İçeriğe geç

YAKARIŞ

Bölüm 33 · 11 dk okuma

YAKARIŞ

Bölüm 33

Otuz üç

•••

İçim yanar gibi bir hisle gözlerimi araladığımda nerede olduğumu sorguladım.

Kendime gelerek kıpırdandım.

Sıcacık kollardaydım. Ve kolların sahibi mışıl mışıl uyuyordu. Göğsü aldığı nefesle inip kalkarken tebessüm ettim ve boynuna dudaklarımı bastırdım.

Kaç saattir uyuduğumu bilmiyordum. Herhangi bir saat de görünmüyordu.

Örtüyü omuzlarına çektiğimde ben çoktan kapanmıştım. Yanında zaten ufacık kalıyordum. Yanağımı hafif tüylerle kaplı göğsüne bastırırken elimi karnından beline doğru attım.

Vücudu o kadar sıkı ve şekilliydi ki resmen kıskanıyordum.

Kısık sesle bir iç çektim.

Kusursuzluk akıyordu. Ve ben bu adama sahiptim.

Şuan ki külodumu saymazsak olan çıplaklığım beni rahatsız etmiyordu.

Peki ya gece neden öyle olmuştum ? Ciddi anlamda o tutkuyu hissedip arzuluyordum. Ama bir şey beni silkelemiş çekilmeme neden olmuştu.

Sanırım bir anlıktı. Üstüne çok düşünmemeye karar verip parmaklarımı sırtına yönlendirdim. Dokunuşlarım onun irkilmesine neden olurken uyumaya devam etmesini gülümseyerek izliyordum.

Bir anda sırt üstü dönüp kolunu geriye atmıştı. Yüzünün yarısını kapatmış uyuyordu. Kıkırdamamak için zor durdum.

Ardından gözüm bedenine kaydı. Örtü sıyrılmış karnına kadar açılmıştı. Elimi kaldırdım ve dikiş izlerine getirdim. Tüy kadar hafif dokunuşlarla o günleri silmek istercesine üstünden geçtim.

Başımı kaldırıp bedenimi döndürdüm. Ağırlığımı vermeyecek şekilde karnının üzerine doğru çıkarken bacaklarım iki yanında duruyordu. Göğüslerimden dolayı bir an içim ürperse de umursamayarak eğildim. Kolunu ittirdim ve yanaklarından başlayarak öpmeye başladım.

Yanaklarını , çenesini , boynunu ve en sona bıraktığım dudaklarını.

İştah açıcıydı.

Dudaklarına yönelmiş alt dudağını kavramıştım ki gözleri pat diye açıldı. İstifini bozmadan belimi kavrayarak dudaklarımı hunharca öpmeye başlamıştı.

Sanki uykudan uyanmamış gibi enerjikti.

Aşağı eğildiğim için göğsüne değen göğüs uçlarım belirginleşmişti. Titreyerek kalçamı kucağına bıraktım. Bacaklarımın canı çekilmişti.

Bu hareketimle inlediği için kısa bir an dudaklarımdan ayrıldı.

-"Sana da günaydın sevgilim." dedim keyifle.

Dudakları kıvrılırken belimi sıkıp kendine bastırdı. Aralanan dudaklarımdan yüksek seste inleme çıkmıştı.

-"Çok tehlikeli bir durumdasın." derken sesi uykulu boğuk ve aynı zamanda aşırı seksiydi.

Dudaklarımı çene hattında gezdirdim. Öpe öpe boynuna indiğimde bedenini oynatmış kısık sesle inlemişti. Aldığı soluk öyle derindi ki beni bile ferahlatmıştı.

Boynundan gelen eşsiz kokuyla etini dudaklarımın arasına sıkıştırdım. Dilimle damağımla emerek zevkten kıvranırken vajinamın kalp gibi attığını hissediyordum.

-"Güzelim...dur yapma. Dayanamıyorum gerçekten. " Nefes nefese beni kaldırmaya çalışmasına izin vermedim.

