•
Esved aradan geçen üç dört günde normalden daha hızlı toparlanıyordu. Yalnızca çabuk yorulup yatma ihtiyacı hissediyordu.
Yine bir akşam hep birlikte otururken biz mutfaktaydık. Erkekler ise salonda maç izliyordu.
-"Başak çay sırası sende." dedim omzumla dürterek.
Telefonunu masaya bırakıp ayağa kalktı.
-"Yarın gidecek işte ancak bu kadar tutabildim."
Evet Esved gidiyordu. Onun varlığına burada o kadar alışmıştım ki yokluğunu hissedecektim.
Bir diğer yandan özlemiştim. Hem birlikte uyumayı hem baş başa kalmayı.
Annemlerin sohbetini dinlerken Başak içeriden gelmiş çaydanlığı yerine koymuştu.
-"Esved sanırım babamla bir şeyler konuşuyor." der demez başımdan aşağı sıcak su dökülür gibi oldu.
-"Aa deme kız ! Ne konuşuyor acaba ?" Melek teyze benden daha heyecanlı tepki verirken dudağımı ısırıp dizimi sallamaya başladım.
-"Ben girerken konuşuyordu. Beni görünce sustular çıkmamı beklediler."
Of !
Ölürüm ama !
Çok merak ettim.
-"Kendi aralarında. Söylerlerse öğreniriz." demişti annem de.
Esved'den öğrenirdim. Öğrenene kadar dayanamayacağım.
-"Evet öyle. Doğru düzgün oturup konuşamadık ama...ben gerçekten çok sevindim."
Melek teyze sıcak bakışlarıyla gözlerime baktı. Utançtan nereye bakacağımı şaşırdım.
Annem de tebessüm etmişti. Yanımızda olmaları çok güzeldi. Bütün tereddütlerim endişelerim yıkılmıştı.
-"Oğlumu tanıyorum. Çocukluğundan beri çalışmayı severdi. Diğer çocuklar gibi oyun yaramazlık peşinde değildi." dedi ve düşünürken gözleri daldı.
Bunları duymak tebessüm ettirdi. Minik Esved.
-"Elinden kitaplarını düşürmezdi." dedi annem gülerek.
Melek teyze başıyla onayladı. Tekrar bana döndü ve masada duran elimi tuttu.
-"İsteyip başardığı , geldiği yerlerde güzel bir hayatı olacak diye umutla bekledim. Evlendi." dediğinde biraz çekinceli söylemiş duraksamıştı.
-"Yine ben onun adına sevindim ama yine olmadı. Oğlumu hiç tam olarak mutlu göremedim Bade. Sanki bizim gibi duygular yaşamayı unutmuştu. Bu bir anne için çok kötü bir durum kızım."
Sessizce dinlediğim konuşmasını annem ve Başak da benim gibi küçük bir tebessümle dinliyordu.
Utandığım için pek tepki veremiyordum.
Melek teyzenin gülümsemesi büyüdüğünde gözlerimi kaçırmak istedim yapamadım.
-"Esved'in ilk kez gözlerinin içinin güldüğünü sana bakarken gördüm. Oğlumu böyle görünce o kadar mutlu oluyorum ki. Hiç aklıma gelmezdi ama Allah'ın işi. Kaderiniz böyle yazılmış demek ki. Oğlum mutlu. Ben ikiniz adına daha mutluyum." dedi ve elini elimden çekip gözlerini sildi.
Boğazıma bir yumru takılmıştı. Böyle konuşmalar beni hep çok etkiliyordu.
-"Neyse ki kızım yabancıya gitmeyecek bende çok mutluyum." Annem havayı dağıtmak için güldüğünde bende gülüp başımı eğdim.
-"Senin kızın benim kızım." diyince başımı kaldırdım. Annemin omzunu sıvazlayıp bana gülümsedi.
-"Beni de artık bir annen olarak bil."
Mutluluktan dolmuş gözlerimle başımı aşağı yukarı salladım.
-"Teşekkür ederim. Yanımızda durduğunuz için." dedim ve sesim titremediği için kendimi tebrik ettim.
Gelen ayak sesiyle mutfak kapısına doğru döndük. Esved kapıya tutunup başını çıkarttı ve bana baktı.
-"Dışarıda yürüyelim mi biraz ?" dedi kimseye bakmadan.
-"Şey...olur." dedim annemleri incelerken.
İkisininde yüzünde tebessüm öylece duruyordu.
