. Sebebi belli değil miydi ?
Yaptığım haksızlığın hiçbir iyi yanı yoktu. Tek tesellim içimden yaşıyor olmamdı. Çektiğim vicdan azabının haddi hesabı yoktu fakat en azından Esved'i kendimden uzak tutuyordum.
-"Ben yukarıdayım." Başak kısık sesle konuşup başıyla işaret edince sessizce onayladım. Sigara molası.
-"Bade ? O kurabiyenden yapar mısın tekrar ?" diye sordu Sena.
Dudaklarımı aralayıp kısa bir bakışla anneme baktım. Konuşmayı bırakmış bana bakmışlardı.
-"Tabii. Geçen sefer vermeyi unutmuştum. Sende yaz istersen." diyerek ayağa kalktım.
Televizyonun altından kâğıt ve kalem çıkarttım. Yan yana mutfağa girdik. Hem yapıp hem tarifi veriyordum. Fırına atarken Başak da gelmişti.
-"Pek bir mutlusun." dedim mırıltıyla.
Böyle söyleyince Sena da ona doğru bakmıştı.
Başak kıvrılıp süzülüyordu.
-"Birazcık azıcık ucundan flört yapmış olabilirim." dediği gibi ağzım açık kaldı.
Hiç böyle bir şeyden bahsetmemişti.
-"Ciddi misin ? Kim ? " diye sordum.
Hemen telefonunu açıp instagram profilini gösterdi. Araba galerisi olan cool bir adamdı. Ve yakışıklıydı.
-"Geçen gittiğim bir mekanda görmüştüm. Ufaktan bakışmıştık. Sonra nereden bulduysa beni takip etmiş. Dm attı. Bir hafta cevap vermedim inanabiliyor musun ?!"
Küçük bir kahkaha attım.
-"Delisin sen."
-"Hevesli görünmek istemedim. Ama zor durdum. İşte iki gündür konuşuyoruz. Adamın tipini görsen asla mesajlaşır demezsin. Dakika başı mesaj atıyor."
Devamını hararetli anlatırken konuşmaya Sena'nın dahil olmasıyla ister istemez geri çekildim.
Onunla bir alana ortak olmak içimden gelmiyordu. Kötülüğünden değildi ben ihanet ediyormuşum gibi hissediyordum.
Zaten kısa sürede annemlerin mutfağa girişiyle konuşma bitmişti. Başak'la yemek masasını hazırlayıp yerleştirirken üzerimi değiştirip değiştirmeme konusunda kararsızdım. Fakat sonra üşenince boşverdim.
-"Kızlar kapı."
Göğsümü saran heyecanı göz ardı ederek koltuğa oturdum.
Başak açtığında içeri babam ve Kadir amca girmişti. Omuzlarımı düşürdüm.
-"Gecenin sonunda konuşmak için sabredemiyorum." diye fısıldadı Başak.
Başımı salladım. Kesinlikle bende.
-"İnanılır gibi değil. " dedim kimse duymadan.
Babamlar ellerini yıkayıp yanımıza gelince kısa bir sohbet ettik. Sena Kadir amcanın yanında oturmuş sessizce duruyordu.
Annemler de en son çorba tenceresi ile geldiklerinde her şey hazırdı.
Ve zil sesi.
-"Esved gelmiştir. " dedi Melek teyze.
-"İşinin uzayacağını söylemişti ama erken bitti demek." diyen Sena oldu.
-"Açsanıza kızım." Annemin büyüttüğü gözleriyle ayaklarımı harekete geçirdim. Başak da değerlisini kaldırıp açmaya gitmiyordu.
Karısı açsaydı.
Kapının önünde elleri kabanının cebinde dikilen adamla gözlerimiz buluştu. Vücudumdan bir şeylerin akıp uçtuğunu hissettim.
Gözleri gözlerimden yavaşça koparak bedenimde gezinmeye başlayınca geri adım atıp yan döndüm.
Sesli bir nefesle içeri girdi. Önümde durdu bana doğru döndü. Dip dibeyken nefes almayışım umurum dahilinde değildi.
Başımı yan çevirdiğimde dilimi ısırdım.
Kenara kaydı.
Kapıyı kapattım ve hızlı adımlarla salona döndüm. Özlediğim kokusu sanki o saniyelerde üzerime sinmişti.
-"Kim ?" diye sordu Başak.
-"Esved." İsmi dudaklarımdan farklı bir tınıyla süzüldü. Dişlerimi sıktım.
Masaya oturduğumuzda yanıma Esved düşmüştü. Onun yanında Sena benim sağımda Başak vardı.
Anlaşılan yemek bana yine zehir olacaktı.
Daha başlamadan bile bacağı bacağıma değince irkilip bacak bacak üstüne attım ve mesafe koydum.
Kokusu geldikçe soluklarım hızlanıyordu.