Ancak dudaklarımı çekmiştim. Altımda hissettiğim kabarık sertliği tam olarak kasıklarıma yerleşmiş haldeydi.

Soluklarım arasında beni bir hamlede üstünden yan tarafa bırakmıştı. Gözlerini bedenime hiç değdirmedi. Yerden aldığı gömleğini bana uzatırken ayağa kalkmıştı.

Hızlı hareketlerle üzerime geçirip göğüslerimi kapatacak şekilde bir kaçını ilikledim.

Biraz dağılmıştım. Bunu beklemiyordum.

-"Şurada dolapta bir kaç parça kıyafet olacaktı. Sen bak geliyorum."

Şuana kadar dikkatimi çekmeyen dar kapıyı açıp içeri girdi kapattı.

Durgunlaşan yüzümde mimik kıpırdamadan yatağın ucuna kaydım. Gömleği çıkarttım ve yerde duran crop parçamı giyinip örtüyü üzerimden attım. Ayağa kalktığımda elimi saçıma attım. Saçlarımı bozup yeniden daha düzgün şekilde topladım.

Taytımı almak için eğildiğimde Esved girdiği kabinden çıkmıştı.

-"Bakmadın mı güzelim ?" derken bakışlarını bedenimden çekmiş dolaplara yönelmişti. Açtığı kapaktan yakalı triko bir tişört çıkarttı.

-"Gerek yok giyindim." dedim ve yatağa oturup taytımı ayaklarımdan geçirdim.

Adım sesleri yanımda son bulduğunda gözlerim kasıklarını sarmış olan boxerda idi.

Yanıma oturup yanağımı tuttu kendine çevirdi.

-"Güzel yüzün asılmış." Dudaklarımı dudaklarıyla örttüğünde ilk saniyeler sabit kaldım ancak daha sonra kendimi çektim.

-"Bade...sevgilim." İki eliyle yanaklarımı tutup ona bakmamı sağladı.

-"Bak şimdi güzel aklından farklı şeyler geçmesin."

Yüzünü biraz daha yaklaştırıp kısık sesle konuşurken utanmış gözlerine bakamıyordum.

-"Seninle sevişmek istediğim için uzak durmaya çalışıyorum. Sana dokunmayı çok seviyorum ama daha fazlasını istiyorum ve bunun zamanı gelmediği için kendimi tutmam gerekiyor."

Her cümlesinin sonunda dudağımı öpmüş sesiyle ruhumu okşamıştı.

Kızarmış yanaklarımla boyun girintisine saklandım. Güldü ve beni kucağına çekti.

Utançtan sesimi çıkaramıyordum. Bu yüzden konuşmadan boynuna sarıldım.

-"Kahvaltı yapacağız. Saat 9 olmuş. Tahminen 5 saatlik yolumuz kaldı." dediğinde boynundan uzaklaşmıştım.

-"Bu kadar uzak nereye gidiyoruz? Bizi merak etmeyecekler mi? Gittiğimiz yeri biliyorlar mı?"

Sorularımı sıralarken dudaklarına bir sırıtış peyda oldu.

-"Kimin umurunda ? Sen yanımdasın gerisi boş." dedi ve göz kırptı.

Gülümseyip dudağının kenarını öptüm.

-"Seni seviyorum. " dedim.

Defalarca haykırsam yine yetmezdi.

-"Bende çok seviyorum." Belimi okşayıp boynuma sert bir öpücük bıraktı ve kucağından kaldırdı.

-"Orası banyo girmek istersen. Ben kahvaltımızı getirmelerini söyleyeceğim."

Başımı salladım.

Altına siyah bir pantolon geçirip düğmesini iliklemişti. Bende o sırada taytımı tamamen giyindim ve dediği yere girdim. Elimi yüzümü güzelce yıkadım.

Dediği gibi kahvaltı yapmış iyice doymuştuk. Banyoda bulduğum paketli diş fırçasıyla dişlerimi fırçalayıp banyodan çıktım. Esved dolabın olduğu tarafa yaslanmış beni bekliyordu.