Masadan telefonumu alarak kalktıktan sonra koridora çıktım.
-"Babama da haber vereyim." dediğimde elimi tuttu.
-"Ben söyledim." diyerek ikimizi kapıya sürükledi ve dışarı çıkarttı. Akşamın bu saatlerinde herkes evindeydi. Sokak sessizdi.
-"Ne konuşuyordunuz ?" diye sordum.
Kolunu kaldırıp omzuma sardıktan sonra saçlarımı öptü.
-"Fazla mı meraklıyız ?" dedi karizmatik bir gülüşle.
Gözlerimi devirip başımı göğsüne yasladım.
-"Söyle işte." diye direttim.
-"Söylemem."
-"Ya Esved !" Yolun ortasında durduğumda burnuma vurup yanağımı öptü.
-"Söyleyeceğim ama şimdi değil güzelim."
Yüzüm asıldı. Bir şeyi merak etmek hiç bana göre değildi.
-"Küserim." dememle dudaklarımda dudaklarını hissettim.
-"Öpersem küsmezsin." dedi bir kaç santim çekilip.
O anın etkisiyle donsam bile sonra hemen ittirdim.
-"Ne yapıyorsun Esved ?" derken gözlerim etrafta geziyordu.
Küçücük mahalle ortasında öpüşülür mü hiç ?
-"Kaç zamandır seni öpemediğimi saymayı bıraktım." Kaşlarını çatmış önden yürümeye başlamıştı.
Peşine takıldığımda adımları git gide yavaşlamıştı. Kolunu uzatınca gülümseyip elini tuttum.
Mesaj sesiyle birlikte boşta olan elime telefonumu aldım. Ekranda beliren isim kaşlarımı çatmama yetmişti.
Macit.
-"Bu lavuk sana mı mesaj attı yoksa ben mi yanlış görüyorum ?" Esved durduğu gibi telefonumu çekip almıştı.
-"Ne yazmış ?" diye sordum. Boyu benden uzun olduğu için ekranı göremiyordum.
-"Ebesinin amını yazmış. Şunun numarasını ben kendime atayım-" Telefonumu çekip alınca o öfkeli bakışların hedefi ben oldum.
-"Saçmalama istersen. Bir de dövdür tam olsun." dedim gözlerimi büyüterek.
-"Dövdürmem güzelim kendi işimi kendim hallederim."
Mesaja baktım.
-Müsaitsen konuşabilir miyiz ? Selim ve Başak'la ilgili.'
Direkt olarak numarayı engelledim. Esved bunu görmüştü ama hala ters ters bakıyordu.
-"Bu kadar basit." dedim.
-"Benim için değil. Ama şimdi uzatmayacağım."
Konuşmadan yalnızca ellerimiz birleşik halde yürürken sokağın sonunda durdum ve önüne geçtim. Kısık gözleriyle yüzümü inceledi.
-"Ne oldu ?" dedi huysuz huysuz.
Dudağımı ısırıp kıkırdadım.
-"Normal bakar mısın ?" dediğimde kaşları biraz daha çatıldı.
-"O ne demek kızım ?"
Ellerimle ellerini tutup geriye bir adım attım ve yüzüne daha rahat baktım.
-"Bana bakarken gözlerinin içi gülüyormuş." dedim sırıtarak.
Çatık kaşlarının peşinden dudağının kenarı gergin bir şekilde yukarı kıvrıldı.
Keyfini yerine getirmem çok kolay oluyor.
-"Bak sen. Öyle miymiş ?" dedi mırıldanarak.
Ellerini ellerimden çekip belime sarıldı.
Başımla onayladım.
-"Annen öyle söyledi. " dememle gülümsemesi büyümüştü.
Burnunu burnuma sürtüp dudaklarıma minik bir öpücük kondurdu.
-"Gözlerim seni gördüğü için öyle oluyordur."
Bu kadar romantik olmak zorunda mı diye ağlamak istiyorum !
Dudağımı büküp boynuna uzandım.
-"Sana çok aşık olduğumu daha önce söylemiş miydim ?" diye fısıldadım.
İç çekerek belimi biraz daha sıktı.
-"Şöyle konuşma kendimi tutmakta zorlanıyorum." dedi dişlerini sıkarak.
Parmaklarımı sardığım kaslı koluna hafifçe uyguladığım baskıyı bırakıp yanağını öptüm. Kollarından ayrıldığımda başını gökyüzüne çevirmiş nefesini üflemişti.
