•
Yatağımda başlığa yaslanmış abajurlerin ışığı altında oturuyordum. Avuç içlerimi bacaklarımda gezdirip ofladım.
Başak camın önündeki küçük pufa uzanmış eli yanağında yatıyordu.
Odamda olmak şuan için huzur veriyordu. Rahatlatıcı bir düzeni vardı. Ben gelmeden önce Başak ve annem benim için odamı hazırlamışlardı.
Sevdiğim tonlarda ve sadelikteydi.
-"Esved ondan bekleneni yapmış. Hiç tahmin etmezdim. Muhtemelen aşık olmaya biriyle tanışmaya vakit ayırmayacağını düşünmüştür. Ve böylece en mantıklısını seçmiş."
Başımı salladım. Devam etti.
-"Hesap da olmayan şey ise...seninle tanışmasıydı." diyince ürperip kıpırdandım.
Saçlarımı geri ittirerek bende aşağı kaydım ve tavana baktım.
-"Almanya'ya gitmeden önce arabasında konuştuk." dememle Başak kendini yatağıma attı.
-"Ve sen bunu bana anlatmadın !" diye sessizce bağırdı.
Suçlu gibi onayladım. Ona söylediklerini birer birer aktardım.
Ağzı bir karış açık kalmıştı.
Omzunu dürttüm.
Elini kaldırdı. İşaret parmağını aramızda oynattı.
-"Esved...?"
Başımı salladım.
-"Esved...sana bunları söylemesini bırak geçtim. Seninle bu kadar uzun uzun konuştu öyle mi ? Duygularını söyledi..? Bildiğimiz Esved."
Oflayarak başlığa yaslandım.
-"Evet Başak ! Niye inanamadın ?!" diye çıkıştım.
Yastığı kucağına çekip kollarıyla sıktı ve poposunun üstünde zıpladı.
-"Kızım aptal mısın ?! Senin nasıl bir şeytan tüyün var ? Dünyanın en duygusuz adamını kendine aşık etmiş bir de itiraf ettirmişsin ! Sana ilanı aşk etmiş !"
Ağzımı açarak gözlerimi de büyüttüm.
-"Saçmalama Başak. Abarttın şuan." diyerek ayağımla ona vurdum.
Kalbimi böyle heyecanlandırmamalı.
Ne aşık olması canım ?!
Hah saçmalık.
Sadece ufak bir hoşlantı. Beğeni.
-"Ay sen kime çektin böyle ? Safsın vallahi." dedi ve yanıma yerleşti.
-"Her ne söylersen söyle. O evli." Kendime bunu her saniye hatırlatıyordum.
-"Boşanabilirler."
Başımı ona çevirdim. Ardından nefesimi üfledim.
-"Böyle bir ihtimal olsa bile...olmaz Başak." Gerçeğin en acısı karşımdaydı.
Bu gerçekti.
Belki unutamayacaktım ama umut da etmeyecektim.
-"Neden olmasın ? Eğer seni gerçekten istiyorsa bir şeylerle savaşması gerekir. Ha kendisine metres arıyorsa al bunu alır." Orta parmağını çıkarmasıyla ellerimi yüzüme kapatıp kıkırdadım.
Sinirden gülmem uzun sürmüştü. Sinirlerim ciddi anlamda bozuktu.
-"Öyle bir şey olmayacak. Kabullendim ben bunu."
Biraz daha konuştuktan sonra uyumak için yatmıştık. Uykuya yenilmem uzun sürmedi.
'
Ertesi gün sabah sahilde koşmuş mola vermiştim. Havanın soğuğu sabahları ayrı bir hissediliyordu. Yağmurluğumun fermuarını boynuma kadar çekip soluklanmaya devam ettim.
Doğrulduğumda gözüme yol kenarında duran araba çarptı.
Göz değmesiydi ama tanıdık gelmişti. Fazla takılmadan denize doğru döndükten sonra telefonumdan saate baktım.
Geri dönmek için yola döndüm. Arabaya ikinci bakışımda kafama darbe yemiş gibi oldum.
Esved'in arabası.
İçimde binbir farklı duygu döndü. Kaşlarımı çattım. Birbirine sürttüğüm ellerimi iki yanda bıraktım ve benden bağımsız hareket eden ayaklarımla kendimi arabanın yanında buldum.
Filmli camlardan görünmemesine takılmadan ön kapıyı hızla açtım.