-"Ne kadar kalacağız ?" diye sorarken koridorda yürüyorduk.

Elini belime koyup kendine doğru çekti.

-"5 6 gün diye planlıyorum ama belli olmaz. Geniş bir zamanda daha rahat çıkarız." diyip başımın üstünü öptü.

Koltuklara yerleştiğimizde kendimi bitkin hissediyordum. Havada uyumak pek zevkli değildi.

Başımı çevirip Esved'e baktım. Gözleri kapalı duruyordu. Uzandım kaslı koluna sarılıp başımı yasladım. Başını başıma doğru yatırınca gülümsedim.

-"Bir şeyler içmek ister misiniz ?"

Hostes elinde tepsiyle yanımızda durdu. Şampanya kadehlerinden birini alan Esved bana uzattı. Kendisi de aldıktan sonra hostes gitmişti.

-"Sen iyi misin ?"

Sorum üzerine bana bakmıştı.

-"Gözlerimin içi gülüyor görmüyor musun ?"

Kıkırdayarak dudağımı ısırdım. Çok fena bir adam.

-"Çok tatlısın." dedim kendimi tutamayarak.

Bana baygın bir bakış atıp burnunu burnumun ucuna sürttü.

-"Yalnızca tatlı mı ?"

Ona istediği cevabı vermemiş gülerek tekrar omzuna yaslanmıştım.

İçimin şiştiği saatlerde nihayet inmiştik. Yaptığım ilk şey etraftaki yazıları okumaya çalışmaktı.

Esved kolumdan çekiştirerek bizi bekleyen arabaya soktu. Uçaktan inmiş daha yere basmanın keyfini çıkaramadan arabaya binmiştim.

-"Çok sıcak." derken gözlerim dışarıda geziniyordu.

Ciddi anlamda duş almaya ihtiyacım vardı.

-"Klima açık güzelim serinlersin."

Bedenimi ona çevirip kaşımı kaldırdım.

-"Neresi burası ?"

-"Karayipler." demesiyle ağzım aralandı.

Ne ?

-"Habersiz alır götürürsün de en fazla şehir dışına gidilir. Sen beni Karayiplere mi kaçırdın ?!" diye şok içinde bağırdım.

Benim şaşkınlığımla eğleniyordu. Kahkaha atarak başını geriye bıraktı.

-"Ben istisnayım. Hem mutlu olmadın mı ? Bütün bunlar senin için."

Yüzümü toparlayıp nefesimi üfledim.

-"Oldum. Oldum ama hala rüyada gibiyim. İnanamıyorum." diyerek oturduğum rahat koltuğa sindim.

Omzuma sarılarak kolumu okşadı.

-"İnan Bade'm. Dünyayı önüne sererim. Yeter ki mutlu ol."

Bu adamı hak edecek ne yaptım ? Gerçekten soruyorum ne yapmış olabilirim ?

Dudağımı büküp kendimi sorgularken göğsüne yaslandım.

-"Burada mı kalacağız ?" diye sordum.

Sürekli ismini duyup sevdiğim merak ettiğim bir ülkeye gelmiştik. Dışarıyı görmek için çok heyecanlıydım.

Bir gecede kalkıp buraya geleceğimi rüyamda görsem inanmazdım. Gerçek olmuştu.

-"Şuan Bahamalar'dayız. İstersen dönmeden Karayipleri de gezebiliriz." dedi ve alnıma dudaklarını değdirdi.

Gülümsemeden edemedim. Çok mutluydum çok!

Fakat aklıma annemler gelmişti. Hemen ceketimde olan telefonuma uzandım. Ne güzel. Şarjım bitmiş.

-"Başağı arayabilir misin ? Benim şarjım bitmiş." dedim.

Telefonunu çıkartıp WhatsApp'a girdi. Geldiğimize dair Başağa mesaj atarken sessiz kaldım. Ardından telefonunu tamamen kapattı.

Kaşlarım havaya kalktı.

-"Neden kapattın ?"