Güzel yüzüne gülümseyerek baktım. Ardından koluna sarılıp adımlarına eşlik ettim.
Eve döndüğümüzde direkt bizim eve geçmiştim. Saçlarımda Esved'in kokusu varken yatağıma girmek inanılmaz iyi hissettiriyordu.
'
Yaklaşık bir haftayı geride bıraktığımızda ben restoranda işime dönmüştüm. Esved bir haftada iki kere beni almaya gelmiş birlikte yemek yemiştik. Onun dışında herhangi bir aktivitemiz olmamıştı.
Üzücüydü fakat neden diye soramıyordum. Adamın üstüne atlayamam sonuçta.
Ayrıca Macit'in mesajını Başağa söylediğimde Selim'in onunla konuşma çabaları olduğunu söylemişti. Onun sayfasını çoktan kapatmıştı.
Cumartesi gecesi bahar mevsiminin verdiği ılık havayla bahçedeydik. Babam koltukta haber okuyor biz masada çay içiyorduk.
Sevgilimi özlüyordum. İki gündür görmemiştim.
Masada duran telefonumun titremesiyle Allah'tan başka ne dileseydim diye içimden geçirdim.
Mesaj atmıştı.
-Evin önüne çık geliyorum.' yazıyordu.
Kaşlarım çatıldı. Bu saatte gelmezdi ki.
-"Baba." dedim ve boğazımı nazikçe temizledim.
Bana baktı.
-"Efendim canım."
-"Esved geliyormuş azıcık gitsem gelsem olur mu ?"
Normalde de karışan bir baba olmamıştı. Ancak bu sefer babam dışında annem ve Başak da hiçbir şey sormadı.
-"Olur kızım." dedi babam.
Annemlere görüşürüz diyerek odama koşturdum. Üzerimde siyah bir tayt ve crop vardı. Dolaptan cropla aynı boyda kısa haki yeşili ceket çıkarttım ve giyindim. Cüzdan yerine ceketimin cebine kimliğimi sıkıştırıp odadan çıktım.
Evin önüne çıkmamla arabanın durması bir oldu. Emir şoför koltuğundan inerek arka kapıyı açtı.
Hızlı hareketlerle bindim.
Bindiğim gibi kendimi huzurlu kollarda buldum.
-"Hoşgeldin güzelim."
Boynunda duran başımı geriye çektim.
-"Hoş buldum ama...bu saatte gelmezdin ?" dedim sorarcasına.
Dudağıma buse kondurup beni göğsüne çekti.
-"Çünkü seni kaçırmak için uygun saati bekliyordum."
Aralanan ağzımla birlikte doğruldum.
-"Ne ?" dedim.
Kaşını havaya kaldırdı. Yüzündeki ifadeden ne çıkarmam gerekiyor ?
-"Nereye gidiyoruz biz şuan ?" diye sordum. Emir'e hiçbir şey söylemeden sürmeye başlamıştı.
Belimden çekince itiraz etmedim.
-"Havaalanı. "
Hah yok artık !
-"Nereye nereye ?" Gözlerimi kısıp şok içinde sorarken Esved çok eğleniyordu.
-"Kaçırıyorum dedim ya kızım. Demedim mi Emir ?"
-"Dediniz Esved bey." Emir yola bakarken gülümsediği için iyice işkillendim.
-"Ya benimle alay mı ediyorsunuz ?" Kollarımı göğsümde bağlayıp geri yaslandım.
Tayt ve tişörtle mi kaçırılacaktım ? En önemlisi saçım tepede saçma bir topuzdu.
-"Aferin böyle bekle." Şakaklarımı öptüğü sırada yüzüm asılmıştı.
-"Sen ciddisin değil mi ?" dediğimde başıyla onayladı.
-"Ama babamlar ?"
-"Haberleri var sevgilim." dedi kısık sesle. Ardından dudağımı parmağıyla okşayıp beni uyuşturdu.
Ellerimle ittirdiğimde gözlerini devirdi.
-"Hiçbir şeyim yok ! Nereye gidiyoruz Esved ya ?" dedim aniden beliren gerçekle.
-"Ya sen bir gevşe. Ben her şeyi hallettim. Pasaportunu bile Başak'la ayarladım sen rahat ol güzelim."
Şok üstüne şok geliyordu.
-"Pasaportum mu ?" Yurt dışına mı gidiyorduk ?
-"Tahminen ne zaman soru sormayı bırakırsın ? Eğer gidene kadar devam edeceksen yolumuz uzun." Dalga geçmesini umursamayarak kaşlarımı çattım.