Başı eğik duruyordu. Görmüştü yaklaştığımı.
Kulağımdaki kulaklıkları alıp cebime attıktan sonra derin bir nefes aldım.
-"Ruh hastası mısın sen ?" Sinirli olmama rağmen sakince sormuştum.
Başını yavaşça kaldırdı. İleri doğru bakıyor yüzüme bakmıyordu.
-"Niye beni takip ediyorsun ?!" diye bağırdım bu sefer.
Sessiz kalmaya devam etti. Suçlu gibi duruyordu çünkü suçluydu !
Arabanın kapısını hırsla kapattım. Rahat tepkilerimin sebebi bu sabahın soğuğuyla dışarıda kimse olmayışıydı.
Dümdüz sahil boyu yürürken amacım yaşadığım duyguyu bedenimden atmaktı.
-"Bade ! Özür dilerim ! Kızma bana."
Arkamdan seslenen adam bütün savunma mekanizmamı alt üst ediyordu. Duymamazlığa gelemedim çünkü kolumu tutup kendine çevirdi. Rüzgarla savrulan saçlarım yüzüme vurup geçtiler.
-"Seni hayatımdan çıkarmamın bir yolu var mı ?" diye sordum.
Ben karşısında böyle güçlü durabilmek için kaç gece ağlamıştım ?
Yutkunarak ellerini zar zor kaldırdı. Ailesinin yanında gördüğüm Esved ile karşımda gördüğüm Esved çok farklı kişilerdi.
Ellerimi tutacağını anlayınca geri adım attım.
-"Seni görmeden yapamıyorum. İstediğini söyle."
Histerik gülüşümle başımı salladım ve saçlarımı geri attım. Bu adam dengemle oynuyordu.
Ciddileşen yüzümle gözlerinin içine baktım. Dudaklarımı araladım. Kelimeler boğazıma tıkanmıştı.
-"Bugün ben. Yarın kim Esved ?"
Sorum deprem gibiydi. Bir tek beni sallamıştı.
Bakışları durgunlaştı. Kaşlarını çatarak açtığım mesafeyi kapattı. Gözlerinde o karanlığı hissettim.
-"Ne diyorsun sen ? Neyi ima ediyorsun ? " diye sorarken tavrı ürkütücüydü.
Bileğime yapıştığı gibi beni göğsüne yapıştırmıştı. Nefesimi tutarak ona bakmak için başımı kaldırdım.
-"Olanı söylüyorum. " dedim titreyen sesimle.
-"Sen karını göz göre göre aldatıyorsun ? O gece benimle...ertesi gece başkasıyla...belki öncesinde farklı-"
Ruhumu eline avucuna sığdırdı. En yapmaması gerekeni yaptı. Tuttu kalbimi avucunda parçaladı.
Dudakları dudaklarımda yoğun bir baskıyla durdu. Karşılaştığım tepki beynimi ruhumu her yanımı uyuştururken aklım o geceye kaydı. Tıpkı böyle dudaklarına yapışmıştım.
Beş saniye içinde kendime gelmemle onu ittirmem bir oldu. Bağıra çağıra göğsüne vurduğum darbelere tepki vermiyor beni iyice çıldırtıyordu.
Ne yaptı ?
Bunu nasıl yaptı ?
Ben bittim. Kendime hatırlattığım her acı silindi gitti. Yine onunla koynundan çıktığım geceye dönmüştüm.
Ellerimi tuttuğunda gözümden geçen şerit kesildi. Çiselemeye başlayan yağmurun altında bir elini enseme diğer elini belime kaydırıp beni göğsüne hapsetti.
O kadar sıkı sarılmıştı ki başımı dahi kıpırdatamıyordum.
-"Yapmadım Bade. Ben öyle bir adam değilim. Yemin ederim inan bana. Ben sana da dokunmazdım. Kendime engel olamadım. Sen beni öptüğünde sanki bir şey mantığımı alıp götürmüştü. Hayatımda ilk kez birisine karşı koyamadan yenildim. Ne Sena'ya elimi sürdüm...ne de onu başkalarıyla aldattım. Ben böyle birisi değilim olmam." Tane tane uzun uzun konuşurken dudakları saçlarımın arasındaydı.
Göğsünde titriyordum. Yaşlardan önümü göremiyordum. İtirafı...bir kısmını bildiğim itirafı beni çok başka şeylere götürmüştü.