Çenemi okşayıp dudağımın kenarını öptü.

-"Sadece sen ve ben varız. Şu bir kaç gün geri kalanları unutalım öyle yaşayalım."

Mükemmelliği beni sarhoş ediyordu. İç geçirerek ona sarıldım ve gözlerimi yumdum.

Ne kadar sürdü bilmiyorum fakat araba bir süre sonra durmuştu. Esved'in yönlendirmesiyle indik.

Okyanus her yerden görünüyordu. Hava sıcak fakat rahatlatıcıydı.

Önünde bulunduğumuz lüks bir binaydı. Uzun sütunlara sahip girişinde bile değişik dekor eşyaları vardı.

Esved elimi sıkıca kavrarken arabayı süren adamla İngilizce bir şeyler konuşuyordu.

Adam arabanın bagajını açarken otel görevlisi olduğunu düşündüğüm birisi geldi.

Saçma ötesi bir tepki vermemek için dilimi ısırarak açılan bagaja baktım.

Yok artık.

-"Gel biz geçelim onlar halleder." dedi Esved.

Arabanın arkası tıka basa çantalarla doluydu. Markalara bakmaya içim el vermiyordu.

İçimden yaşadığım şokla Esved'i takip ettim. Binanın içine girdiğimizde yüzüme vuran serinliği soludum. Resepsiyona yürüyerek görevliyle oda hakkında konuşmaya başladı.

Görevli adam ona arabanın hazırlandığına dair bir şeyler söylüyordu.

Bir kaç dakika sonra Esved elimi kaldırıp dudaklarına götürdü.

-"Kalacağımız yere geçmek için biraz bekleyeceğiz." dedi. Başımı belli belirsiz salladım.

Gerçek üstü bir zaman dilimindeyim.

-"Bunlar bizim mi ?" dedim kaşımı kaldırıp.

Az önceki adamlar iki tane tekerlekli askılığı çantalarla doldurmuşlardı. Bir kaç adım ötemizde bıraktılar.

Üçüncüsü geldiğinde şu kenara düşüp bayılayım dedim.

Esved yüz ifademe bakarak kısık sesle güldü.

-"Bunlar bizim için." Çenesiyle iki arabayı işaret etti.

Diğerine döndüğünde gözlerinden kıvılcımlar çıkıyordu.

-"Bu sadece senin için güzelim."

Utanmaktan kalbime bir şeyler oldu. Elinde olan elimi var gücümle sıkıp gözlerimi kaçırdım. Gelip geçen insanlar bakmadan geçmiyordu.

-"Hadi gidelim."

Ağzımı açmadan dişlerimi sıkarak peşinden yürüdüm.

Yanları açık ufak tur arabası gibi bir araca bindik. Lüks binanın arka çıkışında bindiğimizde değişen görüntüye şaşırmıştım.

Tamamen otantik ve kumsaldan ağaçlardan oluşuyordu. Okyanusun dalga sesi buradan duyulurken araç kum yolda ilerlemeye devam etti.

Huzurun sesini hafızama kazıyordum.

Bu yolculuk uzun sürmedi. Durana kadar aynı binaları geçmiştik. Küçük birer ev gibiydiler.

Okyanusa bakan tarafta kapının önünde durduk. Çok yüksek değildi ve üst kattaki terasın bütünüyle okyanus manzaralı olduğunu görüyordum.

Çok güzeldi.

Giriş kat açıktı. Adımlayarak içeri ulaştık. Oturma bölümüydü.

-"Güzelmiş değil mi ?"

Hevesle başımı salladım. Keşke hep burada kalsak diyordum şimdiden.

Esved arkamızdan eşyaları taşıyan adamları görünce belime bastırıp ilerletti. Koltukların arkasında kalan basamaklara yöneldik.

Üst katta merdivenden çıkar çıkmaz bir yatak odası vardı.

Sağ tarafta ise camdan oluşan bir banyo bölümü vardı.

Sahi hiç kapalı değildi nasıl duş alacaktık ?

-"Manzaraya baksana !" dedim banyoyu unutup.