Arkamdan neler dönmüştü haberim yoktu.
-"Nereye gidiyoruz ki ?" dedim daha sakince.
Sevinmedim değil. Heyecan ve sevinç bir aradaydı ama daha çok meraktı.
Kolunu omzuma dolayıp sarılınca göğsüne sokuldum.
-"Bu sürpriz ama dinleneceğimiz bir yere gidiyoruz diyebilirim."
Başımı kaldırıp yüzüne bakarken burnumun ucunu öptü.
-"Ne zamandır planlıyorsun ?" diye sordum.
-"Doğum gününü de kutlayamadım. Hayata ikinci dönüşümden beri aklımdaydı." demesiyle yüzüm asıldı.
-"Söyleme şöyle." diyip yanağını okşadım.
-"Senden önemli değil ki."
-"Olsun. Birlikte ilk tatilimiz. İşlerden dolayı kısa olacak ama en azından güzel olacağını düşünüyorum." diyip yüzümü göğsüne çevirdi.
Yol boyunca heyecanım artmıştı. Bir tek nüfus cüzdanımla çıkmış olmam artık önemli değildi. Kıpır kıpırdım.
Havaalanında Esved de benim gibi eli kolu boştu.
-"Gerçekten hiçbir şeyimiz olmadan gittiğimize inanamıyorum." dedim elini tutarken.
-"Yanımda sen olduktan sonra hiç fark etmez." Göz kırpıp yüreğimi hoplattıktan sonra Emir'e döndü.
-"Dedemin yanından ayrılma. En ufak bir şey olursa bana haber veriyorsun."
Emir başıyla onayladı.
-"Aklınız kalmasın. İyi tatiller." dedi ve bana tebessüm etti.
Yürürken kontrolden sonra yolcu girişlerinden farklı bir yere dönmüştü. Dikkatlice bakıyordum.
Uzun bir koridordan ilerledik. Soru sormamak için kendimi zor tutuyordum.
Halim berbatken hiç istifimi bozmadan mutluydum. Yüzümde bir gram makyaj dahi yoktu.
-"Geç bakalım." Kolunu uzatırken elimi bırakmadan önden geçirdi. Ani gelen rüzgar karşısında göğsüne kaçtığımda gülüp sarılmıştı.
Karşımda özel bir uçak duruyordu. Hayatımda pek karşılaşmadığım bir lüks ile göz göze geldim.
Kanadının kenarında siyah harflerle ALAZOĞLU yazıyordu.
Bir filmin içinde miyim ?
-"Hadi güzelim." Merdivenleri önden çıkıp içine girdiğimde arkamdan girdi. Ultra modern bir uçaktı.
Dilim tutuldu desem az kalır.
Grey misin sen demek istiyordum.
-"Arkandan gelen korumaların eksik." derken gerginlikle güldüm.
-"Mafya mıyım kızım ben ?" diyerek belimden ittirdi. Karşılıklı deri koltuklardan oluşan bölüme girmiştik.
-"Nereye gideceğimizi söylemeyeceksin değil mi ?" diye sorarken beni oturtuyordu.
Böyle bir lüksün içinde benim evden çıkma halim fazlasıyla tezattı.
-"Hayır sevgilim." dedi ardından yanağımı öpüp doğruldu.
-"Geliyorum hemen." İç içe oluşan bölümlerden koridor görünüyordu. Peşinden giden hostes kadınla ileri yürümüş gitmişti.
Bende incelemeye başladım.
Nasıl bir rüyanın içine düştüm diye kendi kendime gülerken sevdiğim adam heybetli bedeniyle göründü.
Ceketini çıkarttıktan sonra yanıma oturdu. Önce benim kemerimi taktı çekilmeden dudaklarımı öptü ve önüne döndü.
Rüya değil gerçek. Evet.
-"Sen her halinle dünyanın en güzel varlığısın." İçten içe huzursuz olduğumu anlamıştı.
Ve böyle söylemesi o huzursuzluğumu aldı götürdü.
-"Gerçekten inanmakta zorlanıyorum." dedim bulunduğumuz durumu ima ederek.
Kucağımda duran elimi aldı ve iki eliyle sıkıca tuttu.
-"Her şey senin için. Sen mutlu ol bana yeter."
Esved hayali bir karakter olabilir miydi ?
-"Hayatımdasın. Nasıl mutlu olmam ki ?" dedim ve omzuna yaslandım.