-"Bir tek seni geçemiyorum. Bir tek senden geçemiyorum ben. Sesini duymak , gülümsemeni izlemek istiyorum. Tekrar senin kokunda uyumak istiyorum. Saçlarının arasında dinlenmek istiyorum Bade. " Burnunu saçlarımda gezdirince hıçkırmamak için dudaklarımı ısırdım.
Sıkıca tuttuğu bedenimi sözleriyle okşuyor seviyordu.
Yaptığım ihanetti.
Hem kendime hem diğer herkese ihanetti. Ben göğsünün verdiği huzuru yaşayacak kadar rahat olamazdım. Bu yanlışlığın keyfini süremezdim.
Boğazım düğüm düğümdü. Görünmeyen bir el boğazımı sıkıyor göğsüme basınç yapıyordu.
Ağlamak için sızlanan gözlerimi açıp kapattım. Gömleğine yaşlarım düştü.
Kaskatı duran bedenimi gevşettiği kolları arasından çıkarttım. Anında arkamı dönerek nefes aldım ve gözlerimi sildim.
Hayır Bade.
Yenilemezsin.
Sen bu değilsin.
Dayanabilirsin.
Ellerimi açıp kapatarak uyuşan vücudumu unutmaya çalıştım. Güçlükle geri döndüm.
Heybetli , avucunda bir dünya dolusu güç taşıyan adam şimdi karşımda dudaklarıma bakıyordu.
Beni öpmüştü değil mi ?
Ağzımdan çıkacak olan iki kelime için nefes almadan bekliyordu. Dudaklarımı ıslatıp araladım. Konuşmak ne kadar zormuş ?
-"Bir daha...sakın böyle bir şey yapma. Olmaz anladın mı ? Olmaz !" Krizin eşiğine gelen ruhum muhtaç olduğum adama bağırıyordu.
İşaret parmağımla göğsüne vurdum.
-"Artık sok bunu kafana. Yaklaşma bana. Böyle şeyler söyleme. Düşünme beni düşünme !"
Ağzımdan çıkanlar kalbime çiviler saplıyordu. Ruhumla bedenim birbirine savaş açmış durumdaydı. Kendime engel olmadım. Hıçkıra hıçkıra ağlarken göğsüne vurmaya devam ettim.
Hiçbir şey umurumda değildi.
Ben kimseye bunu yaşatamazdım. Çok istesem de yaşatamazdım. Gerekirse kendimi odama kitlerdim yine de bu adamın yüzüne bakmazdım.
Günahtı yasaktı
-"Sen evlisin. Senin bir karın var. Benim senin hayatında bir yerim yok. Beni dağıtmaya hakkın yok. Biz o geceden öteye gidemeyiz Esved." Kendimde devam edecek güç bulamayınca ıslak yüzümle bakmayı sürdürdüm.
Karşısında ağlamaktan çekinmiyordum. Paramparçaydım. Görüyordu.
Göğsündeki elimi iki eliyle kavradı. Yaklaşıp buz gibi olan elime dudaklarını bastırdı.
-"Boşanırım. Yeniden başlarız. Bade seni kendime katmadan devam edemiyorum. Seninle yabancı olmaya katlanamıyorum. Sana köpek gibi aşık olduğumu gör."
Titrek nefesim ciğerlerimi salladığında yer ayaklarımdan kaymıştı. Başımın döndüğünü hissettim.
Bu...bu çok fazlaydı.
Bunu yüklenemezdim.
Elimi elinden çekip saçlarımın arasından geçirdim. Gözlerime birikmiş yaşlar dökülürken başımı iki yana salladım.
-"Sus. Sus böyle şeyler söyleme." dedim delirmiş gibi.
Arkamı döndüm. Bir kaç sarsak adım attım. Önüme geçip titreyen yüzümü avuçlarıyla tuttu.
-"Neden Bade neden ? Görüyorum gözlerini. Neden istemiyorsun ?"
Üstümüze düşen yağmur taneleri günahımızı temizler miydi ?
-"Senin elini tutmak için her şeyi yaparım." Gözlerinde ki cesaret beni korkutuyordu.
Direk gözünü kırpmadan söylemişti. Bakışlarına sinen parıltılar benim yoluma ışık olmuyordu.
Soğuk ellerini tutarken ellerim titremişti. Zorlukla ellerimi ellerinden ayırıp ittim.