Terasa hızlı adımlarla ilerleyerek korkuluklara tutundum. Okyanusun serin havası yüzüme çarptı.

Acaba girip yüzer miydik ? Çok güzel görünüyordu.

-"Sen olmasan güzel olmazdı." Arkamdan dolanan kollarla gülümsemem büyüdü.

Boynumu öperek derin bir soluk aldı.

-"İyi ki geldik." dedim mırıltıyla.

Daha şimdiden iyi hissediyordum.

-"Bahçesi de var gidip bakalım. O sırada eşyalarımızı getirsinler." diyince onu onayladım.

Bu okyanus varken bahçeye hiç gerek bile yok gibiydi.

Ufak adımlarla evin içini inceleye inceleye alt kata geri indik. Merdivenin yanında mutfak kapısı görünüyordu. Geri kalanı ise tamamen bahçeye bakıyordu.

Hemen dışarı çıktım.

Tek kelimeyle muhteşem!

-"Esved ya. Buradan nasıl gideceğiz?"

Daha yeni gelmişken gidecek olmamıza üzülüyordum.

Gülümseyip elini saçlarından geçirdi.

-"Ne zaman istersen tekrar geliriz." dedi.

Biz evi incelerken adamlar çoktan geri gitmişlerdi. Yeniden üst kata çıktığımızda Esved kendini direkt yatağa bıraktı.

Bende yeri kaplayan çanta ve kutularla göz göze geldim. Yerde bir servet yatıyordu.

-"Acilen duş almak istiyorum. " dedim.

Sırt üstü dönüp bana baktı.

-"Al güzelim. Bende senden sonra girerim."

-"Oradan kalkmak yok." diye uyardım gitmeden.

Muzip bakışlarına rağmen onaylamıştı. Yan tarafa geçerek cam kapıyı açtım.

Sürekli dip dibe duruyorken bu kadar uzun süre duş almamak berbattı.

Bir çırpıda soyundum. Çıkarttıklarımı kenarda bırakarak duş kabinine girdim. Uzun sayılacak sürede yıkanmış bulduğum bornozu giyinerek çıkmıştım. Karışmış saçlarımı havluyla hafifçe kurulayıp gelişi güzel tepede topladım.

-"Saçlarımı taramam lazım." dedim ve nefesimi üfledim.

-"Aramalısın. Her şey vardır."

Çıkabilecek markaların olduğu çantaları karıştırırken iki katlı makyaj çantası elime geldi. Açtım baktım. Törpüden tarağa kadar bütün küçük kişisel eşyalar vardı.

Sevinçle doğruldum. Az önce açtığım çantada saç ürünleri vardı. Onu da alarak banyoya döndüm. Saç bakım yağını güzelce sürdükten sonra saçlarımı tarayıp kulaklarımın gerisine attım.

Banyodan çıkarken Esved dudaklarımdan öpücük almış kendisi girmişti.

Odada çantalara üstten üstten göz gezdirirken bile yorulmuştum. Neyse ki kısa sürede bir takım ele geçirdim. Ambalajından çıkarttım. Üzerime giyinmeden yanaklarımı kızartan diğer yöne döndüm.

Dehşet parçalar vardı. Heyecanlandırıcıydı.

Bunca ayrıntıyı düşünmüş olmasına sevinmeli miydim ?

Hızlıca dantel bir tanga kapıp takımla birlikte üzerime giyindim.

Vakit kaybetmeden doya doya bakmak istediğim terasa çıktım ve bedenimin gevşemesine izin verdim.

Buna yardımcı bir diğer etken belime dolanan kollar olmuştu.

-"Yatma vakti güzel sevgilim." Burnunu boynumda gezdirip öpücükler kondurdu.

-"Ama benim uykum yok ki." derken ona dönmüş boynuna sarılmıştım.

-"Ama benim var. Yalnız mı yatmamı istersin? Sana sarılmadan?" diyip kaşını kaldırdı.

İçim eriyor yapma ya!