Saçlarımı öpmüş soluk almıştı.
-"Uykun geldi mi ?" Uçak kalktıktan biraz sonra sormuştu.
Başımı belli belirsiz sallarken mutluluğun getirdiği mayışıklık üzerimdeydi.
-"Gidip uyuyalım öyleyse. " dedi kemerini açtı. Bende açtığımda kalkmaya fırsat vermeden kucağına aldı.
Gülümseyerek boynuna sarıldım. O hastaneden çıkan adam değil gibiydi. İtiraz etsem de bırakmayacaktı o yüzden sesimi çıkartmadım.
Yürüyerek bu bölümün sonuna girdi. Paravan gibi olan kapıyı çekerek kapattı.
Geldiğimiz yere bakmak için başımı çevirdim.
Bir yatak ve karşısında televizyon vardı. Yatak gözüme daha yatmadan rahat görünmüştü.
Bedenimi yatağın ortasına bıraktı. Ayakkabılarımı çekip çıkartırken kendimi bir prenses gibi hissettiriyordu. Dudağıma dişlerimi geçirip onu izlemeye koyuldum.
Gömleğinin düğmelerini açma aşamasında karnıma tuhaf sancılar saplandı. Uzun zaman olmuştu.
-"Işıkları kapatıyorum ?" Başımı salladım.
Spotlar sönüp karanlığa büründüğümüzde oturduğum yerde geri kaydım ve ceketimi çıkartarak yere bıraktım.
Esved hışırtıları sonlandırmış yarı çıplak halde yanıma gelmişti. Örtüyü kaldırarak benim girmemi bekledi. Ardından kendisi girip belime sarıldı.
İkimizin aldığı o derin soluk büyük bir özlem barındırıyordu.
-"Böyle uyuyamam ki ben." dedim mırıldanarak.
Alnımda olan dudakları yukarı kıvrılmıştı.
-"Rahat ettiremedim mi ufaklık ?" dedi.
-"Taytla yatmayı hiç sevmem." derken bacaklarımı oynatmıştım. Üstelik üstümdeki crop sıkı ve sert bir kumaşı vardı.
-"Tek derdin soyunmak olsun." Boğuk sesinin devamında çenemi tutmuş kaldırmıştı. Dudakları dudaklarımı büyük bir açlıkla kavradı.
Günlerin acısını çıkartmak istercesine emerek çekiştirerek öperken ağzının içine doğru inledim.
Örtünün altından üzerime geldi. Refleks olarak açılan bacaklarım arasına yerleştiğinde altında sadece boxer olduğunu fark ettim.
Kalbim çok fena sıkışıyordu.
Ellerimi çıplak göğsünden ensesine doğru kaydırdım. Başımı oynatıp dudaklarına asıldığımda kasıklarını bastırmasıyla titreyerek saç diplerini çektim.
Dudaklarını ayırıp hızlı soluklarını yüzüme verirken içim içime sığmıyordu.
-"Sana dayanacak gücüm kalmadı." dedi fısıltıyla.
Okşadığım yüzünü çekerek alt dudağına uzandım. Dilimi dudağında gezdirirken parmakları bel boşluğumu okşuyordu.
İster istemez inliyordum.
Karanlıkta yüzünü seçemezken alev alan bakışlarını hayal ediyordum. Parmakları ustalıkla aşağı kaydığı sırada gözleri gözlerimdeydi.
Bacaklarımın arasından çıkıp yanıma geçti. Taytımı sıyırırken bile beni izliyordu.
Tamamen kurtulunca ona yardım ederek yere attım. Rahatlayan bacaklarımla tekrar aynı pozisyonuna döndü. Altımda dantel bir külot vardı. Yok denecek kadar inceydi.
Ve şuan bana kendini bastırdığında bütün sertliğini her ayrıntısıyla hissetmiştim.
İnleyerek başımı geriye attım.
Tanrım !
Çok sert..
-"Bundan da kurtulsak mı ?" Burnu boynumda gezinirken parmakları cropta durmuştu.
Kurumuş dudağımı ısırdım. İçim yanıyordu. Sönmeye niyetim de yoktu.
Başımı sallamamla birlikte boğuk hırıltılı bir ses çıkarttı. Bir çırpıda croptan kurtulmuştu.
Çıt çıkmadı. Özgürlüğe kavuşmuş göğüslerim sıcak göğsüyle karşı karşıyaydı.
Sutyen giymiyordum. Çıplaktım.