-"Kızlar yorgun görünüyor. Çok mu yordunuz onları ?" Kadir amca eğlenen tavrıyla bizde gözlerini gezdirdi.
Galiba üçümüzde farklı düşüncelerdeydik.
-"Aaa asıl biz yorulduk. Bütün gün bir köşede fiskos yaptılar." diye söylendi annem.
Hemen ellerimi kaldırdım.
-"Ben hiç öyle bir şey yapmadım. Ne olduğunu bile bilmiyorum !" diyerek başımı aceleyle iki yana salladım.
Susmamla masadan gülme sesleri yükseldi. Başağı dirseğimle dürttüm. Hala kıkırdıyordu.
-"Konuştunuz diyor yani." diye açıklayınca utançtan vücut ısım yükselmişti.
Bazen kendimi aptal gibi hissediyorum.
-"Ay Bade ya hiç gülesim yoktu." dedi Sena.
Dudaklarımı kemirirken sessiz kalan Esved'e gizliden baktım. Yüzü durgundu.
-"Şey bazen anlamıyorum kusura bakmayın." dedim kısık sesle. Omuzlarımı düşürdüğümde tebessüm etmiştim.
-"Normal yavrum onca yıl. " dedi Kadir amca.
Böylece başka sohbet konuları açılmıştı. Masada babamların isteğiyle tatlı yiyorken Esved elinde çayı geri yaslandı. Geniş omuzlarından kaçınmak imkânsızdı.
Kollarımız birbirine sürtünüyordu.
Yabancı insanla bile yaşayacağınız bir temastı. Çok basitti. Ama benim kalbim ağzımdaydı.
Böyle bir ortamın içindeyken hissettiklerim çok yanlıştı.
Esved de hissediyor muydu ?
-"Bizim kızların evleneceği yok. Zaten onları alan adamlar üç gün sonra kapıya bırakırlar." Babamın bu cümlesi ile Kadir amca bir kahkaha patlattı.
Konu nereden nasıl açılmıştı asla bilmiyordum. Esved bu kadar yakınımda olunca algılarım kapanmış olmalıydı.
-"Aşk olsun baba. Pırlanta gibi kızların var. Bizi alacak adamlar öpsünler başlarına koysunlar !" diye çıkıştı Başak.
Babam gözlerini devirdi ve alayla güldü.
-"Kızım özellikle seni bir tek ben çekebilirim. Başka adam çekemez." Babamın rahatça konuşuyor olması eğlenceliydi.
Hakkımızda söyledikleri hariç.
-"Alınıyoruz." dedim konuya girerek.
-"Bak bu Başağı ilk kim isterse ona veririz. Ama seni zor. " diyen Kadir amcaya bakarak sırıttım.
-"Doğru ben daha paha biçilmezim."
Başak bana döndüğünde gözleriyle ağzı aynı oranda açıktı.
-"Ablana bunları nasıl söylersin ? Kulaklarım neler duyacaktı ?!" Abartılı ifadesi ile birlikte elini ağzına kapattı.
Attığım kahkahayla farkında olmadan bedenim hafif bir eğim yaşamıştı.
Esved'in omzuna yaslanmıştım.
Işık hızıyla dikleştim. Gülüşüm azaldı.
-"Kızlarımla dalga geçmeyin ya." dedi annem.
-"Hem bugün Bade'yi beğenen oldu." Melek teyzenin bomba etkisi yaratan sözlerini duyar duymaz put kesildim.
-"Ya kimmiş o şanslı ?" dedi babam hala alay ederken.
-"Aman canım ben konuşturmadım bile." diye cevapladı annem.
-"Verelim verelim. Gitsin evlensin." diyen Başağın bacağını sıktım.
-"Yok kızım o Esma benim Bade'mi çiğ çiğ yer. Beğendiğine bakma. Sessiz gördü ya sözümü geçiririm diye bakıyor."
Masada dönen konuyla nefes darlığı yaşıyordum.
-"Anne böyle bir şeyi konuşmayın lütfen. Konuyu kapatalım. Saçmalık." dediğimde beni onaylamışlardı.
Ellerimi çıplak bacaklarıma bastırırken Esved'e baktım. Sağ elini sıkmış dizinin üstüne bırakmıştı. Aniden bana döndü.
Gözlerinden akan hisler garipti.
Bu şekilde bakmasının yanlışlığını biliyordum. Gözlerimi çekip tabağıma eğildim.
Son kez sert nefesini tenimde hissettim. Ardından masadan kalkınca uzaklaşmamız bana yaşam alanı yaratmıştı.
Yakınlığı nefes uzaklığı nefes.
Bu nasıl bir çıkmaz ?
•••
Merhaba iyi geceler ❤
Bölümü beğendiniz mi ?
Ben bu hikayede biraz daha erkeğin çabaladığı bir aşk yazmak istiyorum sanırımm..
Siz ne düşünüyorsunuz ? 🌸