-"Peki yatalım." dedim kabul ederek. Hiç hayır denir mi ?

Beni kucakladığı gibi yatağın ortasına bırakmıştı. Göğsüme yerleşirken koca bedenine sarılabildiğim kadarıyla sarıldım.

Uykusu olduğu doğruydu çünkü çok geçmeden derin bir uykuya dalmıştı.

Gökyüzü kızıl kızıl okyanusa çarptığı saatlerde Esved'in uyanmasıyla bende bedenimi hareket ettirdim.

Saatlerdir onu izliyordum. Hiç ama hiç doyamıyordum.

Bir an öpmüş bir an okşamış öylece izlemiştim. Uyandığında sıcak kahveleri parıldıyordu. Dudağıma minik bir buse kondurup başını karnıma bıraktı.

-"Çok güzel uyudum." dedi boğuk sesiyle.

Saçlarına elimi bırakıp okşadım.

-"Dinlenebildin mi bari?" diye sordum.

Başını aşağı yukarı sallayınca onu tutup öpesim geldi.

Neden bana hep tatlı geliyor?

-"Yol kısa bile olsa uçak yolculuğu beni yoruyor. " demişti bir iki dakika sonra.

Çıplak karnımı öpüp doğruldu ve esneyerek yanıma yattı. Uzaklaşmadan göğsüne sokuldum.

Biz ikimiz tıpkı koala gibiyiz.

Birbirimize dokunmadan duramıyoruz sanki.

-"Ben acıktım." dedim başımı kaldırıp.

Geniş kollarıyla sarılınca kıkırdayıp çıplak göğsüne yüzümü yasladım.

-"Sen yat ben sevgilimin karnını doyurmak için sipariş vereyim." Boynumu öpe öpe yataktan ayrılırken peşinden bakıyordum.

Alt kata inmişti.

Yatağa tutunup başlığa sırtımı yasladım. Esved geri geldiğinde bende kalkmak üzereydim.

Buranın tadını çıkarmak istiyordum. Elbette yatarak geçiremezdim.

-"Biraz dışarı çıksak olmaz mı ?"

-"Yemek gelene kadar olur güzelim. Ama giyecek bir şeyler bulmalıyım." Altında yalnızca boxer vardı. Eğilip çantaları karıştırırken mükemmel bedenini bana seyre sunmuştu.

Bende çantalardan birinden farklı bir takım alarak banyoya geçtim. Hemen değiştirip giyindiğimde rengini çok beğenerek kendi kendime tebessüm ettim.

Esved siyah bir şort çıkartmış altına giyindikten sonra elimden tutmuştu. Merdivenleri birlikte indik.

Sıcacık kumlara basarak okyanus kenarına geldiğimizde derin bir nefes aldım. Batan güneş , sıcak hava , huzur dolu bu ada ve sevdiğim adam.

Sırtımı göğsüne yaslayıp sarıldığı sırada çıplak ayaklarımız sıcak suyla ıslanıp kuma batıyordu.

Tenimize vuran güneşin son sıcaklığı altında çıplak omzumu öptü.

-"Çok aşığım sana." dedi kısık seste.

Beni saran koluna yanağımı bastırıp gülümsedim.

-"Ben daha çok." dememle beni kendine çevirdi.

-"Hiç de bile. İstersen kalbimi açıp gösterebilirim." Sevimli tebessümü ve sözleri bana küçük bir kahkaha attırdı.

-"Seni çok seviyorum Esved." dedim boynuna uzandım.

Belimden sıkıca kavrayıp ayaklarımı yerden kesmişti. Bacaklarımıza kadar denize girdiğinde bedenimi döndürmesiyle kumsal boyunca kahkahalarım yankılandı.

Bu hayattan daha fazla bir şey istemediğime karar verdim.

•••

Merhabaaa ❤

Umarım bölümü beğenmişsinizdir. Bir sonraki bölümü ne zaman tamamlayabilirsem yayınlarım 🌸

Düşüncelerinizi bekliyorum.

Bölüm sonu

1 yorum