-"Siktir." Koca bedeni titremişti. Dudaklarıma olan gücüyle saldırdı.
Eze eze öperken soğuk eli aniden göğsümü kavradı. Utanmayı unutmuştum. Aynı anda inledik.
Dolgun göğsüm avucunun içinde kendi yerini bulmuş gibiydi. Bastırıp parmağını göğüs ucuma getirdi. Bana işkence edercesine aşağı yukarı bastırarak oynuyordu.
Yastıkların arasında sıkışan başımı biraz daha geriye bıraktım. Dudaklarımdan ayrılmıştı. Sıcak nefesleriyle boynumu öperek biraz daha indi.
Kalbim sanki avucundaydı. Dilim damağım kurumuş nefessiz duruyordum.
-"Çok güzelsin...çok." Dudaklarını göğsümün ortasına değdirdi.
Bir yanım isterken diğer yanım çok gergindi. Daha fazlasını kalbim kaldırmayacak gibiydi.
Nedense bu çıplaklığım beni farklı boyutlara sürüklemişti. Kaskatı kesilmiştim.
Korku muydu neydi bilmiyordum.
Avuç içi hala göğsümü okşarken tuttuğum nefesi üfleyerek elimi eline koydum ve uzaklaştırdım. Bedenim cayır cayır yanıyordu.
-"Ben...şey." Soluklarım öyle hızlıydı ki kalbimi bile duyamıyordum.
Başını kaldırmadan öylece durdu. Bir kaç dakika geçmişti. Göğsümün kenarını öpüp yanıma uzandı.
Gözlerimi kapattım.
Kahretsin.
Ne olmuştu bana ?
-"Esved...ben..."
Yanağımı tutup alnımı öptü.
-"Sorun yok sevgilim. İstemediğin hiçbir şeyi yaşamayacağız." Sesinin şefkati içime oturmuştu.
Tam böyle ağlamalık bir haldeydim.
Onun tenini bu kadar çok sevip isterken neden devam ettirememiştim ?
-"Özür dilerim. " diye fısıldadım ve yüzümü nemli göğsüne yasladım.
Çıplak göğüslerim göğsüne yapışık haldeydi. Üzerimizi iyice örttü belime sarıldı.
-"Dileme. Bu çok normal. Asıl ben özür dilerim. Sana dokununca gözüm dönüyor. Seni çok fazla istiyorum ve kendime engel olamıyorum. Sana tişört vermemi ister misin ?" derken saçlarımı okşuyor güzel sesiyle bana ilaç gibi geliyordu.
Çekiniyor utanıyordum. Ancak başımı zor da olsa iki yana salladım.
Eğilip boynumu öptü.
-"Seni çok seviyorum. Kendini kötü hissetme."
Olmuyordu işte.
İkimizde birbirimizi bu kadar isterken benim kendimi geri çekmem kötü olmuştu.
Aptal gibi.
Üstelik böyle güzel bir planın içindeyken.
-"Bende seni çok seviyorum. " Dudağımı ıslatıp yüzümü yüzüyle hizaladım.
-"Ben gerçekten daha önce böyle şeyler yaşamadım. Korktum sanırım bilmiyorum özür dilerim. İstemediğimden değil de...nasıl anlatsam-"
Yüzüm vücut ısısını geçmiş kıpkırmızı olmuşken beni durdurdu. Açıklamak kırmak istemiyordum. Güzel bir anı mahvetmiştim.
-"Canımın içi...değerlim. Bunları söylemene gerek yok. Korkabilirsin olabilir. Utanabilirsin de. Ben sana kızmıyorum ki. Böyle sarılıyor olmam bile yeter bana. Hadi biraz uyu bende teninin keyfini çıkarayım."
Gülümsemişti.
Bir nebze ferahladım.
Göğsüne sokulup gözlerimi kapattım. Çıplak sırtımı ve belimi okşarken farkında olmadan uyuya kalmıştım.
•••
Günaaaydıııın ❤
Merhaba umarım iyisinizdir 🌸
Bu sıralar biraz boşluk bulup yazıyorum. Erkenden yayınlamak istedim.
Bölümü beğendiniz mi ?
Hikâyede olmasını istediğiniz herhangi bir ayrıntı var mı ? Yada şu olsa daha güzel olur dediğiniz..🍷
Yine yetişkin içerik bir hikâye olacak. Ki ilerleyen bölümlerde daha sık rastlayacağız.
Görüşmek üzere❤