-"Uzak dur benden." dedim içim dağlansa bile.
Mimikleri söndü. Çatık kaşları dahi düzleşti.
-"Gerçekten mi ? Sana bunca söylediklerimi ciddiye almıyor musun ? İnanamıyorum." İki eliyle ensesini tutup denize doğru adım attı.
Beni hayal kırıklığıyla vuramazdı. Benim içim kırıklarla doluyken.
Hızlıca yürüyüp önüne geçtim.
-"Ne sanıyorsun sen ?! Yaparım ederim tavrınla her şeyi hallederim mi sanıyorsun ?! Sena'yı geçtim...ailelerimiz ? Onlar bu halimizi duysa bilse ne olacak sanıyorsun ?! " diye olan gücümle yüzüne haykırdım.
Ellerini indirip kaşlarını olabildiğince çattı. Alnında geniş bir damar atıyordu.
-"Kızım ben çocuk muyum ?! Ben her anımı bir düzende ilerleten adamım !" Çenemi kavrayan eliyle cesaretim yok olmuştu. Gür sesi içimde yankı yapıyordu.
-"Ama ne var biliyor musun ? Senin için gözümü karartırım. Hiçbir şey sikimde olmaz ! Seni istiyorum anlamıyor musun ?! Şu siktiğimin hayatında ilk kez kalbime giren aklımdan çıkmayan bir kadına tutunmak istiyorum ! "
Bağıra çağıra etrafı yakacak öfkesiyle içini döktü. Sonra tekrar aynı şeyi yaptı. Omuzlarıma kollarını sarıp iç çekerek beni kendine doladı.
Sanki az önce ona bağıran ben değilmişim gibi tekrar tekrar kokusunu üstüme bıraktı.
Mucizevi bir şey vardı. Birbirimize değdiğimizde öfkemiz yok oluyordu. Sakinleşmişti. Solukları düzene girmişti. Saç diplerimi okşuyor durmadan saçlarımı öpüyordu.
Ölene kadar ağlamak istiyordum. Onu sevmem için beni narince kavramış ellerimin içini göğsüne koymuştu. Gösterdiği şefkat ağlamaya değerdi.
Ama ben yapamıyordum. Kendimi bırakamıyordum.Sena'nın sözleri kulağıma gelip yankılanıyordu.
Kendini sevdirmedi. Ben şefkat sıcaklık duygusuna inanırım. Onu hiç hissedemedim.
-"Esved." Göğsüne yaslı yüzümden dolayı boğuk çıkan ismini duydu ve eğilip yüzüme baktı.
Sakindim. Sinirlerim alınmış gibiydi. Sarılmak böyle güzel hissettirir miydi ? Kaç tane duyguyu yaşamıştım. Nasıl hemen gevşeyebilmiştim ?
-"Efendim ?" Sesi öyle yumuşak nazikti ki gözlerim yeniden yaşlarla doldu.
İç çekip dudaklarımı ısırdım. Kendimi sıktığım için başım çok ağrıyordu.
-"Böyle yapma olur mu ? Biz çok yanlışız. Bizden olmaz. " Sesim boğuk titrek ve zor çıkıyordu.
-"Bazen her şey kader değildir. Eğer gözünü karartıp bir şey yaparsan...ben çok üzülürüm." dedim ve hıçkırdım.
İnsan nasıl vedalaşır ?
Ben vedaları sevmem ki.
-"Konuşma böyle. Ben her zorluğun üstesinden gelirim. Yeter ki sende iste Bade." Alnıma dudaklarını bastırıp göğüs kafesine almak istercesine sarıldı.
-"Hayır." dedim. Göğsünden uzaklaşamıyordum. Birazcık tadını çıkarsam kötü mü olurdu ? Çok canım acıyordu. Dindirsin olmaz mıydı ?
Sözlerimi sürdürürken kokusunu depoladığım ciğerlerimden kanlar akıyordu.
-"Sen kendi hayatına nasıl yön vermek istiyorsan onu yap. Ama...ben senin yönünde olmayacağım. "
Kollarından ayrıldığımda iki enkazdık.
Ben soluğunda yaşamak isteyeceğim adama sırtımı dönerken kendimi bir kuyuya atıyordum.
Dayanacaktım.
Ona kimse kızmayacak sözleriyle incitmeyecekti. Kimse canını sıkmayacaktı. Canını ben yakmıştım ama geçecekti.
Bende yuva yıkan bir kadın olmayacaktım. Ailemin yüzünü yere eğdirmeyecektim. Onlara utanç duygusunu yaşatmayacaktım.
Düştüğüm yerden nasıl kalkacaktım ?
'
-"Bade ? Kuşum ?"
Yattığım yerden yastığıma süzülen yaşlarımı silmeden gözlerimi kapattım.
-"Özel hayat falan filan diye uydurma yaptım. Ama artık endişeleniyorlar. Kaç gündür şöyle yatıyorsun."
Başağın sesi baş ağrıma ağrı eklerken kurumuş dudaklarımı yaladım.
-"Beni yalnız bırak."
O kadar çok ağlıyordum ki sesim doğru düzgün çıkmıyordu. Gözümde yaş tükenmemiş durmadan akıyordu.
Biraz daha zamana ihtiyacım vardı.
Hemen kaldırmazdım ki. Beni neden anlamıyordu ?
-"Bırakamam ! Senin için parçalanıyor. Nasıl bırakırım ?" Arkama uzanıp belime sarıldı ve başını sırtıma koydu.
Burnumu çekip gözlerimi açtım.
-"Biliyor musun onu çok üzdüm." dedim fısıldayarak.
Kendimden başka herkesi düşünüyordum. Bunun farkındaydım. Elimde değildi.
Omzumu öpüp kollarını sıktı.
-"Bade...ablacım. Beni dinle."
Gözlerimi araladım. Omuzlarımdan çevirerek beni sırt üstü döndürdü ve dizlerinin üstünde oturdu.
Karnımda duran ellerimi sıkıca kavradı.
-"Duygularınız , karşı koyamadığınız hisleriniz , Esved evliyken onayladığım bir durum değil. Ne şekilde olursa olsun bir kadına yapılmamalı."
Başımı aşağı yukarı salladım. Elbette öyleydi.
-"Ama o ikisinin arasında hiçbir şey yok. Kendi ağzıyla anlattı. Boşanabilirler. Hayatlarına kendileri karar verebilirler. Nasıl evlendilerse öyle boşanırlar. Bunu senin karşına geçip söylüyorsa gerçekten istediği için söylüyordur. Kimseyi umursama artık. Kendin için bir şeyler yap. Kim ne düşünürse düşünsün , siktir et ! Bu sizin hayatınız ablacım." dedi sustu.
Birbirine bastırdığım dudaklarım titrerken bakışlarımı ellerimize düşürdüm.
Konuşulduğu kadar kolay değildi. Hiç kimse bu pencereden bakmayacaktı.
Ben gelmiştim ben bozmuştum.
-"Yapamam Başak." dedim ve yataktan kalktım.
Sağanak yağmurun esir aldığı gökyüzüne bakarak balkonda kenara çöktüm. Sigaramı dudaklarıma yerleştirirken Başak da yanıma gelmişti.
Dağılmıştım. O sabahtan beri odamdan dışarı adım atacak gücüm yoktu.
Bir yerden başlamam gerekiyordu. Kendimi her defasında güçlü olmak için zorluyordum. Olamıyordum ama deneyecektim.
-"Baksana ne diyeceğim. Hafta sonu için buradan biraz uzaklaşalım mı ?" diye sordu omzuyla omzuma vurup.
Sigara dumanını üfleyip elimi dizime doğru uzattım.
-"Hayır gerek yok. Geçecek. Geçmek zorunda." dedim mırıldanarak.
Söndürdüğüm sigaradan sonra kalkıp odama girdim. Koridorda olan banyoya girdikten sonra sıcak suyun altında gözlerimi kapatarak durdum.
Gözlerim sızlıyordu. Hem uykusuzluktan hem ağlamaktan.
Bu sefer yanlışlara ağlamamıştım. Olan imkânsızlığa ağlamıştım. Geceleri hayal etmiş durmadan ağlamıştım.
İmkânsız olmadan , yasak olmadan elimi tutsa nasıl hissettirir diye düşünmüştüm.
Sonra bunu bir tek hayal ederim diyerek kendimi gerçeklere döndürüyordum.
Yaşanacaklardan habersiz suyun beni gevşetmesine izin verdim.
•••
Merhaba millet🌸
Düşüncelerinizi bekliyorum ❤
Sizce çiftimiz mutlu olabilecek mi ?
